2020’nin Mart ayında Covid-19’un hayatımıza girişinden beri hayatımızdaki değişiklikler hakkında bu mecrada da olmak üzere hepimiz onlarca yazı okuduk, yetkilileri dinledik, videolar izledik. Bu değişikliklerin bazıları – özellikle tüketiciler için – zaten hayatımızın bir parçası olsa bile, bazılarına tamamen zorunluluktan adapte olduk. Özellikle iş hayatımızda belki de bundan beş ay önce söyleseler inanmayacağımız durumlar ile karşı karşıyayız hepimiz. Bu sürede ofisi evimize taşıdık. Bunun artıları da eksileri de oldu fakat artık hayatımızın bir parçası. Bu transformasyonun da en büyük oyuncusu tabi ki de teknoloji; bir diğer adıyla dijitalleşme oldu.

Pandemi sürecinin başlarında dijitalleşme ile ilgili müthiş şakalar ve internet meme’leri ortaya çıkmıştı. Bu “meme”lerin en bilinirlerden bir tanesi bir test sorusudur ve şöyledir; “Kurumunuzda dijitalleşme gayret ve aksiyonlarınızın liderliğini kim yapmaktadır?

a- CEO
b- CTO
c- Orta kademe liderler
d- Çalışanlar
e- COVID-19

Çoğu sektör ve firma için bu sorunun cevabı tabii ki ‘e’ şıkkındaki Covid-19 virüsü oldu. Gerçekten de dijitalleşmeye ayak uyduramayacağını veya uydurmasının çok zor olacağını düşündüğümüz sektörler ve iş modelleri hayatta kalabilmek adına çok hızlı şekilde dijitalleşmenin yollarını aradılar ve buldular. Dahası bu organizasyonların müşterilerinin de beklentilerinin de çok üstünde hızlıca bu dijitalleşmeye adapte oldular.

Bu durumdan tabi ki kurumumuz Borusan Holding de nasibini aldı. Özellikle de İngilizce tabir ile “brick and mortar” (tuğla ve harç) kelimeleri ile tabir edilen daha geleneksel iş modeline ve “fiziki” temasa çok bağlı olan Borusan Araç İhale firmamız da.

Borusan Araç İhale’nin iş modelinde Covid-19 öncesinde aslan payı fiziksel ihaleler oluşturuyordu

Borusan Araç İhale son 20 yıldır farklı isimler ile 2. el araç alım/satımında sektörünün kurucusu ve lideri olan bir grup şirketimiz. B2B sektörüne hitap eden ve yılda 15 bin adet üzerinde 2. el aracın açık arttırma platformları üzerinden Türkiye’deki 9 bine yakın üyesine satışını gerçekleştiren bir şirket.

Her ne kadar özellikle son senelerde “dijitalleşme” konusunda sektöründe öncülük edecek bir çok adım atmış olsa da müşterilerinin de profili ve de alışkanlığı sayesinde “fiziki” ihalelerin operasyonlarının aslan payını topladığı bir iş modeline sahibiz. Kur ve diğer ekonomik dalgalanmaların en çok ve ilk etkilediği sektörlerden biri olan otomotiv sektöründe olmasına rağmen Borusan Araç İhale ayda 1500 adet satışları yakalıyor ve bunun yüzde 90’ını fiziki ihalelerinde gerçekleştiriyor. Ya da Mart 2020’ye kadar gerçekleştiriyordu diyebiliriz.

İlk Covid-19 vakaları çıktığından beri tüm şirket olarak önce çalışanlarımızın, sonra müşteri ve tedarikçilerimizin güvenlik ve sağlıklarının her şeyden önemli olduğu düşüncesiyle tüm fiziki operasyonlarımızı durdurma kararı almıştık. Buna müşterilerimizin heyecanla ve keyifle her hafta Çarşamba günü geldikleri Fiziki İhalelerimiz de dahildi. Tabii ki bunun şirketimizin performansı ve devamlılığına olan etkileri bizi çok düşündürüyordu ama hiçbir şey Borusanlıların ve onların sevdiklerinin sağlığından daha önemli değil.

Araç tedariğinin iyice zorlaştığı bir dönemde tüm ihaleler dijital ortama taşındı

Peki bu kararı alıp tüm ihaleleri – özellikle de araç tedariğinin iyice zorlaştığı dönemde – dijital ortama çekmenin sonucu ne oldu? Temmuz 2020 itibariyle pandemi öncesi satış adetlerimize yetişmiş hatta bazı haftalar geçmiş durumdayız. Hem de hiç fiziki ihale düzenlemeden! Dahası, Otonakit adlı sayfamız ile de tüketicilerin araçlarını tamamen dijital ortamlarda fiyatlayıp ve randevu verip sonrasında satınalma operasyonumuzu da bu pandemi sürecinde hizmete soktuk. Bunu sağlayan şey tabi ki herkesin dijitalleşmeye mecburen alışması idi.

Şunu belirtmek lazım ki Borusan Araç İhale dijitalleşmeye yabancı bir firma değil. Fiziki ihalelerimizin canlı videolar ile özellikle İstanbul dışındaki müşterilerimize sunulduğu Simulcast ve tamamen dijital sistemler ile çalışan 724İhale sayfalarımız bir kaç senedir operasyonel. Bu sistemleri sağlayan ve de ayakta tutan bir ekip de mevcut.

Temmuz 2020 itibariyle pandemi öncesi satış adetlerimize yetiştik; hatta bazı haftalar pandemi öncesi satış adetlerini aştık. Hem de hiç fiziki ihale düzenlemeden!

Fakat, Covid-19’un belki de iş yapışımıza en “pozitif” etkisi müşterileri de bu sistemlere mecburen de olsa alıştırması oldu. Şu anda Türkiye genelindeki tüm müşterilerimiz ofis veya evlerindeki bilgisayarlardan istedikleri araca teklif verip aldıkları aracın tüm operasyonlarını birkaç tuş ile koordine edebiliyorlar. Hem de tabiri caizse “araca dokunmadan” ki otomotiv sektörü için aracı görüp “dokunmak” bu kadar önemli bir unsur iken.

Borusanlılar olarak zaten gerek toplantılarımızda gerek eğitimlerimizde gerek iş yapışımızda dijitalleşmeye yatkın idik. Fakat “konvansiyonel” iş modellerine alışık olan müşteri ve tedarikçilerimizin de bu kaçınılmaz gelişmeye ayak uydurmaları ve kabullenmeleri için neredeyse 6,000 km uzaktaki bir ülkede birinin yarasa çorbası içmesi gerekiyormuş.

Kültürümüzün en çok kullanılan “Her işte bir hayır vardır” sözü sanırım gerek şirketimizin gerekse bulunduğumuz sektörlerin dijitalleşmesinin bu pandemi ile paralel gitmesi ile tekrar kanıtlandı.

Cengiz Kara, Borusan Araç İhale’de Fiyatlandırma ve İş Geliştirme Yöneticisi. 2008’den beri Borusan çalışanı ama doğuştan Borusanlı. Enerjik, insan ilişkilerinin önemine inanan, seyahat, sinema, tarih ve Beşiktaş tutkunu, eşitlik ve değişim öncüsü olmaya çalışan, “hikayeleştirmenin” gücüne inanan bir birey. Hepsinden öte; Kaan’ın babası.

Beğen