<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tuğba Erbilen, Borusan Turuncu sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://borusanturuncu.com/author/tugbaerbilen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://borusanturuncu.com/author/tugbaerbilen/</link>
	<description>Yolu Borusan&#039;dan Geçen Hikâyeler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Nov 2024 09:38:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2022/12/cropped-turuncu-blog-06-32x32.png</url>
	<title>Tuğba Erbilen, Borusan Turuncu sitesinin yazarı</title>
	<link>https://borusanturuncu.com/author/tugbaerbilen/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Steptember’a Davet, Özgürlüğe Destek</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/steptembera-davet-ozgurluge-destek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğba Erbilen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2020 14:43:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BorusanX]]></category>
		<category><![CDATA[Fayda]]></category>
		<category><![CDATA[Cerebral Palsy]]></category>
		<category><![CDATA[Covid19]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=2386</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pandeminin hepimize en iyi hatırlattığı şeylerden biri “özgürlük” oldu. Özgürce ve rahatça gezmek, dolaşmak, arkadaşlarımızla buluşmak, alışveriş yapmak, sağlık ihtiyaçlarımızı karşılamak, sinemaya ya da eğlenmeye gitmek, okulda-kursta öğrenmek, yolculuk yapmak… Hepsini ne kadar çok özledik ve bizim için ne kadar da değerli olduğunu fark ettik. Peki, özgürlüğünüzün daha da yakından kısıtlandığını hayal edebiliyor musunuz? Hiç [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/steptembera-davet-ozgurluge-destek/">Steptember’a Davet, Özgürlüğe Destek</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Pandeminin hepimize en iyi hatırlattığı şeylerden biri “özgürlük” oldu. Özgürce ve rahatça gezmek, dolaşmak, arkadaşlarımızla buluşmak, alışveriş yapmak, sağlık ihtiyaçlarımızı karşılamak, sinemaya ya da eğlenmeye gitmek, okulda-kursta öğrenmek, yolculuk yapmak… Hepsini ne kadar çok özledik ve bizim için ne kadar da değerli olduğunu fark ettik.</p>



<p>Peki, özgürlüğünüzün daha da yakından kısıtlandığını hayal edebiliyor musunuz? Hiç düşündünüz mü mesela evinizin içinde de yüzde yüz özgür olamasaydınız ne olurdu? Despot bir babanız olsaydı mesela, her işinize burnunu soksaydı? Ya da aile içinde şiddete maruz kalsaydınz? Hatta belki de kaldınız ve bu satırları en iyi anlayanlardan biri sizsiniz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Pandemi bize özgürlüğün ne kadar kıymetli olduğunu hatırlattı.</p></blockquote>



<p>Veya bir kazaya uğradığınız, hastalığa yakalandığınız, gerekli tedavilere ulaşamadığınız, gerekli teçhizatlar size sağlanamadığı için vücudunuzun özgürlüğü kısıtlanmış olsaydı? Kahve yapmak, üzerinizi değiştirmek veya duşa girmek için birilerinin yardımına ihtiyacınız olsaydı?</p>



<p>Kontrolü kendinde olmayan bir şeyin içinde yaşamaktır engelli olmak. Ve kılıf, kap, vücut değiştirmeniz mümkün değildir. Aynı pandemide mekan değiştiremediğimiz gibi, ama onun çok daha uzun süreninden. Aldığınız destekler ve çabalarınızla, özgürlük kısıtlarını yavaş yavaş genişletebilirsiniz. Bunun için kaya gibi sağlam bir iradeniz ve her düştüğünüzde geri kalkacak içsel motivasyonunuz olmalıdır.</p>



<p>Ben bunları bir Cerebral Palsy’li olarak bizim açımızdan yazdım ama diğer engel gruplarının tamamımda da durum aynı kapılara çıkıyor aslında. Engelliler bedensel kısıtlılıklarının yanında toplumun koyduğu özgürlük kısıtlayıcılarla da mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Erişilebilir olmayan mimari yapılar, sınıfta dışlanan, okuldan atılmaya kalkılan engelli çocuklar, engelli olmayanın tercih edildiği çalışan adayları vs. vs. Hepsi engellilerin özgürlüklerini kısıtlıyor. Okuma, çalışma, eğlenme, hayata karışma özgürlüklerini…</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Engelliler bedensel kısıtların yanı sıra, toplumun koyduğu özgürlük kısıtlarıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor.</p></blockquote>



