<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Borusan Eşittir konulu içerikler - Borusan Turuncu</title>
	<atom:link href="https://borusanturuncu.com/borusan-esittir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://borusanturuncu.com/borusan-esittir/</link>
	<description>Yolu Borusan&#039;dan Geçen Hikâyeler</description>
	<lastBuildDate>Tue, 30 Dec 2025 08:47:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2022/12/cropped-turuncu-blog-06-32x32.png</url>
	<title>Borusan Eşittir konulu içerikler - Borusan Turuncu</title>
	<link>https://borusanturuncu.com/borusan-esittir/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Parmağımızın ucundaki şiddet türü: Dijital Şiddet</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/parmagimizin-ucundaki-siddet-turu-dijital-siddet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar İlkiz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Dec 2025 08:47:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Eşittir]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=5174</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler her yıl 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde başlayıp 10 Aralık İnsan Hakları Günü’ne kadar devam eden 16 Günlük Aktivizm Kampanyası’nı düzenliyor. Bu sene odaklandığı konu tüm kadın ve kız çocuklarına yönelik dijital şiddetin sona erdirilmesi oldu. Biz de Nurcihan Temur ile birlikte bu kampanya kapsamında işe önce konuya dair [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/parmagimizin-ucundaki-siddet-turu-dijital-siddet/">Parmağımızın ucundaki şiddet türü: Dijital Şiddet</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Birleşmiş Milletler her yıl 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde başlayıp 10 Aralık İnsan Hakları Günü’ne kadar devam eden 16 Günlük Aktivizm Kampanyası’nı düzenliyor. Bu sene odaklandığı konu tüm kadın ve kız çocuklarına yönelik dijital şiddetin sona erdirilmesi oldu.</p>



<p>Biz de Nurcihan Temur ile birlikte bu kampanya kapsamında işe önce konuya dair kavram karmaşasının ortadan kalkması için düzenlediğimiz bir atölye ile başladık. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) birlikte yürüttüğü “Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Dijital Şiddete #NoktayıKoy <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f7e0.png" alt="🟠" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />” kampanyası kapsamında alanında uzman kişiler, sivil toplum çalışanları ve gençlerle bir araya geldik. 30 kavramı tartıştığımız ve Türkçe karşılıklarını bulmak için beyin fırtınası yaptığımız iki gün geçirdik.</p>



<p>Ardından bu kavramlara, açıklamalarına ve Türkçe karşılıklarına, <a href="https://eca.unwomen.org/sites/default/files/2025-12/2020_dijital_siddet_rehberi_tur.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">2020’de UN Women için hazırladığımız</a> ve 2025 için <a href="https://eca.unwomen.org/en/digital-library/publications/2025/12/digital-violence-technology-facilitated-gender-based-violence-guide" target="_blank" rel="noreferrer noopener">güncelleyip genişlettiğimiz</a> “<a href="https://turkiye.unfpa.org/tr/publications/dijital-siddet-teknoloji-destekli-cinsiyete-dayali-siddet-rehberi" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Dijital Şiddet &#8211; Teknoloji Destekli Cinsiyete Dayalı Şiddet Rehberi</a>”nde yer verdik. Bununla beraber dijital şiddet konuşurken ele aldığımız kavramların aslında tek başına var olmadığını, her kavramın bir diğerini kolaylaştırdığını ya da öncelediğini göstermek için <a href="https://graphcommons.com/graphs/b66bc4ad-8b83-4836-9a9c-127fb1fecb73" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Dijital Şiddet Kavram Ağı</a>’nı hazırladık.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-large is-resized"><img src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2025/12/1764575109787-819x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-5179" width="410" height="512" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2025/12/1764575109787-819x1024.jpeg 819w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2025/12/1764575109787-240x300.jpeg 240w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2025/12/1764575109787-768x960.jpeg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2025/12/1764575109787.jpeg 1080w" sizes="(max-width: 410px) 100vw, 410px" /></figure></div>


<p>Bunlara paralel olarak Borusan Holding de Kasım 2025’te “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında KONDA Araştırma ve Danışmanlık ile birlikte hazırladığı ve dijital şiddete de değindiği “<a href="https://www.borusan.com/Uploads/borusanczm20250120konda-25-kasim-algi-arastirmasi-iletisimi.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet: Algı ve Tutum Değişimleri Raporu</a>”nu yayınladı. Rapordaki verilere geçmeden önce genel çerçeveyi çizmesi adına dijital şiddeti tanımlamakla başlamak faydalı olacaktır.</p>



<p>Dijital şiddet, bilgi iletişim teknolojileri veya diğer dijital araçların kullanımıyla işlenen, desteklenen, ağırlaştırılan veya güçlendirilen, sonucunda fiziksel, cinsel, psikolojik, sosyal, politik veya ekonomik zarar doğuran veya doğurması muhtemel olan veya hak ve özgürlüklerin başka ihlallerine yol açan her türlü eylem olarak tanımlanıyor.</p>



<p><strong>Çevrim dışı dünyada gerçekleşen şiddetin bir uzantısı</strong></p>



<p>En başta unutulmaması gereken çevrim içi dünyada gerçekleşen dijital şiddetin, çevrim dışı dünyada gerçekleşen fiziksel, ekonomik, psikolojik ve cinsel şiddetin bir uzantısı olduğudur.</p>



<p>Konu dijital şiddet olunca anonimlik, faillerin cezasız kalabileceğine dair kanı oluşmasına yol açan en büyük özellik olarak karşımıza çıkıyor. Dijital şiddette, fail dünyanın herhangi bir yerinde olabilir. “<a href="https://www.borusan.com/Uploads/borusanczm20250120konda-25-kasim-algi-arastirmasi-iletisimi.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet: Algı ve Tutum Değişimleri Raporu</a>”nda sosyal medyada en çok rahatsız edenin kim olduğu sorulduğunda “Tanımadığı biri/birileri/anonim hesaplar tarafından rahatsız edilme oranı” kadınlarda yüzde 22 olarak görülüyor.</p>



<p>UN Women’ın Kasım 2023’te yayınladığı “<a href="https://eca.unwomen.org/sites/default/files/2024-01/research-tf-vaw_full-report_24-january2.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Dijitalleşmenin Karanlık Yüzü: Doğu Avrupa ve Orta Asya’da Kadınlara Yönelik Teknoloji Destekli Şiddet</a>” raporuna göre araştırmaya dahil olan 12 ülkede teknoloji destekli şiddete maruz kalan kadınların oranı ortalama %53.2. Türkiye&#8217;de ise bu oran %72.4.</p>



<p>Hem failler için teknoloji destekli bu şiddeti gerçekleştirebilecekleri araçlara erişmek çok kolay hem de bu şiddet türünün yayılma hızı çok yüksektir. Cezasızlık riski olduğu kadar çok sık karşılaşılması da dijital şiddetin normalleşmesine katkı sağlar. Çoğu zaman kişinin “Ne oldu, kapına mı dayandı?” gibi, bu şiddet türünün gerçekliğini ve hatta somutlaşıp somutlaşmadığını sorgulayan tepkilerle karşılaşmasına da sebep olabilir. Dijital şiddet otomasyon ile çok kolay bir şekilde çoğaltılabilir ve kolektif olarak organize edilebilir. Aynı zamanda, taciz, hakaret içerikleri platformlardan kaldırılmadığı süre boyunca varlığını sürdürebilir, çoklanabilir ve süresiz olarak kişinin karşısına çıkabilir.</p>



<p><strong>Dijital şiddetin dört çatı kavramı</strong></p>



<p>Çevrim içi Cinsel Taciz (Cyber / Online Sexual Harassment): İstenmeyen cinsel ilgi ve cinsel zorlama içerebilen bir taciz biçimi. “Dijital yollarla gerçekleştirilen istenmeyen herhangi bir cinsel davranış” olarak da tanımlanır.</p>



<p>Çevrim içi Israrlı Takip (Cyberstalking): Bir kişinin dijital platform ve araçlar kullanılarak tekrarlanan, istenmeyen eylem ve davranışlarla özel olarak hedef alınması. Çoğunlukla çevrim dışı takibin bir uzantısıdır.</p>



<p>Görsel Odaklı Cinsel Taciz (Image-Based Abuse): Çoğunlukla çevrim içi olarak, mahrem ya da özel görüntülerin / videoların veya cinsel nitelikteki görüntülerin / videoların rıza olmaksızın oluşturulması, manipüle edilmesi ve yayılması ya da bunu yapma tehditlerini kapsar. Bu görüntüler / videolar, görüntüde yer alan kişinin rızasıyla ya da rızası olmadan elde edilmiş olabilir.</p>



<p>Cinsiyetçi Nefret Söylemi (Gender-Based Hate Speech): Cinsiyet kimliğine dayalı nefreti yayan, kışkırtan, teşvik eden veya meşrulaştıran ifadeler.</p>



<p>Bu dört kavramın dışında 26 kavram üzerine daha çalıştık, hepsinin detayına <a href="https://graphcommons.com/graphs/b66bc4ad-8b83-4836-9a9c-127fb1fecb73" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Dijital Şiddet Kavram Ağı</a> üzerinden ve <a href="https://turkiye.unfpa.org/tr/publications/dijital-siddet-teknoloji-destekli-cinsiyete-dayali-siddet-rehberi" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Dijital Şiddet &#8211; Teknoloji Destekli Cinsiyete Dayalı Şiddet Rehberi</a>’nden bakabilirsiniz. Bunların bazıları teknolojinin gelişmesi ile hayatımıza girdi, örneğin Arama Motoru Manipülasyonu (Googlebombing). Bu şiddet türü bir kişi veya kurumun çevrim içi itibarını zedelemek amacıyla, arama motoru sonuçlarının manipüle edilmesidir. Bu yöntem, belirli internet sitelerine çok sayıda bağlantı (backlink) verilerek, o sayfanın alakasız veya olumsuz arama terimleriyle ilişkilendirilmesini ve aramalarda en üstte çıkmasını sağlar.</p>



