<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>iş etiketli içerikler - Borusan Turuncu</title>
	<atom:link href="https://borusanturuncu.com/tag/is/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://borusanturuncu.com/tag/is/</link>
	<description>Yolu Borusan&#039;dan Geçen Hikâyeler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Nov 2024 08:33:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2022/12/cropped-turuncu-blog-06-32x32.png</url>
	<title>iş etiketli içerikler - Borusan Turuncu</title>
	<link>https://borusanturuncu.com/tag/is/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İş Yaşamında Kaybolmamak İçin  “ALPHA” Olmak Gerekiyor!</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/is-yasaminda-kaybolmamak-icin-alpha-olmak-gerekiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sunay Yaşar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2021 14:32:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Alpha]]></category>
		<category><![CDATA[BorusanX]]></category>
		<category><![CDATA[alpha staj programı]]></category>
		<category><![CDATA[borusan holding staj]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[staj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=3143</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alpha, hayvanlar aleminde bir sürünün ve grubun liderliğini yapan üyeler için kullanılır. Aynı zamanda, insanlarda da liderlik özelliği taşıyanlara yakıştırılan bir sıfattır. “Borusan Alpha Staj Programı” da işte tam olarak Alpha sıfatını dahil olan herkese kazandıran bir yolculuk! Bu benzersiz yolculuk internette gördüğüm Borusan Alpha Staj Programı ilanına başvurmamla başladı benim için. Genel yetenek testleri, [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/is-yasaminda-kaybolmamak-icin-alpha-olmak-gerekiyor/">İş Yaşamında Kaybolmamak İçin  “ALPHA” Olmak Gerekiyor!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Alpha, hayvanlar aleminde bir sürünün ve grubun liderliğini yapan üyeler için kullanılır. Aynı zamanda, insanlarda da liderlik özelliği taşıyanlara yakıştırılan bir sıfattır. “Borusan Alpha Staj Programı” da işte tam olarak Alpha sıfatını dahil olan herkese kazandıran bir yolculuk!</p>



<p>Bu benzersiz yolculuk internette gördüğüm Borusan Alpha Staj Programı ilanına başvurmamla başladı benim için. Genel yetenek testleri, video mülakat, İngilizce sınavı ile ilerleyen süreçte son mülakat ile Alpha stajyerlik deneyimine ilk adımımı atmış oldum. Geçtiğimiz 7 ay boyunca Borusan&#8217;da geçirdiğim süre ise benim için bir stajdan da öte gerçek bir deneyim oldu.</p>



<p>Pandemi döneminin bahtsızlığını tatmış öğrencilerdenim ben de. Üniversite hayatımın son 1,5 senesini okulumdan uzakta, uygulama gerektiren mühendislik derslerini ekrandan izleyip anlamaya çalışarak geçirdim. Bu nedenle staj kabulü haberini aldığımda iki duyguyu birden hissettim; içim içime sığmıyor dedirten bir heyecan ve teorinin ötesine geçememiş bir mühendis olarak ilk defa iş dünyasına adım atmanın getirdiği endişe. Borusan kapısından ilk adımımı atana dek bu iki duygu arasında gidip geldim. Stajıma başladığım anda ise bu iki duygudan endişe uçup gitti, heyecan ise 7 ay sonra bile hala ilk günkü kadar canlı.</p>



<figure class="wp-block-image"><img width="1024" height="683" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/07/1254x836-borusan-turuncu-is-yasaminda-kaybolmamak-icin-alpha-olmak-gerekiyor-1-1024x683.jpg" alt="İş Yaşamında Kaybolmamak İçin  “ALPHA” Olmak Gerekiyor!" class="wp-image-3149" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/07/1254x836-borusan-turuncu-is-yasaminda-kaybolmamak-icin-alpha-olmak-gerekiyor-1-1024x683.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/07/1254x836-borusan-turuncu-is-yasaminda-kaybolmamak-icin-alpha-olmak-gerekiyor-1-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/07/1254x836-borusan-turuncu-is-yasaminda-kaybolmamak-icin-alpha-olmak-gerekiyor-1-768x512.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/07/1254x836-borusan-turuncu-is-yasaminda-kaybolmamak-icin-alpha-olmak-gerekiyor-1.jpg 1254w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Geçtiğimiz 7 ay boyunca Borusan&#8217;da geçirdiğim süre ise benim için bir stajdan da öte gerçek bir deneyim oldu.</p></blockquote>



<p>Daha ilk günkü oryantasyonla birlikte Borusan’ın stajyerlerine ne kadar önem verdiğini duymaya başlıyorsunuz. Yalnızca söz ile kalmayan ve staj süresince hissedilen bu durum, ilk başta duyduğum “Ben iyi bir mühendis olabilecek miyim? Ya iş hayatında büyük hatalar yaparsam ve başarısız olursam?” korkularımı silip süpürdü.</p>



<p>Stajıma kalite departmanında başladım. Derslerde teorik olarak duyduğum her şeyi ilk defa görüyor olmak ve okulda öğrenemediğim pek çok konuyu hakkında uzman kişilerden öğrenmek özellikle bir pandemi dönemi öğrencisi için nimetti. Kime ne sorsam herkes büyük bir şevkle bildiklerini anlatıyor ve her konuda fikir belirtme fırsatım oluyordu. Normal bir çalışandan farksız sorumluluk alma imkânı tanınıyordu. Ofis ve sahada yer alan çalışma arkadaşlarımın her konudaki desteklerinin yanı sıra Borusan tarafından sağlanan eğitimlerle, bir adet “Okyanus Gönüllüleri” projesiyle ve atölyelerle yetişmiş bir mühendis olma yolunda ilerliyordum. Hem çalışıp hem de kişisel olarak bir konuda fayda yaratmama imkan sağlayan gönüllük platformu sayesinde şirketimin desteği ile iş dünyasında gerçekten anlam bulmuştum. Daha eşit ve adil bir hayat ne kadar mümkündü bilmiyorum fakat bu alanda yapılacak çok şey olduğunu gördüm. Ve bunun ancak bir kurumun gücü ve arkasındaki 1000 kişiden oluşan gönüllü çalışanları ile mümkün olduğunu deneyimledim.</p>



