<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sevgi Dilde Başlar etiketli içerikler - Borusan Turuncu</title>
	<atom:link href="https://borusanturuncu.com/tag/sevgi-dilde-baslar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://borusanturuncu.com/tag/sevgi-dilde-baslar/</link>
	<description>Yolu Borusan&#039;dan Geçen Hikâyeler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Nov 2024 09:33:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2022/12/cropped-turuncu-blog-06-32x32.png</url>
	<title>Sevgi Dilde Başlar etiketli içerikler - Borusan Turuncu</title>
	<link>https://borusanturuncu.com/tag/sevgi-dilde-baslar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Eşitlik İçin 170 Yıl Bekleyemeyiz</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/esitlik-icin-170-yil-bekleyemeyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şule Yücebıyık]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Mar 2017 15:58:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Eşittir]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Dilde Başlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=909</guid>

					<description><![CDATA[<p>New York’un hatta dünyanın en ünlü meydanı Times Square’de, son yıllarda rastladığım en heyecan verici dev reklam panosundan gözümü alamıyorum. Reklam&#160;Nike’a ait. Tek kelimeden oluşan bir mesajı var: Eşitlik! Michael Jordan tarafından seslendirilen “Eşitlik” reklamında LeBron James, Serena Williams, Kevin Durant gibi sporcular rol alıyor ve “Eşitlik sınır tanımaz” diyorlar. Sadece reklam ile yetinmeyip, küresel [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/esitlik-icin-170-yil-bekleyemeyiz/">Eşitlik İçin 170 Yıl Bekleyemeyiz</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>New York’un hatta dünyanın en ünlü meydanı Times Square’de, son yıllarda rastladığım en heyecan verici dev reklam panosundan gözümü alamıyorum.</p>



<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=43QTjFCPLtI" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Reklam</a>&nbsp;Nike’a ait.</p>



<p>Tek kelimeden oluşan bir mesajı var: Eşitlik!</p>



<p>Michael Jordan tarafından seslendirilen “Eşitlik” reklamında LeBron James, Serena Williams, Kevin Durant gibi sporcular rol alıyor ve “Eşitlik sınır tanımaz” diyorlar.</p>



<p>Sadece reklam ile yetinmeyip, küresel eşitlik için mücadele eden sivil toplum örgütlerine 5,5 milyon dolar bağışlayacağını ilan eden Nike, kalpleri kazanmış durumda.</p>



<p>Eşitlik, ABD Başkanı Trump’un göçmen karşıtı politika ve kadınlara yönelik ayrımcı söylemlerinin de etkisiyle, dünyanın gündeminde bugüne kadar hiç olmadığı kadar yer alıyor.</p>



<p>Birleşmiş Milletler’in iş yaşamında toplumsal cinsiyet eşitliği için kurduğu Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) inisiyatifinin Danışma Kurulu’nda yer alan Borusan’ı temsilen New York’ta katıldığım toplantılarda sürekli eşitlikle ilgili aksiyon alınmasına dair “aciliyet” dile getiriliyor.</p>



<p>Eşitlik için acele etmemiz şart çünkü konu sadece ülkemizde değil küresel iş dünyasında da bir süredir alarm veriyor.</p>



<p>Fortune 500 şirketlerinden sadece yüzde 3’ünün CEO’sunun kadın olması bunun en çarpıcı işaretlerinden biri. Dünya Ekonomik Forumu’nun geçen yıl yaptığı araştırmaya göre ise kadın ve erkek arasındaki ekonomiye katılım ve fırsat eşitsizliği yüzde 59’luk bir oranla, 2008 yılından bu yana en düşük seviyede. Yetkililer bu hızla gidersek, uçurumun kapanıp eşitlikten söz edebilmemizin ancak 2186 yılında mümkün olacağından bahsediyorlar.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Bu hızla gidersek, uçurumun kapanıp eşitlikten söz edebilmemiz ancak 2186 yılında mümkün.</p></blockquote>



<h2><strong>SADECE HAK MESELESİ DEĞİL</strong></h2>



<p>Öte yandan, araştırmalar eşitliğin salt insan hakkı olmasının ötesinde bir ekonomik zorunluluk olduğunu üzerine basa basa söylüyor. Ekonomik fırsat eşitliğinin 2025’e dek dünyanın gayri safi milli hasılasında gerçekleştireceği tahmini büyüme, 28 trilyon dolar! Bu rakam Çin ve ABD ekonomilerinin toplam değerine eşit.</p>



