cover_hazal

1 Mentor 1 Girişimci, Sıradışı Bir İŞBİRLİĞİ: Hazal İşcan ve Mesut Delen
Borusan Turuncu
Borusan Turuncu
•  28/06/2018

Yaratıcılık ve yeni fikirler bazen en beklenmedik yerlerden gelebilir. Mesela ilginç bir ürün fikri geliştirip ticarileştirmek için illaki bir işin kurdu olmanız, sektörleri derinlemesine bilmeniz, güçlü bağlantılar kurmanız gerekmeyebilir. Pekala bir lise öğrencisi, bir kilo domates ve bir mentor sıradışı bir girişimcilik hikayesinin baş kahramanları olabilir. Borusan Asım Kocabıyık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Mesut Delen (şu anda İstanbul Üniversitesi Elektronik Teknolojileri bölümünde öğrenci) ve Borusan ArGe Araştırmacısı Hazal İşcan, deyim yerindeyse “meyve veren” bir işbirliği gerçekleştirdi.

Bir lise öğrencisi, bir kilo domates ve bir mentor sıradışı bir girişimcilik hikayesinin baş kahramanları olabilir.

BİR KİLO DOMATES NELERE KADİR?

3-4 yıl evvel lise öğrencisi Mesut, bir kilo domates almak için semt manavına gider. Sıkış tepiş bir kalabalığın içinde domatesler için uzunca bir süre kuyrukta dikilmek zorunda kalır. Can sıkıntısı içerisinde eve dönüş yolunda, “olacak iş mi bu insanlar sadece meyve almak için neden bu kadar beklesin” diye hayıflanır kendi kendine. Keşke otomatik bir sistem olsaydı da herkes tezgahtan tek tek seçmek yerine, makinadan alıp hızlıca işini halledebilseydi diye düşünür. Ertesi gün okula gittiğinde fikrini birkaç arkadaşıyla paylaşır. Üç arkadaş C Vitamini ismini verdikleri projeyi hayata geçirmeye koyulur.

Üç liseli birçok özel kurumun kapısını çalar. Genç girişimcileri destekleme fikri teknoloji ve ArGe odaklı bir şirket olan Borusan ArGe’yi heyecanlandırır ve sıradışı bir işbirliğinin ilk adımları böylece atılır.

Borusan ArGe’nin teknoloji değerlendirme ve proje geliştirme ekibinde çalışan Hazal İşcan’dan bu işbirliğinin hikayesini dinledik. Borusan ArGe olarak bir projenin hangi aşamalardan geçtiğini, bir ürün geliştirmeye giden yolculuğun hikayesini bizimle paylaştı.

 

ÜRÜN FİKRİ PROJELENDİRİLİYOR

Teknoloji Değerlendirme ve Proje Geliştirme ekibi olarak, sürekli kafalarında projeler uçuşan bu zeki çocuklarla görüştük. Pek çok fikirleri vardı aslında ama C Vitamini projesi diğerlerine göre daha ticarileşebilir bir fikirdi. Onların hayallerini gerçekleştirmelerine yardımcı olabileceğimizi düşündük. Altyapıları teknik meslek lisesi olduğu için ürünü geliştirecek kabiliyet ve yetkinlikleri vardı.

Fikir mevcuttu ama yönlendirme yapmak gerekiyordu. Projenin amacı nedir? Gerçekten bir prototipini yapabilir miyiz? İlk etapta bunlar üzerine konuştuk. Gördük ki meslek lisesi çıkışlı oldukları ve elektronik okudukları için teorinin yanında pratik bilgileri daha fazlaydı. Bizim daha çok proje yönetimi anlamında destek vermemiz gerekiyordu.

Bu projenin ilk prototipini üretmek üzere çalışmaya başladık. Ürünün amacı, faydaları, ne tür komponentlere ihtiyaç duyulduğu, bütçesi… Bir planlama yaptık ve bütçe tahsis ettik.
Tek tek komponentlerden bir donanım tasarladık. Projenin bir de yazılım tarafı vardı. Bunun için gereken bütçe neyse ayarladık ve hangi komponentler gerekiyorsa bunların satın alınmasını sağladık. Bu süreci takip ettik. Sonrasında elektronik tarafını, özellikle de yazılım tarafını yapmışlardı. Şöyle bir ekran görüntüsü olsun, şu komponenti kullanacağız, cihaz şöyle çalışacak konusunda bir fikirleri vardı. Fakat donanım kısmında nasıl bir şekli olacaktı? Gerçekten prototipi yapmak istesek, ne tür malzemeler kullanabileceğimizi düşündük.
Sistem şöyle işliyor: Bilirsiniz bazı marketlerde sebze ve meyvenizi alıp kendiniz tartıyorsunuz. Onların hayal ettikleri cihaz bu süreci otomatikleştiriyor. Üzerinde dokunmatik bir ekranı olan ve sekiz bölmeden oluşan bir koni düşünün. Her bir bölmede farklı bir sebze veya meyvenin durduğunu hayal ediyorlar. Kişi ekrandan koninin içinde duran meyve veya sebzelerden birini seçtikten sonra, kaç kilo almak istediğini giriyor. Daha sonra sebze veya meyve bir sepete düşüyor, paketleniyor ve kullanıcı buradan alıyor.

