<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>iklim etiketli içerikler - Borusan Turuncu</title>
	<atom:link href="https://borusanturuncu.com/tag/iklim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://borusanturuncu.com/tag/iklim/</link>
	<description>Yolu Borusan&#039;dan Geçen Hikâyeler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Nov 2024 09:06:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2022/12/cropped-turuncu-blog-06-32x32.png</url>
	<title>iklim etiketli içerikler - Borusan Turuncu</title>
	<link>https://borusanturuncu.com/tag/iklim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dünyayı Birlikte Kurtarabiliriz, Ama Nasıl?</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Evrim İnce]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Oct 2021 09:47:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[etsiz beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=3175</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel sorunlar tüm insanlığı etkiliyor. Dünyamızın karşı karşıya olduğu küresel sorunların başında ise iklim değişikliği geliyor. Peki, son dönemlerde sıklıkla sosyal medyada denk geldiğimiz, artık hepimizin gündeminde yer almaya başlayan iklim değişikliği gerçekte tam olarak nedir? Atmosferimizi dünyayı saran bir battaniye olarak düşünebiliriz. Bu battaniyenin dokusunda birçok gaz bulunmakla birlikte sera etkisi oluşmasına neden olan [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil/">Dünyayı Birlikte Kurtarabiliriz, Ama Nasıl?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Küresel sorunlar tüm insanlığı etkiliyor. Dünyamızın karşı karşıya olduğu küresel sorunların başında ise iklim değişikliği geliyor. Peki, son dönemlerde sıklıkla sosyal medyada denk geldiğimiz, artık hepimizin gündeminde yer almaya başlayan iklim değişikliği gerçekte tam olarak nedir?</p>



<p>Atmosferimizi dünyayı saran bir battaniye olarak düşünebiliriz. Bu battaniyenin dokusunda birçok gaz bulunmakla birlikte sera etkisi oluşmasına neden olan karbondioksit, metan, su buharı, ozon, azot oksit vb. gazlar da vardır. Güneşten gelen ışınlar atmosferi geçerek yeryüzüne ulaşır ve tekrar geri yansır. Dünyamızı saran battaniye bu ışınların bir kısmını geçirirken bir kısmı ise tekrar yeryüzüne ulaşır. Bu sayede etrafı battaniye ile sarılı olan dünyamız bir serayı andırır.  Şimdi dünyamızı saran bu battaniyenin çok sık ve dikkatsiz kullanılmasından dolayı yapısının bozulduğunu düşünün. İşte battaniye olarak tanımladığımız atmosferin bileşimini oluşturan gazlardaki değişiklik, atmosferin ısınmasına neden oluyor ve bunun sonucu olarak iklimlerde de değişiklikler görülmeye başlıyor.</p>



<p>Son yıllarda sosyal medyada, haberlerde sıklıkla karşılaştığınız iklim ile ilgili haberleri anımsayın. Haberlerde kışın havaların fazla sıcak ve nemli olması ya da yazın yüksek sıcakların geç gelmesi gibi durumlar çokça gündem oluyor.  Ne yazık ki iklim değişikliğinin etkisi sadece sıcaklık artışından ibaret değil. Seller, şiddetli kasırgalar gibi aşırı hava olaylarının da sıklığının ve etkisinin artışı, deniz suyu seviyelerinde meydana gelen yükselme, buzulların erimesi gibi örnekler iklim değişikliğinin etkileridir. Bu değişikler insanlar, hayvanlar ve ekosistem üzerinde ciddi riskler oluşturuyor. </p>



<p><strong>İklim değişikliğinin nedeni bizim alışkanlıklarımız!</strong></p>



<p>Hemen her gün iklim değişikliği konusunda sivil toplum kuruluşlarının, şirketlerin, hükümetlerin yaptığı çalışmaları görüyoruz. Peki, bu konu ne kadar gündemimizde kalıyor? Belki birkaç saat, gün veya birkaç hafta önemsiyor ve alışkanlıklarımızı kontrol ediyoruz. Ya sonra?</p>



<p>İnsanın doğaya verdiği zararının boyutları ve bizi bekleyen tablonun çok parlak olmadığını anlatan iki kısa belgesel bu konuda beni oldukça etkiledi. İklim değişikliğinin etkilerinden biri olan su kaynaklarının azalması konusunu National Geographic ve Finish iş birliğiyle hazırlanan “25 Litre” adlı belgeseli susuzluk problemlerini İstanbul özelinde ele alıyor ve bizlere çözüme yönelik bilgiler sunuyor.  Bir sabah uyandığınızda sıfır gün uygulaması başladığını ve günlük su tüketim hakkınız 25 litre ile sınırlandığını düşünün. Günde 25 litre ile neler yapabilirdiniz ki? Bunun cevabını merak ediyorsanız ve alışkanlıklarınızı değiştirmek için bir adım atmak istiyorsanız “yarınınsuyu.com”u ziyaret edip su tasarrufu sözü verebilirsiniz.</p>



<p>Aslında temel çözüm daha az tüketmekten geçiyor. Örneğin tek kullanımlık plastikleri hayatımızdan çıkarmak bu yolda güzel bir adım olabilir. Okyanustaki plastiklerin deniz canlıları için oluşturduğu tehlikeyi ve ekosisteme verdiği tahribatı güzel bir dille anlatan Craig Leeson tarafından yönetilen 2016 yılı yapımı “A Plastic Ocean” belgeseli de bu konuda size yol gösterecektir.  </p>



<p>Kızılderili atasözünde söylendiğin gibi “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenilemeyen bir şey olduğunu anlayacak!”</p>



<p>Peki o son ırmak kuramadan önce iklim değişikliğine karşı bireysel olarak ne yapabilirim?  Dünya için nasıl harekete geçebilirim? </p>



<p>Değişimin kendimizle başlatmanın tam zamanı…. Peki, nasıl?</p>



<p><strong>1.Yeniden kullanabilir kaplar kullanılın</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img width="1024" height="683" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-1-1024x683.jpg" alt="Yeniden kullanabilir kaplar kullanılın" class="wp-image-3176" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-1-1024x683.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-1-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-1-768x512.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-1.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Doğada plastik tabakların çözülmesi için 500 yıl, pet şişeler için 400 yıl gibi süreler gerekiyor. Tek kullanımlık plastikleri tercih etmeyeyip kendi mataramızı yanımızda taşıyarak plastik  kullanım oranını azaltmaya destek olabiliriz. </p>



