<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dünya etiketli içerikler - Borusan Turuncu</title>
	<atom:link href="https://borusanturuncu.com/tag/dunya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://borusanturuncu.com/tag/dunya/</link>
	<description>Yolu Borusan&#039;dan Geçen Hikâyeler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Nov 2024 09:06:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2022/12/cropped-turuncu-blog-06-32x32.png</url>
	<title>Dünya etiketli içerikler - Borusan Turuncu</title>
	<link>https://borusanturuncu.com/tag/dunya/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ne Olacak Dünyanın Akıbeti?</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/ne-olacak-dunyanin-akibeti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merve Şahmaran]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 May 2019 10:21:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[ağaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=1481</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rutin bir iş günümde, öğle yemeğimi yedikten sonra ellerimi yıkamak için lavaboya girdim. Ellerimi yıkadıktan sonra, dikkat etmem gereken bir şeyi yapmamış olduğuma dair bir tedirginlik uyandı içimde. Tam bunu düşünürken bir yandan da ellerimi kurulamak için peçete basma komutu vermiştim makineye. Eyvah dedim sonra, unuttuğum şeyi hatırlayınca. Ellerimi iyice temizlenmesi için iki defa yıkamış [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/ne-olacak-dunyanin-akibeti/">Ne Olacak Dünyanın Akıbeti?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rutin bir iş günümde, öğle yemeğimi yedikten sonra ellerimi yıkamak için lavaboya girdim. Ellerimi yıkadıktan sonra, dikkat etmem gereken bir şeyi yapmamış olduğuma dair bir tedirginlik uyandı içimde. Tam bunu düşünürken bir yandan da ellerimi kurulamak için peçete basma komutu vermiştim makineye.</p>



<p>Eyvah dedim sonra, unuttuğum şeyi hatırlayınca. Ellerimi iyice temizlenmesi için iki defa yıkamış ve bu yüzden fazladan su kullanmıştım! Suyu boşa harcamıştım. Peçete ile ellerimi durularken, birden fazla peçetenin ağaç katliamı olduğu her an kafamın içinde şimşek gibi çakabiliyorken, su için nasıl böyle bir ihmalkarlık söz konusu oluyordu? Ağaç önemliydi, yok oluyordu ve doğamız tehlikedeydi. Peki ya su çok mu iyi bir durumdaydı? Yakın gelecekte su savaşlarının olacağı, tasarruflarımızı ülkelerce değil, bireysel olarak her birimizin itinayla yapması gerekirken normal miydi bu davranış?</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p><em>“</em>Peçetenin ağaç katliamı olduğu her an kafamda iken, su için nasıl ihmalkarlık söz konusu oluyor?<em>”</em></p></blockquote>



<p>Ardından başka düşünceler devam etti kafamda. Günde 2,5-3 lt su içtiğim geldi aklıma. Ortalama bir insanın yaş ve egzersiz durumuna göre ufak değişkenlikler gösterse de içmesi gereken su miktarı 1,5 litredir. Fazlası 4-5 litreye kadar daha sağlıklıdır ama artık iklimimiz ve dünya bu haldeyken 1,5 litreden fazla su içmek israftan başka bir şey olamaz!</p>



<p>Alışkanlıklarımızı değiştirmeli, uzun saçlarımızı dahi kestirmeliyiz aslında. Fazla saç; temizleme ve durulama için daha fazla su tüketir. Şimdi bunlara kadar derinlemesine düşünmeye başlamışken, günde 7 kere duş alan, tokalaştıktan sonra ellerini yıkamadan nefes alamayan obsesifleri ne yapmalı? Onların ise derhal tedavi edilmesi gerekir. Aşırı titizlik kaynaklı ve ihtiyaç fazlası kullanılan sadece su olsa keşke. Şirketlerde bilerek (bak ama bilerek, keyfi) veya dikkatsizlik sonucu tomarla çöpe giden kağıtlar, sene 2019 olmasına rağmen e-fatura ve e-rapor standartlarını benimseyememiş onlarca firma mevcut piyasada. Gel bir de üstüne yaz-kış saat uygulamasının doğaya düşman şekilde uyarlanışını da ekleyelim. O bilinçsizce tomar kağıtları basan şirketlerin de, diğer şirketlerin de kullandığı elektriği ve harcadığı enerjiyi bir hayal edelim.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>“Sene 2019 olmasına rağmen e-fatura ve e-rapor standartlarını benimseyememiş onlarca firma mevcut piyasada.”</p></blockquote>