<p>Staj sürecimin devamında ise Borusan’da bir gelişim kültürü olarak yer alan rotasyon ile tanıştım. İlk departmanında yaptığım projeler, öğrendiklerim ve tavsiyelerim… Stajıma dair her şeyi çalışma arkadaşlarıma ve üst yönetime sunma imkânı buldum. Bu benim gözümde Borusan’ı diğer şirketlerden ayıran en önemli konuydu; bir stajyer olarak ciddiye alınmanın ötesinde fikirlerinizi, derdinizi ve tecrübelerinizi herkes ile paylaşmanın teşvik edilmesi… </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Daha eşit ve adil bir hayat ne kadar mümkündü bilmiyorum fakat bu alanda yapılacak çok şey olduğunu gördüm. Ve bunun ancak bir kurumun gücü ve arkasındaki 1000 kişiden oluşan gönüllü çalışanları ile mümkün olduğunu deneyimledim.</p></blockquote>



<p>Bir sonraki departmanımda Borusan beni, benim dile getirdiklerimin ötesinde tanıyarak bir tutkuma yönlendirdi, sürdürülebilirlik! Sürdürülebilirlik departmanında tüm şirketlerden bu konuda çalışanlarla ve stajımı gerçekleştirdiğim Mannesmann’ın çevik takımında yer alan çalışma arkadaşlarım ile bir araya geldim. Bu süreçte aynı konuya gönül vermiş insanlarla çalışmak beni hiç tecrübe etmediğim bir motivasyon ve tatmin duygusu ile doldurdu.</p>



<p>

Bu staj sürecinde hata yapmaktan deliler gibi korkan onca şüphe içerisindeki ben, kendi fikrini söyleyebilen, ne istediğini bilen ve karar almaktan korkmayarak kendi kendini yönetebilen birine, gerçek bir Alpha’ya dönüştüm. Hayatımda kendi potansiyelime gerçekten inanmama olanak sağlayan bu yolculuk için Borusan’a ve burada tanıştığım herkese teşekkür ederim!

</p>



<p> <br><br></p>



<p> </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/is-yasaminda-kaybolmamak-icin-alpha-olmak-gerekiyor/">İş Yaşamında Kaybolmamak İçin  “ALPHA” Olmak Gerekiyor!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her Şeye İnovasyon Demek Doğru Mu? BÖLÜM II</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/her-seye-inovasyon-demek-dogru-mu-bolum-ii/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selin Kanyas]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Mar 2019 14:07:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijitalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[İnovasyon & Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ar-ge]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=1385</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknoloji ve inovasyon terimlerinin son 10 yılda telaşla karışmış bir heyecan yarattığı ülkemizde en çok ihtiyacımız olan şey ortak algı. Yani uzmanlık alanımız ne olura olsun sözcüklerimizden aynı anlamları çıkarmamız. Hem akademide hem de sanayide teknolojinin sahne arkasına bilim insanları ve mühendisler hâkim. İçinde yaşamadığımız dünyalarda çözüme ulaşan bu kişilerin, yaşadığımız dünyaya geri dönebilmesi ve [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/her-seye-inovasyon-demek-dogru-mu-bolum-ii/">Her Şeye İnovasyon Demek Doğru Mu? BÖLÜM II</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Teknoloji ve inovasyon terimlerinin son 10 yılda telaşla karışmış bir heyecan yarattığı ülkemizde en çok ihtiyacımız olan şey ortak algı. Yani uzmanlık alanımız ne olura olsun sözcüklerimizden aynı anlamları çıkarmamız.</p>



<p>Hem akademide hem de sanayide teknolojinin sahne arkasına bilim insanları ve mühendisler hâkim. İçinde yaşamadığımız dünyalarda çözüme ulaşan bu kişilerin, yaşadığımız dünyaya geri dönebilmesi ve bu dünyanın tanıdık yalın dili ile iletişim kurabilmesi, ortak algı için çok önemli. Tabi bu kolay bir iş değil çünkü bu iletişimi gerçekleştirmek başlı başına epey zaman ve emek istiyor. Mühendislerimiz ise sınırlı zaman ve enerjilerini çözümler için harcamış oluyorlar. Bu nedenle, bu iki dünya arasında lokomotif görevi görecek yeni nesil iletişimcilere ihtiyacımız var. Bu iletişimciler, mühendislerin matematiksel dünyasında da en az somut dünyada olduğu kadar “yerli” hissetmeli. Bu iletişimde uzmanlaşan mühendislerin yetişmesi için pek çok üniversitede özelleşmiş programlar sunulmaya başlandı. Stanford, UC Berkeley, MIT gibi. Türkiye’deki üniversiteler de bu trendi takip ediyor.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Bilim insanları ve mühendislerin yaşadığımız dünyaya dönmesi ve yalın dile ile ileşim kurabilmesi ortak algı için önemli.</p></blockquote>



