bizimbuyukhikayemiz_cover

Bizim Büyük Hikayemiz
Lale Ergin
Lale Ergin
•  02/08/2018

Günümüzde artık şehirler, devletler, şirketler ve hatta insanlar bir hikayesi olduğunda fark yaratıp başarıyı yakalıyorlar. Rekabet her alanda o kadar yoğunlaştı ki artık insanlar, müşteriler ve yatırımcılar bile hikayeye önem verip bununla karar alıyor.

Örneğin nüfusu sadece 1,3 milyon olan, küçücük bir eski Sovyet ve Baltık ülkesi olan Estonya’yı ele alalım. Onu farklı kılan ise yaklaşık 15 yıl önce devlet politikası olarak dijitalleşmeyi seçmesi. Bu seçimini de üç temel hedefe dayandırmış: Verimlilik, tasarruf ve şeffaflık. Bunun ardından interneti bir kullanım aracı olarak hayatın her bir parçasına entegre etmiş. Sokakta özgürce dolaşmak için sadece bir ID kodunuz var, o kodda da size dair her şey. Sağlıktan eğitime, finansal işlemlerden çalışma hayatına kadar her hizmet X-road ismi verilen dijital bilgi otoyoluna kayıt oluyor. 2005’te yerel, 2007’de de genel seçimleri internet tabanlı gerçekleştirerek bunu yapan ilk ülke olmuş. İnternet, bilişim, bilim ve teknoloji merkezi haline gelen bu internet cumhuriyeti, aynı zamanda Skype gibi dünyaca ünlü yazılımları da geliştiren bir ülke. Estonya bu dijitalleşme hikayesiyle birlikte diğer eski Sovyetlerden ayrılan Baltık ülkelerine göre, 15 yıl gibi kısa bir sürede fark yaratarak Avrupa’nın Silikon Vadisi oldu.

Kişilerde de ülkeler gibi benzer bir durum söz konusu. Son yıllarda dijitalleşme ve teknoloji ile ilgili konularda her yerde Elon Musk’ın adına rastlanıyor. Güney Afrika’da doğdu, kendi imkanlarıyla yazılım dilini öğrendi, henüz 12 yaşındayken bir bilgisayar oyunu yazdı. Önce Kanada’da Queen University, ardından da The Wharton School of the University of Pennsylvania’da Ekonomi alanında lisansının yanı sıra University of Pennsylvania, School of Arts and Sciences’da da Fizik alanında yan dal yaptı. Silikon Vadisi’nde iken, insanlığın çözmesi gerektiğini düşündüğü üç konu üzerine yoğunlaşmaya başladı: Temiz hava, İnternet ve Uzay. Bu 3 alanda kurmuş ve ortağı olduğu şirketler Space X, Tesla ve SolarCity ile bugün milyon dolarlarca yatırım aldı, çünkü tüm insanlığı yarattığı hikayeye inandırdı. Öyle ki yarattığı değere kendi bile inanamıyor, bir konuşmasında Tesla’nın hisse değeri için “Bence piyasa değerimiz hak ettiğimizden yüksek” demiş. Bugün kendisi “geleceği belirleyen adam” olarak biliniyor.

Bu örneklere baktığımızda, başarılı olmanın ardındaki en can alıcı noktanın, iyi bir hikayeye sahip olmak olduğunu görüyoruz.

Hayata geçirmek yetkinliği ve yeterliliğiyle desteklenince, diğerlerinden kendini ayrıştıracak iyi bir hikaye yaratmak ülke, şehir ve insanlar için başarının temel sırrı oluyor. Başarı, Silikon Vadisi yaratmak, en beğenilen şehir olmak, icat çıkarmak veya bir milyarder olmak olabilir, hiç fark etmez.

Hayatın her alanında, “hikayesi olan”ın fark yarattığını ve tabi ki fark yaratanın da gerçekten başarılını olduğunu söyleyebiliriz.

Bunun örneklerini iş hayatında da görüyoruz, gerçekten fark yaratan şirketlerin onları rakiplerinden ayırt edecek birer hikayeleri bulunuyor.

Bu hikayeyi, müşterinin ihtiyacından yola çıkarak geleneksel iş yapış şeklini dönüştürerek yarattıklarını söyleyebiliriz.  Araştırmalar gösteriyor ki “hikaye”, müşteri için rakiplerden 10 kat daha iyi değer önergesi yaratılmasını sağlıyor.

İyi bir hikaye müşteri için rakiplerden 10 kat daha iyi değer önergesi yaratılmasını sağlıyor.

Biz de buradan yola çıkarak, şirket stratejilerimizi değer yaratan ve kalıcı rekabet avantajı sunan “Büyük Hikaye”ler yaratmak üzerine kurguladık.

Bu “Büyük Hikaye”mizi şu şekilde yazıyoruz:

● Yeni iş modelleri sunan pazar platformları yaratarak,

● Yüksek teknolojili ürünler geliştirerek; yepyeni malzemeleri geliştirip bunları yepyeni üretim teknolojileri ve süreçleri ile müşteriye çok daha fazla “toplam fayda” yaratan ürünlere dönüştürerek (daha hafif, daha dayanıklı, daha ekonomik vs.),

● Dijitalleştirme ile en verimli ve en az maliyetli iş yapış süreçlerine sahip olarak, müşterinin verilerini de göz önüne alıp, yöneterek çok daha iyi bir deneyim sunarak, müşteri süreçlerindeki iyileştirme sayesinde satış verimliliğini ve odağını artırarak, böylece müşteriye çok daha yakın olarak

Bu sebeple, önümüzdeki dönemde stratejimizin en önemli 3 bileşeni: İnovasyon, dijitalleşme ve Ar-Ge.

Stratejimizin en önemli 3 bileşeni:
İnovasyon, dijitalleşme ve Ar-Ge.

İnovasyon tarafında 5 senedir yoğun eforlarımız bulunuyor, mevcut işlerimizi destekleyecek birçok kuluçka şirketimizi kurduk ve sürekli geliştiklerini ve büyüdüklerini görmek bizlere heyecan veriyor.

Şirketlerimizin rakiplerine göre fark yaratması için Grup bazında yüzlerce dijital dönüşüm projesi gerçekleştiriyoruz ve bu projeler ile hem iş yapış şekillerimizi kolaylaştırırken hem de müşterilerimize yüksek katma değerli ürünler ve hizmetler sağlıyoruz.

Bu yolculuğumuza tüm hızıyla önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz. Dijitalleşme ve gelişmenin limitleri olmadığı için Elon Musk’ın cümlesiyle bitirmek isterim: “Neyi bilmediğiniz konusunda hiçbir fikriniz yok.” Bu yüzden her yenilikçi fırsatı değerlendirip işlerimizi dönüştürmeye devam edeceğiz.

Paylaş Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedIn


Lale Ergin
Lale Ergin


Lale Ergin, Borusan Holding Strateji, İş Geliştirme ve İnovasyon İcra Kurulu Üyesidir.





Like
3




Etiketler