<p>Hal böyle olunca, toplumsal cinsiyet eşitliği konusu şirketlerde bir sosyal sorumluluk faaliyeti olarak algılanmaktan, kurumsal iletişim ya da insan kaynakları ekiplerinin hedefi olmaktan çıkıp, bizzat şirket patron ve yöneticilerinin güçlü bir ekonomi yaratmak için sahip çıkmaları gereken bir meseleye dönüşüyor.</p>



<p>Kadınların işgücüne katılımında 144 ülke arasında yapılan araştırmada, 131’inci sırada yer alan Türkiye’nin lider şirketlerinden biri olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusu 2013 yılından bu yana önceliğimiz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Kadınların işgücüne katılımında 144 ülke arasında yapılan araştırmada, Türkiye 131’inci sırada!</p></blockquote>



<p>Bu kapsamda;</p>



<p><em>– Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile işbirliği içinde geliştirdiğimiz Annemin İşi Benim Geleceğim projesiyle, çocuklarının bakımı nedeniyle çalışma fırsatı bulamayan annelere destek amacıyla organize sanayi bölgelerinde, 75 çocuk kapasiteli toplam 10 kreş inşaatına devam ediyoruz.</em></p>



<p><em>-TİSVA ile Afyon ve Gemlik’te kurduğumuz Mikro Kredi şubeleri aracılığı ile 2800 girişimci kadına toplam 5,5 milyon TL sermaye desteği verdik.</em></p>



<p><em>-Bilgi teknolojileri alanına özendirmek amacıyla 200’e yakın kız çocuğumuza kodlama eğitimi verdik.</em></p>



<p><em>-Borusan’ın çalışma ortamlarında mutlak bir cinsiyet eşitliğini gerçekleştirmek için kurduğumuz Borusan Eşittir platformu daha eşitlikçi uygulamalar ve iş kültürü için çalışıyor.</em></p>



<p><em>-İş dilini, cinsiyetçi ve ayrımcı söz ve davranışlardan arındırmak amacıyla hazırladığımız&nbsp;<a href="http://www.borusan.com.tr/Assets/Media/PDF/BorusanEsittir_Rehber.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">rehber</a>&nbsp;ve&nbsp;<a href="https://www.youtube.com/watch?v=c_99U199OJo" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Sevgi Dilde Başlar</a>&nbsp;adlı digital kampanya ile iş dünyasında eşitlikçi dilin savunuculuğunu yapıyoruz.</em></p>



<p>Dünyada ve ülkemizde bu konuya samimiyetle sahip çıkan şirketlerin sayısının arttığını görmek umut verici ama yeterli değil.</p>



<p>Çalışanların “eşitliği” sahiplenmesi, kadınıyla erkeğiyle daha fazla eşitlik için mücadele etmesi, eşit haklar, eşit terfi ve eşit ücret için ısrarcı olması şart. İş deneyimini ve iş-yaşam dengesini eşitlikçi bir şekilde destekleyen uygulamalar için talepkar olması çok önemli.</p>



<p>Bunun dışında, eşitlikle ilgili kurumsal ya da sivil toplum platformlarında çalışmak, farkındalık yaratan kampanyalara destek vermek ve takipçisi olmak, ilham veren başarı hikayelerini paylaşmak, deneyimli çalışanların koçluk ve mentorluk gibi çalışmalarla kurum içinde ve dışında eşitlik bilinci oluşturması çok etkili faaliyetler.</p>



<p>Eşitlik için gereken zihniyet devriminin, önce bizlerin bakış açısındaki değişimle başlayacağı unutulmamalı.</p>



<p>Kadın ve erkeğin hak ve fırsat eşitliğine sahip olduğu bir dünyaya kavuşmak için 170 yıl bekleme şansımız yok.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Kadın ve erkeğin, hak ve fırsat eşitliğine sahip olduğu bir dünyaya kavuşmak için 170 yıl bekleyemeyiz.</p></blockquote>



<p>BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan’ın dile getirdiği gibi;</p>



<p><em>“Cinsiyet eşitliği sadece bir hedef değildir. Cinsiyet eşitliği, yoksulluğu azaltmanın, sürdürülebilir bir kalkınma ve mutlu bir toplum yaratmanın temelidir.”</em></p>



