<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gezi etiketli içerikler - Borusan Turuncu</title>
	<atom:link href="https://borusanturuncu.com/tag/gezi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://borusanturuncu.com/tag/gezi/</link>
	<description>Yolu Borusan&#039;dan Geçen Hikâyeler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Nov 2024 09:20:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2022/12/cropped-turuncu-blog-06-32x32.png</url>
	<title>gezi etiketli içerikler - Borusan Turuncu</title>
	<link>https://borusanturuncu.com/tag/gezi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Size Eskişehir’de Deniz Var Desem?</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/size-eskisehirde-deniz-var-desem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semiha Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Aug 2018 21:18:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi & Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=433</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eskişehir’in Çifteler ilçesinde, Sakarya Nehri’nin doğduğu nokta, dalış yapmayı sevenler için yeni bir rota.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/size-eskisehirde-deniz-var-desem/">Size Eskişehir’de Deniz Var Desem?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“Eskişehir mi? Orada deniz mi var nereye dalıyorsun?” dedirten, duyanın şaşkınlığını gizleyemediği bir yerden bahsedeceğim size. Evet Eskişehir’de deniz yok ama çok enfes bir su kaynağı var. Eskişehir’in Çifteler ilçesinde, Sakarya Nehri’nin doğduğu nokta. Sakaryabaşı olarak da biliniyor. Yeni bir dalış noktası. Çevresinde sobalı bir cafe dışında tesis denebilecek bir mekan bulunmuyor.</p>



<p>Dalışımı Ocak ayında gerçekleştirdiğim için dalış sonrası cafedeki soba harika bir ayrıntıydı. Hazır azotu da almışız, keyifler yerinde ve sobanın başında, termosta getirdiğim sıcacık kahvemi yudumlamak paha biçilemezdi. Mont ve bot eşliğinde donarak gittiğim bölgede dışarısı korku filmlerini andıracak kadar sisli ve buzlu olmasına karşın, suyun altı cennet gibiydi, üstelik su sıcaklığı 20-22 derecelerdeydi.</p>



<p>Bölgede 4 dalış noktası var: Kırkkız, Karaburgu, Büyük ve Küçük Havuz (Gökgöz).</p>



<p>Dalış yaptığım Karaburgu, Büyük ve Küçük Havuz (Gökgöz) bölgelerindeki deneyimlerimi paylaşacağım. Maalesef Kırkkız’a dalış yapamadık, gittiğim dönemde o bölge kapalıydı.</p>



<figure class="wp-block-image"><img width="960" height="720" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/foto1c.jpg" alt="Karaburgu" class="wp-image-434" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/foto1c.jpg 960w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/foto1c-300x225.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/foto1c-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<h2><strong>BOZKIRIN ORTASINDAKİ VAHA: KARABURGU</strong></h2>



<p>İlk dalış noktamız, Karaburgu benim favorim oldu.</p>



<p>Nehir dedim değil mi, dalış noktasına sırtımızda tüplerle sisli puslu havada, sazlıkların arasından yürüyerek, kafamızda “Nereye gidiyoruz biz?” sorusuyla ilk noktamıza ulaşıyoruz. Hazırlıklar tamamsa haydi bakalım dalıyoruz. Suyun içini gördüğüm anda gözlerime inanamadım. “Bozkırın ortasındaki vaha” denmemiş boşuna, suyun içi dışı bir değildi.</p>



<p>Karaburgu mevkiindeki kaynağın olduğu noktaya mavi delik adı veriliyor. Suyun berraklığı inanılmaz. Renkler zaten harika; mavi ve yeşilin dansı desek yalan olmaz. Kocaman yayın balıklarını görmezden gelirseniz, kendinizi kırda bahçede geziyor hissedebilirsiniz. Buradan istediğiniz kadar su da içebiliyorsunuz.</p>