<p>Utanmıyor muyuz gerçekten? Bu yoğurdun bolluğu nereden? Gelecek nesilleri düşünelim demiyorum bile, zira onları çok daha hazin bir süreç bekliyor. Kapımıza dayanmış durumda iklim ve su sorunları. Bangır bangır bağırılıyor her yerde, fosil yakıtları şimdi bile bıraksak 100 yıl içinde dünyanın 3-4 derece ısınacağını duyuyoruz.</p>



<p>Siz, Paris İklim Anlaşması&#8217;na mı güveniyorsunuz yoksa? Üzgünüm, o anlaşmada imzası bulunan ülkeleri denetleyecek bir mercii yok henüz. Tamamen insaniyet ve iyi niyete bağlı kalmış bir süreç yönetimi söz konusu.&nbsp; Kocaman bir kıtaya sahip Amerika’nın anlaşmadan çekildiğini de ekleyeyim. Ülkelerce birleşip, bu soruna bireylerce kafa patlatmamız gerekirken en önemli süreçte hem de. Geçmiş olsun hepimize, yerse.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/ne-olacak-dunyanin-akibeti/">Ne Olacak Dünyanın Akıbeti?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kara Deliğin Gizemi</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/kara-deligin-gizemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Borusan Turuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Apr 2019 08:21:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İnovasyon & Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[keşif]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teleskop]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=1414</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Event Horizon Telescope” (Olay Ufku Teleskobu &#8211; EHT) projesi tarafından, 53 milyon ışık yılı uzaklıktan çekilen kara delik fotoğrafını ve fotoğrafın arkasındaki hikayeyi günlerdir şaşkınlık, hayranlık ve merakla takip ediyoruz.&#160; İlk bakışta bulanık ve belirsiz görünen bir fotoğrafı bu kadar önemli ve muazzam kılan nedir? Bu fotoğraf insanlığın gelişiminde nasıl bir rol oynuyor? Bu yazıda [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/kara-deligin-gizemi/">Kara Deliğin Gizemi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“<a href="https://eventhorizontelescope.org/">Event Horizon Telescope</a>” (Olay Ufku Teleskobu &#8211; EHT) projesi tarafından, 53 milyon ışık yılı uzaklıktan çekilen kara delik fotoğrafını ve fotoğrafın arkasındaki hikayeyi günlerdir şaşkınlık, hayranlık ve merakla takip ediyoruz.&nbsp;</p>



<p>İlk bakışta bulanık ve belirsiz görünen bir fotoğrafı bu kadar önemli ve muazzam kılan nedir? Bu fotoğraf insanlığın gelişiminde nasıl bir rol oynuyor? Bu yazıda bunları derlemeye çalıştık.&nbsp;</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2>ÇILGIN BİR TEORİDEN GERÇEKLİĞE</h2>



<figure class="wp-block-image"><img width="750" height="422" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/Einstein-foto.jpg" alt="Albert Einstein" class="wp-image-1416" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/Einstein-foto.jpg 750w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/Einstein-foto-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></figure>



<p><a href="https://www.history.com/news/black-holes-albert-einstein-theory-relativity-space-time">Albert Einstein</a> evreni genel görelilik teorisiyle açıkladığında, sadece uzay, zaman, yerçekimi ve madde arasındaki ilişkiyi açıklamakla kalmamış, daha sonra kara delik olarak anılacak idrak sınırlarını zorlayan bir olgunun teorik olarak mümkün olmasına kapıları aralamıştı. Elbette o dönemde gözlemlenmesi zamanın teknolojisiyle imkansızdı. Ne var ki keşfinden 100 yıl sonra Einstein’in zamanın ötesindeki fikirlerini, teorilerini test edebilir hale geldik. EHT tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda illüstrasyon olmayan, gerçek bir kara delik fotoğrafı çekildi. Böylece fizik biliminin en sıradışı teorilerinden biri, astrofizik biliminin en sıradışı gök cisimlerinden biri tarafından ispatlandı. O zamanlar için kavram o kadar radikaldi ki, Einstein kendisi bile güçlü kuşkular besliyordu. 1939 tarihli <em>Annals of Mathematics</em> dergisinde yayınlanan makalesinde fikrin “ikna edici olmadığını” ve olgunun “gerçek dünyada” var olmadığı sonucuna varmıştı.&nbsp;</p>



