Parmağımızın ucundaki şiddet türü: Dijital Şiddet

222
Parmağımızın ucundaki şiddet türü: Dijital Şiddet

Birleşmiş Milletler her yıl 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde başlayıp 10 Aralık İnsan Hakları Günü’ne kadar devam eden 16 Günlük Aktivizm Kampanyası’nı düzenliyor. Bu sene odaklandığı konu tüm kadın ve kız çocuklarına yönelik dijital şiddetin sona erdirilmesi oldu.

Biz de Nurcihan Temur ile birlikte bu kampanya kapsamında işe önce konuya dair kavram karmaşasının ortadan kalkması için düzenlediğimiz bir atölye ile başladık. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) birlikte yürüttüğü “Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Dijital Şiddete #NoktayıKoy 🟠” kampanyası kapsamında alanında uzman kişiler, sivil toplum çalışanları ve gençlerle bir araya geldik. 30 kavramı tartıştığımız ve Türkçe karşılıklarını bulmak için beyin fırtınası yaptığımız iki gün geçirdik.

Ardından bu kavramlara, açıklamalarına ve Türkçe karşılıklarına, 2020’de UN Women için hazırladığımız ve 2025 için güncelleyip genişlettiğimizDijital Şiddet – Teknoloji Destekli Cinsiyete Dayalı Şiddet Rehberi”nde yer verdik. Bununla beraber dijital şiddet konuşurken ele aldığımız kavramların aslında tek başına var olmadığını, her kavramın bir diğerini kolaylaştırdığını ya da öncelediğini göstermek için Dijital Şiddet Kavram Ağı’nı hazırladık.

Bunlara paralel olarak Borusan Holding de Kasım 2025’te “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında KONDA Araştırma ve Danışmanlık ile birlikte hazırladığı ve dijital şiddete de değindiği “Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet: Algı ve Tutum Değişimleri Raporu”nu yayınladı. Rapordaki verilere geçmeden önce genel çerçeveyi çizmesi adına dijital şiddeti tanımlamakla başlamak faydalı olacaktır.

Dijital şiddet, bilgi iletişim teknolojileri veya diğer dijital araçların kullanımıyla işlenen, desteklenen, ağırlaştırılan veya güçlendirilen, sonucunda fiziksel, cinsel, psikolojik, sosyal, politik veya ekonomik zarar doğuran veya doğurması muhtemel olan veya hak ve özgürlüklerin başka ihlallerine yol açan her türlü eylem olarak tanımlanıyor.

Çevrim dışı dünyada gerçekleşen şiddetin bir uzantısı

En başta unutulmaması gereken çevrim içi dünyada gerçekleşen dijital şiddetin, çevrim dışı dünyada gerçekleşen fiziksel, ekonomik, psikolojik ve cinsel şiddetin bir uzantısı olduğudur.

Konu dijital şiddet olunca anonimlik, faillerin cezasız kalabileceğine dair kanı oluşmasına yol açan en büyük özellik olarak karşımıza çıkıyor. Dijital şiddette, fail dünyanın herhangi bir yerinde olabilir. “Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet: Algı ve Tutum Değişimleri Raporu”nda sosyal medyada en çok rahatsız edenin kim olduğu sorulduğunda “Tanımadığı biri/birileri/anonim hesaplar tarafından rahatsız edilme oranı” kadınlarda yüzde 22 olarak görülüyor.

UN Women’ın Kasım 2023’te yayınladığı “Dijitalleşmenin Karanlık Yüzü: Doğu Avrupa ve Orta Asya’da Kadınlara Yönelik Teknoloji Destekli Şiddet” raporuna göre araştırmaya dahil olan 12 ülkede teknoloji destekli şiddete maruz kalan kadınların oranı ortalama %53.2. Türkiye’de ise bu oran %72.4.