<p><em>Acelemiz var…</em><br></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/esitlik-icin-170-yil-bekleyemeyiz/">Eşitlik İçin 170 Yıl Bekleyemeyiz</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Herkese Eşitlik İçin Herkes İş Başına</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/herkese-esitlik-icin-herkes-is-basina/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Agah Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2017 16:05:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Eşittir]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kadınlar günü]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Dilde Başlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=912</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün Dünya Kadınlar Günü! Dünya çapında kadınların insan hakları temelinde ekonomik, sosyal ve siyasi mücadeleleri ile kazanımlarını kutladığımız bu özel gün, hayatın rutin akışına kapılmış zihinlerimizde farkındalık uyandırmak için bir fırsat. Ben de izninizle hem ülkemizde ve dünyada hem de Borusan’da emek veren, daha iyi yarınlar için, özgürlükleri ve hakları için mücadele eden tüm kadınlara [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/herkese-esitlik-icin-herkes-is-basina/">Herkese Eşitlik İçin Herkes İş Başına</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bugün Dünya Kadınlar Günü! Dünya çapında kadınların insan hakları temelinde ekonomik, sosyal ve siyasi mücadeleleri ile kazanımlarını kutladığımız bu özel gün, hayatın rutin akışına kapılmış zihinlerimizde farkındalık uyandırmak için bir fırsat. Ben de izninizle hem ülkemizde ve dünyada hem de Borusan’da emek veren, daha iyi yarınlar için, özgürlükleri ve hakları için mücadele eden tüm kadınlara teşekkür etmek amacıyla bu fırsatı kullanarak bir yazı kaleme alıyorum. İş dünyasında ve kendi çalışanlarımız arasında bir nebze daha fazla farkındalık uyandırabilirsem bu yazı amacına ulaşmış olacak.</p>



<p>Tüm dünyada kadınlar için cinsiyet eşitliğini sağlama hedefi henüz gerçekleşmiş değil, daha yürünecek çok yol var. Kız çocuklarının eğitime erişiminden tutun da kendi potansiyellerini gerçekleştirmelerinin karşısında duran, toplumsal cinsiyet rollerine takılmadan yetişebilmelerine kadar pek çok engel halen mevcut. Kadınların genel anlamda istihdama katılımı, üst yönetime giden kariyer basamaklarında ve üst düzey yönetimde yeterince temsil edilmesi, açık veya örtülü cinsiyetçi engellere takılmadan iş yaşamında ilerleyebilmeleri… Bu sorunlar son yıllarda iş dünyasının gündeminde hak ettiği ilgiyi görüyor nihayet. Araştırmalar ve medya kadınların istihdamda, erkek egemenliğinin baskın olduğu çeşitli sektörlerde, liderlik rollerinde ve yönetim kurullarında yeterince temsil edilmediklerine dikkat çekiyor; iş dünyasında herkes bir ucundan tutup bu kökleşmiş sorunu onarmak için kendinden başlayarak inisiyatif alıyor.</p>



<p>Biz de Borusan’da bunların yansımalarını görüyoruz ve bu durumu eşitlik yönünde iyileştirmek için inisiyatifler geliştiriyoruz. Bununla beraber, değişimin sürdürülebilir olması için çabalarımızı iki paralel yönde ilerletmemiz gerekiyor: Liderlikte ve işgücünde zihniyet değişimini sağlamak.</p>



<h2><strong>BORUSAN’DA ZİHNİYET DEĞİŞİMİNİ ATEŞLEMEK</strong></h2>



<p>Bu yıl Kadınlar Günü’nde yelken açtığımız eşitlik yolculuğunu da kutlama ve taçlandırma zamanı. Kasım 2015’te Borusan bünyesinde kurduğumuz toplumsal eşitlik platformumuz Borusan Eşittir bu yönde tutkuyla çalışıyor. Peki iş yaşamında oyun alanını eşitlemek için neler yapıyoruz?</p>



<p>Ancak sevgi ve saygıya dayalı bir kurum kültürüyle eşitliğe ulaşabileceğimize inanıyoruz. Zihniyet değişimi de çok aşikar ki farkındalık, empati kurmak ve karşı tarafı anlayabilmekle başlıyor. Zihniyetimiz ve bakış açımız da doğrudan dile yansıdığı için daha eşitlikçi bir çalışma kültürüne evrilmemizde dilimizi değiştirmek önemli bir adım. Biz de bu düşünceyle iş yaşamımızda ayrımcılığı besleyen ve önyargı içeren dil, ifade ve davranış kalıplarının farkına varmaya yönelik olarak&nbsp;<a href="http://www.borusan.com.tr/Assets/Media/PDF/BorusanEsittir_Rehber.pdf"><em>İş Yaşamında Ayrımcı Dil ve Davranışlardan Kaçınma Rehberi’ni</em></a>&nbsp;yayınladık. Zihniyet değişiminin fitilini de “<a href="https://www.youtube.com/watch?v=c_99U199OJo">Sevgi dilde başlar</a>” kampanyasıyla ateşledik.</p>



