<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ahmet Erenli, Borusan Turuncu sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://borusanturuncu.com/author/ahmeterenli/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://borusanturuncu.com/author/ahmeterenli/</link>
	<description>Yolu Borusan&#039;dan Geçen Hikâyeler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Nov 2024 08:19:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2022/12/cropped-turuncu-blog-06-32x32.png</url>
	<title>Ahmet Erenli, Borusan Turuncu sitesinin yazarı</title>
	<link>https://borusanturuncu.com/author/ahmeterenli/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tüm Krizleri Aşan “Başka Bir Şey”</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/tum-krizleri-asan-baska-bir-sey/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Erenli]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2021 13:41:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film & Sinema & Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Bifo]]></category>
		<category><![CDATA[Borusan Müzik Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Borusan Quartet]]></category>
		<category><![CDATA[borusan sanat]]></category>
		<category><![CDATA[İKSV]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=3068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kara kış aniden bastırdı derler ya aynen onun gibiydi… Önce evlere kapandık ve sonra hepimizin korktuğu şeyler, ardı ardına yaşanmaya başlandı. Elbette tüm bu süreci herkes farklı farklı yaşadı ancak benim değinmek istediğim konu maalesef medyada yeterli sesi bulmadı; sanatçıların bu dönemi nasıl geçirdikleri ve bizim Borusan Sanat olarak neler yaptığımız… Mart ayı sonundan başlayarak [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/tum-krizleri-asan-baska-bir-sey/">Tüm Krizleri Aşan “Başka Bir Şey”</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kara kış aniden bastırdı derler ya aynen onun gibiydi… Önce evlere kapandık ve sonra hepimizin korktuğu şeyler, ardı ardına yaşanmaya başlandı.  Elbette tüm bu süreci herkes farklı farklı yaşadı ancak benim değinmek istediğim konu maalesef medyada yeterli sesi bulmadı; sanatçıların bu dönemi nasıl geçirdikleri ve bizim Borusan Sanat olarak neler yaptığımız…</p>



<p>Mart ayı sonundan başlayarak haziran ayı sonuna kadar BİFO, Borusan Quartet ve Borusan Müzik Evi’nde gerçekleştirmeyi planladığımız 17 konseri iptal etmek durumunda kaldık.  Bu, şu demekti günlerini bizler için ayırmış olan, sayıları 200 civarında diyebileceğimiz orkestra üyesi, solistlerimiz, şeflerimiz ve müzik grupları sadece bizden gelen 17 iptalle karşılaştılar. Elbette sanatçıların yanı sıra destek ekipleri, taşıyıcılar, servis araçları, konser mekânları da bir anda boşa çıktılar.</p>



<p>1988 yılından bu yana önce İKSV’de çalıştım, daha sonra da Borusan Sanat’a geçtim, aradan geçen 32 yılda böyle bir krizle hiç karşılaşmadım. Kriz her zaman olurdu ama genelde bunlar politik ve ekonomik krizlerdi; bukalemun gibi dönemin şartlarına uyardınız ve atlatırdınız. Ancak bu başka bir şeydi. Öncelikle tüm insanlığı etkilemişti ve ilk kez insanlığın bu çaresizliğini hep birlikte yaşadık. </p>



<figure class="wp-block-image"><img width="1024" height="683" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/02/borusan-turuncu-tum-krizleri-asan-1254x836-1-1024x683.jpg" alt="Tüm Krizleri Aşan “Başka Bir Şey”" class="wp-image-3069" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/02/borusan-turuncu-tum-krizleri-asan-1254x836-1-1024x683.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/02/borusan-turuncu-tum-krizleri-asan-1254x836-1-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/02/borusan-turuncu-tum-krizleri-asan-1254x836-1-768x512.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/02/borusan-turuncu-tum-krizleri-asan-1254x836-1.jpg 1254w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Tüm bu iptaller ve kaotik ortam süresince elbette en çok yaptığımız şey toplantıydı. Ne olacak? Ne yapacağız? Konserler başlayacak mı? Sorudan bol bir şey yoktu ama bunlara verilen cevaplar da net değildi. Ekim ayında başlaması gereken sezonumuzu nasıl yapacaktık? Açabilecek miydik? Konserleri iptal edeceksek sanatçılarla kontratlarımızı nasıl iptal edecektik? Yaklaşık 25 maddelik kontratların 20 maddesi sorun içeriyordu. </p>