Hem failler için teknoloji destekli bu şiddeti gerçekleştirebilecekleri araçlara erişmek çok kolay hem de bu şiddet türünün yayılma hızı çok yüksektir. Cezasızlık riski olduğu kadar çok sık karşılaşılması da dijital şiddetin normalleşmesine katkı sağlar. Çoğu zaman kişinin “Ne oldu, kapına mı dayandı?” gibi, bu şiddet türünün gerçekliğini ve hatta somutlaşıp somutlaşmadığını sorgulayan tepkilerle karşılaşmasına da sebep olabilir. Dijital şiddet otomasyon ile çok kolay bir şekilde çoğaltılabilir ve kolektif olarak organize edilebilir. Aynı zamanda, taciz, hakaret içerikleri platformlardan kaldırılmadığı süre boyunca varlığını sürdürebilir, çoklanabilir ve süresiz olarak kişinin karşısına çıkabilir.

Dijital şiddetin dört çatı kavramı

Çevrim içi Cinsel Taciz (Cyber / Online Sexual Harassment): İstenmeyen cinsel ilgi ve cinsel zorlama içerebilen bir taciz biçimi. “Dijital yollarla gerçekleştirilen istenmeyen herhangi bir cinsel davranış” olarak da tanımlanır.

Çevrim içi Israrlı Takip (Cyberstalking): Bir kişinin dijital platform ve araçlar kullanılarak tekrarlanan, istenmeyen eylem ve davranışlarla özel olarak hedef alınması. Çoğunlukla çevrim dışı takibin bir uzantısıdır.

Görsel Odaklı Cinsel Taciz (Image-Based Abuse): Çoğunlukla çevrim içi olarak, mahrem ya da özel görüntülerin / videoların veya cinsel nitelikteki görüntülerin / videoların rıza olmaksızın oluşturulması, manipüle edilmesi ve yayılması ya da bunu yapma tehditlerini kapsar. Bu görüntüler / videolar, görüntüde yer alan kişinin rızasıyla ya da rızası olmadan elde edilmiş olabilir.

Cinsiyetçi Nefret Söylemi (Gender-Based Hate Speech): Cinsiyet kimliğine dayalı nefreti yayan, kışkırtan, teşvik eden veya meşrulaştıran ifadeler.

Bu dört kavramın dışında 26 kavram üzerine daha çalıştık, hepsinin detayına Dijital Şiddet Kavram Ağı üzerinden ve Dijital Şiddet – Teknoloji Destekli Cinsiyete Dayalı Şiddet Rehberi’nden bakabilirsiniz. Bunların bazıları teknolojinin gelişmesi ile hayatımıza girdi, örneğin Arama Motoru Manipülasyonu (Googlebombing). Bu şiddet türü bir kişi veya kurumun çevrim içi itibarını zedelemek amacıyla, arama motoru sonuçlarının manipüle edilmesidir. Bu yöntem, belirli internet sitelerine çok sayıda bağlantı (backlink) verilerek, o sayfanın alakasız veya olumsuz arama terimleriyle ilişkilendirilmesini ve aramalarda en üstte çıkmasını sağlar.

Ya da ağırlıklı olarak pandemi ile hayatımıza giren toplantı uygulaması Zoom ile ilişkilendirilen Çevrim içi Toplantı Baskını‌ (Zoombombing). İstenmeyen ve davetsiz bir kullanıcı ya da kullanıcı gruplarının çevrim içi toplantıya sızıp / toplantıyı basıp kesintiye uğratması. Bu kesinti, davetsiz kişilerin toplantı sahibinin izni olmadan isimlerini müstehcen kelimelerle değiştirmesi, toplantının izinlerindeki açıklardan faydalanıp görüntü / ses paylaşarak cinsiyetçi, saldırgan ya da nefret söylemi içeren içerikler paylaşması ile gerçekleşir.

Popüler kültürde dijital şiddet

Tabii son dönemde çeşitli dizi ve belgesellerle de gündemimizde yer eden dijital şiddet kavramları mevcut. Bunların başında da Çevrim içi Kimliğe Bürünme (Catfishing) geliyor.

