Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü! Kadınların yüzyılı aşan ekonomik, siyasal ve sosyal mücadelesi hepimizin dilinde. Gözlerimiz, zihinlerimiz ilham veren, güç veren, farkındalık uyandıran mesajlarla şenleniyor. Ne var ki kökleşmiş, yerleşmiş, içselleşmiş sorunları çözmek uzun yıllar, kararlılık ve her uyandığımız yeni günde dişli bir mücadele istiyor.

Elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce, gücümüz yettiğince kadının güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışıyoruz. Blogumuzda sık sık kadının güçlenmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitlilik ve kapsayıcılığa dair ilginç yazılar yayınlamaya, dikkatleri bu konulara çekmeye çalışıyoruz. Bugüne özel şimdiye kadar kadın meselesine dair yayınladığımız yazılardan oluşan bir seçki hazırladık. Kadın meselesine dair kadınların kaleme aldığı farklı bakış açıları ve hikayelerden bir harman oluşturduk. Bu seçkide iki yönetici kadının çağrısını, emekçi kadınların toplumsal önyargılarla baş etme, kendi ayakları üzerinde durma mücadelesini ve annelikle yeni tanışan bir ofis çalışanın uykusuzlukla savaşını okuyacaksınız.


1) Eşitlik için 170 Yıl Bekleyemeyiz!

Dünyada ve ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliğine samimiyetle sahip çıkan şirketlerin sayısının arttığını görmek umut verici ama yeterli değil. Kadınıyla erkeğiyle daha fazla eşitlik için mücadele etmek, eşit haklar, eşit terfi ve eşit ücret için ısrarcı olmak şart. Fakat acele etmeliyiz! Neden mi? Cevabı Borusan Holding’den Şule Yücebıyık’ın yazısında.

2) Endüstri 4.0 Çağında Kadının Rolünü Yeniden Tanımlamak

Dördüncü sanayi devriminin temelini oluşturan dijital teknolojiler kadınlara önemli fırsatlar sunuyor. Gelişen dijital teknolojilerin kadınları profesyonel kariyerlerinde ve girişimcilik faaliyetlerinde daha güçlü kılma potansiyeli var. Borusan Holding İK Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş yazısında bu yeni çağda ihtiyaç duyulan yetkinliklerin yanı sıra kadın-erkek eşitliğine nasıl zemin hazırlayabileceğimizi tartışıyor.

3) Kadına Güç İş Yok, Buna Vinç Kullanmak Dahil

Eskiden “Kadın kısmı çalışmaz” derlerdi. Artık kadınlar iş hayatında. Şimdilerde ise “Kadın her işi yapamaz” kalıpyargısıyla mücadele ediyoruz. Borçelik’in Kadına Güç İş Yok programı kapsamında işe giren Gözde Yiğit blog yazısında nasıl vinç operatörü olduğunu, karşılaştığı tepkileri ve günlük iş hayatının merak edilen ayrıntılarını anlattı.

4) Kadın Dediğin Kendi Ayakları Üzerinde Durmalı

“Kadın gece işe gider miymiş?”, “Gece gece ne işiymiş bu?” “Dul kadınsın, evde kızlarını bırakıp nereye gidiyorsun?” Supsan’da kalite operatörü olarak çalışan Sevdiye Yavuz 20 yıldır üç vardiya olarak çalıştığı fabrika işinde çevresinden aldığı tepkileri ama kendi ayakları üzerinde durmanın ona verdiği vazgeçilmez özgüveni anlattı. Kendisi emekli olsa da, yazısı hâlâ ilham veriyor.

5) Çalışan Annenin Uyumayan Bebeklerle İmtihanı

Çalışmaya başlıyorsunuz, evleniyorsunuz, çocuğunuz oluyor. Biliyorsunuz ki artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Borusan CAT’ten Burcu Çalışkan Akdağ, hem ikiz bebeklerinin hem de tüm ailenin uykusuzlukla mücadelesini anlatıyor. Her işte olduğu gibi bu işte de ekip çalışması anahtar kelime!

6) Yırca’da Her Şey “Pek Kadın!”

Tek geçim kaynağı zeytin olan ve dört yıl önce 6 bin 600 zeytin ağacını haksız yere kaybeden bir köy. Kolları sıvayıp köylerinin yeniden hayata tutunmasını sağlayan kadınlar… Onlara en çok sorulan sorulardan biri de ev işlerine ve çocuklara nasıl yetiştikleri ama cevabı gülerek Faize veriyor: “İş gadını olduk geri.” “Artık herkes eşit” diyor. Borusan Holding’den Şule Yücebıyık, Yırcalı kadınların yüreklere umut serpen hikayesini anlatıyor.

Borusan Turuncu, Borusan’ın editöryel dinamosudur. Borusan hikayelerinin küratörlüğünü yapar.

Komik
Komik
2