<p>Özgürlüğün kıymetini çok daha iyi anladığımız şu günlerde gelin hep birlikte STEPtember Projesi’ne katılalım. En azından Cerebral Palsy’li çocukların kendi özgürlük alanlarını genişletebilmeleri için yeni fırsatlar oluşturalım.</p>



<p><strong>STEPTEMBER SENİ BEKLİYOR</strong></p>



<p>Steptember, 2011 yılından beri 5 ülkede Eylül ayında eş zamanlı olarak gerçekleştirilen uluslararası bir gönüllülük projesi. Amacımız 1-30 Eylül tarihleri arasında günde 10.000 adım atarak bireysel sağlığımızı korumaya ve yapacağımız bağış çağrıları ve düzenleyeceğimiz bağış aktiviteleriyle Cerebral Palsy’li çocukların yaşam boyu ihtiyaç duydukları özel eğitim, hidroterapi ve fizyoterapi masraflarına destek olmak.</p>



<p>Cerebral Palsy, Türkçe’de serebral palsi olarak anılır ve beyin felci anlamına gelir. Halk dilinde spastik kelimesinin kullanıldığını da duymuşsunuzdur. Doğum öncesi ile 3 yaş arasında herhangi bir nedenle beynin ya da beyinciğin zarar görmesi sonucu oluşur. Çocukluk döneminde görülen en yaygın görülen fiziksel engellilik durumudur. Hamilelikte kullanılan ilaçlar, kan uyuşmazlığı, düşmek, erken doğum, kordon dolanması, trafik kazası, havale geçirmek, bebeğin kafasına alabileceği bir darbe, bir şey yutmak sonucu nefessiz kalmak gibi çok çeşitli sebeplerle meydana gelebiliyor.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Cerebral Palsy, çocukluk döneminde en yaygın görülen engellililik durumudur</p></blockquote>



<p>Bu olaylar sonucunda beyinde zarar gören hücreler; kasların olması gerektiği gibi kasılıp gevşeme işlevini yerine getiremiyor, fiziksel dengeyi sağlayamaz oluyor. Bu durum yürüme, zıplama, tutma, kaldırma, yemek yeme, konuşma gibi günlük hayatta yaptığımız hareketlerde kısıtlılık meydana getiriyor. Konuşma zorluğu yaşamaları CP’lilerin zihinsel engelli zannedilmelerine sebep oluyor; oysa ki konuşmayı sağlayan organlarımız da bir kas bütünü…</p>



<p>Borusan olarak bu yıl 6.kez Steptember’a katılıyoruz. 5 yılda toplamda 336.253 TL Bağış topladık. Geçen yıl ülke çapında en çok bağış toplayan 3. kurum olduk. Topladığımız bağışlarla Cerebral Palsy’li çocukların alacakları fizik tedavi, rehabilitasyon ve özel eğitim desteği ile özgürlüklerine destek olduk. Bu yıl da projede yeni başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum.</p>



<p>Bana gelecek olursak; son 2,5 yıldır Dünya Cerebral Palsy Günü Türkiye Temsilcisi’yim. Pandemiden önce okullara, üniversitelere, kamu ve özel kurumlara gidip Cerebral Palsy’nin ne olduğunu anlatıyor, bilinirliğinin artması için çeşitli çalışmalar yapıyordum. Hatta TEDxReset’te bile anlattım. Pandemi sürecinde ise Instagram canlı yayınlarıyla devam ediyoruz. (Laf aramızda kalsın, pandemide en çok sahneyi özledim.)</p>



<iframe loading="lazy" width="700" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/CTD58JMEExo" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen=""></iframe>



