Hayatının büyük bir kısmını hayvanlara adamış biri olarak sosyal medyada da hayvanlarla ilgili haber, paylaşım, güncel bilgileri takip ederim. Yine böyle bir sosyal medya gezisi esnasında o zamanların İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Avukat Yasemin Babayiğit’in (şu an üye olarak devam ediyor) 2017 yılındaki bir paylaşımına rastladım.

6 tane yavru köpek Ağrı’nın o soğuğunda annesiz kalmışlardı. Hatta biyolojik olarak bile kardeş değillerdi ama ortak yaşama tutunma mücadeleleri onları kardeş yapmıştı. Köyün yerlilerinden zarar gören köpekleri 2 çocuk annesi Zekiye Hanım koruma altına almaya çalışıyordu ama onun da imkanları sınırlıydı. Bu sebeple Yasemin Hanım’a ulaşmış ve kendisinden sahiplendirme desteği rica etmişti.

Ortak noktanız hayvanlar olunca doğal olarak samimi bir iletişim kuruyorsunuz… Yasemin abla ile çocukların durumunu öğrenmek için sürekli iletişim halindeydik. Ben de çevremdekilerle görüşüp sahiplendirmeye çalışıyordum ama gün geçtikçe çocukların bünyesi iyice zayıflıyor, Zekiye Hanım’ın da imkanları daralıyordu. Çok daha hızlı hareket etmemiz gerekiyordu ancak bir engele daha takılıyorduk. Güven… Travma yaşamış çocukları sahiplenmek isteyen kişilere tam anlamıyla güvenmeden nasıl emanet edecektik? Yasemin abla, ince eleyip sık dokuyarak kardeşlerden 3 tanesini farklı illerden hayvan severlere sahiplendirebildi fakat geriye 3 tane daha kalmıştı…

Babamın başkanı olduğu mahalle spor kulübünün küçük de olsa bahçesi vardı. Neden olmasın diye düşündük. Neden geçici yuva olmayalım dedik ve diğer 3 kardeşin geçici yuvası olmaya karar verdik. Yine hayvan severlerin desteği ile pet nakil aracıyla İstanbul’a geldi yavrular. O kadar yorgun, kırgın ve kırılganlardı ki… Özellikle Hayalet, kendisine dokunmamıza izin dahi vermiyordu. Sürekli bizden kaçarak ablalarına sığınıyordu. Hayaletin zamana, bizim de sabra ihtiyacımız vardı. Kardeşlerden bir tanesi kangal olduğu için sahiplendirmemiz çok da zor olmadı. Metropolde yaşıyor olmanın avantajlarından bir tanesi de bu tabii. Ama diğer 2 kardeş kangal kırması oldukları için yeni aileler bulmamız pek de kolay değildi…

Sancılı gençlik hastalığı süreci

Farklı illerden sahiplenilen diğer yavrulardan kötü haberler gelmeye başlamıştı. Gençlik hastalığına yakalanmışlar ve tedaviye yanıt vermemişlerdi, tek tek kaybetmiştik yavruları… Yaşama tutunmaları için verilen o kadar emek, umut, bekleyiş, çırpınış kayıpla sonuçlanınca insanın içinde hissettiği kocaman boşluğun yavaş yavaş yanardağa dönüşmesi tarif edilemez bir duygu…

2 kızımız için korkmaya başladık. Gözümüzü ayırmadan yedikleri, içtikleri, hal ve hareketleri hatta dışkılarına varana kadar kontrol ettik. Fark ettiğimiz anormallik üzerine hemen veterinerimize koştuk. Ne yazık ki gençlik hastalığına yakalanmışlardı. Hepimiz için uzun ve sancılı süreç başladı. Klinikte tedavi gördükleri iki hafta boyunca, tedirginliğimiz her geçen gün daha da arttı.

Veterinerde kaldıkları süre zarfında, önceki yaşantısı sebebiyle bize hiç yaklaşmayan, sevdirmeyen Hayalet dahi ne kadar korksa bizi çok sevmiş ve çok özlemişti… Kafesin içine uzattığım elimi yaladı ve kendini sevdirmek istedi. Hem güven vermiş olmamın sevincini hem de kaybetme ihtimalimin derin acısını kalbimde hissettirdi.