<p><strong>2.Alışverişlerinizde kendi bez çantalarınızı kullanın</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1024" height="684" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-2-1024x684.jpg" alt="Alışverişlerinizde kendi bez çantalarınızı kullanın" class="wp-image-3177" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-2-1024x684.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-2-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-2-768x513.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-2.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<p>Dünya çapında her yıl yaklaşık olarak 1 trilyon plastik poşet kullanılıyor ve bunların çoğu atığa dönüşüyor. Plastik poşetlerin doğada bozulmaları için gereken süre denizde 400 yıl, karada 800 yıl. Canlıların, doğaya bırakılan plastik poşetleri besin sanmaları sonucunda plastikleri tüketmeye çalışmaları ise bu canlıların sindirim sistemlerinin bozulmasına hatta ölümlerine yol açıyor. Plastik poşet kullanılımın azaltmasını destek olmak için bez çantaları tercih edin.</p>



<p><strong>3.Geri dönüştürün</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1024" height="684" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-3-1024x684.jpg" alt="Geri dönüştürün" class="wp-image-3178" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-3-1024x684.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-3-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-3-768x513.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-3.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Geri dönüşüm ile birlikte doğaya bırakılan atık madde miktarı azalırken , doğal kaynakların korunması ve enerji tasarrufu sağlanır. İşyeriniz, evinizde atıklarınızı türlerine göre ayırıp ilgili geri dönüşüm kutusuna atın.</p>



<p><strong>4.Su tasarrufu sağlayın</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1024" height="683" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-4-1024x683.jpg" alt="Su tasarrufu sağlayın" class="wp-image-3179" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-4-1024x683.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-4-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-4-768x512.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-4.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Duşunuzu 10 ila 5 dakika arasında kısaltmak bile her seferinde yaklaşık 45 litreden fazla su tasarrufu sağlıyor. Suyu kullanırken büyüklerimizin “suyu boşa akıtma” sözü hiç aklımızdan çıkmamalı.</p>



<p><strong>5.Etsiz beslenin</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1024" height="685" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-5-1024x685.jpg" alt="Etsiz beslenin" class="wp-image-3180" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-5-1024x685.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-5-300x201.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-5-768x514.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-5.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Fazla et ve süt ürünlerinin tüketimi iklim değişikliği ile mücadeleyi zorlaştırıyor. Çünkü bitkisel ürünlerin yetiştirilmesi için kullanılan toprak, hayvan yetiştiriciliği için kullanılan toprağa göre çok daha az. Haftanın sadece bir günü hayvansal protein alımını kesmek bile sera gazı emisyonlarının yanı sıra arazi, enerji ve su kullanımını azaltmakta güçlü bir etkiye sahip olabilir.</p>



<p><strong>6.Daha az araç kullanın</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1024" height="683" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-6-1024x683.jpg" alt="Daha az araç kullanın" class="wp-image-3181" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-6-1024x683.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-6-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-6-768x512.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-6.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>İnsanlar, özellikle sanayi devrimi ile başlayan ve her geçen kullanımı artan fosil yakıtlarla dünyaya ciddi bir emisyon yükü oluşturmaya başladı. Yakıt kullanımı azaltmak amacıyla seyahat tercihlerinizi daha çevre dostu hale getirebilirsiniz. Elektrikli çalışan otomobiller kullanın, kısa mesafeyse yürüyün veya bisiklete binin.</p>



<p><strong>7.Cihazların fişini çıkarın ve gereksiz yanan ışıkları söndürün</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1024" height="683" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-7-1024x683.jpg" alt="Cihazların fişini çıkarın ve gereksiz yanan ışıkları söndürün" class="wp-image-3182" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-7-1024x683.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-7-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-7-768x512.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-7.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Işıkları kapatmak enerji tasarrufu sağladığı kadar para tasarrufu da sağlar. Işıklarımıza ek evimizde çok fazla cihaz bulunuyor. Takılı bırakılan cihazlar birer enerji vampirleri, kapalı olsalar bile, her gün fazla miktarda güç tüketmeye devam ediyorlar. Enerji tüketimini azaltmaya yönelik elektrikli cihaz satın alırken ‘standby’ durumunda ne kadar elektrik tükettiğine dikkat edip akıllı prizler seçebilirsiniz.</p>



<p><strong>8.Yerel yemekleri tercih edin</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1024" height="684" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-8-1024x684.jpg" alt="Yerel yemekleri tercih edin" class="wp-image-3183" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-8-1024x684.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-8-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-8-768x513.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-8.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Daha önce hiç yemek mili terimini duydunuz mu? Nedir yemek mili? Gıdaların üretim noktasından son kullanıcıya kadar kat ettiği mesafe olarak tanımlanır. Gıdaların milleri ne kadar yüksekse, o kadar fazla fosil yakıt kullanılır ve hava kirliliği oluşur.  Yörede yetişen ürünler satın alınarak, gıda millerinin çevre üzerindeki etkisi azaltılabilir. Yerel olarak alışveriş yapıldığında hava kirliliği de azalır.</p>