<p>Kadınlar Günü’nü de yine sevgi ve saygıyı kurumsal kültürümüzün ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçası haline getirmek, düşünce ve davranışlarımıza nüfuz etmesini sağlama yönünde bir fırsat olarak görüyorum. Bu rehber şahsen benim için de bir uyanma çağrısı oldu. Söz ve davranışlarıma azami derecede dikkat göstermeye başladım. Çıkardığım iki önemli dersi sizle de paylaşmak istiyorum:</p>



<h2><strong>DİLİMİZ BAKIŞ AÇIMIZI ŞEKİLLENDİRİYOR</strong></h2>



<p>Bazen safiyane, bazen tamamen iyi niyetle kullandığımız ifadeler ve deyimler dolaylı yollardan kadın çalışma arkadaşlarımızı küçümsüyor. Adam gibi, adamakıllı, sözünün eri, bilim adamı, bayan yönetici, kadın işi, erkek işi gibi iş yaşamında cinsiyet ayrımı içeren sözler ilk bakışta masum görünebilir, “aman ne olacak ki” diye düşünebilirsiniz ama unutmayalım dilimiz zihniyetimizi şekillendiriyor.</p>



<p>Uzun vadede ve kolektif bilinçaltımızda kadınları bu sözlerle değersizleştiriyoruz. Bu da işe alımdan terfilere kadar uzanan bir ölçekte farkında olmaksızın kadınlara önyargıyla ve çifte standartla yaklaşılmasına yol açıyor. Bunu sadece erkekler kadınlara değil, kadın kadına da yapabiliyor.</p>



<h2><strong>DAVRANIŞLARIMIZ CİNSİYET KALIPLARINI KÖRÜKLÜYOR</strong></h2>



<p>Salt dilimiz değil elbet, bedenimiz de sürekli bir şeyler anlatıyor. Bu yüzden kadın ve erkeklerden beklentilerimize dikkat etmemiz gerekiyor. Araştırmalar gösteriyor ki toplantıları planlamak, toplantı notlarını tutmak, ofis partilerini veya yemeklerini organize etmek, telefonlara bakmak gibi ev işlerini andıran ofis görevleri genelde kadınların payına düşüyor. Kadınlardan bu tür işleri yapmaları beklenirken, bu türden basit ama vakit alan işleri, üstelik de değeri görünmez olan bu işleri yaptıkları için takdir görmüyor, yapmazlarsa da eleştiriliyorlar.</p>



<p>Maalesef iş yaşamında bu üzücü bir gerçek: Kadınlar daha fazla yardımcı oluyor ama bunun geri dönüşünü göremiyorlar. Cinsiyetlere özgü davranış kalıpları çifte standardın kaynağına dönüşüyor: Mesela erkeklerin hırslı ve sonuç odaklı olmasını beklerken, kadınların anaç ve derleyip toparlayan kişiler olmasını bekliyoruz. Bir erkekten yardım gördüğümüzde, etkileniyor, takdir ediyoruz ama bir kadından yardım aldığımızda o kadar da müteşekkir hissetmiyoruz. Tam tersi de geçerli. Bir erkek yardım etmeyi reddettiğinde, “çok meşgul” diyoruz; bir kadın reddettiğinde ise “ne kadar bencil” diye düşünüyoruz.</p>



<p>Bu konuda ne yapabilirsiniz? Mesela toplantılarda kadınlar konuşurken sözünü kesmeyin, toplantı notlarını kadınların tutmasını, telefonlara kadınların cevap vermesini beklemeyin veya kadınlardan sırf kadın olduğu için kişisel asistanınızmış gibi davranmasını beklemeyin. Kadınlara sözüm ise bırakın bu işleri erkekler yapsınlar, kendinizi ofisin anneliğini yapmak zorundaymışsınız gibi hissetmeyin.</p>