<p>Einstein 100 yıl sonrasını görseydi muhtemelen şaşkınlık ve huşu içinde seyrederdi bu imgeyi. En çılgın teoriler bile demek ki gerçek olabiliyor!&nbsp;</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2>DÜNYA KADAR BÜYÜK BİR TELESKOP</h2>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1016" height="661" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/karadelik_dunya.jpg" alt="Projede kullanılan teleskopların dünya üzerindeki yerleşimleri" class="wp-image-1419" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/karadelik_dunya.jpg 1016w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/karadelik_dunya-300x195.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/karadelik_dunya-768x500.jpg 768w" sizes="(max-width: 1016px) 100vw, 1016px" /><figcaption><br>Projede kullanılan teleskopların dünya üzerindeki yerleşimleri<br><em>Kaynak: <a href="https://twitter.com/umutayildiz/status/1116000928409243648/photo/1">@umutayildiz</a></em></figcaption></figure>



<p>Kara deliklerin fotoğraflanmasında yaşanan en büyük sorun devasa ağırlıkta olmalarına rağmen galaksilerle karşılaştırıldıklarında neredeyse mikroskobik ölçülerde kalmaları. Bu kadar uzaktaki bir objeyi görüntüleyebilmek için teleskopların da büyük olması gerekiyor. EHT tarafından yapılan araştırmaya göre M87 galaksisinin merkezinde bulunan bu kara deliği görüntüleyebilmek için dünya büyüklüğünde bir teleskoba ihtiyaç vardı.</p>



<p>Yazılım mühendisliği kullanılarak dünyanın farklı yerlerindeki 8 teleskop sanki tek bir dünya büyüklüğündeki teleskopmuş gibi ayarlandı. Bu teleskopların bazılarında çalışmış astrofizikçi Umut Yıldız hepimizin anlayabileceği bir dille bu muazzam çalışmayı kısaca <a href="https://twitter.com/umutayildiz/status/1116000678663655426" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Yazılım mühendisliği kullanılarak dünyanın farklı yerlerindeki 8 teleskop sanki tek bir dünya büyüklüğündeki teleskopmuş gibi ayarlandı. Bu teleskopların bazılarında çalışmış astrofizikçi Umut Yıldız hepimizin anlayabileceği bir dille bu muazzam çalışmayı kısaca şöyle aktarıyor: Bu 8 radyoteleskop aynı anda, aynı noktaya yani M87 galaksisinin merkezine baktı ve böylece 12000 km çaplı bir teleskop elde edildi. 2 sene boyunca gözlemler yapıldı ve 5 petabyte veri alındı. Verilerin birleştirilmesiyle gördüğümüz fotoğraf elde edildi.&nbsp; (opens in a new tab)">şöyle</a> aktarıyor: Bu 8 radyoteleskop aynı anda, aynı noktaya yani M87 galaksisinin merkezine baktı ve böylece 12000 km çaplı bir teleskop elde edildi. 2 sene boyunca gözlemler yapıldı ve 5 petabyte veri alındı. Verilerin birleştirilmesiyle gördüğümüz fotoğraf elde edildi.&nbsp;</p>



<p>Işığın dahi kaçamadığı bu gizemli gök cisimlerini fotoğraflayan Event Horizon Telescope projesinin direktörü Sheperd S. Doeleman, canlı yayın sırasında bu olayı, “Washington’daki bir kişinin, Los Angeles’taki bir bozuk paranın üzerinde yazan tarihi görebilmesi” şeklinde açıkladı.&nbsp;</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2>KATIE BOUMAN VE FERYAL ÖZEL</h2>