<p>Tüm Borusanlıları takım kurarak, sosyal medya paylaşımlarıyla ya da bağış toplama aktiviteleri ile yapacakları ve toplayacakları bağışlarla projemize destek vermeye bekliyor, Borusan olarak Steptember’da ipi göğüslemeyi hedefliyoruz!<strong> </strong></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/steptembera-davet-ozgurluge-destek/">Steptember’a Davet, Özgürlüğe Destek</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kendi Farkını Keşfet</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/kendi-farkini-kesfet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğba Erbilen]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2018 19:31:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İyi Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Wellness & Farkındalık & Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=660</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada bir görevin, görevlerin olduğunu düşündün mü hiç? Ya da bunların ne olduğunu? Esasen ne yaparak, farkında olarak ya da olmadan, var oluşunu hayatla buluşturduğunu? Her gün yaptıklarınla ya da yapmadıklarınla birilerinin düşüncelerini, duruşunu, bakışını, ruhunu, hayatını değiştirdiğinin farkında mısın? Her birimizin farklı olmasının bir sebebi olmalı ve de her bir özelliğimizin. Söylediğin şarkıyı aynı [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/kendi-farkini-kesfet/">Kendi Farkını Keşfet</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünyada bir görevin, görevlerin olduğunu düşündün mü hiç? Ya da bunların ne olduğunu? Esasen ne yaparak, farkında olarak ya da olmadan, var oluşunu hayatla buluşturduğunu? Her gün yaptıklarınla ya da yapmadıklarınla birilerinin düşüncelerini, duruşunu, bakışını, ruhunu, hayatını değiştirdiğinin farkında mısın?</p>



<p>Her birimizin farklı olmasının bir sebebi olmalı ve de her bir özelliğimizin. Söylediğin şarkıyı aynı duyguyla ve tınıyla söyleyebilecek olan, seninle aynı tariften yola çıksa bile o keki seninle aynı tatta yapabilecek olan, ettiğin sohbetteki belki de sıradan tek bir cümlenin yanındakine bu kadar dokunmasına vesile olabilecek olan, baktığında senin gördüğünü görebilecek olan başka birisi yok ve olmayacak.</p>



<p>Yanlış anlama, derdim “Aman da her birimiz biriciğiz!” muhabbeti yapmak değil. Dünyada bir etkin olduğunu ve bunu hep hatırlamanı sağlamak. Yaptıklarını ve yapabileceklerinin aynısını yapabilecek birisi olmadığını düşünsene bir…</p>



<p>Sabahattin Ali’nin dediği gibi, “Dünyaya sadece yemek, içmek ve koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazsın.” &nbsp;Bu cümleyi ilk okuduğumda uzun zamandır kurcaladığım “Dünyaya neden geldik? tarzı sorgulamalar bir kez daha parladı zihnimde. Beni, seni, onu farklı kılan neydi?</p>



<p>Farkını, fark ettin mi sen ya da belki de görevini? İyi yaptığın şeyi bulup onu daha çok tekrarlamakla başlayabilirsin mesela. Ya da bir şey yaparken aniden kendi kendine gülümsediğin oldu mu hiç? Ona odaklanmaya ne dersin?</p>



<p>Hadi hepsini geçelim, illa da çok enteresan bir şey yapması, çok ulvi bir amaca hizmet etmesi gerekmiyor hepimizin. Ya da parmakla gösterilecek kadar büyük bir başarı sağlaması. Dünyayı güzel yapan; her birimizi biz yapan şeyin farklı boyutlarda ve renklerde olması. Bazen neşeli ruh halinin, cıvıl cıvıl gülümseyişinin, kalabalığın veya kaosun ortasındaki sakinliğinin, herkesin güldüğü şeye ağlamanın, çizdiğin resimdeki duygunun fark yarattığını biliyor musun? En içinde seni farklı kılan bir şeyler var ve onu ortaya çıkarmadığın her gün aslında çürüyorsun.</p>



<p>Yorularak yaşlananlar içindeki bu sihirli gücü fark edip kullanmayı beceremeyenler aslında. Kendini hayatın içinde sıradan kılanlar, farkını idrak edemeyenler ve içindeki kendisini ortaya çıkaramayanlar. Varoluşunu “var” kılan şeyin ne olduğunu bir düşün, seni farklı yapan ve dünyaya katman gereken şeyi… Belki o zaman geçen zaman seni yıpratmaz da, sen onu taze kılarsın…</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/kendi-farkini-kesfet/">Kendi Farkını Keşfet</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Borusan’da Steptember Başkadır</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/borusanda-steptember-baskadir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğba Erbilen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Sep 2017 00:33:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BorusanX]]></category>
		<category><![CDATA[Fayda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=781</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde Borusan’da tatlı bir rekabet yaşanıyor. Gönüllü Borusanlılar, takımlar halinde taş boyuyor, yastık-limonata-takı-kek satıyor, dans dersleri veriyor, sabahları ve öğle aralarında yürüyüşlere çıkıyor, çılgınca adım sayıyor, günlük 10,000 adım atabilmek için oradan oraya koşuşuyor, kişisel sosyal medya hesaplarından bağış çağırıları yapıyorlar… Borusan’daki bu hummalı çalışmaların müsebbibi Steptember. Almış başını giden bu Steptember muhabbetinin ne [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/borusanda-steptember-baskadir/">Borusan’da Steptember Başkadır</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>