<p>Hepimiz kendimizde zihniyet değişimi gerçekleştirmekle başlasak, bunun yaratacağı kolektif etkiyi hayal edebiliyor musunuz? Kız çocuklarımız için, kadınlar için daha eşit, potansiyellerini gerçekletirebildikleri, toplumsal rollere sıkışıp kalmadıkları bir gelecek yaratabiliriz.</p>



<p>Daha eşitlikçi yarınlara!</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/herkese-esitlik-icin-herkes-is-basina/">Herkese Eşitlik İçin Herkes İş Başına</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevgi Dilini İnşa Etmek</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/sevgi-dilini-insa-etmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şule Yücebıyık]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2017 16:10:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Eşittir]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Dilde Başlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=915</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Dil, inşası için herkesin bir tuğla koyduğu şehirdir.”– Ralph Waldo Emerson Bu yıl 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Borusan olarak bir yolculuğa çıktık. Gerçek sevginin dilini keşfetmek için çıktığımız bu yolda ilk hedefimiz net: ‘Sevgi Dilde Başlar’ diyerek iş dilimize musallat olmuş, bizi bizden ayıran, ötekileştiren, etiketleyen, içten içe yaralayan kelimeleri hayatımızdan çıkarmak. Friedrich Schiller, dille [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/sevgi-dilini-insa-etmek/">Sevgi Dilini İnşa Etmek</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>“Dil, inşası için herkesin bir tuğla koyduğu şehirdir.”<br><em>– Ralph Waldo Emerson</em></p></blockquote>



<p>Bu yıl 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Borusan olarak bir yolculuğa çıktık.</p>



<p>Gerçek sevginin dilini keşfetmek için çıktığımız bu yolda ilk hedefimiz net:</p>



<p>‘Sevgi Dilde Başlar’ diyerek iş dilimize musallat olmuş, bizi bizden ayıran, ötekileştiren, etiketleyen, içten içe yaralayan kelimeleri hayatımızdan çıkarmak.</p>



<p>Friedrich Schiller, dille ilgili şu tespiti yapar: “Dil, bir ulusun aynasıdır, bu aynaya baktığımız zaman, orada kendimizin en gerçek yankısını buluruz.”</p>



<p>Evet, iletişim bir ayna. İster koca bir ulus olsun ister büyük bir kurum ya da küçük bir ofis, durum değişmiyor. Kullandığımız dil hem bireysel olarak bizim hem de içinde bulunduğumuz topluluğun aynası oluyor. Eğer sevgiden bahsedeceksek dilimizdeki sevgiyle başlamak gerekiyor ki dilimizle yansıttığımız da sevgi olsun.</p>



<p>Aynı lisanı konuşan insanların aynı dili konuşamaması anlaşmazlıklarımızın ana kaynağı. Farkında olmadan ya da olarak, kullandığımız kelimelerin işaret ettiği anlamlarla da birbirimizden ayrışıyor, anlaşmazlığa düşüyoruz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Aynı lisanı konuşan insanların aynı dili konuşamaması anlaşmazlıklarımızın ana kaynağı.</p></blockquote>



<p>Ayrımcı ve ayrıştırıcı bir dil, çalışanların birbirine olan güvenini zedeliyor, işbirliğini baştan yok ediyor, ortak bir iş kültürünü inşa etmemize engel oluyor, eşitsizlik yaratıyor.</p>



<p>Kolektif başarıyı, mutluluğu gölgeliyor.</p>



<p>Peki neye dikkat etmemiz gerekiyor? Ne yapmalıyız?</p>



<h2><strong>DEĞİŞİM ZİHNİYETTE BAŞLAR</strong></h2>



<p>Toplumsal cinsiyet eşitliği platformumuz, Borusan Eşittir’te cevabını bulmaya çalıştığımız sorulardan biri de buydu. &nbsp;Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi danışmanlığında bir envanter çalışması gerçekleştirdik.</p>



<p>Ayrımcı dil ve önyargılardan arınmış, gücünü sevgi ve saygıdan alan bir kurum kültürünün yerleşmesi için ilk adımın zihniyet değiştirmek olduğunu düşünüyoruz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Ayrımcı dil ve önyargılardan arınmış, gücünü sevgi ve saygıdan alan bir kurum kültürünün yerleşmesi için ilk adım, zihniyet değiştirmek.</p></blockquote>