Üzerinde dokunmatik bir ekranı olan ve sekiz bölmeden oluşan bir koni düşünün.

Bu sebze meyve otomatıyla, insanlar ürünleri dışarıdan görebiliyor, işlem el değmeden gerçekleşiyor ve böylece sebze meyveler de daha taze ve sağlıklı kalıyor. Bu şekilde işleyen bir sistemin daha kullanışlı ve hızlı olacağını düşündüler.

Prototipin donanım tarafında; kiloyu programa girdikten sonra, kapağın nasıl çalışacağını düşündük. Nasıl bir pistonu olmalı ki kapağı açsın ve geri itsin. Mekanik kısım biraz mühendislik işi gerektiriyordu. Bu konuda da tasarım ekibimizle çalıştık ve onlara uygun olabilecek üç boyutlu çizimler hazırlandı. Mekanik çizim sonrasında, malzemelerini aldık ve ölçtürdük. Tüm prototipi aslında bizim eforumuz olmadan kendileri çıkardılar.

ÜRÜN TİCARİLEŞİYOR

İkinci adım, faydalı model ve patent başvurusu yapmak idi. Bunu da ürünü ticarileştirmek için yapıyoruz. Ürün kimlerin işine yarar? Birincisi otomat firmaları ve marketlerle görüşebiliriz. Bu cihazın seri üretimini yapabilir miyiz ve böyle bir şey gerçekten kullanılır mı gibi iki farklı boyuta bakmak gerekiyordu.

Ürünü ticarileştirmek için faydalı model ve paten başvurusu yapılıyor.

Mesut ve arkadaşlarıyla beraber hangi firmalarla görüşülebileceğini belirledik. Şu anda faydalı model ve patent süreci devam ediyor. Dokümantasyonu ve başvuruları yaptılar. Başvuru hâlâ inceleme aşamasında. Sonrasında elimizde belge olduktan sonra marketlere gidilmesi ve tanıtımının yapılmasına yönelik olarak prototip üzerinde iyileştirme çalışmaları da yaptılar. Mesela ekran iyi bir yerde durmuyordu, onu daha yukarı aldılar. Ekranın önüne arkasına farklı sayfalar eklediler. Her iki tarafta da iyileştirme çalışmaları oldu.

KAZANIMLAR

Lise seviyesindeki bir grup öğrencinin bir ürün fikrini çalışan bir prototipe dönüştürmeleri onlar için en büyük kazanımdı. Hem süreci öğretebilmek, bu imkanı vermek, hem de tasarım anlamında yeteneklerini somutlaştırmaları çok önemliydi. Burada ihtiyaç göz önüne alınarak yola çıkıldı. Artık marketlerde daha fazla paketli ürünler satılıyor. Her şey dijitale dönüyor, satışlar daha küçük alanlarda yapılıyor.

Bir ürün fikrini çalışan bir prototipe dönüştürmeleri onlar için en büyük kazanımdı.

Bizim en fazla katkımız ise proje nasıl yürütülür aşamasında oldu. Kapsam nasıl çıkarılır, maliyet yönetimi nasıl yapılır, fikirden ürüne giden süreci daha profesyonel şekilde halletmiş oldular. Bizim açımızdan bir kazanım ise bir lise öğrencisinin beklentisi ne olabilir, onlara nasıl hitap edebiliriz, bu süreci o yaş grubuyla nasıl ilerletebilirizi anlamak oldu. Çünkü iş hayatında olduğu gibi yürümüyor. Örneğin onların bazı beklentileri oluyor, daha hızlı gitmek istiyorlar. Biz sürekli frenleyen taraf olup şunu da eklemelisiniz deyip hem onlara süreci öğretmek, hem de bizim tarafta bilmeyen bir kişiye nasıl aktarırızı anlamış olduk.


Paylaş Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedIn


Borusan Turuncu
Borusan Turuncu


Borusan Turuncu, Borusan’ın editöryel dinamosudur. Borusan hikayelerinin küratörlüğünü yapar.





Like
1




Etiketler