Nihayet karanlık günlerin sonu gelmişti, veteriner hekimlerimizin büyük emekleri ve desteği ile 2 haftanın sonunda Çaki ve Hayaleti klinikten çıkardık. kocaman bir sarılışla tekrardan hoş geldiniz dedik, Hayalet de dahil!

Üst üste yaşadığımız zorlu süreçlerden sonra birbirimize kenetlenmiş şekilde ailemizi genişlettik, spor kulübümüzün bahçesine 10 kedi daha geldi ve kedi köpek kardeşliğini biz de mükemmel bir şekilde deneyimledik.

Ancak spor kulübümüzde çıkan yangın sebebiyle maalesef yuvamızı kaybettik ve geçici olarak özel bir okulun inşaatına almak durumunda kaldık. Okul faaliyete geçince çocuklarla da çok güzel iletişim kurdular ve belli bir süre okulda kalmaya devam ettiler. Ama artık kalıcı bir yer bulmamız gerekiyordu.

Supsanlı Olma Hikayemiz

Görme engelli kedilerimize yaptığım annelik yöneticilerimizin de dikkatini çekti ve hayvanseverlik üzerine sohbetler etmeye başladık. O dönemde yaşadığım sıkıntıdan bahsedince Supsan’da Çaki ve Hayalet için bir yer ayırma fikri ortaya çıktı. 2020 yılında yöneticilerimizin ve çalışma arkadaşlarımın desteği ile hızlıca bir yaşam alanı yaptık ve kızlarımızı fabrikaya getirdik. Herkes tek tek onları sevmeye geldi, büyük ilgi ve alaka ile karşılaştık. Hikayemizi öğrendiklerinde daha çok yanımızda oldular ve hiçbir şeyimizi eksik etmediler. “Hayalet” müthiş zıplar, öyle ki yuvasından dahi tırmanarak çıkabiliyor. Yuvanın üstünü tellerle kapatmaktan yeni yuva yapmaya, yokluğumda veteriner hekim ile ilgilenmekten gezdirmeye varana kadar herkes tüm işin içindeydi. Üstüne bir de güvenlik ekibimize sağladıkları destekle artık kızlarım da Supsanlı olduklarını resmileştirdiler!

Çaki ve Hayalet’ten o kadar çok kızlarım diye bahsediyorum ki başta Genel Müdürümüz Atınç Bey olmak üzere diğer çalışma arkadaşlarım da Çaki ve Hayalet’ten kızlar diye bahsetmeye başladı. Atınç Bey, her gün ziyaret ediyor , çalışma arkadaşlarım da fırsat buldukları anda oyun oynamak ve yemek vermek için yanlarına gidiyorlar.

Supsan’ın kızları olarak hem annelerinin yanında olmaları hem güvenli ve korunaklı yaşam alanlarının olması hem de müthiş sevgi gördükleri bir yerde hayatlarına devam etmeleri bakışlarına ve hareketlerine o kadar çok yansıyor ki, şahit olduğumuz şey karşısında mutluluğu yaşamamak elde değil.

Bize bu imkânı veren Supsan ailesine çok teşekkür ederiz, iyi ki Supsan’dayız, iyi ki Supsanlıyız!

Sokak hayvanlarına göstereceğiniz sevgi, önem, özen ve koruma ile hayatlarını değiştirebilirsiniz. Tek başımıza etki alanımızı genişletemeyiz belki ama birlik olup, imkanlarımızı birleştirdiğimizde birçok değişime imza atabiliriz.

Canan Pakır

Supsan’ın İdari İşler departmanında görev alıyor. İnsanoğlunun hakkı olmadan hayvanların elinden aldığı yaşam ortamını yeniden inşa etmeyi düşlüyor.

Tüm hayvanların hak ettiği gibi müthiş konforlu, sağlıklı, huzurlu bir barınak en büyük hayali.5 kedi ve 2 köpek annesi olmasının yanında Supsan’daki görme engelli kedilerin de anneliğini üstlendi. Tükenmeyen yaşam enerjisini çocuklarından alıyor.

Beğen