<p>Aşağıdan kaynayan su, kabarcıklar yaparak kumları havalandırıyor. Suyun kuvvetinden maske suratınızdan çıkacak sanıyorsunuz. Bir de kabarcıklara dokunmak çok eğlenceli.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="960" height="640" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/foto2c.jpg" alt="Büyük Havuz" class="wp-image-435" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/foto2c.jpg 960w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/foto2c-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/foto2c-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<h2><strong>AKVARYUMDAKİ BALIK MİSALİ</strong></h2>



<p>İkinci dalış noktamız Büyük Havuz. Karaburgu’dan sonra, burada görüntü yok denecek kadar azdı, su fazlasıyla bulanıktı. Ancak kocaman sazanları görmeye engel değildi. Bir süre dalışın tadını çıkarıp son noktamız olan Küçük Havuz’a geçiyoruz.</p>



<p>Üçüncü dalış noktamız Küçük Havuz (Gökgöz). Dışarıdan ufacık görünüp içerisinde çok uzun zaman geçirilebileceğiniz canlılık ve berraklıkta bir yer. 4 metre civarındaki derinliğiyle Gökgöz akvaryum, ben balık adeta.</p>



<p>Su altında adeta bir renk cümbüşü vardı: Yengeçler, endemik karidesler, çöpçü balıkları, salyangozlar ve müthiş sevimli yeşiller… Havuzun tank gibi bir yere açılan bir de kapısı var, buradan geçerken suyun gücü paletimi kapıp götürüyordu. Biraz dikkat etmek gerek sanki.</p>



<p>Hazır aklımdayken, dalış için özel bir nokta olan Çifteler, irtifa dalışı olarak geçiyor. İrtifa dalışı; deniz seviyesinin üzerindeki bölgelere yapılan (nehir, mağara, göl) dalışlara verilen isim.Dalış defterimde bir irtifa dalışım olmasa mıydı? Kusur mu kalsaydım?</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="960" height="540" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/foto3c.jpg" alt="Küçük Havuz (Gökgöz)" class="wp-image-436" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/foto3c.jpg 960w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/foto3c-300x169.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/foto3c-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p></p>



<p>Tatlı su dalışında, tuzlu suya göre daha az miktarda ağırlık takıyoruz. Sudan çıktığımızda ekipman yıkamak gibi uğraşlar olmuyor çünkü tertemiz kaynak sudan çıkmışsın, oh miss! 3 dalışı tek tüple tamamlamak da ayrı bir güzellikti.</p>



<p>Yanınıza şnorkelinizi alıp Karaburgu’da scubasız suyun tadını çıkarabilirsiniz.</p>



<p>Eskişehir’e gitmişken Çerkez çorbası, Çerkez böreği ve çiğ börek yemeden dönmeyin. Dalış noktasının yakınındaki yerde normal dönemde balık yenilebiliyormuş ama bizim gittiğimiz dönem sanırım normal değildi, biraz aç kaldık. Yanınızda hafif yiyecek bir şeyler götürmeniz faydalı olabilir. Sağlıcakla dalın!</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/size-eskisehirde-deniz-var-desem/">Size Eskişehir’de Deniz Var Desem?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pembe Salyangozlar Arasında Tazlar</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/pembe-salyangozlar-arasinda-tazlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merve Şahmaran]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Oct 2017 23:37:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi & Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=770</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tazlar 38-30’ Çiftliği yeryüzünde isminde geçen koordinatların üzerinde bulunan, Afyon’a bağlı sevimli bir manda yetiştiriciliği alanı. Toprak parçalarının bölüşülüp, paylaşılmak için uğruna nice canların gittiği, kanların döküldüğü bir dünyada, bir çiftliğin sadece bu koordinatlar ile isimlendirilmiş olması, daha görmeden ilgimi çekmişti. Global bir bakış açısı ile verilen bu ismin anlamını, çiftliği gezerken daha net anladım. [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/pembe-salyangozlar-arasinda-tazlar/">Pembe Salyangozlar Arasında Tazlar</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>

Tazlar 38-30’ Çiftliği yeryüzünde isminde geçen koordinatların üzerinde bulunan, Afyon’a bağlı sevimli bir manda yetiştiriciliği alanı. Toprak parçalarının bölüşülüp, paylaşılmak için uğruna nice canların gittiği, kanların döküldüğü bir dünyada, bir çiftliğin sadece bu koordinatlar ile isimlendirilmiş olması, daha görmeden ilgimi çekmişti. Global bir bakış açısı ile verilen bu ismin anlamını, çiftliği gezerken daha net anladım. Zira doğayı kocaman bir sanat müzesine çevirme çalışmaları ve her milletten özel mimari tasarım fikirleriydi burayı bu şekilde düşünmeme neden olan.