<p><strong>9.Sıfır atık modayı tercih edin</strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1024" height="768" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-9-1024x768.jpg" alt="Sıfır atık modayı tercih edin" class="wp-image-3184" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-9-1024x768.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-9-300x225.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-9-768x576.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/10/Dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil-borusan-turuncu-9.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Fosil yakıtlar tekstil endüstrisinde lifleri üretmek, tekstil ve malzemelerini üretmek, giysi üretmek, dağıtım vb. her adımda yaygın şekilde kullanılıyor ve bir giysinin tüm ömür döngüsü boyunca sera gazı emisyonları ortaya çıkıyor. Son yıllarda ortaya çıkan hızlı modanın yaygın hale gelmesiyle giysiler daha kısa sürelerde, birkaç haftada değişen tasarımlarda üretilerek daha fazla tüketim ve oluşan atık miktarının artmasına neden oldu. Tüketim alışkanlığımızı azaltmak için kaliteli ve uzun süre giyebileceğimiz ürünler üreten yavaş moda markalarını tercih etmek veya ikinci el kıyafetler almak önemli bir adım olabilir. Tercih edeceğiniz moda markasının hammaddesinin geri dönüşümlü üründen elde edilmiş olmasına dikkat edebilirsiniz veya artık giymek istemediğiniz kıyafetlerinizi siz dönüştürebilirsiniz.  <br>
Birleşmiş Milletler Küresel İletişim Departmanının iklim değişikliği konusunda vatandaşların harekete geçmesi için küresel bir çağrı olan ActNow uygulamasını indirerek siz de dünya üzerindeki etkinizi ölçebilir ve şimdi harekete geçebilirsiniz!</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/dunyayi-birlikte-kurtarabiliriz-ama-nasil/">Dünyayı Birlikte Kurtarabiliriz, Ama Nasıl?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gezegenimiz Bizi Uyarıyor  Dünyadan İlham Alıp, Geleceğe İlham Veriyoruz!</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/gezegenimiz-bizi-uyariyor-dunyadan-ilham-alip-gelecege-ilham-veriyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erkan Kafadar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2021 10:11:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[2030 sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[çevre konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[Covid19]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Çevre Günü]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistem]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSAD]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=3119</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son birkaç yıldır hepimiz, dünyanın bize verdiği mesajı dinliyor, anlamaya çalışıyor ve cevap bulmak için çaba sarf ediyoruz. İklim krizi, eriyen buzullar, biyoçeşitlilik kaybı hepsi aslında yaptıklarımıza dönüp bakmamız için bize gönderilen bir mesaj. Sonsuz zannettiğimiz, sorumsuzca tükettiğimiz doğal kaynaklarımızın kısıtlı olduğunu daha fazla idrak ediyoruz. Sanayi devriminden günümüze, her geçen gün kendini daha da [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/gezegenimiz-bizi-uyariyor-dunyadan-ilham-alip-gelecege-ilham-veriyoruz/">Gezegenimiz Bizi Uyarıyor  Dünyadan İlham Alıp, Geleceğe İlham Veriyoruz!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Son birkaç yıldır hepimiz, dünyanın bize verdiği mesajı dinliyor, anlamaya çalışıyor ve cevap bulmak için çaba sarf ediyoruz. İklim krizi, eriyen buzullar, biyoçeşitlilik kaybı hepsi aslında yaptıklarımıza dönüp bakmamız için bize gönderilen bir mesaj. Sonsuz zannettiğimiz, sorumsuzca tükettiğimiz doğal kaynaklarımızın kısıtlı olduğunu daha fazla idrak ediyoruz. Sanayi devriminden günümüze, her geçen gün kendini daha da geliştiren insanlığa rağmen ekosistemlerin yine insani faaliyetlerle tahrip edilmesi hepimizin geleceğini tehlikeye atıyor. Dünyanın buzla kaplı olmayan kara yüzeylerinin yüzde 75’i büyük ölçüde değişirken, okyanuslar kirlendi ve sulak alanların yüzde 85’inden fazlası yok oldu. Kullandığımız kaynakların son damlalarına gelmişken geleceğe ne bırakacağımızı hiç düşünmüyoruz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Elimizdeki tek gücümüz ise bu gezegene olan sevgimiz ve sorumluluğumuz. Tam da Dünya Çevre Günü’nde bu sevgiden aldığımız ilhamla yeniden başlamamız mümkün!</p></blockquote>



<p>İnsanın doğa ile ilişkisinin bozulmasının açık bir işareti olan pandemi dönemi, bizlerin sağlığı ile gezegenimizin sağlığı arasındaki ilişkiyi hepimize bir kez daha hatırlattı. Geçtiğimiz yıl, Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) Mesleki ve Çevresel Solunum Çalışma Grubu’nun, Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı araştırma, biyoçeşitlilik ve habitattaki kayıpların bulaşıcı hastalıkların ve virüslerin yayılmasını artırabildiğini gösterdi.</p>



<p>Diğer yandan, WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) ve Londra Zooloji Derneği’nin (ZSL) iki yılda bir hazırladığı Yaşayan Gezegen serisinin 2020 Yaşayan Gezegen Raporu da son 50 yılda canlı türlerinin popülasyonlarının %68 azaldığını ortaya koydu. Biyolojik çeşitlilikte görülen ortalama üçte iki oranındaki düşüşün nedenleri arasında, küresel salgınların ortaya çıkışında da etkili olan ormansızlaşma, sürdürülebilir olmayan tarım ve yasadışı yaban hayatı ticareti gibi insan kaynaklı çevre sorunları olduğu ortaya koyuldu.</p>



<p>Ortaya konulan bu verilere karşı elimizdeki tek gücümüz ise bu gezegene olan sevgimiz ve sorumluluğumuz. Tam da Dünya Çevre Günü’nde bu sevgiden aldığımız ilhamla yeniden başlamamız mümkün!</p>



<p><strong>Yeniden Hayal Etme Zamanı!</strong></p>



<p>Tüm bu sorunlara karşın, bu sene Dünya Çevre Günü “Ekosistem Restorasyonu” teması ile kutlanıyor. Ekosistem restorasyonu, en temel anlamıyla doğayı iyileştirmek için, bugüne kadar verdiğimiz hasarı durdurmak ve tersine çevirmek anlamına geliyor. BM tarafından bu Dünya Çevre Günü’nde ormanlardan tarım arazilerine, dağların tepesinden denizin derinliklerine kadar milyarlarca hektarı canlandırma misyonu olan Ekosistem Restorasyonu girişimi başlatılıyor.</p>



<p>Biz de tam bugün yeniden hayal etmeye ve onarmaya başlayabiliriz. Elbette ki zamanı geri almak ve her şeyi bir günde mucizevi bir şekilde tersine çevirmek mümkün değil. Ama bu hala yapabileceğimiz birçok şey olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Hala elimizde doğayla barışan nesil olma şansımız var. Bugüne kadar insanlığın başaramadığı köklü değişimi yapabilir doğaya değer veren bir topluma dönüşebiliriz. İnsanlığın hayatta kalması için bunu başarmak zorundayız. Sadece kendimiz için değil, tüm insanlık için bugün hep birlikte yeni bir dünya hayal edebiliriz…</p>