<p>Borusan Sanat’ın 2020–2021 sezonunu üzerinde karar verene kadar kendi aramızda neler yapabileceğimizi çok tartıştık. Bizim için önemli olan 3 kriter belirledik: </p>



<p>•    Sanatçı, izleyici ve çalışanlarımızın sağlığının korunması<br>•    Orkestramızın geldiği sanatsal düzeyin aynı noktada tutulması<br>•    Üyelerimizin gelirlerinin düşmesini mümkün olduğunca aza indirmek</p>



<p>Öncelikle, Lütfi Kırdar’da yapacağımız konserlerin saat 20.00’de başlaması zaten baştan 65 yaş ve üzeri izleyicilerimize gelmeyin demekti. Ayrıca 1.734 kişilik Lütfi Kırdar’ın ancak ufak bir bölümünü kullanacaktık, bu da yaklaşık 500 kişiye denk geliyordu.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Kriz her zaman olurdu ama genelde bunlar politik ve ekonomik krizlerdi; bukalemun gibi dönemin şartlarına uyardınız ve atlatırdınız. Ancak bu başka bir şeydi. Öncelikle tüm insanlığı etkilemişti ve ilk kez insanlığın bu çaresizliğini hep birlikte yaşadık.</p></blockquote>



<p>Yaklaşık 85-90 kişi arası sahnede yer alan orkestramız, küresel salgın kuralları gereği sahnede ancak 30-35 kişi olacaktı. Bu da bizim her orkestra üyemizin konser verme, dolayısıyla sahnede çalma imkânını kısıtlıyordu. Küçülmemiz, yani oda orkestrası olarak çalmamız bazı üyelerimizin bir yıl daha bizimle çalışamayacakları anlamına geliyordu ki bu da orkestramızın ulaştığı birlikte iyi müzik yapma düzeyini olumsuz etkileyecekti. </p>



<p>Bir diğer önemli konu da bazı üyelerimizin küresel salgın süresince işlerinin ciddi oranda azalması ve hatta hiç olmamasıydı… Tüm bu nedenleri bir araya getirdiğimiz şu plan üzerinde görüş birliği sağladık: </p>



<p>•    Her yıl yaklaşık 12 olan BİFO konser sayımızı 28’e çıkaralım, <br>•    Böylece orkestramızın tüm üyelerine mümkün olduğunca konser verme olanağı sağlayalım,<br>•    Üyelerimize çalışma olanağı oluşturmuş olalım,<br>•    Mümkün olduğunca az temasla sağlıklı bir ortamda konserlerimiz gerçekleştirelim.</p>



<p>Bu ana konuları belirledikten sonra da hemen harekete geçtik ve:</p>



<p>•    Ekim ayından itibaren tüm konserlerimizi https://karnaval.com/ platformundan yayın yapan radyomuz Borusan Klasik’ten canlı olarak yayınlamaya başladık.<br>
•    Bugüne kadar 10 konserimiz canlı, iki konserimiz de banttan radyoda yayınlandı. <br>
•    Ayrıca 2017-2020 arasında gerçekleşen ve büyük beğeni toplayan 6 konserimiz de 29 Aralık &#8211; 3 Ocak 2021 tarihleri arasında her akşam “BİFO Maratonu” adı altında radyomuzdan yayınlandı. <br>
•    Ve en çok üzerinde durduğumuz projemiz borusansanat.tv yayına başladı. </p>



<p>Bir süredir üzerinde çalıştığımız www.borusansanat.tv 3 Ocak 2021 saat 11.30’dan itibaren yayına başladı.  Motiwe&#8217;nin Cloudtivi platformu üzerinden Microsoft altyapı desteği ile gerçekleştirdiğimiz çevrimiçi platform ücretsiz yayın yapıyor.</p>



<p>Her hafta farklı bir konserin yer alacağı bu platformda Ekim 2020’den itibaren kaydını gerçekleştirdiğimiz konserleri yayınlıyoruz.  Hedefimiz ise ağustos ayı sonuna kadar 30’u aşkın konser yayınlamak…  </p>



