Hepimizin bildiği gibi son 50 yılda dünya şu ana kadar gösterdiği gelişimin onlarca katını sergiledi ve bu gelişim hızla devam ediyor, peki şimdi ne olacak?

Yavaş yavaş akıllarda yeni sorular oluşmaya başladı. Operatörsüz makineler, sürücüsüz araçlar, insansız hava araçları ve birçoğu…

Yapay zeka uygulamaları artık alışveriş tercihimizi bile etkiliyor, seçip aldığımızı düşündüğümüz ve sonrasında mutlu olduğumuz şeyleri acaba gerçekten biz mi seçiyoruz? Yaptığımızı sandığımız seçimler aslında arkada çalışan “bigdata” dediğimiz çok yüksek miktarda veriyi işleyip, öğrenip bizim algımızı yöneten sanal makinelerin bir yansıması olabilir mi? Wall-E animasyon filmini izlemişsinizdir, kendinizi uzun süren bir teams toplantısında hiç böyle hayal eder miydiniz? Gerçekten de yan odadaki arkadaşımız ile online görüşüyoruz… 5 yıl önce neredeyse hayal diye konuştuğumuz elektrikli otonom araçlar bugün neredeyse gerçek ve tahmin edersiniz ki birkaç yıl içinde tamamen erişilebilir olacak.

Borusan da bizler de bu dönüşümün içindeyiz şüphesiz, birçok şirketimizde farklı uygulamalar olmakla birlikte çalıştığım Borusan Limanı özelinde birkaç noktaya değinmek istiyorum.

Konteynerleri istiflemede kullandığımız vinçlerimizin gelişen istifleme durumları ile çalışma şekillerinde köklü değişiklikler yapılması gerekliliği ortaya çıkmıştı. Yaklaşık 180 ton ağırlığındaki vincin direksiyonunu çevirmeyi ve düz gitmesini sağlamayı bir insan olmadan kendi kendine yapması gerekiyordu. Teklifler alındı, fizibiliteler oluşturuldu, sonunda ekibimle beraber bu işe gönüllü olduk. Sıfırdan tüm yazılım dahil olmak üzere geliştirme, uygulama ve devreye alma aşamalarını hayata geçirip şu anda aktif olarak çalışmaya devam eden projeyi başarı ile tamamladık. Hatta bu proje “6 Sigma” yarışmasında ikincilik ödülü sahibi oldu. Projemiz normalde dışarıdaki bir kaynaktan satın alabileceğimiz hazır sistemlerden hem çok daha hızlı hem de %80 daha az bir maliyet ile tamamlandı. Buradan hareketle diğer projelerimiz gelişti, kendi tasarımını yaptığımız dorselerimiz imal edildi, vinçlerde kullandığımız denge aletleri baştan sona in-house olarak üretilmeye başlandı.

“Makerlık” kavramının şirketimizde hayat bulduğunu düşündüğüm diğer bir projemiz ise; sahadaki Coil’lerin yerlerini otomatik olarak atayan ve sahadaki İSG risklerini minimize eden 3D coil projemizdi. Proje IT ve teknik departmanlarının uyumlu çalışması ile sıfırdan geliştirilip devreye alındı. Bu proje ile hedefimiz tamamen otonom tavan vinçleri üretmek.

Projeyi hayata geçirirken, süreçte bazı aksaklıklar yaşadık hatta tam tabiri ile duvara çarptığımız çok zaman oldu, işte bu zamanlarda ekip olabilmek gerçekten anlam kazandı, tam düştüğümüzde, bırakmayı düşündüğümüzde yepyeni bir fikir ve çözüm ile gelen tek bir kişi bir anda ekibe yeniden umut aşıladı. . .

Tüm bunlara bakınca birkaç şey söyleyebilirim; öncelikle Borusan’da inovasyon ve dijitalleşmenin sınırları ve sonu yok, sadece kendin gerçekten istemeli ve çok çalışmalısın. Diğer önemli konu ise şirketimiz dijitalleşmede öz kaynak kullanımını destekliyor ve in-house çözümlere değer veriyor. Belki tek seferde sonuca gidemeyebiliriz ama yılmadan, inatla denemeye devam ettiğimiz sürece şirketimizin sonuca ulaşmamız için hep arkamızda olacağını biliyoruz. Çevik organizasyonlarda inovasyon yaratıcı bir kültürle mümkün. Yaratıcı olmak ise kırılganlığı beraberinde getiriyor.

İyi ki imkanları, doğan fikirleri ve yaratıcılığı destekleyen bir kültürün parçasıyım.

Alper Konuk, Borusan Limanı Teknik Müdürü. Analitik mühendis ama bir o kadar da müzik ve spor insanı, sürekli gelişim yaklaşımı sevdalısı…

Beğen