<div style="height:20px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p>Ortak algı yaratmak konusunda, gelişmekte olan ülkeler olarak, gelişmiş ülkelere kıyasla dezavantajlı olduğumuz su götürmez. <a rel="noreferrer noopener" aria-label="Ortak algı yaratmak konusunda, gelişmekte olan ülkeler olarak, gelişmiş ülkelere kıyasla dezavantajlı olduğumuz su götürmez. TTGV’nin sunmuş olduğu soruya daha geniş ölçekten bakalım: Teknolojik inovasyon kültürünü doğal yollarla doğurmamış, dolayısıyla uzunca süre bu kültüre aşinalık geliştirememiş toplum ve coğrafyalarda inovasyon denince akla ne geliyor? 
Bugünlerde yaygın olarak akla Endüstri 4.0 geliyor. Endüstri 4.0, sanayi makinelerinin dijital verileri kullanarak zaman-enerji-maliyet ve ürün kalitesi konularında maksimum verim ile çalışması. Bir diğer deyişle, mevcut iş modeli, mevcut teknoloji, hatta çoğu durumda mevcut makineler, ama farklı ve daha verimli bir işleyiş. Bu şekilde iş verimliliğini arttıran yenilikleri de yine farklı bir tür inovasyon olarak, Operasyonel İnovasyon olarak anmak yanlış olmayacaktır. Dijital teknolojiler, Endüstri 4.0 aracılığı ile sanayi tesislerinde kullanıldığı gibi, ofis, muhasebe, satış ve diğer işlerde de Operasyonel İnovasyonu mümkün kılıyor. 
Dijital teknolojilerin orijini olan elektronik bilgisayımın (electronical computation) doğduğu 40’lı ve 50’li yıllarda “teknoloji üretmek” yerine salt “üretmek”e odaklanmış ülkemizde, inovasyon denince yaygın olarak akla, yaratmaktan ziyade “yetişmek” geliyor. Ancak, bu alan doğası gereği sürekli değişim içinde. Dolayısıyla, yetişiyor olma algısı, insanın kendi gölgesini kovalaması gibi hiçbir zaman çözüm getirmeyecek bir uğraşa yol açıyor. Bu kısır döngüden kurtulmak için mevcut kaynakların ve hangi tür inovasyon sürecine ihtiyaç duyulduğunun gerçekçi bir değerlendirmesi gerek.
Sağlam ve samimi durum ve ihtiyaç analizi araçlarına ve danışmanlarına; bir iki sene değil, en az 10 sene sonrası için projeksiyona sahip eylem planlarına ihtiyacımız var. En önemlisi, bu metodoloji ve planları, yetişmeye çalıştığımız kurum, toplum veya ülkelerden alarak değil, kendi özgün şartlarımızdan yola çıkarak sıfırdan oluşturmaya ihtiyacımız var. Dışarıdan alacağımız bilgileri girdi olarak değerlendirmemiz gerektiği aşikâr, ama eğer metodoloji ve planlarımızı, kopya veya daha naif tabir ile adaptasyon yolu ile gerçekleştirmeye niyet edersek “yetişmeye çalışma” tuzağına düşmek kaçınılmaz. Borusan ArGe’de bu tuzaktan ustalıkla kaçınmayı sağlayacağını öngördüğümüz, teknolojik inovasyon kılavuzu niteliğinde bir araç geliştiriyoruz. Bu aracı Borusan grup şirketlerinin koşul ve ihtiyaçlarını dikkate alarak hazırlamış olsak da çok geçmeden genel Türkiye koşullarını dikkate alarak biraz daha az özelleşmiş olma pahasına daha kapsayıcı bir hale getirmek mümkün olacaktır.
Teknolojik çözümlerin ve dünya genelinde bu çözümleri sunan girişimlerin sayısı öyle fazla ki samimi ve detaylı bir ihtiyaç analizi metodolojisi kritik öneme sahip oldu. Günümüz ekonomik sisteminin var olmaya devam etmek için suni ihtiyaçlar yaratması, yalnızca bireyleri hedef almıyor artık, endüstriyel kurumları da etkiliyor. Birçok girişim örneğinde, mevcut problem için çözüm yaratmaktan ziyade, sunulan çözüm için problem yaratılmaya çalışılıyor. Dünya genelinde teknolojik çözümler satmaya dair ihtiyaç, teknolojik çözümler almaya dair ihtiyacı bile geçti sanki.  (opens in a new tab)" href="https://www.ttgv.org.tr/tr" target="_blank">TTGV</a>’nin sunmuş olduğu soruya daha geniş ölçekten bakalım: Teknolojik inovasyon kültürünü doğal yollarla doğurmamış, dolayısıyla uzunca süre bu kültüre aşinalık geliştirememiş toplum ve coğrafyalarda inovasyon denince akla ne geliyor?</p>



<p>Bugünlerde yaygın olarak akla Endüstri 4.0 geliyor. Endüstri 4.0, sanayi makinelerinin dijital verileri kullanarak zaman-enerji-maliyet ve ürün kalitesi konularında maksimum verim ile çalışması. Bir diğer deyişle, mevcut iş modeli, mevcut teknoloji, hatta çoğu durumda mevcut makineler, ama farklı ve daha verimli bir işleyiş. Bu şekilde iş verimliliğini arttıran yenilikleri de yine farklı bir tür inovasyon olarak, Operasyonel İnovasyon olarak anmak yanlış olmayacaktır. Dijital teknolojiler, Endüstri 4.0 aracılığı ile sanayi tesislerinde kullanıldığı gibi, ofis, muhasebe, satış ve diğer işlerde de Operasyonel İnovasyonu mümkün kılıyor. </p>



<p>Dijital teknolojilerin orijini olan elektronik bilgisayımın (electronical computation) doğduğu 40’lı ve 50’li yıllarda “teknoloji üretmek” yerine salt “üretmek”e odaklanmış ülkemizde, inovasyon denince yaygın olarak akla, yaratmaktan ziyade “yetişmek” geliyor. Ancak, bu alan doğası gereği sürekli değişim içinde. Dolayısıyla, yetişiyor olma algısı, insanın kendi gölgesini kovalaması gibi hiçbir zaman çözüm getirmeyecek bir uğraşa yol açıyor. Bu kısır döngüden kurtulmak için mevcut kaynakların ve hangi tür inovasyon sürecine ihtiyaç duyulduğunun gerçekçi bir değerlendirmesi gerek.</p>



