Dünya Limit Aşımı Günü 2022 yılı için, 28 Temmuz 2022 olarak hesaplandı. Türkiye için ise 2022 yılı kaynaklarımız, 22 Haziran 2022’de sonladı. Her yıl bu tarihlerin sürekli gerilediği bir sistemde, dünyanın bize o yıl için sunduğu kaynakların tamamı bitiyor ve bir sonraki yılın kaynaklarından tüketmeye başlıyoruz. Tükettiğimiz her kaynak ise, birbirini kovalayan yılları etkiliyor. İnsan aktivitelerinden kaynaklı bu ekolojik ayak izimiz, sadece kaynaklarımızı tüketmekle kalmıyor, aynı zamanda oluşturduğumuz atıklar, karbon ve ayak izimiz ile onları bertaraf etmek için ihtiyaç duyduğumuz toprak ve su alanlarına olan ihtiyacı da artırıyor.

“Bugün tüm insanlığın talebini karşılayacak tahmini doğal kaynak ihtiyacı için 1,7 Dünya gerekiyor. Çok değil sadece 8 yıl sonra (2030’da) bu rakam 1,9 Dünya gereksinimine ulaşmış olacak”

Küresel Ayakizi Ağı (Global Footprint Network) ve İngiltere York Üniversitesi’nin 2022 Biyokapasite* ve Ulusal Ayakizi Raporunda görülen ise; Türkiye’de ise bu oran biyokapasitemizin %150 üzerinde seyreden bir tabloyu ortaya koyuyor. Bundan yaklaşık 50 yıl öncesinde durum çok daha farklı idi. Tehlike yine sezilse de kaynakların kapasite kullanımı sınırları aşamamış olarak görünüyor. Devam eden 50 yılda ise inanılmaz bir hızla kaynaklar azalırken tüketim alışkanlıklarımız da agresifleşiyor.

Şekil 1 Tükiye’de kişi başı ekolojik ayak izi oranı
Şekil 2 Kaynakların Tüketim Durumu

*Biyokapasite: Bir ekosistemin biyokapasitesi veya biyolojik kapasitesi, doğal kaynaklar gibi belirli biyolojik materyallerin üretiminin ve atmosferden karbondioksit gibi diğer materyallerin emilmesi ve filtrelenmesinin bir tahminidir. Biyolojik kapasite, kişi başına düşen küresel hektar olarak ifade edilir, bu nedenle insan nüfusuna bağlıdır. Küresel bir hektar, belirli bir yılda Dünya’daki tüm üretken hektarların ortalama biyolojik verimliliğini temsil eden ayarlanmış bir birimdir.

Peki ne yapmalıyız, bu gidişatı durdurmak mümkün mü?

Bazen birey olarak küçük adımlarımızın ve yaptığımız değişikliklerin büyük etkiler yaratabileceğini unutuyoruz. Tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmek zamanla o etkinin büyüyerek üretim ihtiyaçlarının da bu şekilde değişimine yol açıyor.

Kaynakları doğru kullanmak için verimlilik ve bu verimliliği hayatımızın her alanına yansıtmak şart. Kullandığımız araçlardan tükettiğimiz suya, gıda tüketim alışkanlıklarımızdan kullandığımız elektronik cihazlara kadar pek çok noktada ekolojik ayak izimizi azaltmak mümkün. Kişi başına yarattığımız karbon ayak izimiz 3500 ton e-CO2 civarında. Bunun dağılımı ise şu şekilde;

Bu oranı değiştirmek için;

Ulaşım Tercihlerini Değiştirin: Fosil yakıt kullanımını olabildiğince azaltın ve hibrit/elektrikli araçlar tercih edin. Tek kişi araç kullanmak yerine çoklu kullanımı tercih edin ve mevcut ayak izinizi düşürün.

Enerji Kullanımını Dengeleyin: Elektrikli ev aletleri kullanımında enerji verimli modelleri tercih edebilir, elektrikli aletleri kullanılmadığı zamanlarda kapalı tutabilirsiniz. İhtiyacınız kadar elektronik cihaz kullanımı/alımı ile su ve elektrik tasarrufu sağlayarak, ihtiyaç fazlası alımı durdurun. Fosil yakıt kullanımını azaltın ve yenilenebilir enerji kullanımı sağlamaya başlayın. (Güneş, Rüzgar vb.)

● Beslenme Alışkanlıklarınızı Değiştirin: Ürünlerin ulaşım sürecindeki karbon ayak izini azaltmak için “yerli” ve üretim sürecindeki ayak izini azaltmak için “organik” ürünleri tercih edin. Et tüketimini sınırlayarak sebze içerikli ve daha az karbon salınımı yaratan ürünleri tercih edin. Paketli gıdaları olabildiğince azaltın ve en önemlisi ihtiyacınız kadar tüketin.

“Oxford Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre et tüketimi %50; rafine yağ, şeker vb. içerik tüketimi %20 oranında düşürülürse, tarım arazileri verimliliği %43 oranında iyileştirilecektir.”

● Sürdürülebilirliği Yaşam Şekliniz Haline Getirin: Plastik kullanımınızı azaltın, tekrar kullanılabilir ürünleri ve biyobozunur ambalajlı ürünleri tercih edin. Organik atıklarınızı ayrı olarak toplayıp toprağa geri kazandırabilirsiniz. İhtiyacınız kadar satın alın ve aldığınız ürünleri tekrar kullanım seçeneklerini değerlendirmeyi unutmayın. Yeşil alanları koruyun ve artırılmasını sağlayın, çevre temizliğine (bulunduğunuz alan, kıyı şeritleri, sokaklar vb.) özen gösterin. Plastik, metal, elektronik, kâğıt-karton vb. geri dönüşebilen atıklarınızı geri dönüşümü için ayrıştırmayı unutmayın.

“Bir ağaç yılda yaklaşık 13-22 kg arasında karbondioksit emilimi sağlar ve karbonun dünya üzerindeki zararlı etkisini dengeler.”

Sürdürülebilirlik hayatın her alanında bir yolculuk. Bilgiyi paylaşmak, çoğaltmak ve küçük adımları büyük etkilere dönüştürmek hepimizin sorumluluğu…

Sahra Ünal, Yüksek Çevre Mühendisidir. Borusan Lojistik’te Standardizasyon ve Sistem Geliştirme Müdürü olarak çalışan Ünal, Yönetim Sistemleri, Kalite ve Sürdürülebilirlik konularını yönetmektedir. Yüksek lisansını yaptığı dönemde Sicilya – Palermo bölgesinde yaşayan Ünal, bu dönemin de biraz etkisiyle tam Güney İtalya aşığıdır.

Beğeni
1