Son günlerde Borusan’da tatlı bir rekabet yaşanıyor. Gönüllü Borusanlılar, takımlar halinde taş boyuyor, yastık-limonata-takı-kek satıyor, dans dersleri veriyor, sabahları ve öğle aralarında yürüyüşlere çıkıyor, çılgınca adım sayıyor, günlük 10,000 adım atabilmek için oradan oraya koşuşuyor, kişisel sosyal medya hesaplarından bağış çağırıları yapıyorlar…

</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="916" height="454" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorsel1-e1505428707335.jpg" alt="Borusan’da Steptember Başkadır" class="wp-image-782" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorsel1-e1505428707335.jpg 916w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorsel1-e1505428707335-300x149.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorsel1-e1505428707335-768x381.jpg 768w" sizes="(max-width: 916px) 100vw, 916px" /></figure>



<p></p>



<p>Borusan’daki bu hummalı çalışmaların müsebbibi Steptember. Almış başını giden bu Steptember muhabbetinin ne olduğunu merak edebilirsiniz, bu bu nedir bu?</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Steptember, 2011 yılından beri 9 ülkede Eylül ayında eş zamanlı olarak gerçekleştirilen uluslararası bir gönüllülük projesi.</p></blockquote>



<p>Steptember<strong>,</strong>&nbsp;2011 yılından beri 9 ülkede Eylül ayında eş zamanlı olarak gerçekleştirilen uluslararası bir gönüllülük projesi. Amacımız 4 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında günde 10,000 adım atarak bireysel sağlığımızı korumaya ve yapacağımız bağış çağrıları ve düzenleyeceğimiz bağış aktiviteleriyle Cerebral Palsy’li çocukların yaşam boyu ihtiyaç duydukları özel eğitim, hidroterapi ve fizyoterapi masraflarına destek olmak.</p>



<h3><strong>CEREBRAL PALSY DE NEDİR?</strong></h3>



<p>Türkçe’de serebral palsi olarak anılan bu durum beyin felci anlamına geliyor. Halk dilinde spastik kelimesinin kullanıldığını da duymuşsunuzdur. Doğum öncesi ile 3 yaş arasında herhangi bir nedenle beynin ya da beyinciğin zarar görmesi sonucu oluşur. Çocukluk döneminde görülen en yaygın engellilik durumudur. Hamilelikte kullanılan ilaçlar, kan uyuşmazlığı, bir yerden düşmek, erken doğum, kordon dolanması, trafik kazası, havale geçirmek, bebeğin kafasına alabileceği bir darbe, bir şey yutmak sonucu nefessiz kalmak gibi çok çeşitli sebeplerle meydana gelebiliyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="920" height="612" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/Steptember2-e1505428884194.jpg" alt="CEREBRAL PALSY DE NEDİR?" class="wp-image-783" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/Steptember2-e1505428884194.jpg 920w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/Steptember2-e1505428884194-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/Steptember2-e1505428884194-768x511.jpg 768w" sizes="(max-width: 920px) 100vw, 920px" /></figure>



<p></p>



<p>Bu olaylar sonucunda beyinde zarar gören hücreler; kasların olması gerektiği gibi kasılıp gevşeme işlevini yerine getiremiyor, fiziksel dengeyi sağlayamaz oluyor. Bu durum yürüme, zıplama, tutma, kaldırma, yemek yeme, konuşma gibi günlük hayatta yaptığımız hareketlerde kısıtlılık meydana getiriyor. Konuşma zorluğu yaşamaları CP’lilerin zihinsel engelli zannedilmelerine sebep oluyor; oysa ki konuşmayı sağlayan organlarımız da bir kas bütünü…</p>