<p>Sağlam ve samimi durum ve ihtiyaç analizi araçlarına ve danışmanlarına; bir iki sene değil, en az 10 sene sonrası için projeksiyona sahip eylem planlarına ihtiyacımız var. En önemlisi, bu metodoloji ve planları, yetişmeye çalıştığımız kurum, toplum veya ülkelerden alarak değil, kendi özgün şartlarımızdan yola çıkarak sıfırdan oluşturmaya ihtiyacımız var. Dışarıdan alacağımız bilgileri girdi olarak değerlendirmemiz gerektiği aşikâr, ama eğer metodoloji ve planlarımızı, kopya veya daha naif tabir ile adaptasyon yolu ile gerçekleştirmeye niyet edersek “yetişmeye çalışma” tuzağına düşmek kaçınılmaz. Borusan ArGe’de bu tuzaktan ustalıkla kaçınmayı sağlayacağını öngördüğümüz, teknolojik inovasyon kılavuzu niteliğinde bir araç geliştiriyoruz. Bu aracı Borusan grup şirketlerinin koşul ve ihtiyaçlarını dikkate alarak hazırlamış olsak da çok geçmeden genel Türkiye koşullarını dikkate alarak biraz daha az özelleşmiş olma pahasına daha kapsayıcı bir hale getirmek mümkün olacaktır.</p>



<p>Teknolojik çözümlerin ve dünya genelinde bu çözümleri sunan girişimlerin sayısı öyle fazla ki samimi ve detaylı bir ihtiyaç analizi metodolojisi kritik öneme sahip oldu. Günümüz ekonomik sisteminin var olmaya devam etmek için suni ihtiyaçlar yaratması, yalnızca bireyleri hedef almıyor artık, endüstriyel kurumları da etkiliyor. Birçok girişim örneğinde, mevcut problem için çözüm yaratmaktan ziyade, sunulan çözüm için problem yaratılmaya çalışılıyor. Dünya genelinde teknolojik çözümler satmaya dair ihtiyaç, teknolojik çözümler almaya dair ihtiyacı bile geçti sanki. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Teknolojik çözümler satmaya dair ihtiyaç, teknolojik çözümler almaya dair ihtiyacı bile geçiyor.</p></blockquote>



<div style="height:20px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p>Bu yazıda bahsettiğim 4 tür inovasyon ayrımı (İş modeli inovasyonu, Tasarımsal inovasyon, Operasyonel İnovasyon, Teknolojik İnovasyon) literatürde kullanılan terimler olmakla birlikte, benim deneyim ve gözlemim sonucu şahsen işlevsel olduğunu düşündüğüm bir kategorizasyon. Belki farklı bir kategorizasyon daha işlevsel olabilir, belki farklı terimler. Ama kesin olan şey, sanayi kurumları, akademisyenler, teknoloji girişimcileri, danışmanlar, TTO’lar, kısaca yenilik ekosisteminde bulunan herkes arasında ortak bir dil ve anlayış oluşturmanın gerekliliği.</p>



<p>Bu kategorileri bu yazı için kullanılır kabul ederek son bir fikir sunmak isterim. Teknolojik inovasyon, uzun vadeli bir yatırım olarak değerli ve Borusan ArGe olarak üzerinde çalıştığımız bir süreç ancak kısa vadeli stratejiler için ideal seçim olmayabilir. Öte yandan, günümüzün iletişim fırsatlarına sahip olan her kurum, kendi kaynakları ve ihtiyaçları doğrultusunda ve en kısa vadede, erişebildiği en verimli teknolojik araçları kullanarak, iş-modeli inovasyonunun, tasarımsal inovasyonun ve özellikle operasyonel inovasyonun sunduğu fırsatları kovalamak ile yükümlü. Kurumların kovalayacağı bu fırsatların bireyler için de daha iyi yaşam olanakları sunacağını umuyorum ve merakla izliyorum.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/her-seye-inovasyon-demek-dogru-mu-bolum-ii/">Her Şeye İnovasyon Demek Doğru Mu? BÖLÜM II</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her Şeye İnovasyon Demek Doğru Mu? BÖLÜM I</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/her-seye-inovasyon-demek-dogru-mu-bolum-i/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selin Kanyas]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Mar 2019 12:59:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijitalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[İnovasyon & Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ar-ge]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=1322</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversiteden mezun olduğumda mühendislik ve ArGe alanında akademik kariyer yapmak istememin çok nedeni vardı. Diğer bir neden ise satış odaklı iş dünyasının kimi zaman göz boyayıcı olabilen mizacından kaçınmak istememdi. Temel bilimlere dayanan ve elle tutulur araçlar üreten teknoloji işleri, hiç şüphesiz süslemeye mahal vermeyen hakiki bir dünyaya ait olmalıydı. Çok geçmeden bu varsayımımı sınadım. [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/her-seye-inovasyon-demek-dogru-mu-bolum-i/">Her Şeye İnovasyon Demek Doğru Mu? BÖLÜM I</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Üniversiteden mezun olduğumda mühendislik ve ArGe alanında akademik kariyer yapmak istememin çok nedeni vardı.  Diğer bir neden ise satış odaklı iş dünyasının kimi zaman göz boyayıcı olabilen mizacından kaçınmak istememdi. Temel bilimlere dayanan ve elle tutulur araçlar üreten teknoloji işleri, hiç şüphesiz süslemeye mahal vermeyen hakiki bir dünyaya ait olmalıydı. Çok geçmeden bu varsayımımı sınadım. Üniversite laboratuvarından başlayan, TÜBİTAK destekli projelerden kurumsal teknoloji departmanlarına, Silikon Vadisi start-up şirketlerinden İstanbul girişimlerine uzanan bir gözlem yaptım.</p>