<p><strong>Dünyadan ilham alıyoruz, geleceğe ilham veriyoruz!</strong></p>



<p>Bugün artık hepimiz biliyoruz ki, yeni ve daha güzel bir gelecek inşa etmek için üzerimizde büyük bir sorumluluk var. Bu sorumluluk hepimizin. Bireysel, kurumsal, kamu ve özel sektörler, STK’lar, dernekler, vakıflar… Karşı karşıya olduğumuz sorun çok büyük ve bu sorunun üzerinden ancak birlik olursak gelebiliriz.   </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Tam bugün yeniden hayal etmeye ve onarmaya başlayabiliriz.</p></blockquote>



<p>Biz Borusan Grubu olarak gezegenimize, ülkemize olan borcumuzun ve insanların yaşamına dokunmanın önemini biliyor, bu noktadaki önemli rolümüzü kabulleniyoruz.  Bu nedenle faaliyet gösterdiğimiz her alanda gezegenimiz ve tüm insanlık için ortak değer yaratmaya çalışıyoruz. Bu amaçla tüm iş süreçlerimize sürdürülebilirliği entegre ediyor, her zaman birincil öncelik olarak belirliyoruz.</p>



<p>Belirlemiş olduğumuz 2030 sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımıza başladık. Borusan Sürdürülebilirlik yaklaşımımızı “İ³” kapsamında ele alarak, iklim, insan ve inovasyon odak alanları kapsamında yeni bir yolculuğa çıktık. İklim başlığında karbon nötr olmayı hedeflerken insan başlığı altında toplumsal cinsiyet bağlamında fırsat eşitliği çalışmaları yapıyor, toplum için sosyal faydayı önceliklendiriyoruz. İnovasyon başlığında ise mevcut iş modellerinin ötesine geçmek ve geleceğin işlerini tasarlayabilmek için yenilikçiliği ve girişimciliği teşvik ediyoruz. Böylece henüz ortaya çıkmamış ihtiyaçları karşılayarak, yeni fırsatları yakalamayı amaçlıyoruz. Bu yolculuğumuzda bize doğadan ve tüm paydaşlarımızdan aldığımız ilham yol gösteriyor. Geleceğimizi bu ilhamla yeniden yazıyor ve attığımız adımlarla geleceğe ilham olmaya çalışıyoruz.  </p>



<p>Borusan olarak, kurulduğumuz günden bugüne fayda yaratmak için çalışıyor, geleceği hep birlikte inşa edelim istiyoruz. Sadece kendimiz için değil çocuklarımız için de iyi bir dünya umuyor, sürdürülebilir bir geleceğin mümkün olduğuna gönülden inanıyoruz.</p>



<p>Birleşmiş Milletler tarafından 1972 yılında Stockholm’de gerçekleştirilen Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla, Dünya Çevre Günü ilan edilmiş olan 5 Haziran vesilesiyle bugün gezegenimizin için neler yapabileceğimizi konuşmak için belki de en uygun gün. Çünkü, dünyamızda yaşanan gelişmeler bizlere geleceğimiz için oldukça kritik günlerden geçtiğimizi gösteriyor. 2020 yılında hayatımıza giren COVID-19 ile bu dönemin zorlukları da elbette arttı. Hem tüm düzenimizi etkileyen hem de geleceğe dair endişelerimizi artıran bu dönem, bizlere bir an önce önlem almaya başlamamız gerektiğini bir kez daha hatırlattı. </p>



<p>Hem bireyler olarak hem de parçaları olduğumuz kurumlarla birlikte seferberlik içindeyiz. Bu bize belki de unutmuş olduğumuz birliği de hissettirecek dönüştürücü bir yolculuk. Siz de bu yolculukta var mısınız? </p>



<p> </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/gezegenimiz-bizi-uyariyor-dunyadan-ilham-alip-gelecege-ilham-veriyoruz/">Gezegenimiz Bizi Uyarıyor  Dünyadan İlham Alıp, Geleceğe İlham Veriyoruz!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyaya Faydalı Olma Sözümüz Var!</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/dunyaya-faydali-olma-sozumuz-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Levent Kocabıyık]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Apr 2021 14:27:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[çevre felaketleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[dünya günü]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=3100</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün “Dünya Günü”! Çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak bizim en büyük sorumluluğumuz ve bugün bunun ne kadar önemli olduğunu konuşmak için en doğru zaman. Bu özel gün hepimize bir çağrıda bulunuyor; dünyaya faydalı olma sözümüzü tutma zamanı geldi! Çevre felaketleri, iklim krizi, kirlilik gibi birçok konunun herkesin ana gündemi olduğu bu dönemde dünyamız için yapabileceklerimizi [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/dunyaya-faydali-olma-sozumuz-var/">Dünyaya Faydalı Olma Sözümüz Var!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bugün “Dünya Günü”! Çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak bizim en büyük sorumluluğumuz ve bugün bunun ne kadar önemli olduğunu konuşmak için en doğru zaman.</p>