<p>Ya da ağırlıklı olarak pandemi ile hayatımıza giren toplantı uygulaması Zoom ile ilişkilendirilen Çevrim içi Toplantı Baskını‌ (Zoombombing). İstenmeyen ve davetsiz bir kullanıcı ya da kullanıcı gruplarının çevrim içi toplantıya sızıp / toplantıyı basıp kesintiye uğratması. Bu kesinti, davetsiz kişilerin toplantı sahibinin izni olmadan isimlerini müstehcen kelimelerle değiştirmesi, toplantının izinlerindeki açıklardan faydalanıp görüntü / ses paylaşarak cinsiyetçi, saldırgan ya da nefret söylemi içeren içerikler paylaşması ile gerçekleşir.</p>



<p><strong>Popüler kültürde dijital şiddet</strong></p>



<p>Tabii son dönemde çeşitli dizi ve belgesellerle de gündemimizde yer eden dijital şiddet kavramları mevcut. Bunların başında da Çevrim içi Kimliğe Bürünme (Catfishing) geliyor.</p>



<p>İnternette sahte bir kimlik / hesap yaratarak (çoğunlukla başkalarına ait fotoğraflar ve onların yaşam öykülerini kullanarak) bir kişiyi duygusal olarak kandırma ve onunla gerçek bir çevrim içi arkadaşlık / romantik ilişki içindeymiş gibi davranmasını sağlamak. Failin hedefi duygusal manipülasyon aracılığıyla para, hediyeler, mahrem görüntüler elde etmek veya daha sonra şantaj yapmak olabilir. Örneğin bu dijital şiddet türünü 2022 tarihli Netflix yapımı “<a href="https://www.netflix.com/tr-en/title/81254340">Tinder Avcısı</a>” belgeselinde görüyoruz.</p>



<p>Ya da yine bir Netflix yapımı olan “<a href="https://www.netflix.com/tr/title/81756069" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Adolescene</a>” dizisinde de çeşitli “erkek haklarını(!)” ve çıkarlarını savunan, aynı zamanda kadın düşmanı ideolojileri, anti-feminist ve cinsiyetçi inançları teşvik eden çevrim içi erkek topluluk ağları niteleyen Erküre (The Manosphere) kavramı altında ele alınan “İnceller” karşımıza çıkıyor.</p>



<p>BBC One ve HBO yapımı olan “<a href="https://www.hbomax.com/tr/en/shows/i-may-destroy-you/a15b4064-4899-4381-bdf1-676986137ee1" target="_blank" rel="noreferrer noopener">I May Destroy You</a>” dizisinde de kişinin kimliğini ifşa edecek bilgilerin izni olmadan toplanması ve çevrim içi olarak paylaşılması şeklinde karşımıza çıkan Kişisel Bilgilerin İfşası (Doxing) kavramını görüyoruz. Bu örnekler popüler kültürde dijital şiddetin nasıl ele alındığına dair sadece birkaç örnek.</p>



<p><strong>Dijital şiddetin sonuçları gerçek</strong></p>



<p>Bütün bu kavramlar ve veriler gerçek, dijital şiddet gerçek, sonuçları da gerçek.</p>



<p>Dijital şiddetin etkileri öfke ve şaşkınlık hissetmekten dijital mecralardan tamamen çekilmeye, iş ya da ev değiştirmeye kadar değişiklik gösterebilir. “<a href="https://www.borusan.com/Uploads/borusanczm20250120konda-25-kasim-algi-arastirmasi-iletisimi.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet: Algı ve Tutum Değişimleri Raporu</a>”na göre kadın X kullanıcılarının yüzde 33’ü, kadın TikTok kullanıcılarının ise yüzde 34’ü daha önce sosyal medya hesabını kapatmak veya gizlemek zorunda kalmış.</p>



<p>Hesapların kapatılmasına kadar gitmeye gerek yok, dijital şiddet türleri kadınların seslerinin duyulmasını engellemek için de kullanılıyor. Kadınların seslerini duyurmasını engellemeye yönelik bir dijital şiddet türü de Etiket İçeriğini Bulandırma (Hashtag Poisoning): Kadın haklarını desteklemek, deneyim paylaşımına alan açmak için oluşturulan bir etiketin altındaki içeriklerin tam tersi söylemlerle doldurulması.</p>



<p>Dijital şiddetin etkileri arasında korku, endişe ve depresyona da bulunabilir. Öncelikli olarak bilmemiz gereken; suçlu biz değiliz. Hem birey olarak dijital dünyada kendimizi güvende tutmak için alabileceğimiz önlemler hem de hakkımızı aramak için <a href="https://turkiye.unfpa.org/tr/publications/dijital-siddet-teknoloji-destekli-cinsiyete-dayali-siddet-rehberi" target="_blank" rel="noreferrer noopener">başvurabileceğimiz mekanizmalar var</a>. Dijital alanlardan çekilmek yerine bu alanlara güvenli bir şekilde sahip çıkıp sesimizi duyurmaya devam etmeliyiz!</p>



<p>Bu yazıda aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır:</p>



<p><a href="https://turkiye.unfpa.org/tr/publications/dijital-siddet-teknoloji-destekli-cinsiyete-dayali-siddet-rehberi" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Dijital Şiddet &#8211; Teknoloji Destekli Cinsiyete Dayalı Şiddet Rehberi</a> &#8211; 2025</p>



<p><a href="https://www.borusan.com/Uploads/borusanczm20250120konda-25-kasim-algi-arastirmasi-iletisimi.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet: Algı ve Tutum Değişimleri Raporu</a> &#8211; 2025</p>



<p>​​<a href="https://eca.unwomen.org/en/digital-library/publications/2023/11/the-dark-side-of-digitalization-technology-facilitated-violence-against-women-in-eastern-europe-and-central-asia" target="_blank" rel="noreferrer noopener">THE DARK SIDE OF DIGITALIZATION: Technology-facilitated violence against women in Eastern Europe and Central Asia</a> &#8211; 2023</p>



<p><a href="https://eca.unwomen.org/sites/default/files/2025-12/2020_dijital_siddet_rehberi_tur.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Toplumsal Cinsiyete Dayalı Siber Şiddet Rehberi</a> &#8211; 2020</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/parmagimizin-ucundaki-siddet-turu-dijital-siddet/">Parmağımızın ucundaki şiddet türü: Dijital Şiddet</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın Sağlığını Konuşmak</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/kadin-sagligini-konusmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Borusan Turuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jun 2024 03:56:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Eşittir]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=4740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazarlar: Kadın sağlığı denince aklımıza birçok farklı kavram geliyor.&#160; Kadın sağlığını, birçok farklı alanı kapsayan bir şemsiye olarak düşünebiliriz. Sağlık bilgisi, bu alanların en önemlilerinden biri olsa da sağlık hizmetlerine, sağlık ürünlerine erişim, tabular gibi alanlar da bu şemsiyenin altında konumlanıyor. Bu büyük şemsiye uzaktan bizi korkutabilir. Konuşmaya nereden başlayacağımızı şaşırabiliriz. Halbuki bütün bu konular [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/kadin-sagligini-konusmak/">Kadın Sağlığını Konuşmak</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Yazarlar:</strong></p>


    <div class="" data-nc-gutenberg-section="true" data-nc-gutenberg-section-type="block-users-grid" data-nc-gutenberg-section-api="{&quot;blockName&quot;:&quot;nc-block-user-grid&quot;,&quot;graphQLvariables&quot;:{&quot;variables&quot;:{&quot;include&quot;:[145,146]},&quot;queryString&quot;:&quot;GQL_QUERY_GET_USERS_BY_SPECIFIC&quot;},&quot;hasSSrInitData&quot;:{&quot;hasSSrInitData&quot;:true,&quot;initUserIDs&quot;:[145,146]},&quot;settings&quot;:{&quot;userCardName&quot;:&quot;card2&quot;,&quot;gridClass&quot;:&quot;grid-cols-2 sm:grid-cols-3 md:grid-cols-2 lg:grid-cols-3 xl:grid-cols-4&quot;,&quot;gridClassCustom&quot;:&quot;grid gap-x-2.5 gap-y-4 sm:gap-6 2xl:gap-8 grid-cols-2 sm:grid-cols-3 md:grid-cols-2 lg:grid-cols-3 xl:grid-cols-2&quot;,&quot;heading&quot;:&quot;&quot;,&quot;subHeading&quot;:&quot;&quot;,&quot;hasBackground&quot;:false,&quot;blockLayoutStyle&quot;:&quot;layout-2&quot;,&quot;expectedNumberResults&quot;:2}}"></div>



<p>Kadın sağlığı denince aklımıza birçok farklı kavram geliyor.&nbsp; Kadın sağlığını, birçok farklı alanı kapsayan bir şemsiye olarak düşünebiliriz. Sağlık bilgisi, bu alanların en önemlilerinden biri olsa da sağlık hizmetlerine, sağlık ürünlerine erişim, tabular gibi alanlar da bu şemsiyenin altında konumlanıyor. Bu büyük şemsiye uzaktan bizi korkutabilir. Konuşmaya nereden başlayacağımızı şaşırabiliriz.</p>