<h3><strong>GÖNÜLLÜLERİN TATLI STEPTEMBER TELAŞI</strong></h3>



<p>Size tüm Borusan şirketlerinde tatlı bir rekabetin baş gösterdiğini söylemiştim. 2015 yılında Borusan Otomotiv Grubu Steptember’a en çok gönüllü ile katılan ve en çok bağış toplayan kurum olarak rekorlara imza attı. 2016’da ise Borusan Danışmanlık en çok bağış toplayan 4. kurum olma başarısını gösterdi.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>2017’de ise Steptember’a grup çapında tam 76 takım ve 304 gönüllü ile katılıyoruz.</p></blockquote>



<p>2017’de ise Steptember’a grup çapında tam 76 takım ve 304 gönüllü ile katılıyoruz. Bu yıl Türkiye’de en çok gönüllü ile katılan 2. kurum olduk. Borusan şirketleri arasında durum ne olacak doğrusu merak konusu!</p>



<p>Toplanan bağışlar Cerebral Palsy’li çocuklar için&nbsp;hayati önem taşıyan eğitim ve rehabilitasyon desteğinin yanı sıra onların ihtiyaç duyduğu destekleyici malzemelerin temini için de kullanılacak. Cerebral Palsy’nin önlenmesine yönelik çığır açan araştırmalar yapılması ve böylelikle belki bir gün Cerebral Palsy’e çare bulunması amacı da bağış toplamak için güzel bir neden!!</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Borusan olarak bugüne kadar 40.279 TL topladık ve en çok bağış toplayan kurum sıralamasında 1. sıradayız!</p></blockquote>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="920" height="690" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/Borusanlilarin_Steptember_Tablosu_yeni2-e1505470169445.jpg" alt="Borusanlıların Steptember Tablosu" class="wp-image-784" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/Borusanlilarin_Steptember_Tablosu_yeni2-e1505470169445.jpg 920w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/Borusanlilarin_Steptember_Tablosu_yeni2-e1505470169445-300x225.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/Borusanlilarin_Steptember_Tablosu_yeni2-e1505470169445-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 920px) 100vw, 920px" /></figure>



<p></p>



<p>Borusan olarak bugüne kadar 40.279 TL topladık ve en çok bağış toplayan kurum sıralamasında 1. sıradayız!</p>



<p>Tüm Borusanlıları sosyal medya paylaşımlarıyla, bağış toplama yöntemlerimize ve bağış toplama aktivitelerimize verecekleri desteklerle, sosyal çevrelerinden toplayacakları bağışlarla projemize destek vermeye bekliyor; Borusan olarak Steptember’da ipi göğüslemeyi hedefliyoruz!</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/borusanda-steptember-baskadir/">Borusan’da Steptember Başkadır</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayallerin… Hepsi Senin Mi?</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/hayallerin-hepsi-senin-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğba Erbilen]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jul 2017 02:06:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BorusanX]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=832</guid>

					<description><![CDATA[<p>En büyük hayalin ne? Ne zamandan beri en büyük hayalini sorduklarında aynı cevabı veriyorsun? Peki ya diğerleri? Dünyayı gezmek, kitap yazmak, mühendis olmak, evlenip baba olmak, Fransızca öğrenmek, gitar çalmak, organik domates yetiştirmek, tenis oynamayı öğrenmek… Hayallerini sen mi seçtin? İleride kendin için nasıl bir yaşam düşlüyorsun? Bu hayaller ne zaman oluştular? Hayallerini bilinçli olarak [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/hayallerin-hepsi-senin-mi/">Hayallerin… Hepsi Senin Mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>En büyük hayalin ne? Ne zamandan beri en büyük hayalini sorduklarında aynı cevabı veriyorsun? Peki ya diğerleri? Dünyayı gezmek, kitap yazmak, mühendis olmak, evlenip baba olmak, Fransızca öğrenmek, gitar çalmak, organik domates yetiştirmek, tenis oynamayı öğrenmek…</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Hayallerini sen mi seçtin?</p></blockquote>



<p>İleride kendin için nasıl bir yaşam düşlüyorsun? Bu hayaller ne zaman oluştular? Hayallerini bilinçli olarak sen mi seçtin; yoksa bunlar daha sen minicikken etrafında söylenen “Doktor olacak benim oğlum,” Kocaman bir gelinlik alacağız kızımıza!’”cümlelerinin bilinçaltınıza işlemiş hali mi? Ya da daha da kötüsü aslında çocukken başka hayallerin vardı ama zamanla yukarıda sayılan hayaller sana daha cazip gelmeye mi başladı?</p>