<p>Bu özel gün hepimize bir çağrıda bulunuyor; dünyaya faydalı olma sözümüzü tutma zamanı geldi! Çevre felaketleri, iklim krizi, kirlilik gibi birçok konunun herkesin ana gündemi olduğu bu dönemde dünyamız için yapabileceklerimizi düşünme fırsatı karşımızda duruyor. Belki bugün insanlığın karşılaştığı en büyük sorunla karşı karşıyayız, ama “Dünya Günü” bize “Hala çok geç değil, hadi hep birlikte harekete geçelim” diyor!</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Hepimizin gittiği yol, seçtiği yöntem, almaya hazır olduğu sorumluluk farklı. Ama amacımız ortak: sadece kendimiz için değil gelecek nesiller ve tüm yaşam öğeleri için de dünyaya faydalı olmak!</p></blockquote>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1024" height="682" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/04/1280x853-borusan-turuncu-dunyaya-faydali-olma-sozumuz-var-1024x682.jpg" alt="Dünyaya Faydalı Olma Sözümüz Var!" class="wp-image-3101" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/04/1280x853-borusan-turuncu-dunyaya-faydali-olma-sozumuz-var-1024x682.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/04/1280x853-borusan-turuncu-dunyaya-faydali-olma-sozumuz-var-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/04/1280x853-borusan-turuncu-dunyaya-faydali-olma-sozumuz-var-768x512.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/04/1280x853-borusan-turuncu-dunyaya-faydali-olma-sozumuz-var.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Son birkaç yıldır, global ölçekte hep birlikte bir mücadele başlattık. Yeni devreye alınan kamu düzeyinde çalışmalar, özel kurumların belirlediği karbon sıfırlama politikaları, bireysel inisiyatifler bu mücadelenin önemli unsurları arasında kendine yer buldu. Artık hepimiz, sürdürülebilirlik kavramının hem kamunun hem de özel sektörün temel konularından biri haline geldiğini biliyoruz. Söz konusu gelecek nesiller ve yaşamın tüm canlılar için devamlılığı olduğunda aslında ortada görmezden gelemeyeceğimiz tek bir gerçek var; sürdürülebilirlik politikaları… Hepimizin gittiği yol, seçtiği yöntem, almaya hazır olduğu sorumluluk farklı. Ama amacımız ortak: sadece kendimiz için değil gelecek nesiller ve tüm yaşam öğeleri için de dünyaya faydalı olmak! </p>



<p>Ne kadar farkındayız bilmiyorum ama gençler bize bu sorumluluğumuzu hatırlatmak için oldukça istekliler. Çok şanslıyız ki yanımızda geleceği önemseyen, iklim kriziyle öncelikli olarak ilgilenen dinamik ve çözüme odaklanmış gençler var. Ve kendi geleceklerini inşa etmek için şartları zorlamaya hazır olan bu jenerasyondan öğrenecek çok şeyimiz bulunuyor. Onlar sayesinde bugün bireysel olarak hayatımıza birçok yenilik katıyoruz. Artık hepimiz, kağıt işlerini azaltıp işlemleri online yapmamız ya da tek kullanımlık ürünlere, plastik poşetlere veda etmemiz gerektiğini biliyoruz. Yürüme mesafesinde olan yerlere yürüyerek veya bisikletle gitmek, doğa dostu araçları kullanmak, işe giderken araç paylaşmak, ikinci el eşya kullanmak gibi pek çok yöntemi onlarla birlikte yeniden hatırlıyoruz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Borusan olarak geçmiş tecrübemiz ve bugünkü donanımımız ile gelecek için harekete geçiyor, bu sorumluluğu yerine getirmek için çalışıyoruz.</p></blockquote>



<p>Bu çabaların her biri çok kıymetli ve umut verici olmakla birlikte biz büyük şirketlerin desteğiyle daha da anlamlı hale gelecekleri de bir gerçek. Ancak bizler bugün adımlarımızı düşünerek atarsak, iş dünyasındaki etkimizi, bıraktığımız izleri sürdürülebilirlik çerçevesinde bir kez daha gözden geçirirsek, o zaman gerçek bir sonuç almak mümkün olur. Gerçekten fark yaratabilir, birçok insanı etkileyebiliriz… O yüzden tam da bugün, “Dünya Günü”, var olan süreçlerimizi incelememiz, neleri daha iyi yapabileceğimizi keşfetmemiz ve kendimize bir yol çizmemiz için en doğru gün.</p>



<p>Borusan olarak insan, iklim ve inovasyon odak alanlarımız sürdürülebilirlik için büyük önem taşıyor. Bu üç başlıkta birbirini tamamlayan projelerle yaşanabilir bir gelecek için çalışıyoruz.  “Bu memlekete gönül borcum var, hayatım boyunca bunu ödemek için çalıştım” diyen Borusan Holding’in kurucusu, sevgili dedem Asım Kocabıyık’ın açtığı yolda hedefleri daha da ileriye taşıyarak yürümeye devam ediyoruz. Bizim çocuklarımıza ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuz var. Ve Borusan olarak geçmiş tecrübemiz ve bugünkü donanımımız ile gelecek için harekete geçiyor, bu sorumluluğu yerine getirmek için çalışıyoruz. </p>



<p>Şimdi hepimiz için durup düşünme vakti. Hadi hep birlikte gereksiz ışıkları kapatalım, elimiz paketli gıdaya gitmesin, musluklar boş yere açık kalmasın… Sadece evimizde otururken bile üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmenin ne kadar önemli olduğunun farkına varalım. Siz bunları yaparken biz de Borusan olarak adımlar atarak tüm yaptıklarınızın bir anlamı olduğunu, dünyayı hep birlikte yaşanabilir bir hale getirebileceğimizi gösterelim. Ve en önemlisi bu önemli günde dünyaya olan sözünü tutan bireyler olarak farkına vardıklarımızı yaşadığımız her anımıza yayalım…   </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/dunyaya-faydali-olma-sozumuz-var/">Dünyaya Faydalı Olma Sözümüz Var!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kavurucu Sıcaklar, Dolu Fırtınaları, Ağaç Deviren Sağanaklar: Doğanın Öfkesini Dindirebilir Miyiz?</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/kavurucu-sicaklar-dolu-firtinalari-agac-deviren-saganaklar-doganin-ofkesini-dindirebilir-miyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Acarla]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Oct 2018 15:17:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[sıfır karbon]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=1029</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avustralya’da kış ortasında yaşanan beklenmedik kuraklık, Arktik ormanlarında yaşanan devasa yangınlar, Avrupa’da tüm zamanların ortalamasının üzerinde aşırı sıcak geçen yeni bir yaz ve Türkiye’de Karadeniz Bölgesini teslim alan sel felaketi&#8230; 12 yıl önce Al Gore’un anlatımıyla yayınlanan&#160;“An Inconvenient Truth (Uygunsuz Gerçek)” belgeselinde küresel ısınmanın “var olduğunun” çeşitli bilimsel kanıtlarla anlatılmaya çalışıldığını hatırlıyorum. Bu yıllarda iklim [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/kavurucu-sicaklar-dolu-firtinalari-agac-deviren-saganaklar-doganin-ofkesini-dindirebilir-miyiz/">Kavurucu Sıcaklar, Dolu Fırtınaları, Ağaç Deviren Sağanaklar: Doğanın Öfkesini Dindirebilir Miyiz?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Avustralya’da kış ortasında yaşanan beklenmedik kuraklık, Arktik ormanlarında yaşanan devasa yangınlar, Avrupa’da tüm zamanların ortalamasının üzerinde aşırı sıcak geçen yeni bir yaz ve Türkiye’de Karadeniz Bölgesini teslim alan sel felaketi&#8230;</p>