<figure class="wp-block-image"><a href="http://www.borusan.com.tr/Assets/Media/PDF/BorusanEsittir_Rehber.pdf"><img width="720" height="392" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/borusan_sevgi_dili_rehberi_link2.jpg" alt="DEĞİŞİM ZİHNİYETTE BAŞLAR" class="wp-image-916" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/borusan_sevgi_dili_rehberi_link2.jpg 720w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/borusan_sevgi_dili_rehberi_link2-300x163.jpg 300w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></a></figure>



<p class="has-text-align-center"><strong><a href="http://www.borusan.com.tr/Assets/Media/PDF/BorusanEsittir_Rehber.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Borusan Sevgi Dili rehberine&nbsp;linkten&nbsp;ulaşabilirsiniz.</a></strong></p>



<p><a href="http://www.borusan.com.tr/Assets/Media/PDF/BorusanEsittir_Rehber.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener"></a></p>



<p>Zihniyet değişirse, dil de değişir; dil değişirse çalışma ortamlarımız herkesin kendini eşit ve özgür hissedebildiği, bir parçası olmaktan mutluluk duyduğu sevgi ve saygı dolu mekanlara dönüşür. Çıktılarımızı hepimize yardımcı olabilecek, farkındalığımızı güçlendirecek küçük bir rehbere dönüştürdük. Bu rehberle, iş yaşamında kullandığımız kelimeleri, bilinçaltımıza yerleşmiş ifadeleri ve davranışlarımızı düşündürmeyi, kelimelere yüklenmiş ifadeleri daha eşitlikçi bir çerçeveden tartmayı amaçlıyoruz.</p>



<p>Örneğin, “söz” kelimesini ele alalım. “Sözünün eri” ve “erkek sözü” ifadelerini özellikle iş yaşamında çok duymuşuzdur. Nedense bu, karşı tarafta bir güven yaratmak için kullanılır. Oysa, bu ifadenin kadının sözünü erkeğin sözünden farklı bir konuma koyduğu bariz. Yine aynı mantıkla; ‘İşini adam gibi yapmak, adamakıllı, adamın dibi, adam yerine konmak ya da konmamak, kadın işi, erkek işi, kadın gibi kıvırtmamak…’</p>



<p>Kadınları rencide eden, erkek rolünü abartıp, gerçekdışı beklentilerle yükleyen bu cinsiyetçi deyimlere meydan okumamız gerekmiyor mu?</p>



<p>Bir başka önyargımız da yaş algılarımız üzerine… Özellikle deneyimli çalışanların, iş hayatına yeni atılmış gençleri, ‘acemi çaylak, yeni yetme’ gibi sözlerle etiketlemeleri, genç çalışanların ise deneyimli ya da yaşça büyük kişilere ‘eski kafa, yaşlı, dinozor’&nbsp; muamelesi yapması, farklı jenerasyonların birbirlerinden öğrenerek bilgiyi çoğaltmalarının önünde büyük bir engel oluşturuyor.</p>



<p>Söz konusun sevgisiz ve hoşgörüsüz dil olduğunda sayısız örnek var. Cinsiyet, cinsel tercih, ırk, doğum yeri, inanç, yaş, deneyim, unvan, fiziksel özellikler, yaşam tarzı ve akla gelen her farklılığımızda bizi bölen, ayıran ve üzen bir kelime mevcut elbirliği ile yarattığımız dilde.</p>



<p>Ha bir de ‘canım, hayatım, güzelim, şekerim’ler gibi sahte ifadeler var ki gerçek sevginin içini boşaltarak daha da zarar veriyor ilişkilerimize.</p>



<p>İnanıyoruz ki sadece kullandığımız kelimelere dikkat etmek bile hem kendimizi hem de içinde bulunduğumuz iş ortamını daha güzel ve sevgi dolu bir yer yapabilir.</p>



<p>Değişim kendimizde başlar, sonra etrafımıza, ulusumuza ve tüm dünyaya yansır.</p>



<p>Bir lisan bir insan derler… Ben bir adım ileri götürüyorum bu sözü. Tek bir kelime bile bir insandır, insanlığın sevgi kulesinin inşasında bir tuğladır.</p>



<p>20.yüzyılın en büyük dil filozofu Ludwig Wittgenstein, ‘Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır’ diyor.</p>



<p>Dilimizi değiştirelim, sevgiye izin verelim, dünya değişsin.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/sevgi-dilini-insa-etmek/">Sevgi Dilini İnşa Etmek</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