<p>Bu proje pek çok kurumun ve bilim insanının olağanüstü bir iş birliği yapmasıyla mümkün oldu. Event Horizon Telescope projesinin direktörü Sheperd S. Doeleman bu başarıyı şu sözlerle tanımlıyor: “Bu, 200’den fazla araştırmacıdan oluşan bir ekip tarafından gerçekleştirilen olağanüstü bir bilimsel başarıdır.”</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="780" height="438" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/katie-bouman.jpg" alt="KATIE BOUMAN VE FERYAL ÖZEL" class="wp-image-1420" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/katie-bouman.jpg 780w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/katie-bouman-300x168.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/katie-bouman-768x431.jpg 768w" sizes="(max-width: 780px) 100vw, 780px" /></figure>



<p>Bununla beraber, kadın bilim insanları ve araştırmacıların katkıları çoğu zaman tarihin kara deliğinde kaybolduğu için özellikle iki bilim insanının ismini vurgulamak istiyoruz.&nbsp;</p>



<p>Süper masif kara deliğin fotoğrafının elde edilmesini sağlayan algoritmanın arkasında önemli rol oynayan bilim insanlarından biri de 29 yaşındaki Katie Bouman. Bouman 6 yıl önce yeni mezun bir araştırmacı olarak projeye katıldığında, teleskobun topladığı tonlarca astronomik veriyi tek bir tutarlı görselde birleştirerek bir algoritma oluşturulmasına yardım etmekle sorumluydu.&nbsp;</p>



<p>Bouman her ne kadar astrofizik değil, bilgisayar bilimi ve elektrik mühendisliği eğitimi aldıysa da o ve ekibi üç yıl boyunca görüntüleme kodunu yapmakla uğraştı. Algoritma oluşturulduktan sonra, Bouman onlarca EHT araştırmacısıyla çalışarak iki yıl boyunca da görselin testlerini yaptı.</p>



<p>Geçen yıl tüm teleskop verileri ulaştığında o ve ekibi Harvard’daki odalarında algoritmayı test etmeye oturduklarında, Bouman’ın bilgisasayara ekranında bulanık turuncu bir halka belirdi.&nbsp; Böylece dünya gözüyle ilk süper masif kara deliği gördük ve astronomide tarih yazıldı.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="670" height="371" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/feryal_ozel.jpg" alt="KATIE BOUMAN VE FERYAL ÖZEL" class="wp-image-1421" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/feryal_ozel.jpg 670w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/04/feryal_ozel-300x166.jpg 300w" sizes="(max-width: 670px) 100vw, 670px" /></figure>



<p>EHT ekibinde göğsümüzü kabartan bir de Türk bilim insanı bulunuyordu. Prof. Dr. Feryal Özel, NASA tarafından verilen Hubble kadrosuna alınan ilk ve tek Türk bilim insanı. EHT Bilim Konseyi Üyesi ve Arizona Üniversitesi&#8217;nde öğretim üyesi olan <a rel="noreferrer noopener" aria-label="EHT ekibinde göğsümüzü kabartan bir de Türk bilim insanı bulunuyordu. Prof. Dr. Feryal Özel, NASA tarafından verilen Hubble kadrosuna alınan ilk ve tek Türk bilim insanı. EHT Bilim Konseyi Üyesi ve Arizona Üniversitesi'nde öğretim üyesi olan Özel, karadeliğin gölgesinin büyüklüğünü ölçmek ve Albert Einstein'in görelilik teorisinin öngörülerini EHT gözlemleriyle karşılaştırmakla görevlendirilen Modelleme ve Analiz Çalışma Grubu'nun başındaki kişi. Feryal Özel, basına yaptığı açıklamada kara delik fotoğrafını kariyerinin en önemli gelişmesi olarak nitelendirdi. (opens in a new tab)" href="https://bianet.org/bianet/kadin/207377-kara-delik-ekibindeki-turkiyeli-feryal-ozel" target="_blank">Özel</a>, kara deliğin gölgesinin büyüklüğünü ölçmek ve Albert Einstein&#8217;in görelilik teorisinin öngörülerini EHT gözlemleriyle karşılaştırmakla görevlendirilen Modelleme ve Analiz Çalışma Grubu&#8217;nun başındaki kişi. Feryal Özel, basına yaptığı açıklamada kara delik fotoğrafını kariyerinin en önemli gelişmesi olarak nitelendirdi.</p>