<p>Oturup ciddi ciddi düşündün mü hiç? Hayallerin… Hepsi senin mi?</p>



<p>Farkında mısın? Toplum her gün diğerleriyle aynı yoldan gitmen için seni itekliyor. Üniversite oku. Mümkünse büyük bir firmada iş bul. 08.00 -17:00 mesaisini hiç aksatmadan 35 yıl git. Tatillerde bir otele kapan, bir hafta deniz, güneş, kum. Evlen sonra çocuk yap; tek kalmasın, kardeş de lazım. İlk fırsatta kredi çek; bir ev, bir araba al. Malum hayat pahalı.</p>



<p>Diyeceksiniz ki; sen de aynı yoldan gitmiyor musun? Ne diye şimdi karşıma geçmiş, boş boş nutuk atıyorsun? Belki kısmen haklısın da. Ama hiç aklına gelmeyecek hayallerim var benim ve onlara ulaşmak için sürekli yeni yollar arıyorum, beni oraya götürecek yolda daha hızlı yürüyebilmek için kendimi geliştirmeye çalışıyorum desem? Evet, belki bu konuda çok da başarılı değilim ama en azından ilk adımlarımı attım.</p>



<p>Biliyorum; zor bir ülkede yaşıyoruz ve çalışmak, para kazanmak zorundayız. Ama bütün hayallerimizi komşu Fatma Teyzenin, kendisinin çok başarılı olduğunu varsayan Okan’ın hayallerinin yolundan giderek oluşturursak, ne bireysel ne de toplum olarak bir adım bile ileri gidemeyeceğimizin ne kadar farkındayız? Daha önce kimsenin yapmadığı ya da çok çok az kişinin başarabildiği hayallerimiz kaçar tane? Bunları ne sıklıkla hatırlıyoruz ya da o yola gidebilmek için çaba harcıyoruz?</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Gerçekten istediğin, kendine özgü hayalini oluştur!</p></blockquote>



<p>Yarın işi bırak, sırtına bir çanta vur, düş yola demiyorum. (Tabii ki bu da bir seçenek!) Ufak da olsa bir yerden başla diyorum. Baban istediği için mühendis olma ya da annen mürvetini görsün diye aşık olmadığın adamla evlenme diyorum. Gerçekten istediğin, kendine özgü hayalini oluştur ve ona ulaşmak için minicik adımlar atmaya başla. Konuyla ilgili bir kursa başla mesela ya da bir dergiye abone ol. O yolda sana rehberlik edebilecek birini bul ve seni yönlendirmesini rica et.</p>



<p>Evet, toplumun gitmediği yollar çalı çırpı, taş, kaya dolu. Üstelik su yok ve güneş de tam tepende! Yolda karşına onlarca engel de çıkacak!</p>



<p>Ama Ralph Waldo Emerson’ın dediği gibi şunu unutma: “Yol olmayan yerden gidin ki iz bırakın!”</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/hayallerin-hepsi-senin-mi/">Hayallerin… Hepsi Senin Mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Engeli Kaldırmakla Başlayacak Her Şey</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/bir-engeli-kaldirmakla-baslayacak-her-sey/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğba Erbilen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 May 2017 14:38:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BorusanX]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=878</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Geçmişimi düşündüm bugün. Yapamadıklarımı ve yaşayamadıklarımı… Ne kadar da çoklar… Unutmak istiyorum eskiyi, hem de her şeyden çok istiyorum. 5 yaşıma geri dönsem mesela şimdi. Sokakta ip atlayabilsem, eteğim açılırsa diye annem içime zorla kısa tayt giydirse, hava kararmadan eve dönmesem, dizimin kanaması olsa evdeki en büyük sorun. Sonra okula başlasam; formam, çantam ve kokulu [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/bir-engeli-kaldirmakla-baslayacak-her-sey/">Bir Engeli Kaldırmakla Başlayacak Her Şey</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>“Geçmişimi düşündüm bugün. Yapamadıklarımı ve yaşayamadıklarımı… Ne kadar da çoklar…</em></p>