<p>Halbuki bütün bu konular hayatlarımızın içinde. Bu konuları merak ediyoruz, yakın çevremizle konuşuyoruz, bir sorunumuz olunca “Seda’nın da teyzesi kadın doğum doktoruydu ona bir danışalım mı?” diyerek kendi çevremizde fark etmeden bir dayanışma ağı kuruyoruz.</p>



<p>Peki hayatımızın bu kadar içinden olan bir konuda hangi noktalarda bilgiye veya güçlenmeye ihtiyaç duyuyoruz?</p>



<ul><li><strong>Özel Deneyimlerin Paylaşılması:</strong> Yakınlarımızla paylaşamayacağımız özel deneyimlerimizi tanımadığımız biriyle paylaşıp merak ettiklerimizi ona sormak istiyoruz.</li><li><strong>Güvenilir Bilgiye Ulaşma:</strong> Konuştuğumuz bilginin doğruluğundan emin olmadığımız zamanlarda daha güvenilir bilgiye ihtiyaç duyuyoruz.</li><li><strong>Haklarımızı Öğrenme ve Savunma:</strong> Ortak deneyimin ve bilgi paylaşımının ötesinde birey olarak haklarımızı savunmak için haklarımızı öğrenmek istiyoruz.</li></ul>



<p>Bütün bu ihtiyaçlar ve istekler, sağlık kuruluşları aracılığı ile karşılanabilir gözükse de birçok kadın küçük (!) sorular için sağlık kuruluşlarına başvurmayı tercih etmiyor ya da ihtiyaç duydukları sağlık hizmetine erişimleri bulunmuyor.</p>



<p>Farklı yaşam deneyimlerinden kadınların, kadın sağlığı ile ilgili ihtiyaçlarının farklı olabileceği ve sorunlarının, yaşadıkları deneyimlere göre çeşitleneceği de unutulmamalı.&nbsp;</p>



<ul><li>Örneğin yirmili yaşlarında bir üniversite öğrencisinin, istenmeyen gebeliği önleyici yöntemlerle ilgili bilgiye ihtiyacı varken sağlık kuruluşuna ulaşamama sebebi, önyargıyla karşılaşacak olma düşüncesi olabilir.</li><li>30 yaşında mevsimlik tarım işçisi bir kadın, gebelikle ilgili soruları varken sağlık hizmetine erişim zorluğu yaşayabilir.</li><li>Afet sonrası bölgede yaşayan 60 yaşında bir kadın ise kanser taramaları hizmetlerine hangi adreste ulaşacağı bilgisine sahip olmayabilir.</li></ul>



<p>Bütün bu senaryoları çoğaltabiliriz. Bu senaryolardan çıkacak sonuç, kadın sağlığı ile ilgili durumların bireysel değerlendirilmesi gerektiğidir.</p>



<p>Biz Sağlık Hakkı Derneği olarak Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hakları çatısı altında kadınların ihtiyaç duyduğu konularda, sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla güvenilir sağlık bilgisini yaygınlaştırıyor, cinsel haklarla ilgili savunuculuk faaliyetleri yapıyor ve saha çalışmalarımızla ulaştığımız kadınlara, sağlıklarını koruyacak alışkanlıklar kazandırmaya çalışıyoruz.</p>



<p>İki senedir <strong>Fındığın Yolcusu Kadınlar </strong>ve <strong>Topraktan Sağlığa: Fındığa Kısa Bi’ Mola</strong> adlı projelerimizle, mevsimlik fındık işçisi kadınlara kadın sağlığı eğitimleri veriyor ve sağlık hizmetlerine erişim ve sağlık hakları konusunda onları güçlendiriyoruz.</p>



<p>Hatay’da depremden bir ay sonra 8-15 Mart 2023 tarihleri arasında yürüttüğümüz bu saha projesinde <strong>8 Mart Kadınlar Günü Dayanışması</strong> kapsamında çadır kentlerde, konteyner kentlerde ve kırsal bölgelerde 3000’den fazla kadına ve çocuğa ulaştık. Bu projede, 1000 hijyen çantası kadınlara ulaştırıldı. Bugüne kadar Hatay ve Adıyaman’da doğrudan 1750 kişisel hijyen çantası ve 500 çocuk destek paketi dağıttık.</p>



<p>2024 Ocak ayında, Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı kapsamında <strong>Kadından Kadına Şifa Projesi’ni</strong> hayata geçirdik. Bu projede Hatay&#8217;da yaşayan 20 kadın, üreme sağlığı ve cinsel sağlık alanında sağlık hakkı elçisi olmak üzere eğitim aldı. Elçiler, konteyner kentlerde, kırsal bölgelerde ve yaşadıkları yerlerde kendi çemberlerini kurarak, kadınlar için yarattıkları güvenli alanlarda güvenilir sağlık bilgisini aktarmanın yanı sıra, kadınlara bu konuları rahatça konuşabilecekleri ve dayanışabilecekleri bir alan sağladılar. 20 Sağlık Hakkı Elçimiz, Şubat ayından bu yana Hatay’da tam 546 kadına erişti. <strong>Hataylı kadınlar, Hatay’da, birbirlerine şifa olmaya devam ediyor.</strong> Biz de Sağlık Hakkı Derneği olarak elçilerimize süpervizyon desteği sağlayarak sahayı takip ediyoruz.</p>



<p>Saha çalışmalarımız ve tanıştığımız kadınlar, bizim için karşılıklı bir öğrenme ortamı oluşturdu. Biz araştırma yapıp önceden hazırlanarak gitsek de sahada kadınların farklı sorunları ve ihtiyaçları üzerinde konuşma fırsatı bulduk. Onların düşünceleri ve pratikleri hakkında sohbet ettik.</p>



<p>Siz de Sağlık Hakkı Derneği sosyal medya hesaplarımızı takip edebilir, web sitemize girerek çalışmalarımıza göz atabilirsiniz.</p>



<p><strong>Sağlık hakları herkes içindir</strong>, herkes sağlık hakkını geliştirmeye yönelik çabanın bir parçası olabilir.</p>



<p><strong>Sağlık Hakkı Derneği</strong></p>



<p><a href="https://www.saglikhakki.net/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">https://www.saglikhakki.net/</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/kadin-sagligini-konusmak/">Kadın Sağlığını Konuşmak</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>26 Ekim Kadın Muhtarlar Günü: Yerelde Eşitliğin Öncüleri</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/26-ekim-kadin-muhtarlar-gunu-yerelde-esitligin-onculeri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Kaşıkırık]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 07:18:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Eşittir]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=4634</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Bir kadın ne zaman kendisi için ayağa kalkarsa, diğer tüm kadınlar için de ayağa kalkar.&#8221;Maya Angelou Türk Dil Kurumu’na göre muhtar; köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kişi olarak tanımlanıyor. Muhtarlık kurumu Türkiye’ye özgü bir yönetim birimi ve devlet ile halk arasında bir köprü. Muhtarlar devletin mahalledeki ve köydeki elçisi. Gündelik hayatın merkezinde yer [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/26-ekim-kadin-muhtarlar-gunu-yerelde-esitligin-onculeri/">26 Ekim Kadın Muhtarlar Günü: Yerelde Eşitliğin Öncüleri</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>“Bir kadın ne zaman kendisi için ayağa kalkarsa, diğer tüm kadınlar için de ayağa kalkar.&#8221;<br></em>Maya Angelou</p>



<p>Türk Dil Kurumu’na göre muhtar; köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kişi olarak tanımlanıyor. Muhtarlık kurumu Türkiye’ye özgü bir yönetim birimi ve devlet ile halk arasında bir köprü. Muhtarlar devletin mahalledeki ve köydeki elçisi. Gündelik hayatın merkezinde yer alan, dünyada eşi benzeri bulunmayan, yerli ve milli bir kurum olan muhtarlıklar, yerel veya mikro-yerel olarak ifade edilen mahallerde ve köylerde halkın seçilmiş temsilcileri. Muhtarlar herhangi bir siyasi parti aracılığıyla değil, bireysel olarak seçiliyor. Dolayısıyla gerek muhtarlık kurumu gerekse de muhtarlar siyaset üstü, kapsayıcı ve bütünleştirici.</p>



<p><strong>Cumhuriyet’in İlk Kadın Muhtarı</strong></p>



<p>Türkiye’de kadınlar &#8211; Cumhuriyet’in ilanından tam 10 yıl sonra &#8211; 26 Ekim 1933 tarihinde muhtarlık kurumuna seçilmeye hak kazandı. Bir başka ifadeyle, tam 90 yıl önce kadınlara&nbsp;muhtar&nbsp;olmanın kapısı açıldı ve 12 Kasım 1933 tarihli muhtarlık seçimleriyle de resmi olarak Türkiye’de ilk kadın muhtarı Gül Esin Aydın’ın Çine ilçesine bağlı Demircidere köy muhtarlığına seçildi.</p>



<p><strong>Zoru Başaran, İlham Veren, Rol Model Kadın Muhtarlar</strong></p>



<p><em>Siirt’in tek kadın muhtarı Berivan Demir, İstanbul Sultangazi’nin tek kadın</em> muhtarı Çiğdem Özkan, Diyarbakır’ın merkezdeki tek kadın muhtarı Dilek Demir, Çankırı Orta ilçesinin tek kadın muhtarı Tülay Çakır ve sayamadığımız tüm kadın muhtarlar gibi kadınlar 1933’ten bugüne Cumhuriyet’in 100’üncü yılında da mahallerinde ve köylerinde fark yaratmaya, ilham vermeye ve tüm kadınlar ile kız çocuklarına rol model olmaya devam ediyor.</p>