</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="960" height="720" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/3830CIFTLIGI-SELECTION_032.jpg" alt="Tazlar 38-30’ Çiftliği" class="wp-image-772" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/3830CIFTLIGI-SELECTION_032.jpg 960w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/3830CIFTLIGI-SELECTION_032-300x225.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/3830CIFTLIGI-SELECTION_032-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<h2><strong>YOLCULUK BAŞLASIN</strong></h2>



<p>Yolculuğumuz cumartesi sabahı 07.30 gibi Levent durağından başladı. Hava yağmurluydu fakat çok serin değildi. Borusan’ın farklı gruplarından ve departmanlarından çalışanlarının bir araya geldiği neşeli bir ortam vardı. Tanışma ve kaynaşma fırsatımız oldu. Yaklaşık 45 dakikalık bir kahvaltı molasından sonra Afyon sınırlarına girdik.</p>



<p>Afyon coğrafyası, yeşille sarının arasında gidip gelen, iklimi karasal, etrafı dağlarla örülü şirin bir il. Yolculuk boyunca internetten nereleri mutlaka görmem gerektiğini araştırıp durdum. Fakat sürekli karşıma kaymak methiyeleri çıkıyordu. Okudukça karnımın acıktığını hissettim. Bizi taşıyan otobüs nihayet ilk gezi durağına yaklaştığında 38-30’ çiftliğine geldiğimizi öğrendim. Evet, onca kaymak görselinden sonra gelebileceğim en cazip yere gelmek üzereydim. Uzaktan sonsuz arazinin içinde ufak ve yalnız gözükse de yaklaştıkça büyüyen bir çiftliğe yaklaşıyorduk. Ayağımı toprağa bastıktan sonra yaşayacaklarım çok özel ve yeni tecrübelerdi.</p>



<p>Bir çiftlik hayal edin ki, İtalya’dan getirilen su mandalarının sesleri ile yağmur damlalarının birbirine karıştığı, göz alabildiğine geniş bir arazi. Öyle bir arazi ki, hem süt ürünleriyle başınızı döndürecek bir lezzet durağı, hem de dünyanın en sevimli canlılarını barındıran bir hayvan cenneti.</p>



<p>Çiftlik çalışanları, bizi sanki tanıdıkları bir akrabaları gelmişçesine içten ve sıcak karşıladılar. Aynı zamanda hepsinin birer Borusan çalışanı olduğunu öğrendiğimiz bu insanlar, bize ilk olarak birçok farklı peynirin ve süt ürünlerinin üretildiği mandırayı gezdirdiler. İçeride çalışan İtalya’dan gelmiş şeften tutun da, tüm çalışanları bizlere tanıttılar ve üretim aşamaları hakkında bilgi sahibi olduk.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="960" height="677" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/manda2.jpg" alt="Tazlar 38-30’ Çiftliği" class="wp-image-773" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/manda2.jpg 960w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/manda2-300x212.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/manda2-768x542.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p></p>



<p>Daha sonra hayvanların olduğu bölgeye geçtik. İşte buradan sonrası inanılmaz keyifliydi. Birkaç günlük manda yavrularından, kocaman ineklere kadar hepsi birbirinden sevimli ve sağlıklıydı. Yağan yağmur yüzünden ayakları kayan yavrular, ekibimizi oldukça eğlendirdi. Annelerin yavruları ile olan iletişiminden, süt verme miktarlarına kadar daha önce bilmediğim şeyleri öğrenme ve gözlemleme fırsatım oldu.</p>



