Bazen tek bir gün dünyayı değiştiriverir… Bugün de aslında diğer sıradan günlerden biriyken, yüzbinlerce, milyonlarca insanın bir amaç uğruna bir araya geldiği ve dünyayı benzersiz şekilde değiştirdiği bir gün oldu.

Dünya Günü’nden (Earth Day), 22 Nisan’dan bahsediyorum. Ve bundan 52 yıl öncesinden. 68’in özgürlük rüzgarı tüm dünyayı kısa bir süre önce sarmış ama çevre sorunları hala tam olarak kavranamamış, geniş kitlelerin ilgi odağı olamamıştı. Ancak 2. Dünya Savaşı sonrası büyüyen ekonomilerin, refah toplumunun daha geniş kesimlere ulaşmasının ve büyük yatırım ve projelerin ekosistemler üzerindeki etkisi yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştı.

Dünya Günü fikrinin babası olan Amerikalı Senatör Gaylord Nelson, üretim ve tüketim biçimlerinin doğa ve ekosistemler üzerindeki etkisini yakından takip ediyordu. 28 Ocak 1969’da Kaliforniya’nın Santa Barbara bölgesindeki bir petrol kuyusunda meydana gelen patlama ve takip eden 10 gün boyunca süren petrol sızıntısı Nelson için bir dönüm noktası olmuş. Bölgeye yayılan yaklaşık 100 bin varil petrolün 10 binin üzerinde kuşun yaşamına mal olduğunu yerinde izleyen Nelson, Hükümetin yaşananlara rağmen bir türlü eyleme geçmediğini görünce, tamamen sivil toplumun gücüne dayanan bir hareketi hayal etmeye başlamış. İşte Dünya Günü fikri de o gün aklına düşmüş.

Nelson ve Dünya Günü fikrinin hükümetteki diğer destekçileri de, bu tarz bir etkinlik düzenleme önerilerini gittikleri toplantılarda dillendirip gazetelere yazılar yazınca, insanların dikkatlerini çekmeyi başarmışlar. Ve 1970 yılının 22 Nisan’ında gencinden yaşlısına 20 milyon Amerikalı’nın gezegen için sokaklara dökülmesini sağlayan ilk Dünya Günü’nü geniş bir kesimle örgütlemeyi başarmışlar.

Amerika’dan Tüm Dünyaya…

Sonrasında her şey çorap söküğü gibi gelmiş. 1970’teki Dünya Günü kutlamaları, bir çevre hareketi dalgasına ilham vererek, takip eden birkaç yıl içerisinde çevreye dair pek çok yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesini sağlamış. Temiz hava, temiz su, soyu tükenmekte olan türler, zehirli atıklar ve daha başka pek çok önemli çevre sorununa dair düzenlemeler, bunun sonucunda gerçekleşmiş. Hareket de Amerika Birleşik Devletleri’nden dünyanın dört bir köşesine yayılmış.

Bugün Dünya Günü, dünyanın dört bir yanında ve tabii Türkiye’de de kutlanıyor. İdealist, yeni fikirlere açık, iletişimin önemini son derece iyi kavrayan ve taban hareketlerinin ne kadar etkili olabileceğini çok önceden anlayan bu gözü pek insanların kurduğu ağ artık gezegenin her tarafında. Artan iletişim olanaklarıyla Earth Day’in sitesine çevrimiçi katılıp, kendi organizasyonunuzu yapabiliyor, uluslararası bir ağın gücüyle, dünyanın çevresel sorunları üzerinde bir etki yaratabiliyorsunuz.

Her sene bir slogan ve gündem etrafında organize edilen Dünya Günü’nün bu yılki teması ise “Invest In Our Planet” yani “Gezegenimize Yatırım Yap”. Kimseyi dışarda bırakmadan, tamamen sivil toplumun ve bağımsız yurttaşların gücüyle örgütlenen Dünya Günü’nde hepimiz bir şeyler yapabiliriz. Yaşadığımız yerde, evimizde, sokağımızda, belediyemizde ve tabii işyerimizde dünyaya yatırım yapmaya başlayabiliriz. Bu yatırım da aslında kendimize, çocuklarımıza ve geleceğimize olan yatırımdan başka bir şey değil. Borusan Grubu bünyesinde Geleceğe İlham Başlığı altında gerçekleştirmeye başladığımız bütün çalışmalar da aslında bu perspektifin bir ürünü. İletişimin gücüyle, yönetişim olanaklarını kullanarak, aşağıdan yukarıya, her şeyi değiştirecek bir kurum kültürünü oluşturmak da Dünya Günü’nün amaçlarıyla son derece uyumlu…

Dünyanın bütün günleri birbirine benzer ama bazı günler, gerçekten de bir başka gün haline gelebilir. Bunu da ancak katılımcı ve şeffaf bir şekilde bir araya gelen; hepimizin ortak evi olan dünya için yola çıkan yurttaşlar birlikte başarabilir. Dünya Günümüz kutlu olsun…

Nursel Ölmez Ateş

Nursel Ölmez Ateş, Borusan Holding’de İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Başkanı. Hayatın farkındalıktan ibaret olduğuna inanıyor.

Beğen