<p><strong>Kadınların Yerelde Eşitlik Mücadelesi: Neden Daha çok Kadın Muhtar Olmalı?</strong></p>



<ul><li>Yerel yönetimler siyasete girişin ilk basamağı, muhtarlık kurumu ise yerel yönetimlere giriş kapısı.</li><li>Her bir muhtarlık eşitliğe, adalete, kapsayıcılığa ve özgürlüğe açılan bir kapı olma potansiyeline sahip.</li><li>Her bir kadın muhtar kız çocukları için rol model.</li><li>Kadın muhtarlar yerelde değişimin ve gelişimin müjdecisi.</li></ul>



<p></p>



<p><strong>Küresel Sorunlara Yerel Çözümler Üretmeliyiz</strong></p>



<p>Kadınların seçim ve atama ile gelinen karar alma mekanizmalarındaki eksik temsili küresel bir sorun ve çözümünü hep birlikte yerelde aramalıyız. Bunun için en küçük yönetsel birim olan mahalle ve köyden başlayarak temsilde cinsiyet eşitliğinin sağlanması için iş birliği, güç birliği ve dayanışma içerisinde hareket etmeliyiz. Çünkü, yerelden ulusala kadar karar alma mekanizmalarındaki eşit temsilin en zayıf halkası muhtarlık kurumu. Bizler kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü ancak eşit temsil ile artırabiliriz.</p>



<p><strong>Eşit ve Kapsayıcı Bir Dünya Mahallede Başlar!</strong></p>



<p>3 Nisan 2021’de kurulan <a href="https://www.esitlikvekapsayicilikagi.org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı</a> (Derneği), nüfusun yarısını oluşturan kadınların muhtarlık kurumlarında eşit temsil edilmesini temel bir insan hakkı olarak değerlendiriyor; daha eşitlikçi ve kapsayıcı mahallelerin inşası için çalışmalar yürütüyor. Daha eşit ve kapsayıcı bir dünyanın birlikte mümkün olduğunu ve yerelden başladığını düşünüyor. Özgün projeler üreterek, araştırmalar yaparak, yayınlar ve raporlar hazırlayarak, dergiler çıkartarak, kadınların ve toplumun tüm kırılgan kesimlerinin birbirinden öğrenmesini, güçlenmesini ve dayanışmasını sağlamak istiyor. Dernek, kadın muhtar sayısının artmasına ve mevcut kadın muhtarların güçlenmesine katkı sunmayı amaçlıyor.</p>



<p><strong>Afetlerde Yerel Kadın Liderliği Neden Önemli?</strong></p>



<p>Afet politikaları, kadınların ve kırılgan grupların farklılaştırılmış ihtiyaçları dikkate alınmadan yani ‘cinsiyet körü’ bir biçimde hazırlanıyor. Politikaların toplumsal cinsiyet eşitliğine uyumlu olmaması, afet sonrası toparlanma sürecinde kadınların kaynaklara ve dolayısıyla temel hizmetlere erişimini kısıtlıyor. Afetlerde toplumsal cinsiyet eşitsizliği makası daha da açılıyor ve <strong>eşitsizlikler farklı biçimlerde (şiddet, istismar, yoksulluk gibi)</strong> yeniden üretiliyor. Dolayısıyla, dernek olarak odaklandığımız sorun alanı <strong>yerel düzeyde afet politikalarının toplumsal cinsiyet eşitliği dikkate alınmadan hazırlanmış olması.</strong></p>



<p><strong>Kadınlar için Kadınlarla Birlikte: Afette Kadın Yerel Liderler</strong></p>



<p>Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı’nın “<strong>Afette Kadın Yerel Liderler</strong>” başlıklı projesi, ‘Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın (deprem bölgesine odaklanan) ikinci dönem desteklenen projelerinden biri. Bu programın amacı sürdürülebilir bir dünya inşası için sosyal faydayı merkeze alan ve toplumsal dönüşümlere aracılık eden projeleri desteklemek.</p>



<p>“<strong>Afette Kadın Yerel Liderler</strong>” projesi aracılığıyla dernek, afet ve kriz dönemlerinin yarattığı olumsuz etkileri kadın liderliğinde fırsata dönüştürebilmeyi ve kadın potansiyelinin ortaya çıkmasını hedefliyor. Bir diğer ifadeyle, deprem bölgesindeki kadınlara kapasite geliştirme ve liderlik desteği sunarak kadınlarla birlikte toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı afet politikaları oluşturmayı ve kadınları güçlendirmeyi amaçlıyor. Çünkü Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı, afet sonrası toparlanma sürecini toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve tüm kadınlar ile kız çocuklarının güçlenmesi için önemli bir zaman aralığı olarak görüyor.</p>



<p><strong>Afet ve Kriz Dönemlerinde Kadın Liderliğini Öne Çıkarmak </strong></p>



<p>Özet olarak Borusan Sürdürülebilir Fayda Programının bir parçası olan bu proje ile afet ve kriz dönemlerinin yarattığı olumsuz etkileri, kadın liderliğinde fırsata dönüştürebilmeyi ve kadın potansiyelinin ortaya çıkmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Diğer bir deyişle, dirençli toplulukların inşasında kadın liderliğini (muhtarlıklarda, mahalle komitelerinde, sivil toplum kuruluşlarında, kent konseylerinde, belediyelerde) öne çıkarmaya çalışıyoruz. Çünkü, krizleri ve afetleri kadın liderliğinde birer fırsata dönüştürmek mümkün…</p>



<p>En nihayetinde kadınların edilgen değil, etken olması; alınan kararların nesnesi değil, öznesi olması için elimizi taşın altına koyacağız. Cumhuriyet’in 100’üncü yılında kadınlar için kadınlarla birlikte deprem bölgesinde birlikte çalışacağız, yaralarımızı birlikte saracağız, birlikte iyileşeceğiz ve birlikte güçleneceğiz!</p>



<p>Yazıma bir alıntı ile son vermek istiyorum…</p>



<p><em>&#8220;Kadınların yeri kararların alındığı her yerdir.&#8221; Ruth Bader Ginsburg.</em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/26-ekim-kadin-muhtarlar-gunu-yerelde-esitligin-onculeri/">26 Ekim Kadın Muhtarlar Günü: Yerelde Eşitliğin Öncüleri</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘‘Sağır Kadın Hak’’ Çünkü Toplumsal Cinsiyet Kadın Ayırt Etmiyor</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/sagir-kadin-hak-cunku-toplumsal-cinsiyet-kadin-ayirt-etmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Damla İşeri Sunman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2023 06:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Eşittir]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=4553</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de emin adımlarla ilerleyen ve her gün daha da güçlenen bir kadın hareketi var. Bu sayede ‘‘toplumsal cinsiyet eşitliği’’ günlük hayatın içindeki sohbetlere konu olmaya başladı. Ama bu sohbetleri hiç duymayan bir kesim var. Kayıtlı rakamlara göre Türkiye’de 15 – 64 yaş arası 680 bin işitme engelli ya da sağır kadın var. Toplumsal cinsiyeti bilmeden [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/sagir-kadin-hak-cunku-toplumsal-cinsiyet-kadin-ayirt-etmiyor/">‘‘Sağır Kadın Hak’’ Çünkü Toplumsal Cinsiyet Kadın Ayırt Etmiyor</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türkiye’de emin adımlarla ilerleyen ve her gün daha da güçlenen bir kadın hareketi var. Bu sayede ‘‘toplumsal cinsiyet eşitliği’’ günlük hayatın içindeki sohbetlere konu olmaya başladı. Ama bu sohbetleri hiç duymayan bir kesim var.</p>



<p>Kayıtlı rakamlara göre Türkiye’de 15 – 64 yaş arası 680 bin işitme engelli ya da sağır kadın var. Toplumsal cinsiyeti bilmeden toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele etmesi gereken 680 bin kadın. &nbsp;&nbsp;</p>



<p>Öyle ki; Sağır ve İşitme Engelli Kadın Hakları Eğitim Platformu’nda sağır ve işitme engelli kadınların verdiği cevaplara göre kadınların %60’ı “toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramını ya hiç anlamıyor ya da çok az anlıyor.</p>



<p>Oysa bu kadınlar, tıpkı diğer kadınlar gibi hayatlarının bir noktasında eşitsizliğe maruz kalıyor. Ama sorunu anlamadığı ve anlatamadığı için bununla mücadele edemiyor.</p>



<p>Örneğin sağır bir kadına kendisi ile görüşmeden engelli raporu verilmesi gibi örneklerle karşılaşmak mümkün.</p>



<p>Biz toplum olarak bu kişilere ulaşmakta sorun yaşıyoruz.</p>



<p>Türkiye işitme engelli ve sağır bireyler özellikle sosyal dayanışma ve spor için örgütlü. Örneğin; Türkiye İşitme Engelli Spor Federasyonu’na bağlı 800 spor kulübü ve yaklaşık 18 bin sporcu var. Ancak kadın hareketi ile işitme engelli ve sağır bireylerin örgütlendiği sivil toplum birbiri ile yeterince iyi diyalog kurmuyor.</p>



<p><strong>Biz de o zaman ‘‘Sağır Kadın Hak’’ dedik</strong></p>



<p>Dem Derneği olarak farklı iş birlikleri ile ‘‘Sağır ve İşitme Engelli Kadın Hakları Eğitim Platformu’’ projesini yürütüyoruz. Platformun bir internet sitesi var: <a href="http://www.sagirkadinhak.com" target="_blank" rel="noreferrer noopener">www.sagirkadinhak.com</a>.</p>