<p>Çiftliği gezerken, her yerde çingene pembesi renginde büyük salyangozları görüyordum. Bunun anlamını sorduğumuzda “Yavaş, sakin ve dingin bir yaşamı” simgelediğini öğrendik. Ahmet Kocabıyık, Amerika’dan getirmiş onları.</p>



<p>“Avrupa’dan yola çıkan ‘Yavaş Yemek’ hareketi dünyaya yayıldı ve yemek kültürüyle sınırlı kalmayıp keyifli bir yaşam prensibine dönüştü. Günden güne de gelişiyor.” Bu akımın ilk kıvılcımı İtalya’da, 1986’da ‘Yavaş Yemek’ hareketiyle başlıyor. Gazeteci Carlo Petrini önderliğinde, insanları ne yediklerine bakmaya davet eden bir hareket bu. İşte bu çiftliğin de ziyaretçilerine vermek istediği mesaj, tam olarak da bu.</p>



<h2><strong>KAYMAK ZİYAFETİ</strong></h2>



<p>Çiftlik gezisi, açık hava derken iyice acıkan karnımızın nasıl bir ziyafet çekeceğini bilmeksizin atladık otobüse. Köyün içine doğru girmeye başladık ve muhtarlık önünde aracımız durdu. Hepimizi teker teker ilgiyle karşılayan ahali, içeride bize muhteşem bir sofra hazırlamıştı. Çiftlikten çıkan ve nihayet tadına bakma fırsatı yakaladığımız o meşhur kaymak, ünlü Afyon sucuğu, lokum kıvamında peynirler ve birbirinden leziz köfteler. Doğal, hafif ve harikaydı. Diyet, kalori düşünmeden masada ne varsa bol bol tattık. Ortam o kadar samimiydi ki, tabaklarımız bitmeden tekrar dolduruyorlar ve her şeyi tatmamızı ayrı ayrı istiyor, hatırlatıyorlardı.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="960" height="594" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/tazlarmuhtarlik2.jpg" alt="KAYMAK ZİYAFETİ" class="wp-image-774" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/tazlarmuhtarlik2.jpg 960w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/tazlarmuhtarlik2-300x186.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/tazlarmuhtarlik2-768x475.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p></p>



<p>Tüm köyün de Borusan Grubu’na çalışan olarak dahil edildiğini sohbet sırasında öğrendik. Mahalle ahalisinin içinde Borusan’dan emekli olmuş ve oraya yerleşmiş çalışanlar da vardı. Biraz departman muhabbeti, biraz da emeğin verdiği huzur ile bu sakin hayatı dengeleme hali. İşte köydeki ambiyans bu ikisinin karışımıydı. Uzun yıllar çalıştıktan sonra, eninde sonunda yaşamak ve sahip olmak istediğimiz alan, bir parça doğal bir ortam ve sakinlikten başka bir şey değildi.</p>



<p>Yemeğin ardından küçük bir köy turu yapalım istedik, hava koşullarından dolayı pek yayılamasak da ekipçe hızlı bir koşu ile ortamı kolaçan etmekte üstümüze yoktu. Ardından tekrar aracımıza geri döndük ve bu sefer çiftliğe, sanat müzesine doğru yol aldık.</p>



<h2><strong>BORUSAN SANAT MÜZESİ</strong></h2>



<p>Çiftliğin içinde geniş bir alan sanat müzesi için ayrılmış. Çalışmalara henüz yeni başlanmış. Kazakistan’dan 2015’te çiftliğe gelen inşaat mühendisi ve ekibi sahadaki çalışmalardan ve çiftliğin bölge ekonomisine katkılarından bahsetti. Kendisinden, sanat müzesi ile ilgili aldığımız bilgiler ışığında 15 adet pavilyon yapılacağını öğrendik.</p>



