2011’de Plastic Free Foundation’ın kurucusu Rebecca Prince-Ruiz ve Batı Avustralya’daki yerel yönetim çalışanlarının oluşturduğu küçük bir ekip tarafından başlayan “Plastiksiz Temmuz” hareketi, bugün dünyanın en etkili çevre kampanyalarından biri. Milyonları dahil eden bu dönüşüm daveti, Temmuz’dan başlayarak yaşam tarzımıza yayılması gereken bir dizi alışkanlık değişimine kolektif bir yol haritası sunuyor.

Hammaddesi fosil yakıtlar olan plastiklerin geçmişi, yüz yıldan fazlasına dayanıyor. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrasındaki hızla gelişen üretim süreçleri, plastiğin kullanıldığı binlerce tür farklı ürünle insanlığın yaşamının dönüşmesinde rol oynadı: hayat kurtaran sağlık cihazları, uzay yolculuğunu mümkün kılan ulaşım araçları, kasklar, temiz su erişimini sağlayan ekipmanlar gibi.

Madalyonun diğer yüzünde ise kullan-at kültürünü oluşturan, ömrü dakikalar içinde sonlansa da doğada yüzlerce yıl kalabilen naylon poşetler, plastik şişeler gibi tek kullanımlık plastikler var. Bugün her yıl yaklaşık 400 milyon ton plastik atık üretiyoruz. Bu miktarın yaklaşık %40’ını, tek kullanımlık plastikler oluşturuyor. Yaklaşık 8 milyon ton plastik atık, kıyı ülkelerinden okyanuslara ulaşıyor. Mevcut çabalara rağmen şu anda okyanuslarda 75 ila 199 milyon ton plastik bulunduğu tahmin ediliyor.

An Era of Plastic, Hansa Tangmanpoowadol, 2019

Düşündüğümüzde bu rakamlar ortaya zor bir gerçeklik sunuyor ve sistemsel düzeyde plastik atık yönetimi problemini ortaya koyuyor. Diğer yandan bireyler olarak attığımız adımların etkisi, düşündüğümüzden de büyük. 2021 yılında Plastiksiz Temmuz hareketine yaklaşık 140 milyon kişi katılırken, küresel tüketici profilinin %29’unun hareketin bilincinde olduğu kaydedildi. Hareket okullardan otellere, sahillerden dükkanlara birçok farklı alana yayıldı. Katılımcılar ilham veren platform aracılığıyla paylaşım yaparak,plastiksiz bir yaşam için gösterdikleri çabayı bir ayda 4 milyarın üzerinde insana ulaştırmış oldular.

Plastiksiz Temmuz girişiminin keşfetmesi keyifli bir websitesi de var. Site üzerinden başlangıç noktalarını inceleyebiliyor; okulda, evde, işyerinde, etkinliklerde ve yerel ölçekte yapabileceklerinizi öğrenebiliyorsunuz. Bireysel aksiyonların bir araya gelerek kolektif hareketlere dönüştüğünü aktaran girişim, harekete dahil olmak isteyen kişileri iletişim sıklığı ve dönüşüme hazır oldukları alan gibi bilgileri girebileceği bir form aracılığıyla 100 milyon kişiden fazla kaydın olduğu ağa dahil ediyor. Gerek iletişim dili gerek ise yol haritasının gerçekçiliği ile iklim dostu bir tüketim kültürü oluşturarak her birimizin çözümün bir parçası olabileceğine dair katılımcılara güç veriyor.

Peki “Plastiksiz Temmuz” için neler yapabiliriz?

Hayatımızın her alanında daha kolay ve hızlı bir alternatif olarak sunulan tek kullanımlık plastikleri keşfetmek için öncelikle evde, iş yerinde ya da okuldaki günlük rutinlerimizde bir dedektifliğe çıkabiliriz. İlk etapta birkaç temel adımla yola çıkabiliriz.

• Tek kullanımlık bardaktan termosa…

Kendi termosunuzu edinmediyseniz, belki de tam vaktidir! Böylece çay veya kahvenizi evden doldurabilir, kafelerde içeceğinizi termosunuzda tercih ederek yanınıza alabilirsiniz.Popüler kahve zincirlerinin çoğunda termosunuzu kullanma karşılığında küçük indirimlerden de faydalanabiliyorsunuz. Termosunuz yoksa veya o gün yanınızda değilse, içeceğinizi fincan veya bardakta rica etmek hem bir çözüm, hem de daha sağlıklı bir seçenek.

• Plastik şişeden mataraya…

Paslanmaz çelik, cam veya güvenli alüminyumdan yapılmış yeniden kullanılabilir çevre dostu bir matara ile sadece bir yılda yüzlerce plastik şişe kullanımını önleyebilirsiniz. Türkiye’de çeşme suyu tüketim oranı gün geçtikçe azalırken ve halka açık arıtma su sebilleri hala yaygınlaşma aşamasındayken, mataranızı unuttuğunuz bir günde bu adım zorlayıcı olabilir. Elinizden geleni yapmaya çalışarak imkan varsa cam şişelenmiş su tercih etmeye gayret gösterebilirsiniz.