<p> </p>



<p> </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/tum-krizleri-asan-baska-bir-sey/">Tüm Krizleri Aşan “Başka Bir Şey”</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Opera Sanatında Bir Diva: Leyla Gencer</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/opera-sanatinda-bir-diva-leyla-gencer/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Erenli]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Oct 2018 23:48:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Film & Sinema & Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[opera]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=1009</guid>

					<description><![CDATA[<p>Leyla Gencer’le ilk tanışmam İngiltere’de oldu. Bu tanışma elbette şahsen değildi. Londra’nın Tower Records plakçısında bir plağını almıştım. Gencer bu plakta Verdi’nin&#160;Rigoletto&#160;operasında soprano partisini yorumluyordu. 1961 yılında Buenos Aires’te canlı olarak kaydedilen bu opera, hâlâ en sevdiğim kayıtlardan biridir. Gencer’le şahsen tanışmam ise 1990’ların başında, çalışmakta olduğum İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın Mütevelli Kurulu Başkanı olduğunda [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/opera-sanatinda-bir-diva-leyla-gencer/">Opera Sanatında Bir Diva: Leyla Gencer</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Leyla Gencer’le ilk tanışmam İngiltere’de oldu. Bu tanışma elbette şahsen değildi. Londra’nın Tower Records plakçısında bir plağını almıştım. Gencer bu plakta Verdi’nin&nbsp;<em>Rigoletto</em>&nbsp;operasında soprano partisini yorumluyordu. 1961 yılında Buenos Aires’te canlı olarak kaydedilen bu opera, hâlâ en sevdiğim kayıtlardan biridir.</p>



<p>Gencer’le şahsen tanışmam ise 1990’ların başında, çalışmakta olduğum İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın Mütevelli Kurulu Başkanı olduğunda gerçekleşti. Birkaç yıl içinde özellikle kendisinin kayıtlarını iyi bilmemin de yardımıyla çok yakınlaştık. Bu yakınlığımız da vefatına kadar devam etti. Hemen her gün Milano-İstanbul telefon görüşmesi yapar ve daha çok kendisinin LP’den CD’ye aktarılan kayıtları üzerine konuşurduk.</p>



<p></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="960" height="643" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/10/leyla-gencer-aee.jpg" alt="Leyla Gencer ve Ahmet Erenli" class="wp-image-1011" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/10/leyla-gencer-aee.jpg 960w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/10/leyla-gencer-aee-300x201.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/10/leyla-gencer-aee-768x514.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p></p>



<p>

Opera sanatında 20. yüzyılın farklı divalarından biri olarak özel bir konuma sahip olan Leyla Gencer repertuvarındaki 74 operayı 66 farklı tiyatroda seslendirdi. Gencer 800’ü aşkın performansı ile sadece döneminin en aktif sanatçılarından biri değil, aynı zamanda yeniden gün ışığına çıkardığı ve günümüz repertuvarına kazandırdığı eserlerle de öne çıkan bir sanatçıydı. Operaya getirdiği ve “Gencerate” olarak tanımlanan yorumları bugün kendi döneminden çok daha fazla takdir görmektedir.

</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Leyla Gencer opera sanatında 20. yüzyılın farklı divalarından biri olarak özel bir konuma sahipti. Operaya “Gencerate” yorumunu getirdi. </p></blockquote>



<p>Gencer, şarkıcılığının yanı sıra aynı zamanda rolün gerektirdiği oyun gücüne de sahipti. Bu sahne gücüyle sesini ve yorumunu birleştirince “acting singer” denilen ve 20. yüzyılda Maria Callas’la birlikte gündeme gelen bu sıfatı da almış oldu.</p>