<p>Pavilyonlardan birisi üç adet göletten oluşacak. Bir İngiliz sanatçının eseri olan bu pavilion,&nbsp;<em>Büyük Patlamayı</em>&nbsp;anlatacak. Birinci gölette büyük patlama ve ilk yaşam evreleri, ikinci gölette canlı ve mikroorganizmaların oluşumu, üçüncü gölette ise bitki ve hayvanların oluşumu yer alacak. Göletlerin arkasında da sanat faaliyetlerinin yapılcağı bir pavilyonda ise orkestra konserleri ve tiyatrolar olacak.</p>



<p>Bir başka pavilyonda ise yer üstünde kapalı bitkiler olacak. Japon bir sanatçı grubunun bir tünel çalışmasından oluşacak bu pavilyon, zifiri karanlık olacak. İçerisinde lazer ve çeşitli projektörler barındırarak aydınlatılacak. Ve tünel, ziyaretçiler geçerken aydınlatılarak görsel bir şölene ev sahipliği yapacak.</p>



<p>Ustaların kendi elleriyle kırdıkları taşlardan bir taş ocağı yapılacak ve bu da ayrı bir pavilyon olarak sanat müzesinde karşımıza çıkacak. Başka bir pavilyonda da zeminden yukarı doğru 6m yüksekliğinde, 5cm çapında cam tüpler olacak ve yanlarında deniz topları bulunacak. Bir mekanizma yardımıyla, deniz topları havaya yükselerek birtakım görsel efektler olacak. Bu pavilyonun yanında da buhar ve kamera ile ziyaretçilerin portrelerinin 3 boyutlu yansımasını görebileceğiz.</p>



<p>Dünya üzerinde bu ve benzeri sanat müzelerinden 8-10 tane bulunuyor. Bu müzenin hemen hemen aynısı Brezilya’da bulunuyor ve çiftliğin kurucusu Ahmet Kocabıyık da, orada gezerken müzeyi görüp esinlenmiş. Ahmet Bey’in de burada bir kulübesi olduğunu ve çiftliğe geldiğinde kulübesinde konakladığını öğrendik.</p>



<p>Mühendis bize bu bilgileri verirken, hayranlıkla dinleyip müze bitince nasıl bir ortam oluşacağını düşünüp heyecanlanmamak elde değildi. Dünyanın her tarafındaki kültürlerden birer tutam almış büyüleyici bir mozaiğe ev sahipliği yapan sanat müzesi tam da bu yüzden adındaki koordinatlar kadar ilgi çekici gelmişti bana.</p>



<p>Sanat Müzesi gezimizin ardından, dinlenmek üzere otelimize çekildik. Termal otelde akşam yemeğine kadar masajın keyfini çıkardık. Akşam yemeğini ekip olarak hep beraber sohbet eşliğinde yedik. Gezi rehberimiz ve mandıradaki İtalyan şef de yemekte bizimleydi. Açık büfede ne yememiz gerektiğini, neyi tatmadan geçmeyeceğimizi anlattılar. Böylesine misafirperverliğin sıcaklığını, odama çekilince bir defa daha yakından hissettim. Hepimizin odasına bir kutu lokum ikramı Borusan Holding tarafından biz yemekteyken usulca bırakılmıştı.</p>



<h2><strong>ZAFER MÜZESİ</strong></h2>



<p>Ertesi gün, kahvaltıdan sonra otelden ayrıldık. Afyonkarahisar’ın, şehir merkezinde “Zafer Anıtı” ile Afyonkarahisar Kalesi’nin karşısındaki bir mevkide yer alan Zafer Müzesi’ni ziyaret ettik.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="960" height="669" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/zafer2.jpg" alt="ZAFER MÜZESİ" class="wp-image-775" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/zafer2.jpg 960w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/zafer2-300x209.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/zafer2-768x535.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p></p>



<p>Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin planlandığı ve taarruz emrinin verildiği bu yerde Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, İsmet İnönü Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa ve Batı Cephesi Harekât Şube Müdürü Tevfik Bıyıkoğlu anısına düzenlenen odalar sergilenmişti. Müze görevlisinin anlatımıyla odaları gezdikten sonra tekrar otobüsümüze döndük ve İstanbul’a dönüş yolculuğumuz başladı.</p>