<p>12 yıl önce Al Gore’un anlatımıyla yayınlanan&nbsp;<em>“An Inconvenient Truth (Uygunsuz Gerçek)</em>” belgeselinde küresel ısınmanın “var olduğunun” çeşitli bilimsel kanıtlarla anlatılmaya çalışıldığını hatırlıyorum. Bu yıllarda iklim değişikliği yeni yeni ülkelerin çevre politikası projeksiyonlarında yer almaya başlamıştı. Bugün ise herhangi bir ispata gerek duymadan bu değişikliği haberlerde izliyoruz; yaşamlarımızın tam ortasında hissediyoruz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>İklim değişimini, yaşamlarımızın tam ortasında hissediyoruz. </p></blockquote>



<p>Küresel iklim değişikliğine karşı en kırılgan bölgelerin başında Türkiye’nin de içinde bulunduğu Doğu Akdeniz havzası geliyor. Akdeniz iklimi etkilerinin kuzeye doğru ilerlediği ve Akdeniz bölgesinde yağış miktarının daha da azalacağı, şiddetli yağış, fırtına, sel ve taşkın gibi afetlerin artacağı yarı kurak bir iklime geçiş yapıyoruz.</p>



<p>Peki bu değişim önlenemez mi?</p>



<p>2016 yılında yürürlülüğe giren Paris Anlaşması’yla sanayileşme öncesi dönem seviyesine kıyasla küresel sıcaklık artışının 2 derecenin altında kalmasının sağlanması hedeflendi. Avrupa Birliği, ABD, Avustralya, Hindistan ve Çin’in dahil olduğu 179 ülke bu anlaşmayı onayladı. Yeni kirleticilerden biri olan Çin’den gelen sürpriz desteğe rağmen yeni ABD yönetiminin “küresel ısınma değil, diğer şirketlerin ABD menşeli şirketlerin üzerinden avantaj sağlamalarıyla ilişkili bir anlaşma” diyerek desteğini çekmesiyle anlaşmanın rafa kalkacağı yönünde bir endişe ortamı oluştu. İklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerden biri olan Avrupa ise bu konuda elini taşın altına koymaya oldukça kararlı. Avrupa Birliği ülkeleri, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda 2020 için koydukları hedefleri bir öte seviyeye taşıdılar. 2020’de son tüketimde yenilenebilir enerji kaynak payının yüzde 20 olması hedeflenirken, 2030’da bu seviye yüzde 32’ye çıkarıldı.</p>



<h2><strong>SIFIR KARBON EKONOMİSİNE DOĞRU</strong></h2>



<p>Karbon emisyonlarının fiyatlandırılması, sıkı araç emisyon standartları ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artması bu mücadelenin önemli sac ayaklarından. Bir zamanlar yenilenebilir enerji kaynakları, ülkelerin elektrik üretim portföylerine marjinal bir katkı sağlarken, bugün küresel anlamda yeni devreye alınan enerji santrallerinin yüzde 70’ini oluşturuyor. Fosile dayalı kaynaklardan üretim yapan tesisler ve nükleer santrallerin fazlar halinde devreden çıkması için birçok ülkede tarihler belirlenmiş durumda. “<em>Sıfır Karbon Ekonomisi</em>”ne geçişin ilk aşamalarına tanık oluyoruz ve bu yoldan dönüş yok gibi görünüyor.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Sıfır karbon ekonomisine geçişten dönüş yok gibi görünüyor. </p></blockquote>



<p>Yenilenebilir enerji… Her ne kadar tek seferde söylenmesi zor bir terim olsa da bu tesislerin doğasını aslında çok iyi anlatıyor. Yakıt kaynağı doğada sürekli olarak üretilebilen bu tesisler, doğalgaz ve petrol gibi sınırlı rezervli tesislerin yavaş yavaş yerini alıyor. Yenilenebilir enerji teknolojisinin gelişmesiyle düşen yatırım maliyetleri artık teşviksiz bir dünyada da bu tesislerin ekonomik olarak yapılmasını mümkün kılıyor. Yakıt maliyeti olmayan, rüzgâr enerji santralleri gibi “0 emisyonlu” bu tesisler için büyük bir kısıt olan kararsız üretimleri, yeni depolama teknolojilerinin gelişmesiyle bir engel olmaktan kalkıyor. Bu tesislerin de istenen zamanda istenen miktarda şebekeye enerji verebilmesinin, yani baz yük tesisi olmalarının yolu açılıyor.</p>



<p>Enerji sektörünün diğer önemli bir gündem maddesi de dağıtık yapıya geçiş. Dağıtık yapı, elektrik enerjisinin tüketildiği yerde üretilmesi ve enerji iletim kayıplarının önüne geçilmesini hedefliyor. Bugün örneğin Gaziantep’te bulunan Kartaldağı RES tesisimizin üretimi, İzmir’de bir sokağı aydınlatabiliyor. Tüm üretim tesisleri enerjisini ulusal şebekeye verdiği için nerede tüketildiğini bilmek mümkün değil. Üretilen enerji önce yüksek gerilim iletim sistemine, oradan alçak gerilim dağıtım sistemine geçerek birçok aşamada iletim kaybına uğruyor. Dağıtık üretimde örneğin mikro-gridlerde bir ilçenin elektriği o bölgedeki üretim tesislerinden doğrudan karşılanabilecek. Hatta evsel tüketicilerin kendi elektriğini üreterek fazlasını şebekeye verebileceği uygulamalar daha genele yayılacak.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Evsel tüketicilerin kendi elektriğini üreterek fazlasını şebekeye verebileceği uygulamalar yayılacak. </p></blockquote>



