Son birkaç yıldır hepimiz, dünyanın bize verdiği mesajı dinliyor, anlamaya çalışıyor ve cevap bulmak için çaba sarf ediyoruz. İklim krizi, eriyen buzullar, biyoçeşitlilik kaybı hepsi aslında yaptıklarımıza dönüp bakmamız için bize gönderilen bir mesaj. Sonsuz zannettiğimiz, sorumsuzca tükettiğimiz doğal kaynaklarımızın kısıtlı olduğunu daha fazla idrak ediyoruz. Sanayi devriminden günümüze, her geçen gün kendini daha da geliştiren insanlığa rağmen ekosistemlerin yine insani faaliyetlerle tahrip edilmesi hepimizin geleceğini tehlikeye atıyor. Dünyanın buzla kaplı olmayan kara yüzeylerinin yüzde 75’i büyük ölçüde değişirken, okyanuslar kirlendi ve sulak alanların yüzde 85’inden fazlası yok oldu. Kullandığımız kaynakların son damlalarına gelmişken geleceğe ne bırakacağımızı hiç düşünmüyoruz.

Elimizdeki tek gücümüz ise bu gezegene olan sevgimiz ve sorumluluğumuz. Tam da Dünya Çevre Günü’nde bu sevgiden aldığımız ilhamla yeniden başlamamız mümkün!

İnsanın doğa ile ilişkisinin bozulmasının açık bir işareti olan pandemi dönemi, bizlerin sağlığı ile gezegenimizin sağlığı arasındaki ilişkiyi hepimize bir kez daha hatırlattı. Geçtiğimiz yıl, Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) Mesleki ve Çevresel Solunum Çalışma Grubu’nun, Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı araştırma, biyoçeşitlilik ve habitattaki kayıpların bulaşıcı hastalıkların ve virüslerin yayılmasını artırabildiğini gösterdi.

Diğer yandan, WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) ve Londra Zooloji Derneği’nin (ZSL) iki yılda bir hazırladığı Yaşayan Gezegen serisinin 2020 Yaşayan Gezegen Raporu da son 50 yılda canlı türlerinin popülasyonlarının %68 azaldığını ortaya koydu. Biyolojik çeşitlilikte görülen ortalama üçte iki oranındaki düşüşün nedenleri arasında, küresel salgınların ortaya çıkışında da etkili olan ormansızlaşma, sürdürülebilir olmayan tarım ve yasadışı yaban hayatı ticareti gibi insan kaynaklı çevre sorunları olduğu ortaya koyuldu.

Ortaya konulan bu verilere karşı elimizdeki tek gücümüz ise bu gezegene olan sevgimiz ve sorumluluğumuz. Tam da Dünya Çevre Günü’nde bu sevgiden aldığımız ilhamla yeniden başlamamız mümkün!

Yeniden Hayal Etme Zamanı!

Tüm bu sorunlara karşın, bu sene Dünya Çevre Günü “Ekosistem Restorasyonu” teması ile kutlanıyor. Ekosistem restorasyonu, en temel anlamıyla doğayı iyileştirmek için, bugüne kadar verdiğimiz hasarı durdurmak ve tersine çevirmek anlamına geliyor. BM tarafından bu Dünya Çevre Günü’nde ormanlardan tarım arazilerine, dağların tepesinden denizin derinliklerine kadar milyarlarca hektarı canlandırma misyonu olan Ekosistem Restorasyonu girişimi başlatılıyor.

Biz de tam bugün yeniden hayal etmeye ve onarmaya başlayabiliriz. Elbette ki zamanı geri almak ve her şeyi bir günde mucizevi bir şekilde tersine çevirmek mümkün değil. Ama bu hala yapabileceğimiz birçok şey olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Hala elimizde doğayla barışan nesil olma şansımız var. Bugüne kadar insanlığın başaramadığı köklü değişimi yapabilir doğaya değer veren bir topluma dönüşebiliriz. İnsanlığın hayatta kalması için bunu başarmak zorundayız. Sadece kendimiz için değil, tüm insanlık için bugün hep birlikte yeni bir dünya hayal edebiliriz…

Dünyadan ilham alıyoruz, geleceğe ilham veriyoruz!