<p>İstanbul’a dönerken, çiftliğe tekrar uğrayıp evlerimize götürmek üzere sipariş ettiğimiz kaymak, yoğurt ve peynirlerimizi aldık. Hatıra fotoğrafları, çiftlik ile vedalaşma derken otobüsümüze döndük. Bu doğal ortamdan ayrılmanın verdiği buruk bir hüzün ister istemez hepimizi sardı. Böylesine samimi bir misafirperverlik ve leziz doğallıktan ayrılmak kolay olmadı….</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/pembe-salyangozlar-arasinda-tazlar/">Pembe Salyangozlar Arasında Tazlar</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Borusanlılar Tatilde</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/borusanlilar-tatilde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Borusan Turuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Aug 2017 01:04:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi & Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=794</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yılın heyeacanla beklenen zamanı geldi de geçiyor bile. Yaz tatilinden bahsediyoruz elbette. Sağlıklı bir bünye, kendinizi yenilemek, mutlu etmek, tazelenmek için tatile çıkmalısınız. &#160;Sıcak yaz günleri bitmeden, biz de Borusanlılar’a tatil için neler yaptıklarını ve önerilerini sorduk. Gelen cevapları sizler için derledik. Kafası karışıklara, tatil planı planı yapmamışlara bu yazının birkaç fikir vereceğini umuyoruz. MAVİNİN [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/borusanlilar-tatilde/">Borusanlılar Tatilde</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yılın heyeacanla beklenen zamanı geldi de geçiyor bile. Yaz tatilinden bahsediyoruz elbette. Sağlıklı bir bünye, kendinizi yenilemek, mutlu etmek, tazelenmek için tatile çıkmalısınız. &nbsp;Sıcak yaz günleri bitmeden, biz de Borusanlılar’a tatil için neler yaptıklarını ve önerilerini sorduk. Gelen cevapları sizler için derledik. Kafası karışıklara, tatil planı planı yapmamışlara bu yazının birkaç fikir vereceğini umuyoruz.</p>



<h2><strong>MAVİNİN 50 TONU: AKYAKA – BOZBURUN – SÖĞÜT- SELİMİYE – ORHANİYE – DATÇA ROTASI</strong></h2>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1200" height="800" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/akyaka.jpg" alt="Akyaka" class="wp-image-796" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/akyaka.jpg 1200w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/akyaka-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/akyaka-1024x683.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/akyaka-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></figure>



<h6><em>SELÇUK ÖZTÜRK</em></h6>



<p>Akyaka, Muğla’nın Ula ilçesine bağlı sakin bir sahil kasabası. Buraya yaklaşık 20 km uzaklıktaki Akbük koyuna gidip gün boyunca dalgasız denizin tadını çıkarabilirsiniz. Akşam Akyaka’da Azmak nehri kenarında Kordon Restoran’da güzel bir akşam yemeğinin ardından Meyland’ta perküsyon eşliğinde verilen keyifli bir müzik dinletisine eşlik etmenizi,&nbsp; ertesi gün ise Azmak nehrinde tekne turuna çıkıp, buranın hikayesini öğrenmenizi tavsiye ediyorum. Rotamızın bir sonraki durağı ise Bozburun. Bozburun’da genelde hotellere ulaşım hotellerin kendi küçük tekneleriyle sağlanıyor. Bozburun’da gün batımı manzarası eşliğinde çok güzel bir akşam yemeği yiyeceğinizden emin olabilirsiniz. Bozburun sonrası ilk durağımız Selimiye oldu. Selimiye diğer tatil yörelerine göre gündüzleri daha sakin fakat akşam yemeği saatlerinde tüm restoranların dolduğu bir yer. Burada balık restoranlarında harika mezeler ve deniz ürünlerini deneyebilirsiniz.</p>