<p><em>Unutmak istiyorum eskiyi, hem de her şeyden çok istiyorum.</em></p>



<p><em>5 yaşıma geri dönsem mesela şimdi. Sokakta ip atlayabilsem, eteğim açılırsa diye annem içime zorla kısa tayt giydirse, hava kararmadan eve dönmesem, dizimin kanaması olsa evdeki en büyük sorun.</em></p>



<p><em>Sonra okula başlasam; formam, çantam ve kokulu silgim olsa, teneffüste Hakan saçımı çekti diye onu kovalasam ve yakalayamasam. Okuma bayramında çok sevdiğim sıra arkadaşım Alper, dans gösterimizde kavalyem olsa. Gitar kursuna gitsem, annem yeteri kadar tekrar yapmadığım için söylense…</em></p>



<p><em>Ortaokulda Seda’yla okulu kırıp sinemaya gitsek, yaz tatilinde bahçedeki duvarın üstünde çekirdek çitlesek arkadaşlarımla…</em></p>



<p><em>Lisede kurstan kursa koştursam, üniversitede ne bölüm seçsem diye kararsızlık içinde kıvransam. İlk aşk acım yüzünden cipslere dadanıp 55 kilo olsam. Merve’lere ders çalışmaya gidiyorum deyip internet kafede oyun oynamaya gitsek.</em></p>



<p><em>Üniversitede uykusuz final geceleri geçirsem, proje ödevim son dakikaya kalsa, staj yeri bulmak için debelensem. Sevgilimle bir küsüp bir barışsak ama hiç ayrılmasak. Tatilde Çeşme’de kızlarla plajları sıraya dizsek.</em></p>



<p><em>Sonra o çok havalı şirketlerde iş bulabilmek için mülakatlarda sürünsem, İsmet’le nişan bohçası yaparken o uyuz kaynanamın dırdırlarına katlanmak zorunda kalsam…..</em></p>



<p><em>Ihhhh, uykum geldi… Hayaller Paris, gerçekler Bayburt…….”</em></p>



<p>Zeynep günlüğüne bunları yazmıştı. Aslında hepsi ne kadar da basit ve doğal istekler değil mi? Her insanın yapmak isteyeceği sıradan şeyler.</p>



<p>Ama geçtiğimiz yıllarda Zeynep ve pek çok engelli arkadaşı bunların hiçbirini yapamadı. Çünkü sokaktaki çocuklar onu takımına seçmedi. Büyük bir çoğunluğu mimari şartların uygunsuzluğu ya da okul müdürünün/velilerin itirazları yüzünden okula gidemedi. Gidenlerin sıra arkadaşı dans etmek için engelsiz bir kız seçti. Okulu kıran sınıf arkadaşları onu da çağırmayı unuttu, bırakın beraber tatile gitmeyi. İşitme engelli Salih’le ya da görme engelli İpek’le sevgili olmak kimsenin aklına bile gelmedi. Stajyer, personel ararken herkes “sağlam”lara öncelik verdi.</p>



<p><strong>10-16 Mayıs Türkiye’de Engelliler Haftası.</strong>&nbsp;Kutlamayın, çünkü bu kutlamak için değil; anlamak ve bir adım atmak için belirlenmiş bir tarih. Evet, tüm binaların engellilere uygun hale getirilmesini sağlayamayabilirsiniz ama sokakta engelli birini görünce dik dik bakmayı bırakabilirsiniz. Facebook’ta “Hepimiz engelli adayıyız, engellilerin yanındayız” yazmak yerine bir tane sadece bir tane engelli arkadaş edinebilirsiniz.</p>