<p>Platformda 8 farklı başlıkta her biri ortalama 7 dakika olan sağır ve işitme engelliler için erişilebilir 54 eğitim videosu var: Hukuk Kuralları, Şiddet ve Şiddetle Mücadele Yöntemleri, Temsil Hakkı, Ekonomik Haklar, Eğitim Hakkı, Cinsel Haklar, Evlilik ile ilgili Haklar ve Kadının Mücadelesi.</p>



<p><strong>Platform aracılığıyla hedefimiz; Türkiye’deki tüm işitme engelli ve sağır kadınların toplumsal cinsiyet eşitliği ile tanışmasını sağlamak ve hak ihlaline uğradıklarında bunun farkına varıp harekete geçmeleri ve mücadele edebilmeleri için destek olmak. </strong><strong></strong></p>



<p>Bunun için toplumsal cinsiyet eşitliğini içeren farklı konuları ve platformdaki içerikleri paylaştığımız, sahada sağır ve işitme engelli kadınlar ile bir araya geldiğimiz atölyeler düzenliyoruz. Bugüne kadar 5 ilde (Adana, Ankara, İstanbul, Kocaeli, Samsun) atölye düzenledik. 300’ü aşkın kadının hayatına ‘’toplumsal cinsiyet eşitliği’’ değneği ile dokunduk.</p>



<p>Adana atölyesi katılımcılarından birinin de dediği gibi, ‘‘Ben 41 yaşındayım ve bunları hiç bilmiyordum.’’</p>



<p></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/sagir-kadin-hak-cunku-toplumsal-cinsiyet-kadin-ayirt-etmiyor/">‘‘Sağır Kadın Hak’’ Çünkü Toplumsal Cinsiyet Kadın Ayırt Etmiyor</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlara Yönelik Şiddete #GÖZÜNÜAÇ #KAYITSIZKALMA</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/kadinlara-yonelik-siddete-gozunuac-kayitsizkalma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ülkem ÖNAL KARA]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Nov 2021 14:12:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Eşittir]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=3206</guid>

					<description><![CDATA[<p>736 milyon. Dünyada hayatlarında en az bir kez fiziksel veya cinsel şiddete maruz bırakılan kadınların ve kız çocuklarının sayısı. 2021 yılında, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın tamamlanmasına sadece dokuz yıl kala kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet temel bir hak ihlali ve sorun olarak ciddiyetini koruyor. Üstelik COVID-19 salgını ile birlikte özellikle ev içi şiddetin Birleşmiş Milletler [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/kadinlara-yonelik-siddete-gozunuac-kayitsizkalma/">Kadınlara Yönelik Şiddete #GÖZÜNÜAÇ #KAYITSIZKALMA</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>736 milyon. Dünyada hayatlarında en az bir kez fiziksel veya cinsel şiddete maruz bırakılan kadınların ve kız çocuklarının sayısı.  2021 yılında, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın tamamlanmasına sadece dokuz yıl kala kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet temel bir hak ihlali ve sorun olarak ciddiyetini koruyor. Üstelik COVID-19 salgını ile birlikte özellikle ev içi şiddetin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres tarafından “gölge salgın” olarak nitelendirilebilecek kadar ciddi bir boyuta ulaştığı düşünülüyor.</p>



<p>Kadınlara yönelik şiddet, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) başta olmak üzere birçok uluslararası ve ulusal sözleşme tarafından kadınlara karşı ayrımcılık ve bir insan hakları ihlali olarak tanımlanıyor. Kadınların, sadece kadın olmalarından dolayı maruz bırakıldıkları bir şiddet türü olan kadınlara yönelik şiddet köklerini toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikler ve ayrımcılıktan alıyor ve bu eşitsizlikleri ve ayrımcılığı yeniden üretiyor. </p>



<p>Fiziksel ve cinsel şiddetin yanı sıra kadınlar ısrarlı takip, psikolojik, ekonomik ve siber şiddete maruz bırakılıyor.  Üstelik şiddet sadece ev içinde değil kamusal alanlarda, iş yerinde, medyada, sosyal medyada ve siyasette de karşımıza çıkıyor. Şiddet kadınlar için fiziksel, ekonomik ve psikolojik anlamda olumsuz sonuçlar doğuruyor. <br></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1024" height="683" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/11/site_banner_1200x800-1024x683.png" alt="Kadınlara Yönelik Şiddete #GÖZÜNÜAÇ #KAYITSIZKALMA" class="wp-image-3241" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/11/site_banner_1200x800-1024x683.png 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/11/site_banner_1200x800-300x200.png 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/11/site_banner_1200x800-768x512.png 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2021/11/site_banner_1200x800.png 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>İş verenlerin “şiddete sıfır tolerans politikasını” benimsemeleri ve hem çalışanlarının güvenliğine yönelik hem de iş ekosistemini dönüştürecek uygulamalar gerçekleştirmeleri oldukça önemli.</p></blockquote>



<p>Tüm bunlar düşünüldüğünde devletin, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve yasa yapıcıların kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin önlenmesindeki rolleri yadsınamaz. Ancak iş yerlerinde, tedarik zincirlerinde, iş ekosisteminde ve toplumda büyük etki alanına sahip özel sektör şirketlerinin payına da eyleme geçmek düşüyor. Çünkü şiddete maruz bırakıldıklarında kadınların istihdama katılımları, performansları, karar alma mekanizmalarına katılımları yani tüm kariyerleri olumsuz etkileniyor. Dolayısıyla iş verenlerin “şiddete sıfır tolerans politikasını” benimsemeleri ve hem çalışanlarının güvenliğine yönelik hem de iş ekosistemini dönüştürecek uygulamalar gerçekleştirmeleri oldukça önemli.</p>



<p>Peki özel sektör şirketleri kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için neler yapabilir? En önemli beş aksiyonu sıralarsak;  </p>



<p>-Hem iş yerinde yaşanan cinsel tacize ve saldırıya hem de ev içi şiddete yönelik politikalar geliştirebilir.<br>-Çalışanlara şiddet başvuru mekanizmalarına yönelik olarak düzenli bilgilendirme yapabilir ve iş yerinde çalışanların mevcut başvuru mekanizmalarına erişebilecekleri güvenli ve özel alanlar yaratabilir.<br>-Toplumsal cinsiyete dayalı kalıp yargıları kırmak amacıyla toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik bilgilendirme oturumları düzenleyebilir.<br>-Alanda çalışan sivil toplum kurumları ile iş birliği yapıp onları destekleyebilir.<br>-Toplumdaki farkındalığı artıracak programlar yürütebilir.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Şiddete maruz bırakılana yardım ve destek teklif etmek diğer bütün önlemlerden daha fazla fark yaratıyor.</p></blockquote>



<p>Kurumsal aksiyonlar kadar bireysel olarak kadınlara yönelik şiddete karşı yapabileceklerimiz de değerli. Çünkü kadınlara yönelik şiddet bütüncül bir müdahale gerektiriyor. Çalışanlar olarak iş yerinde şiddete maruz bırakılan iş arkadaşımıza yönelik neler yapabileceğimiz “Borusan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Hane İçi Şiddet Rehberi” ve özellikle “İş Yeri Güvenlik Planında” kapsamlı bir şekilde anlatılmış. Rehberde de belirtildiği gibi şiddete maruz bırakılana “yardım ve destek teklif etmek diğer bütün önlemlerden daha fazla fark yaratıyor.” </p>



<p>Tam da bu noktada başvuru mekanizmalarını hatırlamakta fayda var.</p>



<p><strong>Şiddete maruz kaldığında /tanık olduğunda arayabileceğin acil telefon hatları:</strong></p>



<p>112 Acil Çağrı Merkezi  <br>
155 Polis <br>
Alo 183 Aile, Kadın, Çocuk ve Engelli Sosyal Hizmet Danışma Hattı <br>
0212 656 96 96 / 0549 656 96 96 Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı <br>
Farklı bir dil konuşuyorsan 157 Yabancılar İletişim Merkezi <br>
444 80 86 &#8211; İBB Destek Hattı (Türkçe, Kürtçe, İngilizce ve Arapça)</p>



<p><strong>Telefonla konuşulamayacak acil durumlarda yardım çağırabilmek amacıyla kullanılabilecek mobil uygulamalar:</strong> </p>



<p><strong>Doğrudan başvuru yapılabilecek yerler:&nbsp; </strong></p>



<p>Polis Merkezleri, Jandarma Karakolları <br>
Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) <br>
Sağlık kuruluşları <br>
Adli Makamlar (Cumhuriyet Başsavcılığı, Aile Mahkemeleri) <br>
Kadın Da(ya)nışma Merkezleri  <br>
Baroların Adli Yardım Büroları-Kadın Danışma Merkezleri/Komisyonları</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Şiddet ancak sessiz kalmadığımız sürece önlenebilir.</p></blockquote>



<p>Bu sene Borusan Holding’in #gözünüaç çağrısına ve yürüttüğü kampanyaya benzer olarak UN Women Türkiye Ofisi 16 Günlük Aktivizm kampanyası kapsamında #kayıtsızkalmayın hashtagi ile herkesi kadınlara yönelik şiddete karşı eyleme geçmeye davet ediyor. 16 Günlük Aktivizm Kadınlara Yönelik Şiddete Son Kampanyası; Birleşmiş Milletler tarafından küresel ölçekte düzenlenen ve her yıl 25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününde başlayıp 10 Aralık İnsan Hakları Gününe kadar devam eden bir kampanyadır. Kampanya kapsamında her sene, BM Genel Sekreterinin “Dünyayı Turuncuya Boya” çağrısına cevap veren kişi ve kurumlar ışığı ve umudu simgeleyen turuncu rengini kullanarak kadınlara yönelik şiddete dikkat çekiyor.</p>