<p>Nihayet ister üniversite ister sanayi olsun ister Silikon Vadisi ister İstanbul, günümüzün profesyonel mühendislik ve ArGe işlerinin de satış-pazarlama dokunuşundan muaf olamayacağını anladım. Nasıl olsun? Üretilen her şeyin (bilgi, ürün, yardım, hizmet, veri) değerinin ya satılabilirliği ya da satılan bir şeye dönüştürülebilirliği ile biçildiği ekonomik gerçeklikte tabi ki bilim, bilgi ve teknolojinin de satış değerini arttırmak için uğraşacağız. </p>



<p>Öte yandan, bu uğraşın bir yan etkisi olarak birer popüler terime dönüşen “teknoloji” ve “inovasyon” biraz anlam kaymasına uğradı. Bu durum kimi zaman kafa karıştırıcı, dolayısıyla tedirgin edici olabiliyor. Bu tedirginlik, bazen bilgi kalabalığı içinde kaybolma duygusu, gerçek değer ile parlatılmış değer arasındaki farkın gittikçe daha zor ayırt edilebilir olması, bazen fırsatların cüssesi ile boy ölçüşemeyen kaynakların sınırlılığı, çoğu zaman rekabette geri kalacak olma kaygısı şeklinde tezahür ediyor.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Teknoloji ve inovasyon kavramları anlam kaymasına uğradı.</p></blockquote>



<div style="height:20px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p>Bu tedirginliği verimliliğe çevirmek için teknolojik inovasyon ekosistemindeki oyuncuların nasıl mücadele ettiğini gözlemleme gayretindeyim bir süredir. </p>



<p>Dikkati çeken ilk şey, herkesin bir yerinden tutmak istediği teknoloji, inovasyon, dijitalleşme hakkında iletişim yapan kişi ve kurumlar arasında bu terimlerin ne ifade ettiğine dair ortak bir anlayış, ortak bir dil bulunmuyor. <a href="https://www.ttgv.org.tr" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Dikkati çeken ilk şey, herkesin bir yerinden tutmak istediği teknoloji, inovasyon, dijitalleşme hakkında iletişim yapan kişi ve kurumlar arasında bu terimlerin ne ifade ettiğine dair ortak bir anlayış, ortak bir dil bulunmuyor. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın Xnovate Circle programı kapsamındaki tartışmalar için ortaya konulan bir soru, doğrudan bu ortak dil yoksunluğuna değiniyor. Soru şu: İnovasyon ile direkt ilgili olmayan departmanların inovasyon denince aklına ne geliyor? Doğru algı nasıl oluşturulabilir ve doğru algı oluşturmanın faydası olur mu? (opens in a new tab)">Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın Xnovate Circle</a> programı kapsamındaki tartışmalar için ortaya konulan bir soru, doğrudan bu ortak dil yoksunluğuna değiniyor. Soru şu: İnovasyon ile direkt ilgili olmayan departmanların inovasyon denince aklına ne geliyor? Doğru algı nasıl oluşturulabilir ve doğru algı oluşturmanın faydası olur mu?</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Teknoloji iletişimi yapan kurum ve kişiler arasında ortak bir dil bulunmuyor.</p></blockquote>



<div style="height:20px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p>Bu soru, güvenilir çıktılar ile desteklenecek titiz bir araştırma hak etse de benim halihazırda paylaşmak istediğim şahsi kanaatlerim var. Teknoloji veya inovasyon konusunda, bırakın farklı departmanları, aynı departmanda çalışan farklı kişilerin bile algısı farklı. Ortak ve doğru algı oluşturulabilir ise, bunun faydası çok ama çok büyük olur. Çünkü bu süreçlerin toplumsal faydaya dönüşmesi için hummalı bir iş birliğine ihtiyaç var: Bir işletmeyi aktif kılan istisnasız bütün bireyler arasında bir iş birliği. Birbirinden çok farklı düşünce yapısı veya aktivitelere sahip olsalar bile, tüm çarkların tek ve net bir misyona doğru dönmesi gerekli.</p>