Bugün artık hepimiz biliyoruz ki, yeni ve daha güzel bir gelecek inşa etmek için üzerimizde büyük bir sorumluluk var. Bu sorumluluk hepimizin. Bireysel, kurumsal, kamu ve özel sektörler, STK’lar, dernekler, vakıflar… Karşı karşıya olduğumuz sorun çok büyük ve bu sorunun üzerinden ancak birlik olursak gelebiliriz.

Tam bugün yeniden hayal etmeye ve onarmaya başlayabiliriz.

Biz Borusan Grubu olarak gezegenimize, ülkemize olan borcumuzun ve insanların yaşamına dokunmanın önemini biliyor, bu noktadaki önemli rolümüzü kabulleniyoruz. Bu nedenle faaliyet gösterdiğimiz her alanda gezegenimiz ve tüm insanlık için ortak değer yaratmaya çalışıyoruz. Bu amaçla tüm iş süreçlerimize sürdürülebilirliği entegre ediyor, her zaman birincil öncelik olarak belirliyoruz.

Belirlemiş olduğumuz 2030 sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımıza başladık. Borusan Sürdürülebilirlik yaklaşımımızı “ݳ” kapsamında ele alarak, iklim, insan ve inovasyon odak alanları kapsamında yeni bir yolculuğa çıktık. İklim başlığında karbon nötr olmayı hedeflerken insan başlığı altında toplumsal cinsiyet bağlamında fırsat eşitliği çalışmaları yapıyor, toplum için sosyal faydayı önceliklendiriyoruz. İnovasyon başlığında ise mevcut iş modellerinin ötesine geçmek ve geleceğin işlerini tasarlayabilmek için yenilikçiliği ve girişimciliği teşvik ediyoruz. Böylece henüz ortaya çıkmamış ihtiyaçları karşılayarak, yeni fırsatları yakalamayı amaçlıyoruz. Bu yolculuğumuzda bize doğadan ve tüm paydaşlarımızdan aldığımız ilham yol gösteriyor. Geleceğimizi bu ilhamla yeniden yazıyor ve attığımız adımlarla geleceğe ilham olmaya çalışıyoruz.

Borusan olarak, kurulduğumuz günden bugüne fayda yaratmak için çalışıyor, geleceği hep birlikte inşa edelim istiyoruz. Sadece kendimiz için değil çocuklarımız için de iyi bir dünya umuyor, sürdürülebilir bir geleceğin mümkün olduğuna gönülden inanıyoruz.

Birleşmiş Milletler tarafından 1972 yılında Stockholm’de gerçekleştirilen Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla, Dünya Çevre Günü ilan edilmiş olan 5 Haziran vesilesiyle bugün gezegenimizin için neler yapabileceğimizi konuşmak için belki de en uygun gün. Çünkü, dünyamızda yaşanan gelişmeler bizlere geleceğimiz için oldukça kritik günlerden geçtiğimizi gösteriyor. 2020 yılında hayatımıza giren COVID-19 ile bu dönemin zorlukları da elbette arttı. Hem tüm düzenimizi etkileyen hem de geleceğe dair endişelerimizi artıran bu dönem, bizlere bir an önce önlem almaya başlamamız gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

Hem bireyler olarak hem de parçaları olduğumuz kurumlarla birlikte seferberlik içindeyiz. Bu bize belki de unutmuş olduğumuz birliği de hissettirecek dönüştürücü bir yolculuk. Siz de bu yolculukta var mısınız?

Erkan Kafadar

1991 yılında Borusan Grubu’na katılan Erkan Kafadar, Borçelik’te çeşitli yöneticilik pozisyonlarında yer aldı. 2015 yılından sonra, Borusan Holding bünyesinde İcra Kurulu Üyesi olan Erkan Kafadar, 2019 yılından beri Borusan Holding Grup CEO olarak görevini sürdürmektedir.

Beğen