<p>UN Women Türkiye Ofisi, 2018’den bu yana gerçekleştirdiği 16 Günlük Aktivizm kampanyalarında ateş böceklerini kullanıyor. Çünkü ateş böcekleri, yanıp sönen ışıkları sayesinde birbirleriyle iletişim sağlıyor, dayanışma ağı kuruyor ve karanlığı aydınlatıyorlar.</p>



<p>UN Women Türkiye Ofisi’nin bu seneki kampanyasına siz de www.atesbocekleri.info web sitesi üzerinden erişebilir ve “Ben de kayıtsız kalmıyorum!” diyerek kampanyaya sesinizle katılabilir, ses kaydınızı indirebilir ve çevrenizdekileri kadınlara yönelik şiddete karşı dayanışmaya davet edebilirsiniz. Ayrıca ev, sokak, arkadaş grubu, sosyal medya, iş yeri, spor kulübü gibi farklı mekanlarda şiddet içeren durumlara tanık olduğunuzda nasıl müdahale edebileceğinize dair bilgi sahibi olabilirsiniz.</p>



<p>Kadınlara yönelik şiddet bir insan hakları ihlalidir ve suçtur. Şiddet ancak sessiz kalmadığımız sürece önlenebilir. Kadınlara yönelik şiddete son vermek için #gözünüaç ve #kayıtsızkalma. </p>



<p> </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/kadinlara-yonelik-siddete-gozunuac-kayitsizkalma/">Kadınlara Yönelik Şiddete #GÖZÜNÜAÇ #KAYITSIZKALMA</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemik Eşitsizlik</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/pandemik-esitsizlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursel Ölmez Ateş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 15:45:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Eşittir]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=2930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüik Haziran 2019 işgücü istatistiklerinde, 9 milyon 107 bin kadın istihdamda yer alırken, Haziran 2020’de istihdam edilen kadın sayısı 8 milyon 312 bine düşmüş. Yani 795 bin kadın istihdamdan çıkmış ve artık çalışmıyor. Geçtiğimiz günlerde İK profesyonelleri ile beraber “Özel Sektörde Fırsat Eşitliğini” tartıştığımız Kagider’in Dijital Sohbetleri bu verilerle başladı. Birleşmiş Milletler’in dünyayı insanlar, gezegen [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/pandemik-esitsizlik/">Pandemik Eşitsizlik</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Tüik Haziran 2019 işgücü istatistiklerinde, 9 milyon 107 bin kadın istihdamda yer alırken, Haziran 2020’de istihdam edilen kadın sayısı 8 milyon 312 bine düşmüş.</p>



<p>Yani 795 bin kadın istihdamdan çıkmış ve artık çalışmıyor.  </p>



<p>Geçtiğimiz günlerde İK profesyonelleri ile beraber “Özel Sektörde Fırsat Eşitliğini” tartıştığımız <a href="https://www.youtube.com/watch?v=yFM2YQqBGs8">Kagider’in Dijital Sohbetleri</a> bu verilerle başladı. </p>



<p>Birleşmiş Milletler’in dünyayı insanlar, gezegen ve refah açısından daha iyi bir yer haline getirmek için hazırladığı 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Ajandası’ndaki 17 hedeften birini “eşitsizliklerin azaltılması” oluşturuyor. </p>



<p>Bununla beraber bu hedef doğrultusunda yıllar içerisinde kat ettiğimiz ilerlemeyi pandemi sürecinde kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Pandemi tüm toplumda ve ekonomide derin yaralar açarken, toplumun en hassas ve kırılgan kesimlerine yönelik eşitsizlikleri çok daha derinleştiriyor ve görünür kılıyor. </p>



<p>Bu yazıda kadınların ve ülkemizin, dünyamızın geleceği çocukların ve gençlerin pandemiyle beraber gelen süreci nasıl göğüslediğini ele almak istiyorum. </p>



<p><strong>GÖLGE PANDEMİ</strong></p>



<p>Geçtiğimiz yirmi otuz yılda dünyanın cinsiyet eşitliği yolunda kat ettiği sınırlı fakat değerli ilerleme hızla çözülmeye başladı. BM’nin Covid-19’un kadınlar üzerindeki etkisini inceleyen bir <a href="https://www.un.org/sites/un2.un.org/files/policy_brief_on_covid_impact_on_women_9_apr_2020_updated.pdf">araştırma</a> bunu “gölge pandemi” olarak isimlendiriyor. </p>



<p>Karantinada insanlar evlere kapanınca artan aile içi şiddet olaylarının en fazla kadınları etkilemesi, çoğunluğu güvencesiz, kayıtdışı, düşük ücretli işlerde çalışan kadınların işlerini kaybetmesi, ezici çoğunluğu kadın olan hemşirelerin omuzlandığı riskler ve yine halihazırda çoğunlukla kadınların üstlenmek zorunda kaldığı çocuk ve yaşlı bakımı gibi ücretsiz bakım işlerinin hızla artması… </p>



<p>BM raporunda, gelişmekte olan ülkelerde gayriresmi işlerin yüzde 70’ini kadınların üstlendiğini ve ekonomik belirsizlik dönemlerinde ilk ortadan kalkan işlerin ise gayriresmi işler olduğu belirtiliyor. Yine Covid-19’dan en çok etkilenen seyahat, turizm gibi sektörlerin de yüksek oranlarda kadın istihdam ettiğinin altı çiziliyor. Görünen o ki pandeminin sosyal ve ekonomik bedelini orantısız şekilde kadınlar ödüyor. </p>



<p><strong>1 YILDA 55 YILLIK GERİLEME</strong></p>



<p>Onlarca yıl cinsiyet eşitsizliği problemini tartıştık, bu sorunun farkına varmaya çalıştık. Rakamlarda sonuç verecek aksiyonları uygulamaya başlamıştık ki Covid-19 ile beraber yıllardır arşınlamaya çalıştığımız yolda geri gitmeye başladık. Dünyadaki hiçbir ülke cinsiyet eşitliği sorununu ortadan kaldırmış değil. Fakat son hesaplamalara göre 2019 ile 2020 arasında ekonomik eşitlikte cinsiyet uçurumunu kapamaya 55 yıl daha eklendi. Yani ekonomik alanda cinsiyet eşitliğinden <a href="http://www3.weforum.org/docs/WEF_GGGR_2020.pdf">257 yıl</a> uzakta olduğumuz tahmin ediliyor. </p>



<p><strong>AİLE İÇİ ŞİDDET TIRMANIYOR</strong></p>



<p>UN Women’ın koronavirüs döneminde kadına yönelik şiddete ilişkin hazırladığı rapora göre dünyanın çeşitli ülkelerinde aile içi şiddet <a href="https://www.dogrulukpayi.com/bulten/korona-gunlerinde-kadina-yonelik-siddet-artiyor">yüzde 20-30 oranında</a> artmış durumda. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun raporlarına baktığımızda Türkiye’deki durumu daha net bir şekilde kavrıyoruz. İstanbul&#8217;da Mart 2020&#8217;de ev içi şiddet vakaları Mart 2019&#8217;a kıyasla yüzde <a href="https://www.aa.com.tr/tr/sirkethaberleri/hizmet/aygaz-kovid-19la-mucadele-surecinde-artan-aile-ici-siddete-karsi-calisma-baslatti/657116">38,2&#8217;lik</a> artış gösterdi.</p>



<p>Şiddete uğrayan kadınların virüs bulaşma riskinden dolayı hastanelere gidip darp raporu almaktan çekindiği belirtiliyor. Geçtiğimiz Mart ayı verilerine göre sokağa çıkmamama çağrılarının yapıldığı dönemde 829 kadın cinayeti işlendi ve 9 kadın şüpheli şekillerde ölü bulundu. Acı gerçek şu ki bu kadınlardan 9’u evli oldukları erkek, 5’i birlikte oldukları erkek, 4’ü tanıdık/akraba, 2’si eskiden evli olduğu erkek, 2’si oğlu, 1’i babası, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 1’i ise kardeşi tarafından öldürülmüş.</p>



<p>Bu durum özellikle evlerimizden çıkmaya çekindiğimiz salgın sürecinde  sosyal ve ekonomik yardımlar kadar kadınları en yakın çevresinden ve şiddetten koruyacak mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini gözler önüne seriyor. </p>



<p><strong>EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ</strong></p>



<p>Pandemiyle beraber başlayan uzaktan eğitim, internet, bilgisayar gibi teknolojiye erişimi olmayan bir kesimin eğitime erişimini tümden kısıtlarken, eğitime erişimdeki fırsat eşitsizliklerini de derinleştirdi. Uzaktan erişim konusunda, öğrencilerin<a href="https://www.ttb.org.tr/kutuphane/covid19-rapor_6/covid19-rapor_6_Part64.pdf"> yüzde 60’ının</a> bu süreçte online eğitim sistemlerine giriş dahi yapmadığı belirtiliyor. </p>



<p>Teknolojik erişimin yanı sıra sorgulanması gereken diğer konular, uzaktan öğrenme ne derece gerçekleşiyor, sunulan eğitim içerikleri ne kadar yeterli, öğrenci tarafından ne kadar izleniyor, ebeveynler ne kadar öğrenme desteği sunabiliyor? Bunun dışında özel eğitime gereksinim duyan, anadili Türkçe olmayan, göçmen, mevsimlik işçi ve sığınmacı ailelerin çocukları uzaktan eğitimden ne derece faydalanabiliyor?</p>



