Yüzme sporunu düzenli olarak 10 yıldır yapıyorum. Borusan Yüzme Takımı kurulmadan evvel de düzenli antrenmanlarla 6 yıldır yüzüyordum. Borusan Yüzme Takımını kurma önerisi, gene Borusan Bisiklet Takım kaptanı arkadaşım Göktuğ Yılgenci’den gelmiş ve ben de memnuniyetle her aşamasında olmak istediğimi söylemiştim. O gün bugündür de Göktuğ ile birlikte aynı zamanda yüzme takımının menajerliğini yürütüyoruz.

Borusan yüzme takımını her seviyede yüzme bilen arkadaşlarımız için kurduk. Antrenörümüz, antrenmanlarımızda herkesin seviyesine göre gelişim alanlarını tespit ediyor ve uygun antrenmanlar oluşturuyor. Her hafta iki akşam antrenman yapan ekibin, kısa süre içerisinde hızla ilerlediğini görmek mümkün. Antrenmanlarızda isteyenlerle birlikte her sene tekrar eden havuz ve açık deniz yarışlarını hedef olarak koyup bu yönde hazırlık yapıyoruz. Yarışlara birlikte katılmak, çabalamak, heyecanını yaşamak ise her gün yaşadığımız ofis hayatımızdaki kimliklerimizden sıyrıldığımız apayrı bir tecrübe. Bütün hafta boyunca “İş insanı Aslı Hanım” kimliği ile dolaşıp kısa bir süre için bile olsa “takım arkadaşım yüzücü Aslı” olmak harika bir duygu.

10 yıl evvel yüzme sporunu düzenli yapmak için yola çıktığımda, sağlık için bir adım atmıştım. Fakat zamanla yüzdükçe ve daha uzun mesafeler de gitmeye başladıkça yüzme benim için adeta bir tutku olmaya başladı. Günlük sorunlarımı yüzerken çözmeye, aynı zamanda meditatif etkisini de hissetmeye başladım. Bu süre zarfında ruh, zihin ve beden olarak güçlenmeye başladığımı hissettim. Ben yüzerken aynı zamanda değişiyordum. Bir zaman sonra düzenli yüzmeden yapamadığımı farkettim. Yani yüzme benim için artık sadece bir motivasyon aracı değil benim bir vazgeçemediğim disiplinim, hayatımdaki önemli parçalarımdan biri olmuştu.

Borusan Spor Kulübü Yüzme Takımı ise takım ruhunu yaşadığım, her seviyeden katılımcılarla birbirimize destek verdiğimiz, gelişimimizi gözlemlediğimiz, arkadaşlıklar edindiğimiz ve de yarışlara hazırlandığımız çok önemli bir ortam oldu. Yüzme takımı kurulana kadar her ne kadar yüzme benim için bir tutku olsa da hiçbir zaman yarışlara katılmayı düşünmedim. Her zaman bu işi profesyonellerin yapması gerektiğini düşünmüştüm. Yanılmışım😊

Önce Corporate Games yarışları ve madalyalar, ardından Gelibolu Triatlon ve kadınlar takımında 1.cilik, iki defa katıldığım İstanbul Boğaz yarışının öncesindeki zorlu eleme faslını başarıyla geçebilme, Cunda yüzme yarışı ve nihayet 3 senedir girmek için uğraştığımız Meis-Kaş yarışı ve kadınlar yaş kategorisinde 3.cülük…

Meis-Kaş yarışı maceram 3 sene önce başladı. İlk sene pandemi nedeni ile yarış iptal edildi. İkinci sene sporcu vizemizi de almamıza rağmen son dakika Yunanistan tarafından yarış iptal edildi. Nihayet bu sene yarış olacak mı olmayacak mı, son dakika iptal olur mu endişeleri ile o yarış yapıldı.

Kaş Limanı Gümrük kapısından kıyafetlerimiz ile pasaport kontrolünden geçip, Yunanistan’dan Türkiye’ye denizden yüzerek geçmek inanılmaz keyifli übir maceraydı. Yarışa 4 arkadaş katılmaya karar verdik ve 3 senedir bunun heyecanı ile bekledik. Meis adasına 20 dakikada tekne ile gidip suya aynı anda atlamak, yaklaşık 7200 metreyi 3 saat boyunca aralıksız yüzmek, aynı anda takım olarak birbirimizi kollamak hayatımda unutamayacağım güzel anılar olarak kalacak. Her yarıştan sonra bu yarışa tekrar gelinir derim ve Meis – Kaş da kesinlikle bu yarışlardan biri oldu. Boğaz yarışından farklı olarak beni biraz daha zorlayan kısım ise kerteriz almanın zor olduğu ve yaklaşık 3000 metre kadar hiçbir yeri göremeden gittiğiniz açık deniz olması idi. Boşluğa doğru yüzmek farklı bir psikoloji. Ekip olarak yarışlara girmek ve birlikte yüzmenin kendini iyi hissetmekte çok büyük bir etkisi var. O nedenle suya ilk atladığımda bu yarışı rahatlıkla bitirebileceğimi de bir yandan hissetmiştim. Yarışta kadınlar yaş kategorisinde üçüncülüğü almış olmak da bu yarışın diğer keyifli bir kazanımı oldu. Şimdi sıra tabii ki daha da uzun mesafe yarışlarda. Biliyorum ki yaşadığım süre boyunca ben hep yarışlara gireceğim ve hep daha zorlu yarışları deneyimleyeceğim…

Sözün özü tüm bu deneyimlerimden sonra yüzme, hayatıma anlam katan çok önemli bir spor oldu benim için. Beni anlatan önemli özelliklerimden birisi oldu 10 senedir. Herkesin tutku ile yapabileceği bir spor dalını keşfedebilmelerini dilerim. Onu bulduğunuz anda farklı bir siz ile tanışacağınıza, sınırlarınızı daha fazla zorlamaya gönüllü olacağınıza inanıyorum.

Borusan Spor Kulübü Yüzme Takımı menajeri, Borusan Mannesmann’dan Aslı Ünsal Güler’in Kaş ve Meis’i yani 2 ülkeyi takımla yüzerek geçmesine dair hikayesini Borusan Turuncu’da yarın yayınlamak istiyoruz. Girişlerin yapılması için desteğini rica ederiz. Eksik bir materyal ya da içerik varsa bilgilendirmeni rica ederim.

Beğen