<h2><strong>İNOVASYONUN PEK ÇOK TÜRÜ VAR</strong></h2>



<p>Şu popüler terimler konusunda açık bir anlayış oluşmalı. “Teknolojik inovasyon”un ekonomik veya toplumsal yarar sağlayan yegâne inovasyon biçimi olmadığı konusunda hemfikir olalım. Teknolojiye dayalı olan inovasyon, en meşakkatli ve en yüksek bütçeli inovasyon biçimi sayılabilir elbette, ancak bir şirketin stratejisine uyumlu olabilecek tek inovasyon biçimi olduğu da söylenemez. Sadece iş modeli inovasyonu ile başarıya ulaşmış şirket örneklerinin sayısı o kadar fazla ki. <a rel="noreferrer noopener" aria-label="Şu popüler terimler konusunda açık bir anlayış oluşmalı. “Teknolojik inovasyon”un ekonomik veya toplumsal yarar sağlayan yegâne inovasyon biçimi olmadığı konusunda hemfikir olalım. Teknolojiye dayalı olan inovasyon, en meşakkatli ve en yüksek bütçeli inovasyon biçimi sayılabilir elbette, ancak bir şirketin stratejisine uyumlu olabilecek tek inovasyon biçimi olduğu da söylenemez. Sadece iş modeli inovasyonu ile başarıya ulaşmış şirket örneklerinin sayısı o kadar fazla ki. &nbsp;Netflix’in&nbsp;Blockbuster’ı devirmesi, Uber’in  taksicilerde isyana neden olmasının temelinde “teknolojik inovasyon”dan ziyade, “iş modeli inovasyonu” yatıyor. Bu girişimler sundukları yeni iş modelini işler kılmak için dijital teknolojiyi kullandılar, ama nihayetinde kullandıkları teknoloji halihazırda var olan, yıllardır da kullanılmakta olan bir araçtı. “Teknolojik inovasyon”un ifade ettiği gibi yeni bir teknolojiyi ekonomiye kazandırma sürecini bu örneklerde göremiyoruz.  (opens in a new tab)" href="https://media.netflix.com/en/about-netflix" target="_blank">&nbsp;Netflix’in</a>&nbsp;<a rel="noreferrer noopener" aria-label="Şu popüler terimler konusunda açık bir anlayış oluşmalı. “Teknolojik inovasyon”un ekonomik veya toplumsal yarar sağlayan yegâne inovasyon biçimi olmadığı konusunda hemfikir olalım. Teknolojiye dayalı olan inovasyon, en meşakkatli ve en yüksek bütçeli inovasyon biçimi sayılabilir elbette, ancak bir şirketin stratejisine uyumlu olabilecek tek inovasyon biçimi olduğu da söylenemez. Sadece iş modeli inovasyonu ile başarıya ulaşmış şirket örneklerinin sayısı o kadar fazla ki. &nbsp;Netflix’in&nbsp;Blockbuster’ı devirmesi, Uber’in  taksicilerde isyana neden olmasının temelinde “teknolojik inovasyon”dan ziyade, “iş modeli inovasyonu” yatıyor. Bu girişimler sundukları yeni iş modelini işler kılmak için dijital teknolojiyi kullandılar, ama nihayetinde kullandıkları teknoloji halihazırda var olan, yıllardır da kullanılmakta olan bir araçtı. “Teknolojik inovasyon”un ifade ettiği gibi yeni bir teknolojiyi ekonomiye kazandırma sürecini bu örneklerde göremiyoruz.  (opens in a new tab)" href="https://www.timeturk.com/video-kiralama-zinciri-blockbuster-in-tek-magazasi-kaldi/haber-1052520" target="_blank">Blockbuster</a>’ı devirmesi, <a rel="noreferrer noopener" aria-label="Şu popüler terimler konusunda açık bir anlayış oluşmalı. “Teknolojik inovasyon”un ekonomik veya toplumsal yarar sağlayan yegâne inovasyon biçimi olmadığı konusunda hemfikir olalım. Teknolojiye dayalı olan inovasyon, en meşakkatli ve en yüksek bütçeli inovasyon biçimi sayılabilir elbette, ancak bir şirketin stratejisine uyumlu olabilecek tek inovasyon biçimi olduğu da söylenemez. Sadece iş modeli inovasyonu ile başarıya ulaşmış şirket örneklerinin sayısı o kadar fazla ki. &nbsp;Netflix’in&nbsp;Blockbuster’ı devirmesi, Uber’in  taksicilerde isyana neden olmasının temelinde “teknolojik inovasyon”dan ziyade, “iş modeli inovasyonu” yatıyor. Bu girişimler sundukları yeni iş modelini işler kılmak için dijital teknolojiyi kullandılar, ama nihayetinde kullandıkları teknoloji halihazırda var olan, yıllardır da kullanılmakta olan bir araçtı. “Teknolojik inovasyon”un ifade ettiği gibi yeni bir teknolojiyi ekonomiye kazandırma sürecini bu örneklerde göremiyoruz.  (opens in a new tab)" href="https://www.cnnturk.com/turkiye/taksicilerin-ubere-yonelik-davasi" target="_blank">Uber</a>’in  taksicilerde isyana neden olmasının temelinde “teknolojik inovasyon”dan ziyade, “iş modeli inovasyonu” yatıyor. Bu girişimler sundukları yeni iş modelini işler kılmak için dijital teknolojiyi kullandılar, ama nihayetinde kullandıkları teknoloji halihazırda var olan, yıllardır da kullanılmakta olan bir araçtı. “Teknolojik inovasyon”un ifade ettiği gibi yeni bir teknolojiyi ekonomiye kazandırma sürecini bu örneklerde göremiyoruz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Teknolojik inovasyon fayda sağlayan yegane inovasyon biçimi değil.</p></blockquote>



<div style="height:20px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p>İkonlaşmış bir örneğe dönüşmüş iPhone ise hem “tasarımsal inovasyon”un hem de “iş modeli inovasyonu”nun nimetlerinden pay almış bir girişim olduğu söylenebilir. Belki de bu kombinasyon sayesinde bu denli ikonlaşmış bir başarı öyküsüne sahiptir. </p>



<p>“Teknolojik inovasyon”a gelince, <a href="https://www.pandora.com.tr/urun/managing-technological-innovation-competitive-advantage-from-change-3rd-edition/247921" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="“Teknolojik inovasyon”a gelince, Managing Technological Innovation kitabının yazarı Frederick Betz’in de tanımına göre, araştırma aracılığı ile doğa bilimlerinden fayda üretimine uzanan, bu faydayı ekonomik bir değere ve işe yarar hale dönüştürmek ile noktalanan bir süreç. Bir diğer deyişle, daha önce mümkün olmayan bir teknolojiyi hayata geçirmek, ardından bu teknolojiden para da kazanabilmek. Buluşlar, yeni malzemeler, patentlenebilir ürünler… Diğer tür inovasyon süreçlerine göre daha ender gerçekleşen, ama uzun vadede hepsinin temeli olan bir süreç.  (opens in a new tab)">Managing Technological Innovation</a> kitabının yazarı Frederick Betz’in de tanımına göre, araştırma aracılığı ile doğa bilimlerinden fayda üretimine uzanan, bu faydayı ekonomik bir değere ve işe yarar hale dönüştürmek ile noktalanan bir süreç. Bir diğer deyişle, daha önce mümkün olmayan bir teknolojiyi hayata geçirmek, ardından bu teknolojiden para da kazanabilmek. Buluşlar, yeni malzemeler, patentlenebilir ürünler… Diğer tür inovasyon süreçlerine göre daha ender gerçekleşen, ama uzun vadede hepsinin temeli olan bir süreç. </p>