<p>Biz Borusan olarak bu dönemde gerçekleştirdiğimiz Askıda Eğitim Var kampanyasıyla, binlerce öğrencinin gereksinimlerini karşıladık, bu şekilde eğitim alanında toplumsal dayanışmaya elimizden geldiğince kadar destek olduk. Fakat çok açık ki dezavantajlı/eşitsiz koşullarda yaşayan tüm sosyal gruplara erişmek için çok daha kapsayıcı, sorunlara geçici değil derin sistemsel çözümler getiren çalışmaların yapılması, sosyal politikaların geliştirilmesi gerekiyor. Yoksa kayıp bir neslin yetişmesinden endişe ediyorum. </p>



<p>Eşitliğe dair yüreğinizi karartan bir tablo ortaya koymuş olabilirim. Fakat tarihçi Walter Scheidel’in ilginç bir tespitine de yer vermek istiyorum. Eşitsizliğin tarihi üzerine The Great Leveller isimli kitabı yazan Scheidel, tarihte ekonomik eşitisizliklerin en fazla  savaş, devrim, ulusların çöküşü ve doğal afetler gibi felaketler sonucunda büyük oranda ve etkin bir şekilde azaldığını belirtiyor. Scheidel, “mahşerin dört atlısı” dediği bu olaylar sonucu varlığın yeniden dağıtılmasına yönelik mekanizmaların ortaya çıkışını inceliyor.</p>



<p>Ben de umuyorum ki bu dönemde kazandığımız öğrenimler ve yeniden kurduğumuz mekanizmalarla toplumun tüm kesimleri, özellikle dezavantajlı gruplar için daha aydınlık ve eşit bir gelecek inşa ederek, bu süreçten yüzümüzün akıyla çıkarız. <strong> </strong></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/pandemik-esitsizlik/">Pandemik Eşitsizlik</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cam Tavanları Kırmak</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/cam-tavanlari-kirmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Borusan Turuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Dec 2019 14:26:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Eşittir]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=1988</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Ekonomik Forumu’nun 2018 ‘Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye,149 ülke arasında 130. sırada bulunuyor. Rapora göre 2018’de kadınların iş hayatına katılımında belirgin bir artış gözlense de kadınlar ile erkekler arasında maaş farkı yüzde 51 oranında. 2019 Konda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Raporu’na göre kadınlar çalışanların yüzde 22’sini oluşturuyor. Üst düzey kadın çalışan oranı ise yüzde 29. [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/cam-tavanlari-kirmak/">Cam Tavanları Kırmak</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1024" height="314" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/12/borusan-turuncu-1024x314.jpg" alt="Cam Tavanları Kırmak" class="wp-image-1989" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/12/borusan-turuncu-1024x314.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/12/borusan-turuncu-300x92.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/12/borusan-turuncu-768x236.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/12/borusan-turuncu.jpg 1140w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<figure class="wp-block-audio"><audio controls src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/12/NOA-Cam-Tavanlari-Kirmak-SON.mp3"></audio></figure>



<p>Dünya Ekonomik Forumu’nun 2018 ‘Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye,149 ülke arasında 130. sırada bulunuyor. Rapora göre 2018’de kadınların iş hayatına katılımında belirgin bir artış gözlense de kadınlar ile erkekler arasında maaş farkı yüzde 51 oranında. 2019 Konda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Raporu’na göre kadınlar çalışanların yüzde 22’sini oluşturuyor. Üst düzey kadın çalışan oranı ise yüzde 29. Kadınların kariyer merdivenlerinde sadece belli bir seviyeye kadar çıkabildiği bu duruma “cam tavan” deniyor. Borusan Holding İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Başkanı Nursel Ölmez Ateş ile kadınların cam&nbsp; tavanları nasıl kırabileceği üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.</p>



<p>Nursel Ölmez Ateş 24 yıldır iş hayatında, iki çocuk annesi ve kurumsal kariyer merdivenlerinde yükselmeyi başarmış bir lider. <em>Migros’ta, Migros’un yurtdışı operasyonlarından Rusya Ramstore’da, Koçtaş ve Ford Otosan’da insan kaynakları alanında derin bir deneyime sahip. 2018 Mart’tan beri ise Borusan’da kariyerine devam ediyor, aktif olarak toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik çalışıyor.</em></p>



<p>Bu podcastimizde kadınların iş hayatında karşılaştığı cinsiyete dayalı önyargıları, annelik yaptırımını, bu alanda yapılmış araştırmaları, kendi kariyer yolculuğundan somut örneklerle ve bilinmeyen yönleriyle harmanlayarak anlatıyor, altın değerinde tavsiyeler sunuyor.</p>



<p>Cam tavanlar nasıl delinir? Annelik ve iş hayatı kadınların ödün vermesini gerektiren bir ikilem mi? Hangi noktada yardım istemeli? Cesaret neden önemli? Kariyer yolculuğu doğrusal bir çizgi mi yoksa inişleri çıkışları olan bir yolculuk mu? Bunlar ve daha pek çok sorunun yanıtı podcastimizde.</p>



<p>

Konu ve konuk önerileriniz, programımızla ilgili yorumlarınız, görüşleriniz için&nbsp;<a href="mailto:merlino@borusan.com">merlino@borusan.com&nbsp;</a>&nbsp;adresine e-posta gönderebilirsiniz. #TuruncuPodcast

</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/cam-tavanlari-kirmak/">Cam Tavanları Kırmak</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/12/NOA-Cam-Tavanlari-Kirmak-SON.mp3" length="58261528" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/12/NOA-Cam-Tavanlari-Kirmak-SON.mp3" length="58261528" type="audio/mpeg" />

			</item>
		<item>
		<title>İş Hayatında Kadının Sesi</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/is-hayatinda-kadinin-sesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Borusan Turuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 07:28:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Eşittir]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Emekçi Kadınlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[İş hayatında kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal cinsiyet eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=1283</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yöneticiden emekçiye iş yaşamından kadınların hikayeleri</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/is-hayatinda-kadinin-sesi/">İş Hayatında Kadının Sesi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü! Kadınların yüzyılı aşan ekonomik, siyasal ve sosyal mücadelesi hepimizin dilinde. Gözlerimiz, zihinlerimiz ilham veren, güç veren, farkındalık uyandıran mesajlarla şenleniyor. Ne var ki kökleşmiş, yerleşmiş, içselleşmiş sorunları çözmek uzun yıllar, kararlılık ve her uyandığımız yeni günde dişli bir mücadele istiyor.</p>



<p>Elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce, gücümüz yettiğince kadının güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışıyoruz. Blogumuzda sık sık kadının güçlenmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitlilik ve kapsayıcılığa dair ilginç yazılar yayınlamaya, dikkatleri bu konulara çekmeye çalışıyoruz. Bugüne özel şimdiye kadar kadın meselesine dair yayınladığımız yazılardan oluşan bir seçki hazırladık. Kadın meselesine dair kadınların kaleme aldığı farklı bakış açıları ve hikayelerden bir harman oluşturduk. Bu seçkide iki yönetici kadının çağrısını, emekçi kadınların toplumsal önyargılarla baş etme, kendi ayakları üzerinde durma mücadelesini ve annelikle yeni tanışan bir ofis çalışanın uykusuzlukla savaşını okuyacaksınız.</p>



<p><br><strong>1)&nbsp;<a href="https://borusanturuncu.com/esitlik-icin-170-yil-bekleyemeyiz/" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="1)&nbsp;Eşitlik için 170 Yıl Bekleyemeyiz! (opens in a new tab)">Eşitlik için 170 Yıl Bekleyemeyiz!</a></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://borusanturuncu.com/esitlik-icin-170-yil-bekleyemeyiz/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" width="1024" height="576" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/Equality-at-Times-Square-New-York-1024x576.png" alt="" class="wp-image-910" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/Equality-at-Times-Square-New-York-1024x576.png 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/Equality-at-Times-Square-New-York-300x169.png 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/Equality-at-Times-Square-New-York-768x432.png 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/Equality-at-Times-Square-New-York.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p>Dünyada ve ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliğine samimiyetle sahip çıkan şirketlerin sayısının arttığını görmek umut verici ama yeterli değil. Kadınıyla erkeğiyle daha fazla eşitlik için mücadele etmek, eşit haklar, eşit terfi ve eşit ücret için ısrarcı olmak şart.&nbsp;Fakat acele etmeliyiz! Neden mi? Cevabı Borusan Holding’den Şule Yücebıyık’ın yazısında.</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>2)&nbsp;<a rel="noreferrer noopener" aria-label="2)&nbsp;Endüstri 4.0 Çağında Kadının Rolünü YenidenTanımlamak﻿ (opens in a new tab)" href="https://borusanturuncu.com/endustri-4-0-caginda-kadinin-rolunu-yeniden-tanimlamak/" target="_blank">Endüstri 4.0 Çağında Kadının Rolünü Yeniden Tanımlamak</a></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://borusanturuncu.com/endustri-4-0-caginda-kadinin-rolunu-yeniden-tanimlamak/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" width="1024" height="576" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/kadininrolu_cover-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-1296" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/kadininrolu_cover-1024x576.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/kadininrolu_cover-300x169.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/kadininrolu_cover-768x432.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/kadininrolu_cover.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p>

Dördüncü sanayi devriminin temelini oluşturan dijital teknolojiler kadınlara önemli fırsatlar sunuyor. Gelişen dijital teknolojilerin kadınları profesyonel kariyerlerinde ve girişimcilik faaliyetlerinde daha güçlü kılma potansiyeli var. Borusan Holding İK Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş yazısında bu yeni çağda ihtiyaç duyulan yetkinliklerin yanı sıra kadın-erkek eşitliğine nasıl zemin hazırlayabileceğimizi tartışıyor.