<p>Selimiye’den ayrıldıktan sonra ilk olarak Orhaniye’de yer alan Kızkumu’na uğradık. Güzel bir hikayesi olan Kızkumu üzerinde yürümek oldukça keyifliydi. Orhaniye sonrası rotamız Datça oldu. Datça ve çevresinde görülecek yerlerden biraz bahsedecek olursam; Palamutbükü, Ovabük, Hayıtbükü ve Knidos Antik Kenti mutlaka ziyaret edilmeli. Kabak çiçeği dolması ve badem mutlaka yenilmeli.</p>



<p>Datça seferimizi bitirdikten sonra Bodrum’a doğru yola koyulduk. Meşhur halk türküsü Ormancı’nın hikayesine konu olan Belen Kahvesi’nde verdiğimiz kahve molasının ardından Bodrum’a ulaştık.</p>



<h2><strong>BALKAN CAZİBESİ: BELGRAD</strong></h2>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1200" height="797" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/belgrad.jpg" alt="Belgrad" class="wp-image-797" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/belgrad.jpg 1200w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/belgrad-300x199.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/belgrad-1024x680.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/belgrad-768x510.jpg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></figure>



<h6><em>ECEM ALTAN</em></h6>



<p>Sırbistan’ın başkenti Belgrad Balkanların merkezi. Belgrad’da gezilecek bolca yerler, kafeler, barlar, kulüpler, lokantalar ve hızlı bir gece hayatı bulunuyor. Sırbistan, ucuzluğu, vize gerektirmemesi ve arkadaş canlısı insanlarıyla Türkiye’den gitmek için cazip bir ülke. Not düşmek gerekir, Sırpların Türklere bakışı önyargılı değil.</p>



<p>Birkaç tavsiye verecek olursam, öncelikle paranızı tamamen Dinar’a çevirmeyin, parça parça çevirin; gerçekten çok ucuz bir yer, tahmininizden fazla Dinar elinizde kalmasın. Old Town’da her yere yürüyün derim, taksiye binecekseniz pembe başlıklılara ya da başlıklarında “lux” yazanlara binin. Turistik yerlerin çoğu Kalemegdan, Knez Mihajlova Caddesi ve Skadarska Caddesi’nin arasında kalıyor ve yürüyerek gezilebiliyor.</p>



<p>Belgrad’a gidecek olursanız Nikola Tesla müzesini gezmeyi, hatta vücudunuzdan elektrik geçirildiği deneysel tura katılmayı ihmal etmeyin. Ayrıca Tuna’nın karşında kalan Zemun bölgesine bisiklet kiralayarak gidebilirsiniz. Buradaki Saran restoranında ahtapot salatası, somon ve yayın balığı muhteşem. Bir akşam üstünü bir sürü sahil kafesinin yan yana bulunduğu Ada Ciganlija’ya ayırın ve harika gün batımını seyredin.</p>



<p>Gece kulübüne gitmek isterseniz, Mr. Stefan Braun ilginç bir yer. Mekanın girişi tenha, tabela bulunmuyor ve giriş amonyak kokuyor. Tüm korkunç görüntüsüne rağmen üst kata çıktığında mekan bir anda Alice Harikalar Diyarı’na dönüyor. Rezervasyonsuz girişin imkansız&nbsp;olduğunu da not düşelim.</p>



<h2><strong>SNOWBOARD TUTKUNLARINA ÖZEL: ALMANYA VE AVUSTURYA</strong></h2>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1200" height="800" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/almanyaavusturya.jpg" alt="Alpler" class="wp-image-798" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/almanyaavusturya.jpg 1200w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/almanyaavusturya-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/almanyaavusturya-1024x683.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/almanyaavusturya-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></figure>