<h2><strong>LEYLA GENCER’İN UNUTULMAZ BAŞARILARI</strong></h2>



<p>Esasında unutulan operaları gün ışığına çıkarma “trendi” Maria Callas’ın 1957’de La Scala’da söylediği&nbsp;<em>Anna Bolena</em>&nbsp;operasındaki sansasyonel başarısıyla başladı. Gencer bir konuşmasında “Bu bir trenddi ve ben de buna uydum” demişti. Gencer bu trendi büyük başarıyla sürdüren kişi oldu. Her ne kadar Callas&nbsp;<em>Anna Bolena</em>’yı La Scala’da yeniden yarattıysa da eseri daha geniş kitlelere duyuran Gencer oldu.&nbsp;<em>Anna Bolena</em>&nbsp;ile başlayan ve “Donizetti Rönesansı” denilen bu dönemde Gencer&nbsp;<em>Anna Bolena</em>’ya ek olarak bestecinin&nbsp;<em>Maria Stuarda, Poliuto, Les Martyrs, Lucrezia Borgia, Belisario, Roberto Devereux, Caterina Cornaro</em>&nbsp;gibi repertuvarlarda yer almayan eserlerini çeşitli opera evlerinde söyleyerek&nbsp;<em>bel canto&nbsp;</em>repertuvarının tartışmasız kraliçesi olduğunu kanıtladı.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Bel canto&nbsp;repertuvarının tartışmasız <br>kraliçesi olduğunu kanıtladı. </p></blockquote>



<p>

Gencer kariyerinin doruk noktasında olduğu 1960’lı yıllarda,&nbsp;<em>Norma, Macbeth, I Puritani, Gerusalemme, Roberto Devereux, Lucrezia Borgia, Alceste, Maria Stuarda, Un ballo in maschera, Le nozze di Figaro, Beatrice di Tenda, Medea, Belisario, La Vestale, La Gioconda&nbsp;</em>ve&nbsp;<em>I vespri Sicilianni</em>&nbsp;gibi birbirinden güç partileri içeren eserleri seslendirmeye başladı.

</p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube">
<iframe loading="lazy" title="Leyla Gencer sings Norma: finale &quot;Deh, non volerli vittime&quot; (Bellini) - Live 1965" width="500" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/3bC4QUN6Hco?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</figure>



<p></p>



<p>

Burada Gencer’in kariyerinde önemli yer tutan&nbsp;<em>Macbeth</em>&nbsp;operasından da bahsetmemiz gerekiyor elbette. Callas sonrası tartışmasız en etkileyici&nbsp;<em>Lady Macbeth</em>&nbsp;olan Gencer, bu eseri ilk kez 1960 yılında Palermo’da büyük başarıyla seslendirdi; bunu La Scala, Venedik, Floransa, Roma, Cagliari, Treviso, Montova, Como, Livorno’da ve Maggio Musicale di Fiorentino Festivali kapsamında Riccardo Muti yönetiminde gerçekleştirdiği muhteşem performans takip etti. Gencer’in&nbsp;<em>Lady Macbeth</em>&nbsp;yorumunu aradan 50 yıl geçmesine rağmen gölgeleyebilen başka bir soprano yetişmemiştir. Ne yazık ki Gencer bu operayı sadece İtalya’da seslendirmiş Avrupa ve Amerika bu eşsiz yorumları canlı olarak dinleyememiştir.

</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Gencer’in&nbsp;<em>Lady Macbeth</em>&nbsp;yorumunu aradan 50 yıl geçmesine rağmen gölgeleyebilen başka bir soprano yetişmemiştir. </p></blockquote>



<p>Gencer’in belki de en sevilen ve ses getiren Donizetti yorumu&nbsp;<em>Lucrezia Borgia’</em>dır. Gencer ilk kez 1966 yılında Napoli’de seslendirdiği bu eseri daha sonra Roma (1967), La Scala (1970), Bergamo (1971), Dallas (1974) ve Floransa’da (1979) söyleyerek yine çok az bilinen eseri müzik dünyasına tanıtmış oldu.</p>



<p>Bu başarısından sonra Gencer, Maggio Musicale di Fiorentino Festivali’nin açılış gecesi olan 2 Mayıs 1967’de&nbsp;<em>Maria Stuarda</em>&nbsp;ile sansasyonel bir başarı elde edecekti. Öyle ki, ünlü&nbsp;<em>Figlia impura di Bolena</em>&nbsp;sözleri salonda adeta şok etkisi yaratacak ve tüm salon daha ikinci perde finalinde sanatçıyı ayakta alkışlayacaktı. &nbsp;<em>Maria Stuarda</em>&nbsp;başarısından sonra yine bir bilinmeyen opera Gencer’in gündemindeydi. Donizetti’nin&nbsp;<em>Belisario</em>&nbsp;operası. Hemen hiç seslendirilmemiş ve Bizans’ta geçen bu operada üstlendiği Antonia rolü ile başarılarına bir yenisini ekledi Gencer.</p>