<p>Elektrikli araçlar (binek araçlar, tırlar… v.s.) ve şarj istasyonları, 2030’un dünyasında yeni gerçekliğimiz olacak gibi görünüyor. Elektriğin taşıma sektörüne yaygınlaştırılması enerji talebini artıracaktır. Bu anlamda en önemli soru bu araçların elektriğinin hangi kaynaklardan sağlanacağıdır. Bu kaynak yenilenebilir enerji olmadığı sürece istenen sonuca çok büyük bir etkisi olmayacağı aşikar.</p>



<p>Enerji sektöründeki bu baş döndürücü değişim, yenilenebilir enerji teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik araştırma ve teknoloji geliştirme çalışmalarının bir sonucu. Kanımca yenilenebilir alanda yaşanan teknolojik sıçramayı diğer teknolojik gelişmelerden ayrıştıran özellik, iklim değişikliği ile mücadeleyi kazanabilmemiz için en önemli araçlardan biri olması. Yenilenebilir enerji artık “olsa iyi olur” değil, dünyanın sürdürülebilir kalkınması için “olmazsa olmazıdır.”</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/kavurucu-sicaklar-dolu-firtinalari-agac-deviren-saganaklar-doganin-ofkesini-dindirebilir-miyiz/">Kavurucu Sıcaklar, Dolu Fırtınaları, Ağaç Deviren Sağanaklar: Doğanın Öfkesini Dindirebilir Miyiz?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parçalanan Dünyada Ortak Bir Gelecek Oluşturabilir Miyiz?</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/parcalanan-dunyada-ortak-bir-gelecek-olusturabilir-miyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Agah Uğur]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2018 19:51:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BorusanX]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer & İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=669</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomik büyümenin en tepedeki yüzde 1’e fayda sağladığı, ultra zenginler ile orta ve alt sınıflar arasında bölünmüş bir dünya. Teknoloji ilerledikçe, vasıflı işçiler ile diğerleri arasında giderek artan bölünmüşlük. Mevcut düzenin sorgulanmasını gerektiren ekonomik büyüme ve ortaya çıkardığı çevresel sorunlar. 2. Dünya Savaşından beri dünyanın gördüğü en büyük mülteci krizi… Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Genel Sekreteri [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/parcalanan-dunyada-ortak-bir-gelecek-olusturabilir-miyiz/">Parçalanan Dünyada Ortak Bir Gelecek Oluşturabilir Miyiz?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ekonomik büyümenin en tepedeki yüzde 1’e fayda sağladığı, ultra zenginler ile orta ve alt sınıflar arasında bölünmüş bir dünya. Teknoloji ilerledikçe, vasıflı işçiler ile diğerleri arasında giderek artan bölünmüşlük. Mevcut düzenin sorgulanmasını gerektiren ekonomik büyüme ve ortaya çıkardığı çevresel sorunlar. 2. Dünya Savaşından beri dünyanın gördüğü en büyük mülteci krizi… Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Genel Sekreteri Sharan Burrow’un deyimiyle, “Dünyanın yeni bir toplumsal sözleşmeye varması, kuralları yeniden yazması gerekiyor.”</p>



<p>Geçtiğimiz günlerde Davos’ta 48.si düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun ana gündemi, temel söylemi buydu. Küresel iş liderlerinin ve siyasi liderlerin bir araya gelerek yeni fikirleri ve dünyayı şekillendiren gündemin tartışıldığı bu toplantıları ben de 17 yıldır takip ediyorum. 400’den fazla oturumun gerçekleştiği programda, ana konular 4. Sanayi devrimi ve ülkelerin buna ne kadar hazırlıklı olduğu, iklim değişikliği, gelir eşitsizliği ve kriz sonrası üretkenlik seviyelerinin halen istenilen seviyelere çıkamamış olması şeklinde özetlenebilir.</p>



<p>Dünyamızın karşı karşıya olduğu bu ciddi sorunları nasıl iyileştirebiliriz gibi büyük bir soruya cevaplar aranırken, durumun vahametine rağmen uzun zamandır görülmeyen bir umut ve iyimserlik havası hakimdi Davos’a. Davos’ta bulunduğum süre boyunca uzun uzun düşündüm. Karşı karşıya olduğumuz büyük sorunlar karşısında bu iyimserlik nereden geliyordu? Birlikte düşünmenin, kafa yormanın, çözümler üretmenin doğurduğu “birlikten güç doğar” hissiyatı, aslına bakılırsa şirketler ve bireyler olarak biz bunun neresinden tutarız, nasıl katkıda bulunuruz düşüncelerini tetikledi kafamda.</p>



<p>Bu yazımda hem Davos izlenimlerimi paylaşacak hem de daha yaşanabilir bir dünya yaratmaya yönelik naçizane bazı cevaplar sunmaya çalışacağım. Bu bağlamda 3 öncelikli alan görüyorum:&nbsp;<em>Eğitim, iklim değişimi ve kapsayıcılık.</em></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Dünyanın yeni bir toplumsal sözleşmeye varması, kuralları yeniden yazması gerekiyor.</p></blockquote>



<h2><strong>EĞİTİM KÖKLÜ BİR DEĞİŞİM GEREKTİRİYOR</strong></h2>



<p>McKinsey Global Institute’a göre, 2030 itibariyle robotlar 800 milyon işin yerine geçebilir. 4. Sanayi Devrimi bazı meslekleri geçersiz kılarken, yeni meslekler ve iş alanları yaratıyor. Bununla beraber, eğitim sistemimiz bu değişimlerle başa çıkmak için hazırlıklı değil. Dünya e-ticaret devi Alibaba’nun kurucusu Jack Ma’nın da forumda altını çizdiği gibi 200 yıl öncesinin bilgi temelli eğitim yaklaşımı makinelerle rekabet edemez. Gençler sorgulamayı, bağımsız düşünmeyi, etik değerleri, araştırmayı, bilgiyi sentezlemeyi ve sorunlara yaratıcı çözümler bulmayı öğrenmeli. Şuna da değinmek gerekiyor ki işler otomatize olurken, eğitimden kasıt sadece, STEM yani bilim, teknoloji, matematik, kodlama öğrenmek değil.</p>