<p>Özel, &#8220;evrende, bir nesneyi daha, imkânsız gibi düşünülse de insanlığın kaşif ruhu sayesinde görüntülemeyi başardıklarını&#8221; söyledi.</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2>İNSANLIĞI BÜYÜLEYEN EVREN</h2>



<p>Kara deliğin gerçek fotoğrafını çekme serüveni sadece 100 yıl önce ortaya atılmış teorileri ispatlamakla kalmıyor, yeni teknolojilerin de gelişmesini sağlayarak ekstradan teknoloji yaratıyor. Tıpkı elektrikli süpürgelerin, güneş enerji panellerinin, kulak protezlerinin ve daha nice günlük hayata girmiş teknolojinin NASA tarafından uzay çalışmaları esnasında keşfedilmesi gibi.</p>



<p>Olay ufku teleskobu daha keskin fotoğraflar almak için geliştirilmeye devam ediyor. Bu esnada ortaya çıkan yeni görüntü işleme yazılımları sayesinde yapay zeka teknolojisi daha inovatif alanlarda kullanılmaya başlanıyor. Kim bilir, belki gelecekte kara delikler hakkında daha fazla bilgi edindikçe ve teknolojimiz geliştikçe <em>Interstellar</em> gerçek olur, bir kara deliğin uzay-zamanı büken kütle çekim alanının yakınından geçerek zamanda yolculuğunu keşfederiz.</p>



<p>Gelecek bize ne getirirse getirsin; insanlık olarak her an zamanda yolculuk ediyoruz. Bu bazen belki de artık orda bile olmayan bir kara deliğin 53 milyon yıl önceki fotoğrafını çekmek, bazen de 53 milyon yıl önceden gelen bir karenin çekilmesi için birkaç yılda yüzlerce yıl öteye, geleceğe gitmek olur. Bize düşen, zaman yolcularına yakışır yaşamak, bu gelişimi gözlemlemek ve takdir etmek.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/kara-deligin-gizemi/">Kara Deliğin Gizemi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parçalanan Dünyada Ortak Bir Gelecek Oluşturabilir Miyiz?</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/parcalanan-dunyada-ortak-bir-gelecek-olusturabilir-miyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Agah Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2018 19:51:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BorusanX]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer & İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=669</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomik büyümenin en tepedeki yüzde 1’e fayda sağladığı, ultra zenginler ile orta ve alt sınıflar arasında bölünmüş bir dünya. Teknoloji ilerledikçe, vasıflı işçiler ile diğerleri arasında giderek artan bölünmüşlük. Mevcut düzenin sorgulanmasını gerektiren ekonomik büyüme ve ortaya çıkardığı çevresel sorunlar. 2. Dünya Savaşından beri dünyanın gördüğü en büyük mülteci krizi… Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Genel Sekreteri [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/parcalanan-dunyada-ortak-bir-gelecek-olusturabilir-miyiz/">Parçalanan Dünyada Ortak Bir Gelecek Oluşturabilir Miyiz?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ekonomik büyümenin en tepedeki yüzde 1’e fayda sağladığı, ultra zenginler ile orta ve alt sınıflar arasında bölünmüş bir dünya. Teknoloji ilerledikçe, vasıflı işçiler ile diğerleri arasında giderek artan bölünmüşlük. Mevcut düzenin sorgulanmasını gerektiren ekonomik büyüme ve ortaya çıkardığı çevresel sorunlar. 2. Dünya Savaşından beri dünyanın gördüğü en büyük mülteci krizi… Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Genel Sekreteri Sharan Burrow’un deyimiyle, “Dünyanın yeni bir toplumsal sözleşmeye varması, kuralları yeniden yazması gerekiyor.”</p>



<p>Geçtiğimiz günlerde Davos’ta 48.si düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun ana gündemi, temel söylemi buydu. Küresel iş liderlerinin ve siyasi liderlerin bir araya gelerek yeni fikirleri ve dünyayı şekillendiren gündemin tartışıldığı bu toplantıları ben de 17 yıldır takip ediyorum. 400’den fazla oturumun gerçekleştiği programda, ana konular 4. Sanayi devrimi ve ülkelerin buna ne kadar hazırlıklı olduğu, iklim değişikliği, gelir eşitsizliği ve kriz sonrası üretkenlik seviyelerinin halen istenilen seviyelere çıkamamış olması şeklinde özetlenebilir.</p>