<p>Hello Tomorrow derneği ve BCG’nin geçen sene ortak yayınlamış olduğu “<a href="http://media-publications.bcg.com/from-tech-to-deep-tech.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Hello Tomorrow derneği ve BCG’nin geçen sene ortak yayınlamış olduğu “From Tech to DeepTech” başlıklı raporda, dijital teknolojilerin mümkün kıldığı iş modeli inovasyonunun dünyada bir doygunluğa ulaşıldığı yazıyor. Önümüzdeki dönemde temel bilimlere dayalı teknolojik inovasyon süreçlerini izleyen şirketlerin yükseleceğini belirtilmiş. Var olan dijital araçlardan ziyade bilimsel araştırma sonucu gelişen imkanlar ile ortaya çıkan bu tür inovasyon raporda “DeepTech” olarak anılmış. Dünyanın aciliyet kazanan ihtiyaçları (enerji, sağlık, çevre, vb.) DeepTech’e dayalı teknolojik inovasyonu gerekli kılıyor. Tabii takvim üstünde incelediğimizde, DeepTech’e dayalı inovasyon, başarıya çok daha uzun sürede ulaşan bir süreç. Üstelik çok daha büyük sermayeye ihtiyaç duyuyor. Türkiye olarak hem zaman konusundaki toleransımız hem de sermaye varlığımız ile bazı yetersizliklerimiz olsa da teknolojik inovasyonu anlamak için çabadan kaçınma lüksümüz yok. İşe bu alanda ortak algı edinmek ile başlayabiliriz. (opens in a new tab)">From Tech to DeepTech</a>” başlıklı raporda, dijital teknolojilerin mümkün kıldığı iş modeli inovasyonunun dünyada bir doygunluğa ulaşıldığı yazıyor. Önümüzdeki dönemde temel bilimlere dayalı teknolojik inovasyon süreçlerini izleyen şirketlerin yükseleceğini belirtilmiş. Var olan dijital araçlardan ziyade bilimsel araştırma sonucu gelişen imkanlar ile ortaya çıkan bu tür inovasyon raporda “DeepTech” olarak anılmış. Dünyanın aciliyet kazanan ihtiyaçları (enerji, sağlık, çevre, vb.) DeepTech’e dayalı teknolojik inovasyonu gerekli kılıyor. Tabii takvim üstünde incelediğimizde, DeepTech’e dayalı inovasyon, başarıya çok daha uzun sürede ulaşan bir süreç. Üstelik çok daha büyük sermayeye ihtiyaç duyuyor. Türkiye olarak hem zaman konusundaki toleransımız hem de sermaye varlığımız ile bazı yetersizliklerimiz olsa da teknolojik inovasyonu anlamak için çabadan kaçınma lüksümüz yok. İşe bu alanda ortak algı edinmek ile başlayabiliriz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Dünyanın enerji, sağlık, çevre gibi acil ihtiyaçları DeepTech’e dayalı teknolojik inovasyonu gerekli kılıyor.</p></blockquote>



<div style="height:20px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p>Teknolojik inovasyonu mümkün kılan mühendislik çalışmaları, somut, fiziksel dünyayı (doğayı), soyut, matematiksel dünyaya veya yine soyut sayılabilecek nano-ölçekteki dünyaya taşır. Gerçek problem ve ihtiyaçları bu dokunamadığımız dünyalarda çözüme ulaştırır. Teknolojik inovasyon dediğimiz süreç, bu çözümlerin daha önce ulaşılabilir olmayan, yeni araçlar ile sağlanması olarak kabul edilebilir. Bence bu süreç hakkındaki en doğru algı için süreci icra edenlerin ta kendisinde saklı: Bilim insanları ve mühendislerde.</p>



<p><a href="https://borusanturuncu.com/her-seye-inovasyon-demek-dogru-mu-bolum-ii/">Yazının devamına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.</a> </p>



<p> </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/her-seye-inovasyon-demek-dogru-mu-bolum-i/">Her Şeye İnovasyon Demek Doğru Mu? BÖLÜM I</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mezuniyet Öncesi Kafalardaki Deli Soru: Ben Ne İş Yapacağım?</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/mezuniyet-oncesi-kafalardaki-deli-soru-ben-ne-is-yapacagim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semin Köseoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Jul 2018 21:08:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BorusanX]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer & İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=488</guid>

					<description><![CDATA[<p>İş hayatında 15 yılı devirmiş bir İK’cı inişli çıkışlı kariyer yolculuğundan çıkardığı paha biçilmez dersleri anlatıyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/mezuniyet-oncesi-kafalardaki-deli-soru-ben-ne-is-yapacagim/">Mezuniyet Öncesi Kafalardaki Deli Soru: Ben Ne İş Yapacağım?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bundan tam 15 yıl önceydi. Boğaziçi Üniversitesi’nde Okul Öncesi Eğitim bölümünde okuyordum. Okulun bitmesine 2 yıl kalmıştı ve ben ilerde ne yapacağım, ne yaparsam keyif alacağım, nasıl para kazanacağım, kendi yönümü nasıl bulacağım diye her üniversite öğrencisi gibi düşünmeye başlamıştım. Aslında cevap çok basitti, çevrenle konuş, sektörleri öğren, fonksiyonları incele, kimler neler yapıyor, senin idolün olduğunu düşündüğün kişiler nasıl bir dünyada nasıl bir roldeler bunları araştırdıktan sonra dön bir kendine bak, zihin süzgecinden geçir ve hoop eşleşme tamamdır.</p>



<p>Ama öyle olmuyor değil mi? O kadar kolay değil, denemen lazım, yaşaman ve öğrenmen lazım.</p>