<p>Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ve pek çok başka büyük bilim projesinin arkasındaki kadın olan parçacık fizikçisi CERN Genel Direktörü Fabiola Gianotti müziğin de matematik kadar önemli olduğuna değindi. Onun da dikkat çektiği gibi pek çok alanda silo mentalitesinin kırılması gerektiriyor. “Kültürel siloları kırmalıyız. Çoğu zaman bilim ve sosyal bilimler, sanat ve bilim birbirinden ayrıştırılıyor. Oysaki bunlar insani merak ve yaratıcılığın en yüksek ifadesi.”</p>



<p>Pakistanlı insan hakları ve eğitim aktivisti Malala Yousafzai ise çok elzem bir noktaya değindi. Sahte haberler çağında bilginin kaynağını sorgulama, bilgiyi süzme yetisi. Eleştirel düşünme eğitim sisteminin temelini oluşturmalı diye düşünüyorum.</p>



<p>Borusan’da biz de geleceğimizi Ar-Ge, inovasyon ve dijitalleşme üzerine inşa ederken, en çok yetenek bulma, silo mentalitesini kırma ve yaratıcı düşünme sorunlarıyla karşı karşıya geldiğimiz için eğitimin bu açıdan can alıcı önemine dikkat çekmek istedim.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Eleştirel düşünme eğitim sisteminin temelini oluşturmalı.</p></blockquote>



<h2><strong>İKLİM DEĞİŞİMİ: DÜNYA ALARM VERİYOR</strong></h2>



<p>Küresel ısınmadan sağ çıkmak istiyorsak, ülkeler, şirketler ve bireyler olarak hepimiz sorumluluk almalı, işbirliği içerisinde ortak amaca doğru koşmalıyız. Bu konuda birincil sorumluluk devletlere düşse de (Bkz. Fransa Başbakanı Emmanuel Macron 2021 yılına kadar ülkelerindeki kömürle çalışan tüm termik santrallerin kapanacağını, iklim aksiyonunu ekonomi reform planının beş sacayağından biri yapacağını duyurdu), iş dünyasının da bu konuda kritik bir rolü var.</p>



<p>Küresel İklim ve Ekonomi Komisyonu’nun raporuna göre şimdi ve 2030 yılları arasında altyapıya 90 trilyon dolar harcanacak. Bu yatırımların nasıl yönetildiği önemli. Şehirler, enerji, tarım ve diğer sektörler daha sürdürülebilir hale getirilebilir veya geri kalmış teknolojilerle atmosfere daha fazla karbon salmayı sürdürülebiliriz. Endüstriler daha sürdürülebilir bir dünya yaratmadaki rollerinin farkına varmalı. Yenilenebilir enerji ve temiz teknolojileri önceliklendirmeli, kendilerini düşük karbon ekonomisinin kazananları olarak konumlandırmalı.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>2030 yılına kadar altyapıya 90 trilyon dolar harcanacak. Endüstriler kendilerini düşük karbon ekonomisinin kazananları olarak konumlandırmalı.</p></blockquote>



<h2><strong>EŞİTLİK, ÇEŞİTLİLİK VE KAPSAYICILIK NORM OLMALI</strong></h2>



<p>Oxfam raporuna göre, geçtiğimiz yıl yaratılan varlığın yüzde 82’si, nüfusun en zengin yüzde 1’ine gitti. Bu arada dünyanın en fakir yarısını oluşturan 3,7 milyar insan geçtiğimiz yıl varlıklarında hiçbir artış görmedi.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Geçtiğimiz yıl yaratılan varlığın yüzde 82’si, nüfusun en zengin yüzde 1’ine gitti. Oysaki 3,7 milyar insan dünyanın en fakir yarısı.</p></blockquote>



<p>Eşitsizliklerin en büyük kaybedenlerinden biri de kadınlar. Gelişmekte olan ekonomilerde en kötü koşullarda çalışmak zorunda olan kadınlardan tutun da toplumsal rolüne indirgenerek evinde yemek yapmak ve çocuk bakmak dışında vasfı bulunmayan, eğitimden mahrum kalan, iş hayatına atılabilenler arasında ise ücret eşitsizliklerinden kariyer basamaklarını tırmanmaya ve yönetim kurullarına giden yolda türlü türlü badirelere kadar pek çok sorun mevcut; daha eşitlikçi ve adil bir toplum düzenine ulaşana kadar hâlâ gidilecek çok yol var. Bu konu hem kamunun hem de özel sektörün çok uzun yıllardır gündeminin başında olmak zorunda. Ben gündemde öncelikli bir alan olarak kaldığı sürece kadın ile ilgili sorunların yavaş yavaş azalacağına inanıyorum.</p>



<p>4. Sanayi Devrimi insanlığın gördüğü en büyük dönüşüme şahit oluyor. Öğrenmeden iletişime, üretime ve iş yapış biçimlerimize kadar yaşamımız her yönüyle köklü bir değişimden geçiyor. Dünyanın tüm bilgisi elimizin bir tık altında. Bununla beraber bugün sahip olduğumuz büyük güç, büyük risklere de işaret ediyor. Dijitalleşmeden tüm insanlığın faydalanmasını sağlayabiliriz. Ama bunu doğru biçimde yapamazsak, toplumlar kaybedenler ve kazananlara bölünürse; hak, hukuk ve adalete duyulan inancın çökmesi kaçınılmaz olur. Dolayısıyla 4. Endüstri Devrimi salt teknoloji veya iş değil, toplumun kendisi ile ilgili.</p>



<p>Zorlu soruları, ciddi sorunları ve büyük fırsatları barındıran bir dünyada tercihlerimizi “önce insan, toplum ve çevreden” yana kullanmalıyız.<br></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/parcalanan-dunyada-ortak-bir-gelecek-olusturabilir-miyiz/">Parçalanan Dünyada Ortak Bir Gelecek Oluşturabilir Miyiz?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
