Borusan’la yollarımın kesişmesi aslında bundan tam 4 yıl önceye dayanıyor. Yeni mezun olduğum Marmara Üniversitesi Almanca İşletme Bölümü 1.sınıf öğrencisiyken seçmeli güzel sanatlar dersimiz için proje ödevimiz Borusan Contemporary’i gezmekti. Perili Köşk’te gezerken atmosfere de hayran kalmıştım. Ofis olarak kullanıldığından bihaber olarak köşkün terasında kurduğum cümleyi ise hiç unutamıyorum. “Keşke her gün bir şekilde buraya gelsem. Hayran kaldım, sanki beni çeken bir enerjisi var.” Şimdi ise Borusan Holding Kurumsal İletişim stajyeri olarak Perili Köşk’te çalışıyorum.

Staj sürecime, 10 ay önce Alpha Staj Programı’nın video mülakat, genel yetenek sınavı, İngilizce seviye testi gibi aşamaları ve yöneticimle olan mülakatı tamamladıktan sonra başladım. Doğru yerde olduğumu ise daha ilk günlerden hissediyordum. Oryantasyon sürecinde birçok etkinlik gerçekleşti. Bu sırada benim gibi Alpha stajyeri olan arkadaşlarımla tanıştım. Hepimiz bambaşka alanlarda eğitim alan bambaşka karakterlerdik. Fakat hepimizin ortak noktası da vardı: çocuk ruhluluk ve yaratıcılık. Bunu ortaya koymamıza fırsat sağlayan ve bu ruha değer veren bir kurumda staj yapacak olmak beni ayrıca heyecanlandırmış, çok mutlu etmişti.Beni mutlu eden bir diğer faktör ise Borusan Alpha Staj Programının kendimi sürekli geliştirmeme olanak sağlamasıydı. Borusan Akademi’nin Alpha stajyerlere özel düzenlediği eğitimlerle kendimi farklı alanlarda geliştirme fırsatı da buldum. Staj sürecimizde; zaman yönetimi, stres yönetimi, sunum becerileri, dijital dönüşüm gibi farklı konularda interaktif bir şekilde eğitim aldık.

Stajıma başladığım ilk zamanlar çok heyecanlı ve istekli ama bir o kadar da panik; tutkuları ve fikirleri olan fakat bunları nasıl dile getireceğini bilemeyen, hata yapmaktan korkan bir üniversite öğrencisiydim. Şimdi ise kendime baktığımda yaşadığım değişim beni oldukça şaşırtıyor. Daha katıldığım ilk toplantıda ekibimin benim de görüşlerimi alması ve fikirlerime gerçekten önem verdiklerini görmek beni en çok motive eden faktör olmuştu. Staj sürecimde tamamen yürüttüğüm iş süreçlerinin olması, inisiyatif alabilmeme alan sağlanması, her konuda danışabilmeme, soru sormama teşvik eden ve ne kadar çok soru sorarsam sorayım bunları asla sıkılmadan, güler yüzle bana anlatan bir ekiple çalışmak en büyük şansım oldu. Kafasında birçok fikir olup acaba mantıksız mı, yanlış mı diye düşünerek sadece küçük bir kısmını dile getirebilen biriyken şu anda çekinmeden, kısıtlamadan bunları dile getirebiliyor olmak çok değerli. Alpha Staj Programı’nın bana kattığı en büyük artının hata yapmaktan korkmamak olduğunu söyleyebilirim. Kendi fikirlerimi hayata geçirebilmemin, baştan sonra her aşamasında sorumluluğa sahip olduğum projelerin, farklı departmanlar-paydaşlarla birebir çalışmamın ve etkinlik organizasyonu, sosyal medya, gönüllülük gibi farklı alanlarda görev almamın etkisi bunda çok büyük.

Borusan’ın stratejisinin merkezinde sürdürülebilirliğin yer alıyor oluşu beni en çok motive eden faktörlerden biri oldu. İlkelerim ve değerlerimle uyuşan bir kurumda çalışıyor olmak benim için her zaman oldukça önemli. Borusan Eşittir Platformu çatısı altındaki çalışmalarda, Geleceğe İlham Haberleri, Seminerleri ve Buluşmaları gibi süreçlerde aktif olarak görev alarak kendimi bu alanda oldukça geliştirme fırsatına sahip oldum. Stajım boyunca sürdürülebilirlik konusunda pek çok araştırma yaptım. Orman temizliği gibi gönüllülük etkinliklerinde de planlama aşamasından itibaren görev alma şansım oldu. Bununla birlikte insanların hayatlarına dokunup farkındalık yaratabilmek stajımın en güzel yanıydı.Holding bünyesinde staj yaptığım için tüm grup şirketlerinin sürdürülebilirliği nasıl ele aldığına, farklı sektörlerde sürdürülebilirlik iletişimi çalışmalarının nasıl yapıldığına tanıklık ettim. Bu da farklı bakış açıları kazanmama ve farklı alanlarda bilgi sahibi olmama imkan sağladı.

Borusan bugün beni ben yapan yerlerden biri ve dönüp baktığımda her zaman iyi ki’lerimin arasında yer alacak. Beni her zaman destekleyen ve fikirlerimi dile getirmeme teşvik eden Kurumsal İletişim ekibine ve beraber çalışma fırsatı bulduğum, bana her zaman yardımcı olan herkese çok teşekkürler!

Zeynep Alioğlu, Marmara Üniversitesi Almanca İşletme bölümü mezunudur. Hayatın güzelliklerini görmeyi, gülmeyi ve dans etmeyi çok seviyor. İlhamını; yolculuklar, doğa, farklı kültürler, moda ve filmlerden alan Zeynep hayattaki en büyük amacını ise dünyanın her yerinde evinde gibi hissedebilmek olarak ifade ediyor.

Beğen