<p>Bugün Gencer’e ait 200’ün üzerinde opera, konser ve resital kaydı piyasalarda LP, CD ve DVD olarak bulunuyor. Bu yüksek rakamlar kendisine “Queen of Pirates” (Korsanların Kraliçesi) unvanını da beraberinde getirdi.</p>



<p>Gencer, 1957 yılında, sonradan “evim” diyeceği La Scala ile olan 50 yılı aşkın beraberliğe adımını atmış; bu 50 yılın yarısını fiilen sahne üstünde geçirmiş ve La Scala’da 10 Mayıs 2008 tarihinde ölene kadar hiç kopmadan çalışmıştır. Sanatçı, opera sahnelerine 1985’te Francesco Gnecco&#8217;nun&nbsp;<em>La Prova di un&#8217;Opera Seria</em>&nbsp;adlı operası ile Venedik La Fenice Tiyatrosu’nda veda etti; resitallerini ise 1992 yılına kadar sürdürdü.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Gencer’e ait 200’ün üzerinde opera, konser ve resital kaydı piyasalarda LP, CD ve DVD olarak bulunuyor. </p></blockquote>



<p>1982 yılında daha çok eğitimciliğe ağırlık veren Gencer 1983-1989 yılları arasında As.Li.Co.’nun direktörü oldu. 1997 yılında ise ünlü şef Riccado Muti tarafından La Scala Akademisi direktörlüğüne getirildi ve bu görevine ölene dek devam etti.</p>



<p>Gencer As.Li.Co. ve La Scala’da çalıştığı dönemlerde yine bilinmeyeni araştırdı. Vivaldi’nin&nbsp;<em>Il Giustino</em>&nbsp;operası uzun yıllar sonra ilk kez onun çalışmaları sayesinde gün ışığına çıktı. La Scala Akademisi’nde bilinmeyen veya az sahnelenen operalar üzerine çalıştı ve öğrenciler yetiştirdi. Mütevelli Kurulu Başkanı olduğu İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği İstanbul Müzik Festivali çerçevesinde gerçekleştirilen Claudio Schimone tarafından yönetilen ve Pier Luigi Pizzi tarafından sahnelenen Bertoni’nin&nbsp;<em>Orfeo</em>&nbsp;(1977) operası ile uzun yıllar sonra ilk defa sahnelenen Fabio Biondi tarafından yönetilen ve yine Pier Luigi Pizzi tarafından sahnelenen Vivaldi’nin&nbsp;<em>Bajazet</em>&nbsp;(1999) operalarının danışmanlığını ve koordinatörlüğünü yaptı.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Leyla Gencer yeniden gün ışığına çıkardığı ve<br> günümüz repertuvarına kazandırdığı eserlerle <br>öne çıkan bir sanatçıydı. </p></blockquote>



<p>

Gencer kariyeri süresince birçok seminer de verdi. Bunlar arasında 1976 Gerssan, Aosta&nbsp;<em>Seminar on Il Trovatore</em>, Venezia&nbsp;<em>Seminar on Donizetti</em>,1982 Trieste&nbsp;<em>Donizetti Seminar</em>,&nbsp;<strong>1985 Montpellier Singing Academy&nbsp;<em>Seminar on Rossini, Bellini and Donizetti</em>, 1985 Savona&nbsp;<em>Donizetti Conference</em>, 1987 Teatro La Fenice Venezia&nbsp;<em>Seminar on Italian Opera</em>,&nbsp;</strong>1989 Istanbul&nbsp;<em>Seminar on Donizetti</em>, 1989 Arenzano&nbsp;<em>Seminar on Donizetti</em>, 1990 Istanbul&nbsp;<em>Seminar on Rossini’</em>yi sayabiliriz.