<p>Dünyamızın karşı karşıya olduğu bu ciddi sorunları nasıl iyileştirebiliriz gibi büyük bir soruya cevaplar aranırken, durumun vahametine rağmen uzun zamandır görülmeyen bir umut ve iyimserlik havası hakimdi Davos’a. Davos’ta bulunduğum süre boyunca uzun uzun düşündüm. Karşı karşıya olduğumuz büyük sorunlar karşısında bu iyimserlik nereden geliyordu? Birlikte düşünmenin, kafa yormanın, çözümler üretmenin doğurduğu “birlikten güç doğar” hissiyatı, aslına bakılırsa şirketler ve bireyler olarak biz bunun neresinden tutarız, nasıl katkıda bulunuruz düşüncelerini tetikledi kafamda.</p>



<p>Bu yazımda hem Davos izlenimlerimi paylaşacak hem de daha yaşanabilir bir dünya yaratmaya yönelik naçizane bazı cevaplar sunmaya çalışacağım. Bu bağlamda 3 öncelikli alan görüyorum:&nbsp;<em>Eğitim, iklim değişimi ve kapsayıcılık.</em></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Dünyanın yeni bir toplumsal sözleşmeye varması, kuralları yeniden yazması gerekiyor.</p></blockquote>



<h2><strong>EĞİTİM KÖKLÜ BİR DEĞİŞİM GEREKTİRİYOR</strong></h2>



<p>McKinsey Global Institute’a göre, 2030 itibariyle robotlar 800 milyon işin yerine geçebilir. 4. Sanayi Devrimi bazı meslekleri geçersiz kılarken, yeni meslekler ve iş alanları yaratıyor. Bununla beraber, eğitim sistemimiz bu değişimlerle başa çıkmak için hazırlıklı değil. Dünya e-ticaret devi Alibaba’nun kurucusu Jack Ma’nın da forumda altını çizdiği gibi 200 yıl öncesinin bilgi temelli eğitim yaklaşımı makinelerle rekabet edemez. Gençler sorgulamayı, bağımsız düşünmeyi, etik değerleri, araştırmayı, bilgiyi sentezlemeyi ve sorunlara yaratıcı çözümler bulmayı öğrenmeli. Şuna da değinmek gerekiyor ki işler otomatize olurken, eğitimden kasıt sadece, STEM yani bilim, teknoloji, matematik, kodlama öğrenmek değil.</p>



<p>Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ve pek çok başka büyük bilim projesinin arkasındaki kadın olan parçacık fizikçisi CERN Genel Direktörü Fabiola Gianotti müziğin de matematik kadar önemli olduğuna değindi. Onun da dikkat çektiği gibi pek çok alanda silo mentalitesinin kırılması gerektiriyor. “Kültürel siloları kırmalıyız. Çoğu zaman bilim ve sosyal bilimler, sanat ve bilim birbirinden ayrıştırılıyor. Oysaki bunlar insani merak ve yaratıcılığın en yüksek ifadesi.”</p>



<p>Pakistanlı insan hakları ve eğitim aktivisti Malala Yousafzai ise çok elzem bir noktaya değindi. Sahte haberler çağında bilginin kaynağını sorgulama, bilgiyi süzme yetisi. Eleştirel düşünme eğitim sisteminin temelini oluşturmalı diye düşünüyorum.</p>



<p>Borusan’da biz de geleceğimizi Ar-Ge, inovasyon ve dijitalleşme üzerine inşa ederken, en çok yetenek bulma, silo mentalitesini kırma ve yaratıcı düşünme sorunlarıyla karşı karşıya geldiğimiz için eğitimin bu açıdan can alıcı önemine dikkat çekmek istedim.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Eleştirel düşünme eğitim sisteminin temelini oluşturmalı.</p></blockquote>