<h2><strong>SEÇENEKLERE BAKALIM</strong></h2>



<p>O zaman ne yapalım en iyisi staj imkanlarından yararlanalım. Bir danışmanlık tarafı olsun bir şirket tarafı olsun, global olsun lokal olsun tercihler yapılsın sonra da staj ilanları takibe alınsın, uzun dönemli mi olsun kısa dönemli mi olsun diye kararlar verilsin, ilk mülakat deneyimleri yaşansın, bir sürü envanterler yapılsın ve sonuçta staja başlansın. Kendi adıma söyleyebilirim ki staj deneyimlerim kariyerime karar verme noktasındayken bana çokça yol gösterdi.<br>Peki olay sadece staj mı, şirketi görmek, süreçleri öğrenmek mi? O kadarla sınırlı olamaz, o zaman şimdi ne yapalım biraz da kendimize dönelim, bunun için online okumalar, bir sürü sınıf içi eğitimler var, hangilerinden yararlanacağımızı seçelim. Kim olduğumuz, ne yapmak istediğimiz ile ilgili biraz daha kafa yoralım. Bu mantıkla da üniversite döneminde aldığım NLP eğitimi, Sıradışı Düşünce Becerileri kursu, Girişimcilik kursu gibi çok yönlü olarak kendimi tanıyabileceğim süreçlerden geçtim. Paralel ilerleyen bu dönem karar vermemi çokça kolaylaştırdı.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Kim olduğunuz, ne yapmak istediğiniz <br>üzerine kafa yorun.</p></blockquote>



<p>Şimdi artık daha da fazla imkan var: Şirket çalışanı olmadan şirketi ve/ya yöneticileri tanımak için. Bundan 15 yıl önce, staj ile şirket içine girdikçe anlıyorduk o şirketin değerlerini, duruşunu, insan profilini. Şimdi öyle mi! Sosyal medya sayesinde şirketlerde neler olup bitiyor çok da uzağımızda değil. Üniversiteler kurumsal şirket anlaşmaları yapıyor, ister stajyer olarak deneyim kazan, ister tersine mentorluk kapsamında karşılıklı gelişim sağlama şansı elde et. İstersen de üniversiteni bekleme dijital platformlar üzerinden ulaşmak istediğin kişiye ulaş, kendini tanıt, gelişimine nasıl katkı sağlayabileceğini düşün ve aksiyona geç.</p>



<p>Şimdi de rekabet çok dediğini duyar gibiyim, evet rekabet her geçen gün artıyor, havuz büyüyor, bir de gelişen dünyayla birlikte alışılagelmiş roller yerini yepyeni rollere bırakıyor… İşte tam da bu yüzden tüm imkanlarını seferber et diyorum. Her zaman her şeyin başlangıcı farkındalık diyoruz, inan bu cümleyi iş hayatına girdikten 10 yıl sonra da duyacaksın, çünkü insan gelişen/değişen bir varlık, kendini tanıma yolculuğun hiç bitmiyor, zamanla isteklerin, tutkuların, hedeflerin de değişebiliyor. Ne zaman ne yapmak istediğine emin olmak kolay değil biliyorum. Biliyorum çünkü ben de mezun olduktan sonra ilk 1 yıl çocuklarla ilgili çok da keyifli bir iş yaparken, ben İK’cı olmak istiyorum diyen sesimi dinleyerek İnsan Kaynakları yolculuğuma başladım. Yani seçeceğin meslekten de dönüş yok diye bir şey yok…</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Kendini tanıma yolculuğun hiç bitmiyor, zamanla isteklerin, tutkuların, hedeflerin değişebiliyor.</p></blockquote>



<p>Önemli olan tutkun olan işi bulmak, hangi üniversiteden, hangi bölümden mezun olursan ol, herhangi başka bir mesleği tutkuyla yapabilirsin. Ted Talk konuşmacısı Regina Hartley başarı için geçmişe takılıp kalmak yerine geleceğe odaklanmanın cesaretinden bahseder. Doğrusu yanlışı yok bu işin. Kendi aklını, kalbini dinleyeceksin. Ben sana sadece neler yapmasan daha iyi olur diye birkaç tüyo verebilirim.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>İşin doğrusu, yanlışı yok. Kendi aklını, <br>kalbini dinleyeceksin.</p></blockquote>



<h2><strong>NELER YAPMASAN DAHA İYİ OLUR?</strong></h2>



<p><em>Çalışma odağın sadece para kazanmak olmasın.</em>&nbsp;İnan bana zaman içinde kazanacağın kabarık maaş sana boş gelecek, eğer ki yarattığın değerlerin sana manevi dönüşü yoksa! İnsanın ruhen tatmin olması, sahip olabileceğin varlıkların önüne geçecektir.</p>



<p><em>Etrafına sorgulamadan itaat etme.</em>&nbsp;Dışarıdan fısıldanan tüm seslere kulaklarını tıka. Arkadaşların ne düşünür, ailen ne der bir kenara bırak. Kendi ruhunu, kalbini, zihnini dinle. Seni en iyi yine sen tanırsın.</p>



<p><em>Kendini keşfetmeye çalışmaktan vazgeçme.</em>&nbsp;Tutkuyla yapacağın işi bulmak, ne için dünyaya geldiğini bilmek gibidir. Sana anlam katar. İşin değerlerin ve tutkunla örtüşüyorsa başarı kaçınılmaz olur. Kendin üzerine kafa yor, hem iyi hem de tutkulu olduğun alanları keşfetmekten yorulma. Kimleri daha çocuk yaşındayken nelere heyecan duyduğunu fark ederken, kimileri ise orta yaşlarına geldiğinde hangi işin ona anlam ve yaşama sevinci verdiğini keşfeder. Sen hangi yaşta olursan ol asla vazgeçme.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/mezuniyet-oncesi-kafalardaki-deli-soru-ben-ne-is-yapacagim/">Mezuniyet Öncesi Kafalardaki Deli Soru: Ben Ne İş Yapacağım?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