• Naylon poşetlerden bez çantalara…

Yeniden kullanılabilir alışveriş çantaları ve bez çantalar edinerek naylon poşet tüketiminizi sonlandırabilirsiniz. Kişisel çantanızda oldukça küçük boyutlarda saklayabileceğiniz yeniden kullanılabilir alışveriş çantaları, arabanızın bagajında bulundurarak tüm alışverişlerinizde kullanabilirsiniz.

• Plastik pipetlerden pipetsizliğe ya da yeniden kullanılabilir pipetlere…

Bu konuda işimizin görece daha kolay olduğu söylenebilir. İçeceğimizin yanında plastik pipet almayabilir, bir kafe veya restoranda siparişimizle getirilmişse kullanmayacağımızı belirterek iade edebiliriz. Pipet kullanmayı seviyorsanız, yeniden kullanılabilir bir alternatifini edinebilirsiniz. Boyut nedeniyle yanımızda taşımanın oldukça kolay olduğu metal veya cam pipetlerle, yine boyutu ve hafifliği nedeniyle suda kolayca hareket ederek okyanuslara ulaşan plastik pipet miktarını azaltmamız mümkün.

• Plastik ambalajlardan ambalajsız bir yaşama…

Plastik paketler veya tartılıp naylon poşet içerisinde sunulan meyve, sebzeleri satın almak oldukça kolay ve pratik. Kendi filemizi ya da bez çantamızı alıp sokağımızdaki markete, manava uğramak; alışverişlerimizi bu şekilde gerçekleştirmek hem keyifli hem de plastiksiz bir seçenek. Yeniden doldurulabilir şampuan, deterjan gibi ürünler kullanarak ambalaj tüketiminizi azaltabilir; bakliyat, kahve gibi kuru ürünleri kendi saklama kabınızı götürerek satın alabilirsiniz.

Bunlar çoğu yerde sıkça paylaşılan, belki de ezberlediğimiz ama bir noktada hayatımıza entegre etmek için harekete geçmediğimiz temel alışkanlık değişimleri olabilir. Kullanım pratikliği, sağladğığı kolaylıklar ve ucuzluğu nedeniyle tek kullanımlık plastikler hayatımızın her alanına yayılmış durumda. Diğer yandan rutinlerimizi gözden geçirdiğimizde plastik kullandığımız alanlara dair araştırmalar yapabilir, alternatif ürünleri keşfedebiliriz. İlk etapta çevre dostu olmasa bile elimizdekini değerlendirmenin, bir sonraki tüketimimizde plastiksiz olanı kullanmanın önemini de aklımızda bulundurmak gerekiyor. Reçeteler temel bir yol gösterse de hikayeler bize kalmış durumda.

Yuvam Dünya Derneği olarak her hafta paylaştığımız “Dünya’dan İyi Haberler” serisi, haftalık dergimiz Dünyahali’ne gelen ilham veren dönüşüm öyküleri gösteriyor ki geleceğe geniş bir açıdan baktığımızda farklı gerçeklikler mümkün oluyor. Avustralya’da bulunan bir kahve dükkanı, Plastiksiz Temmuz için tam olarak bunu yapmış. bRU-Coffee adlı yerel kahve dükkanı, müşterilerin kendi kupalarını getirdiği, yüksek hijyen standartlarına ve kahve boyutlarına göre aralarında bir değiş-tokuş mekanizması geliştiren bir sistem oluşturmuş. Müşteriler kendi kupalarıyla kafeye gelebiliyor, kupalarını unuttuklarında ise daha önce kupasını getirmiş bir müşteriye ait kupayı değiş-tokuş ederek kullanıyor, bir sonraki ziyaretinde rafa koyuyor ve dilerse kendi kupasını da getiriyor. “Mug Library” (Kupa Kütüphanesi) olarak adlandırılan bu düzenin tek kullanımlık bardak tüketimine kıyasla hem insan sağlığına hem de dünyaya faydası hakkında aynı zamanda bir iletişim kampanyası sürdüren kafe sahibi Sondra Beram, ilk haftadan yüzlerce kupa kahve sattığını aktarıyor.

Attığımız adımlar farklılaşsa da bugün hep birlikte harekete geçtiğimizde, varış noktamız yuvamız dünyaya saygıyla yaşamak oluyor. Bugünden itibaren Plastiksiz bir harekete ne dersiniz?

Kübra Güler Dağtekin, Yuvam Dünya Derneği’nde Proje ve İletişim Koordinatörü olarak çalışıyor. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu Kübra; aynı zamanda iklim, toplumsal cinsiyet eşitliği ve göç konulu araştırma programlarında gönüllü çalışıyor. Kuş gözlemciliği, dijital ve analog fotoğrafçılık ve klasik müzikle ilgileniyor. Yazarlık ve görsel hikaye anlatıcılığı üzerine çalışmalarını ve eğitimlerini de sürdürüyor.

Beğen