<h2><strong>İKLİM DEĞİŞİMİ: DÜNYA ALARM VERİYOR</strong></h2>



<p>Küresel ısınmadan sağ çıkmak istiyorsak, ülkeler, şirketler ve bireyler olarak hepimiz sorumluluk almalı, işbirliği içerisinde ortak amaca doğru koşmalıyız. Bu konuda birincil sorumluluk devletlere düşse de (Bkz. Fransa Başbakanı Emmanuel Macron 2021 yılına kadar ülkelerindeki kömürle çalışan tüm termik santrallerin kapanacağını, iklim aksiyonunu ekonomi reform planının beş sacayağından biri yapacağını duyurdu), iş dünyasının da bu konuda kritik bir rolü var.</p>



<p>Küresel İklim ve Ekonomi Komisyonu’nun raporuna göre şimdi ve 2030 yılları arasında altyapıya 90 trilyon dolar harcanacak. Bu yatırımların nasıl yönetildiği önemli. Şehirler, enerji, tarım ve diğer sektörler daha sürdürülebilir hale getirilebilir veya geri kalmış teknolojilerle atmosfere daha fazla karbon salmayı sürdürülebiliriz. Endüstriler daha sürdürülebilir bir dünya yaratmadaki rollerinin farkına varmalı. Yenilenebilir enerji ve temiz teknolojileri önceliklendirmeli, kendilerini düşük karbon ekonomisinin kazananları olarak konumlandırmalı.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>2030 yılına kadar altyapıya 90 trilyon dolar harcanacak. Endüstriler kendilerini düşük karbon ekonomisinin kazananları olarak konumlandırmalı.</p></blockquote>



<h2><strong>EŞİTLİK, ÇEŞİTLİLİK VE KAPSAYICILIK NORM OLMALI</strong></h2>



<p>Oxfam raporuna göre, geçtiğimiz yıl yaratılan varlığın yüzde 82’si, nüfusun en zengin yüzde 1’ine gitti. Bu arada dünyanın en fakir yarısını oluşturan 3,7 milyar insan geçtiğimiz yıl varlıklarında hiçbir artış görmedi.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Geçtiğimiz yıl yaratılan varlığın yüzde 82’si, nüfusun en zengin yüzde 1’ine gitti. Oysaki 3,7 milyar insan dünyanın en fakir yarısı.</p></blockquote>



<p>Eşitsizliklerin en büyük kaybedenlerinden biri de kadınlar. Gelişmekte olan ekonomilerde en kötü koşullarda çalışmak zorunda olan kadınlardan tutun da toplumsal rolüne indirgenerek evinde yemek yapmak ve çocuk bakmak dışında vasfı bulunmayan, eğitimden mahrum kalan, iş hayatına atılabilenler arasında ise ücret eşitsizliklerinden kariyer basamaklarını tırmanmaya ve yönetim kurullarına giden yolda türlü türlü badirelere kadar pek çok sorun mevcut; daha eşitlikçi ve adil bir toplum düzenine ulaşana kadar hâlâ gidilecek çok yol var. Bu konu hem kamunun hem de özel sektörün çok uzun yıllardır gündeminin başında olmak zorunda. Ben gündemde öncelikli bir alan olarak kaldığı sürece kadın ile ilgili sorunların yavaş yavaş azalacağına inanıyorum.</p>



<p>4. Sanayi Devrimi insanlığın gördüğü en büyük dönüşüme şahit oluyor. Öğrenmeden iletişime, üretime ve iş yapış biçimlerimize kadar yaşamımız her yönüyle köklü bir değişimden geçiyor. Dünyanın tüm bilgisi elimizin bir tık altında. Bununla beraber bugün sahip olduğumuz büyük güç, büyük risklere de işaret ediyor. Dijitalleşmeden tüm insanlığın faydalanmasını sağlayabiliriz. Ama bunu doğru biçimde yapamazsak, toplumlar kaybedenler ve kazananlara bölünürse; hak, hukuk ve adalete duyulan inancın çökmesi kaçınılmaz olur. Dolayısıyla 4. Endüstri Devrimi salt teknoloji veya iş değil, toplumun kendisi ile ilgili.</p>



<p>Zorlu soruları, ciddi sorunları ve büyük fırsatları barındıran bir dünyada tercihlerimizi “önce insan, toplum ve çevreden” yana kullanmalıyız.<br></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/parcalanan-dunyada-ortak-bir-gelecek-olusturabilir-miyiz/">Parçalanan Dünyada Ortak Bir Gelecek Oluşturabilir Miyiz?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