İnternette sahte bir kimlik / hesap yaratarak (çoğunlukla başkalarına ait fotoğraflar ve onların yaşam öykülerini kullanarak) bir kişiyi duygusal olarak kandırma ve onunla gerçek bir çevrim içi arkadaşlık / romantik ilişki içindeymiş gibi davranmasını sağlamak. Failin hedefi duygusal manipülasyon aracılığıyla para, hediyeler, mahrem görüntüler elde etmek veya daha sonra şantaj yapmak olabilir. Örneğin bu dijital şiddet türünü 2022 tarihli Netflix yapımı “Tinder Avcısı” belgeselinde görüyoruz.

Ya da yine bir Netflix yapımı olan “Adolescene” dizisinde de çeşitli “erkek haklarını(!)” ve çıkarlarını savunan, aynı zamanda kadın düşmanı ideolojileri, anti-feminist ve cinsiyetçi inançları teşvik eden çevrim içi erkek topluluk ağları niteleyen Erküre (The Manosphere) kavramı altında ele alınan “İnceller” karşımıza çıkıyor.

BBC One ve HBO yapımı olan “I May Destroy You” dizisinde de kişinin kimliğini ifşa edecek bilgilerin izni olmadan toplanması ve çevrim içi olarak paylaşılması şeklinde karşımıza çıkan Kişisel Bilgilerin İfşası (Doxing) kavramını görüyoruz. Bu örnekler popüler kültürde dijital şiddetin nasıl ele alındığına dair sadece birkaç örnek.

Dijital şiddetin sonuçları gerçek

Bütün bu kavramlar ve veriler gerçek, dijital şiddet gerçek, sonuçları da gerçek.

Dijital şiddetin etkileri öfke ve şaşkınlık hissetmekten dijital mecralardan tamamen çekilmeye, iş ya da ev değiştirmeye kadar değişiklik gösterebilir. “Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet: Algı ve Tutum Değişimleri Raporu”na göre kadın X kullanıcılarının yüzde 33’ü, kadın TikTok kullanıcılarının ise yüzde 34’ü daha önce sosyal medya hesabını kapatmak veya gizlemek zorunda kalmış.

Hesapların kapatılmasına kadar gitmeye gerek yok, dijital şiddet türleri kadınların seslerinin duyulmasını engellemek için de kullanılıyor. Kadınların seslerini duyurmasını engellemeye yönelik bir dijital şiddet türü de Etiket İçeriğini Bulandırma (Hashtag Poisoning): Kadın haklarını desteklemek, deneyim paylaşımına alan açmak için oluşturulan bir etiketin altındaki içeriklerin tam tersi söylemlerle doldurulması.

Dijital şiddetin etkileri arasında korku, endişe ve depresyona da bulunabilir. Öncelikli olarak bilmemiz gereken; suçlu biz değiliz. Hem birey olarak dijital dünyada kendimizi güvende tutmak için alabileceğimiz önlemler hem de hakkımızı aramak için başvurabileceğimiz mekanizmalar var. Dijital alanlardan çekilmek yerine bu alanlara güvenli bir şekilde sahip çıkıp sesimizi duyurmaya devam etmeliyiz!

Bu yazıda aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır:

Dijital Şiddet – Teknoloji Destekli Cinsiyete Dayalı Şiddet Rehberi – 2025

Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet: Algı ve Tutum Değişimleri Raporu – 2025

​​THE DARK SIDE OF DIGITALIZATION: Technology-facilitated violence against women in Eastern Europe and Central Asia – 2023

Toplumsal Cinsiyete Dayalı Siber Şiddet Rehberi – 2020

Pınar İlkiz
YAZAR HAKKINDA

Pınar İlkiz

İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümü’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi İletişim Bilimleri’nde yüksek lisans yaptı. Çeşitli dergi, gazete ve haber portallarında çalıştı. NTV Yayınları’nda kitap editörlüğü yaptı. Sevin Okyay’ın hayatını kaleme aldığı nehir söyleşi “Hakikaten - Sevin Okyay anlatıyor” 2017’de Ayizi Kitap’tan, ilk öykü kitabı “Soğan Doğradığın Çıplak Eller” 2024’te İletişim Yayınları’ndan çıktı. 2011’den bu yana sivil toplumda ve sivil toplumla çalışıyor.