Çocukluğum bir apartmanın en üst katında geçti. Yaşamımda internet, akıllı telefon, sosyal medya ve de sokakta oynamak yoktu.

Anılarımdaki en güzel izler, hep kitaplarımla geçirdiğim zamanlar oldu.

Doğan Kardeş’le öğrendim, Peter Pan’la uçtum, Pinokyo ile burnumun ölçüsünü aldım, Hans ve Gretel ile ormanda yolumu yitirdim ancak kötü kalpli cadı nedense hiç korkutmadı. İlk aşklarımı, maceralarımı, sevinç ve üzüntülerimi roman kahramanları ile yaşadım, daha sonra yazarların anlattıklarına ve bunu yapmaktaki maharetlerine tutulmaya başladım. Rus klasikleri, Andre Maurois ergenlik çağımın yoldaşları oldu. Murathan Mungan, Özdemir Asaf, Cemal Süreya ile şiire yakınlaştım. Albert Camus, Ionesco, Brecht ise varoluşsal sorularıma karşı sorularla yanıt verdiler. Buradan adını sayamadığım tüm yazarlara, kitap üretme sürecinin her aşamasında emeği geçen herkese, tüm doğa varlıklarına teşekkür ediyorum.

Can yoldaşım kitaplar aslında çalışma hayatımın da tek kahramanı oldular.

İlk işim, antika kitap müzayedeleri düzenleyen bir şirkette genel koordinatörlükle başladı. 400 yıllık kitapları elime aldığımda tarihe dokunduğum için ne kadar şanslı olduğumun farkındaydım.

400 yıllık kitapları elime aldığımda tarihe dokunduğum için ne kadar şanslı olduğumu hissettim.

İkinci işime de Borusan Sanat’ta başladım. Borusan bünyesindeki Ertuğ&Kocabıyık Yayınları’nın 22 yıldır koordinatörlüğünü yapıyorum. Bir aşk hikayesiyle başlayan bu beraberlik belki de hayatımın ciddi anlamlarından birini teşkil ediyor.

Ahmet Kocabıyık ve Ahmet Ertuğ’un oluşturdukları Ertuğ&Kocabıyık Yayınlarının, kitap dünyasında belki de eşi benzeri olmayan bir amacı vardı. Selçuk, Bizans, Osmanlı, Türk ve sonradan da dünya kültür hazinelerini, olası en mükemmel şekilde kitaplaştırarak Ziya Paşa’nın “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” özdeyişini somutlaştırmak ve yaratılan güzellikleri tüm kitapseverlere sunmak. Ahmet Ertuğ’un muhteşem fotoğrafları, her konunun uzmanları tarafından yazılmış açıklamaları, siyah renginin üstüne toz gelmemesi için kapatılan basımevlerinde oluşturulan, bilinen en iyi ustalarca elde dikilip ciltlenen kitaplarımızın dünyanın en prestijli yayınları olarak tanındığını gururla söylemek istiyorum. Ahmet Ertuğ’un kitap kutularının yumuşak kapanmasını yeterli bulmayıp birkaç kez Almanya’ya geri göndermesine bizzat şahit oldum. Londra, Frankfurt, Chicago, Los Angeles kitap fuarlarında özel üretim kitap stantları ile katıldık ve tüm bu fuarların yıldızı olduk.

Kitap kokusu eşliğinde Efes, Kapadokya, Afrodisias ve Nemrut’ta dolaşabilirsiniz.

Moralimizi yüksek tutmamız gereken bu günlerde, dünya kültür hazinelerini yalnız dijital ortamda değil, sayfalarını elinizle hissederek, tarihi ve kitap kokusunu içinize çekerek ziyaret etmek isterseniz, Ertuğ Kocabıyık Yayınları yanınızda. Eminim ki çok keyifli deneyimler yaşayacaksınız. Efes, Kapadokya, Afrodisias ve Nemrut’ta dolaşırken, mekanların ışıkla dansını yakalayan fotoğraflar güneşi içinize sığdıracak; dünyanın en güzel mimari anıtlarını, kütüphane ve operaları, müzeleri içiniz içinize sığmayarak dolaşacaksınız.

Stella Hazbay Ilyazer

Stella Hazbay İlyazer 1999 yılından beri Borusan Sanat’ta Ertuğ Kocabıyık Yayınlarının koordinatörlüğünü yapıyor. 1956’da İstanbul’da doğdu. İlkokulu Şişli 19 Mayıs’ta, ortaokul ve liseyi Notre Dame de Sion’da okuduktan sonra Fransız hükümetinin bursunu kazanarak, Lyon’da INSA’da ekonomi okudu.
Heni ve Livyo adlarında iki oğul annesidir.

Beğen