<h6><em>GİZEM KOCAOĞLU</em></h6>



<p>Bu sıcak yaz günlerinde sizi -25 dereceye, Almanya ve Avusturya’ya götürmek istiyorum. Ben ve eşim çocukluğumuzdan beri çok büyük bir tutkuyla snowboard yapıyoruz ve bizim için tatil demek kışın yapılan, aylar önceden planlanan, onlarca insanla konuşulup fikir alınan ve pek de hafife alınmayan bir keşif demek! Bu sene snowboard tatilimizin yurtdışı bölümünü Almanya ve Avusturya’da geçirdik. Yorulmaktan korkmayan ve farklı yerleri görmek isteyen cesaretli bir çift olduğumuz için 6 günde 5 farklı yerde konaklayarak Alpler’in en büyük kayak merkezlerinde yaklaşık 400 km. kaydık.</p>



<p>Kısaca programımızdan bahsedeceğim ama öncesinde Gizem bana nereyi tavsiye edersin bu 5 bölge içinde diye sorsanız cevabım şu şekilde olurdu: Sabahları kaymaya doymak istiyorum, akşamları ise sadece dinlenmek istiyorum, kalabalık bir aileyiz ve otelimizde vakit geçiririz derseniz cevabım Saalbach olurdu! Ya da ben hem kaymaya doymak istiyorum, akşamda keyifli zaman geçirebileceğim bir yer istiyorum derseniz cevabım Kitzbuhel olurdu!</p>



<p>Toplamda arabayla 1000 km yol yaptığımız turumuza Almanya’da Garmisch Zugspitze’den başladık. Munich havalanından iner inmez arabamızı kiralayıp zaman kaybetmeden Garmisch’e ulaştık. Garmisch Almanya’nın en yüksek zirvesine sahip bölge ve bu ününden dolayı da bolca ziyaretçi ağırlıyor. Zirveye 1963 model bir teleferikle çıkıyorsunuz, yapım tarihinden midir yoksa 1950 metre yüksekliğe 4450 metrelik teleferikle sadece iki bağlantı direği yardımıyla çıkıyor olmaktan mıdır bilmem ama biraz tedirgin ediciydi. Alpler’le kıyaslandığında Garmisch küçük denebilecek bir kayak tesisi.</p>



<p>Rotamızın bir sonraki durağı Ischgl, Avusturya oldu. Ayrıca gittiğimiz bölgelerdeki en modern mekanik tesislere sahip, oldukça uzun pistleri sayesinde ise gününüzü birbirinde farklı birçok yerden kayarak geçirebiliyorsunuz. Akşamları ise tamamen eğlenmek üzerine kurulu bir hayat var Ischgl’de.</p>



<p>Innsbruck – Axamer Lizum olduğu rotamızın bir sonraki durağı oldu.&nbsp; Sonrasında Zell am See’ye doğru devam ettik. Yolda giderken arabaların %80’inin Saalbach sapağına girdiğini görünce kendimizi bir anda Saalbach’ta bulduk. İyi ki de bulmuşuz! Kaymaktan en çok keyif aldığım kayak merkezi oldu Saalbach. Harika pistleri var, köyler arasında kayarak çok keyifli yolculuklar yapabiliyorsunuz. Şiddetle tavsiye ediyorum. Renkli bir merkezi var, her bütçe ve zevke yönelik mekanlarda vakit geçirebiliyorsunuz.</p>



<p>Son kayak merkezi durağımız olan Kitzbuhel’de ise hem pistler hem de çevre tek kelimeyle mükemmeldi. Oldukça ağaçlık bir bölge olması sebebiyle snowboard yaparken çok keyif aldık…&nbsp; Kitzbuhel’in konumu sebebiyle Brixental isimli o bölgedeki en doyurucu ve en büyük kayak alanında kayma fırsatınız da oluyor. Brixental’ı pist kalitesi olarak sanırım ilk sırada konumlayabilirim. Bu imkanların yanı sıra akşamda çok keyifli vakit geçirebileceğiniz restoran ve cafe alternatifleri var.</p>



<p>Dönüş günümüzü tamamen turistik bir yer alan Salzburg için ayırdık. Munih havaalanına dönerken yolumuzu biraz daha uzatarak 4 saatte hızlı bir Salzburg turu yaptık</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/borusanlilar-tatilde/">Borusanlılar Tatilde</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