<p>Bugünün hatrına, oturup ciddi ciddi bir düşünün, kaldırabileceğiniz bir engel gerçekten de yok mu?</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/bir-engeli-kaldirmakla-baslayacak-her-sey/">Bir Engeli Kaldırmakla Başlayacak Her Şey</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Engel Olmak ya da Olmamak; İşte Tüm Mesele Bu!</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/engel-olmak-ya-da-olmamak-iste-tum-mesele-bu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğba Erbilen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2017 20:03:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BorusanX]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=949</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal medyayı açtığınızda herkes engellilerin yanında, onlara destek. Peki hiç düşündünüz mü, bireysel olarak siz set çekenlerden misiniz; yoksa engelleri ortadan kaldıran mı? Tabii ki ben destek olanlardanım dediğinizi duyar gibiyim. Peki, en son ne zaman kaldırıma otomobilinizi park etmiştiniz? Hııı, geçen Cumartesi… Evet, haklısınız, park yeri yok, siz ne yapabilirsiniz ki? Küçük çocuğunuz var [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/engel-olmak-ya-da-olmamak-iste-tum-mesele-bu/">Engel Olmak ya da Olmamak; İşte Tüm Mesele Bu!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sosyal medyayı açtığınızda herkes engellilerin yanında, onlara destek. Peki hiç düşündünüz mü, bireysel olarak siz set çekenlerden misiniz; yoksa engelleri ortadan kaldıran mı?</p>



<p>Tabii ki ben destek olanlardanım dediğinizi duyar gibiyim.</p>



<p>Peki, en son ne zaman kaldırıma otomobilinizi park etmiştiniz? Hııı, geçen Cumartesi… Evet, haklısınız, park yeri yok, siz ne yapabilirsiniz ki? Küçük çocuğunuz var ve dükkanlara uzakta park edemezsiniz. Nasıl olsa tekerlekli sandalyeli arkadaşlarımız araç yolundan vs. gidecek bir yer bulurlar kendilerine, öyle değil mi? Ya da sokağa çıkmasalar onlar için daha iyi aslında, ne uğraşacaklar şimdi, kafelerin kaldırımlardaki masalarla filan değil mi?</p>



<p>Otizmli ya da down sendromlu çocuklarla, sizin ufaklığın aynı parkta, okulda olması sizi rahatsız ediyor. Aslında bunun sebebini kendiniz de pek bilmiyorsunuz. Belki bu engel grupları hakkında bilginiz yok ve/veya bunu ufaklığa nasıl anlatacağınız hakkında en ufak bir fikriniz yok. Hatta bazı engel türlerinin bulaşıcı olduğunu sanıyorsunuzdur belki de, kim bilir? Öğrenmekle de kim uğraşacak şimdi; en iyisi sizin ufaklığa uzak, Allah’a yakın olsunlar…</p>



<p>İşveren olarak engelli istihdamına gerçekten destek olmak için çaba sarf ettiniz mi hiç? İş yerinizi engellilerin kullanımına uygun hale getirdiniz mi mesela? “Aman ben sigortasını ödeyeyim de, işe gelmese de olur. Maksat devlete ceza vermeyelim” diyen patronlardan değilsiniz siz değil mi?</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>İşveren olarak engelli istihdamına gerçekten destek olmak için çaba sarf ettiniz mi hiç?</p></blockquote>



<p>Sahi, kaç tane engelli arkadaşınız, dostunuz vardı sizin? Erkek erkeğe içmeye giderken geçen gün veli toplantısında, arkadaşınızın düğününde tanıştığınız, değnekleriyle yürüyen Cihan’ı da çağırmak hiç aklınıza gelmemişti bugüne kadar değil mi? Ya da sinemaya giderken görme engelli komşunuz İpek’i davet etmeyi nasıl da akıl edemediniz? Ha bir de işitme engelli arkadaşım var benim; Salih, çok iyi okey oynar biliyor muydunuz? Dördüncü lazım olursa diye aklıma geldi öyle, yazıverdim. Bu yazıyı okuduktan sonra engellilerin sosyal hayata daha çok katılabilmesi için en azından bu tür fırsatları kaçırmasanız ne de güzel olur!</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Engellilerin sosyal hayata daha çok katılabilmesi için fırsatları kaçırmasanız ne güzel olur!</p></blockquote>



<p>Kısacası, engelliler topluma entegre olamazlar, toplum engellileri arasına alır. Çünkü çoğunluk, azınlığa destek olur, yol açar. Dezavantajlı kesim kendine yol açmaz, desteği söke söke almaya çalışmaz.</p>



<p>Çoğunluk, yani toplum, yani insanlar destek olurlar, hem de yakından… Çünkü uzaktan destek olunmaz, yaklaşın! Bir engelli annesinin dediği gibi “ISIRMIYORUZ, KORKMAYIN!”</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/engel-olmak-ya-da-olmamak-iste-tum-mesele-bu/">Engel Olmak ya da Olmamak; İşte Tüm Mesele Bu!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