</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft is-resized"><img loading="lazy" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/10/caterina-cornaro-new-york-1973-foto-erika-davidson.jpg" alt="Leyla Gencer" class="wp-image-1016" width="317" height="456" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/10/caterina-cornaro-new-york-1973-foto-erika-davidson.jpg 1000w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/10/caterina-cornaro-new-york-1973-foto-erika-davidson-208x300.jpg 208w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/10/caterina-cornaro-new-york-1973-foto-erika-davidson-712x1024.jpg 712w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/10/caterina-cornaro-new-york-1973-foto-erika-davidson-768x1105.jpg 768w" sizes="(max-width: 317px) 100vw, 317px" /></figure></div>


<p>1995 Yılında Leyla Gencer’in yakın arkadaşı ve Yapı Kredi Festivali Sanat Direktörü Aydın Gün’ün girişimi ve çalışmalarıyla ilk Leyla Gencer Şan Yarışması İstanbul’da gerçekleştirildi. İki senede bir yapılması planlanan yarışmanın üçüncüsü 1999’da Türkiye’de yaşanan deprem nedeniyle ertelendi ve 2000 yılında yapıldı. Yapı Kredi Bankası’nın yarışmadan desteğini çekmesiyle birlikte, yarışma 2006 yılına kadar yapılamadı. 2006 yılından itibaren İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ve La Scala Tiyatrosu Akademisi ile ortak olarak düzenlenmeye başladı. Bu yıldan itibaren Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası yarışmanın yerleşik orkestrası oldu. 2018’de İKSV, La Scala Akademisi ve Borusan Sanat tarafından düzenlenmeye başladı. Yarışmada yer alan Pretty Yende, Anita Rachvelishvili, Nino Machaidze, George Gagnidze, Enkelejda Shkosa ve Marcello Álvarez gibi isimler bugün dünya opera sahnelerinin aranan isimlerinden olmuşlardır.</p>



<h2><strong>LEYLA GENCER’İN ARDINDAN</strong></h2>



<p>Leyla Gencer 10 Mayıs 2008 yılında hayatını kaybettikten sonra her yıl Borusan Sanat tarafından düzenlenen Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın (BİFO) sezon konserlerinde anıldı. Bu dönemde BİFO,&nbsp;<em>La Traviata, Carmen, Salome, Tosca, Aida, Der Rosenkavalier (Güllü Şövalye), Norma</em>&nbsp;ve&nbsp;<em>Gianni Schicchi</em>&nbsp;gibi operaları sahnelemenin yanı sıra, Leyla Gencer Şan Yarışması’nda derece alan sanatçılarla konserler verdi. Bunların yanı sıra, Borusan Sanat sanatçının ölümün 10. yılı olan 2018’de yayımlanmak üzere İngilizce ve Türkçe iki kitap siparişi verdi. Her iki kitap da 2018 Ekim ayında piyasaya çıkacak. Ayrıca, Borusan Müzik Evi’nde İKSV ile ortak olarak 11 Eylül-10 Ekim tarihleri arasında, Yekta Kara küratörlüğünde “Primadonna ve Yalnızlık” başlıklı bir sergi de gerçekleştirildi.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Leyla Gencer 2008 yılında hayatını kaybettikten sonra her yıl Borusan Sanat tarafından düzenlenen BİFO sezon konserlerinde anılıyor. </p></blockquote>



<p>Leyla Gencer için bugüne kadar yayınlanan pek çok kitap bulunuyor:&nbsp;<em>Romanzo vero di una primadonna</em>&nbsp;(Franca Cella, 1986; İngilizce, 2018),&nbsp;<em>Leyla Gencer’e Armağan</em>&nbsp;(Zeynep Oral, 1995),&nbsp;<em>Leyla Gencer: Tutkunun Romanı</em>&nbsp;(Zeynep Oral, 1995; İngilizce, 2008; İtalyanca, 2011),&nbsp;<em>Leyla Gencer ve Opera Dünyası</em>&nbsp;(Ünal Öziş, 2006),&nbsp;<em>Leyla Gencer 50 Anni alla Scala</em>&nbsp;(Franca Cella, 2008).</p>



<p>Leyla Gencer’le ilgili detaylı bilgilere hazırladığım&nbsp;<a href="http://leylagencer.blogspot.com/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">http://leylagencer.blogspot.com/</a>&nbsp;blogundan ulaşabilirsiniz.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/opera-sanatinda-bir-diva-leyla-gencer/">Opera Sanatında Bir Diva: Leyla Gencer</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