</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>3) <a rel="noreferrer noopener" aria-label="2) Kadına Güç İş Yok, Buna Vinç Kullanmak Dahil (opens in a new tab)" href="https://borusanturuncu.com/kadina-guc-is-yok-buna-vinc-kullanmak-dahil/" target="_blank">Kadına Güç İş Yok, Buna Vinç Kullanmak Dahil</a></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://borusanturuncu.com/kadina-guc-is-yok-buna-vinc-kullanmak-dahil/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" width="1024" height="576" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/kadinagucisyok_cover-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-1268" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/kadinagucisyok_cover-1024x576.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/kadinagucisyok_cover-300x169.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/kadinagucisyok_cover-768x432.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/kadinagucisyok_cover.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p>Eskiden “Kadın kısmı çalışmaz” derlerdi. Artık kadınlar iş hayatında. Şimdilerde ise “Kadın her işi yapamaz” kalıpyargısıyla mücadele ediyoruz. Borçelik’in Kadına Güç İş Yok programı kapsamında işe giren Gözde Yiğit blog yazısında nasıl vinç operatörü olduğunu, karşılaştığı tepkileri ve günlük iş hayatının merak edilen ayrıntılarını anlattı.</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>4)&nbsp;</strong><a rel="noreferrer noopener" aria-label="3)&nbsp;Kadın Dediğin Kendi Ayakları Üzerinde Durmalı (opens in a new tab)" href="https://borusanturuncu.com/kadin-dedigin-kendi-ayaklari-uzerinde-durmali/" target="_blank"><strong>Kadın Dediğin Kendi Ayakları Üzerinde Durmalı</strong></a></p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://borusanturuncu.com/kadin-dedigin-kendi-ayaklari-uzerinde-durmali/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" width="1024" height="576" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/08/kadin_dedigin_cover-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-232" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/08/kadin_dedigin_cover-1024x576.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/08/kadin_dedigin_cover-300x169.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/08/kadin_dedigin_cover-768x432.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/08/kadin_dedigin_cover.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><em>“Kadın gece işe gider miymiş?”, “Gece gece ne işiymiş bu?” “Dul kadınsın, evde kızlarını bırakıp nereye gidiyorsun?”</em>&nbsp;Supsan’da kalite operatörü olarak çalışan Sevdiye Yavuz 20 yıldır üç vardiya olarak çalıştığı fabrika işinde çevresinden aldığı tepkileri ama kendi ayakları üzerinde durmanın ona verdiği vazgeçilmez özgüveni anlattı. Kendisi emekli olsa da, yazısı hâlâ ilham veriyor.</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>5)&nbsp;</strong><a rel="noreferrer noopener" aria-label="4)&nbsp;Çalışan Annenin Uyumayan Bebeklerle İmtihanı (opens in a new tab)" href="https://borusanturuncu.com/calisan-annenin-uyumayan-bebeklerle-imtihani/" target="_blank"><strong>Çalışan Annenin Uyumayan Bebeklerle İmtihanı</strong></a></p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://borusanturuncu.com/calisan-annenin-uyumayan-bebeklerle-imtihani/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" width="1024" height="576" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/uyku_egitimi3-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-864" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/uyku_egitimi3-1024x576.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/uyku_egitimi3-300x169.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/uyku_egitimi3-768x432.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/uyku_egitimi3.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p>Çalışmaya başlıyorsunuz, evleniyorsunuz, çocuğunuz oluyor. Biliyorsunuz ki artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Borusan CAT’ten Burcu Çalışkan Akdağ, hem ikiz bebeklerinin hem de tüm ailenin uykusuzlukla mücadelesini anlatıyor. Her işte olduğu gibi bu işte de ekip çalışması anahtar kelime!</p>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>6)&nbsp;</strong><a rel="noreferrer noopener" aria-label="5)&nbsp;Yırca’da Her Şey “Pek Kadın!” (opens in a new tab)" href="https://borusanturuncu.com/yircada-her-sey-pek-kadin/" target="_blank"><strong>Yırca’da Her Şey “Pek Kadın!”</strong></a></p>



<figure class="wp-block-image"><a href="https://borusanturuncu.com/yircada-her-sey-pek-kadin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" width="1024" height="576" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/pek_kadin_cover-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-941" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/pek_kadin_cover-1024x576.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/pek_kadin_cover-300x169.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/pek_kadin_cover-768x432.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/pek_kadin_cover.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p>Tek geçim kaynağı zeytin olan ve dört yıl önce 6 bin 600 zeytin ağacını haksız yere kaybeden&nbsp;bir köy. Kolları sıvayıp köylerinin yeniden hayata tutunmasını sağlayan&nbsp;kadınlar… Onlara en çok sorulan sorulardan biri de ev işlerine ve çocuklara nasıl yetiştikleri ama cevabı gülerek Faize veriyor: “İş gadını olduk geri.” “Artık herkes eşit” diyor.&nbsp;Borusan Holding’den Şule Yücebıyık, Yırcalı kadınların yüreklere umut serpen hikayesini anlatıyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/is-hayatinda-kadinin-sesi/">İş Hayatında Kadının Sesi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadına Güç İş Yok, Buna Vinç Kullanmak Dahil</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/kadina-guc-is-yok-buna-vinc-kullanmak-dahil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gözde Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2019 22:53:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Eşittir]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=1267</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eskiden “Kadın kısmı çalışmaz” derlerdi. Artık iş hayatındayız, bu algı değişti. Şimdilerde ise “Kadın her işi yapamazlar”la mücadele etmeye başladık. Kadın, yapı ve yaradılış olarak naif, nazik, kırılgan görünebilir ancak kadın güçlüdür. Bundan çok değil. Bir iki yıl kadar önce bana deselerdi ki vinç operatörü olacaksın muhtemelen ben de güler geçerdim, hayal bile edemezdim. Bir [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/kadina-guc-is-yok-buna-vinc-kullanmak-dahil/">Kadına Güç İş Yok, Buna Vinç Kullanmak Dahil</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Eskiden “Kadın kısmı çalışmaz” derlerdi. Artık iş hayatındayız, bu algı değişti. Şimdilerde ise “Kadın her işi yapamazlar”la mücadele etmeye başladık. Kadın, yapı ve yaradılış olarak naif, nazik, kırılgan görünebilir ancak kadın güçlüdür.</p>



<p>Bundan çok değil. Bir iki yıl kadar önce bana deselerdi ki vinç operatörü olacaksın muhtemelen ben de güler geçerdim, hayal bile edemezdim.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Bir iki yıl önce vinç operatörü olacağımı söyleseler, güler geçerdim.</p></blockquote>



<p>17 yaşımdan beri çalışıyorum. Her zaman ayaklarımın üzerinde olmayı, kendi ekonomik özgürlüğümle yaşamayı tercih ettim. Evliyim, şimdilik çocuğum yok. İki yıl boyunca eşim bulduğum işlerin hiçbirini beğenmedi ama iyi ki beğenmemiş. Borçelik’te vinç operatörü olarak işe girmeme o vesile oldu ve her zaman destekledi.</p>



<p>Muhtemelen şaşkınlıkla gözlerini açıp nasıl oldu da bu işi bulduğumu soran pek çok kişi gibi siz de merak ediyorsunuz.</p>



<p>Ne de olsa bir kadın için pek de yaygınlıkla rastlanan bir iş değil, değil mi?</p>



<p>Daha önce çeşitli hizmet sektörlerinde kasiyerlik, kargo operatörlüğü, ön muhasebe, reyon görevlisi gibi işlerde yer aldım. Fabrikada ilk defa vardiya sistemiyle vinç operatörü olarak çalışıyorum.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Muhtemelen nasıl oldu da vinç operatörü oldum merak ediyorsunuz.</p></blockquote>



<p>Bu geçiş süreci biraz sancılı, biraz endişeli ve çokça eğlenceli oldu. Erkek egemen bir toplumda yaşamaya alışkın bir toplum olarak erkek çalışan arkadaşların önyargıları, bizi göz hapsinde tutmaları ve alaycı bakışlarıyla çok karşılaştık. “Yapamazsınız”, “Size göre değil”, “Bu iş erkek işi” gibi bir sürü olumsuz cümleler kurulurken diğer yandan “Yaparsınız”, “Aslında tam kadın işi”, “Çok hassas ve ince iş, tam sizlik”, “siz düzenli dikkatli çalışırsınız” gibi güzel cümleler de duyduk tabi. Olumsuz ifadelerin hiçbiri gerçekleşmedi. İşimizi gerçekten severek yapıyoruz.</p>



<h2><strong>RULMAN, ALYAN VE VİNÇ</strong></h2>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="960" height="640" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/vinc_gorsel.jpg" alt="RULMAN, ALYAN VE VİNÇ" class="wp-image-1269" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/vinc_gorsel.jpg 960w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/vinc_gorsel-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/03/vinc_gorsel-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<div style="height:20px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p>Vinç operatörlüğü eğitim programına başladığımda, daha önce hiç görmediğim konularla karşılaştım. Mesela rulman ve alyanla; hatta vinçle burada tanıştım diyebilirim. Bütün makine parçalarını burada öğrenme şansım oldu. Bunları öğrenmek benim için ayrı bir keyifli, eğlenceli ve öğretici oldu. Eğitmenlerimiz titizlikle bize bilgi verdiler. Yeni tanıştığımız iş arkadaşlarımla adım adım başarıya, öğrenmeye yaklaşıyorduk ve çok heyecanlıydık.</p>



<p>Hiçbir zaman yapamayacağım gibi bir düşünceyle yola çıkmadım. Endişelerim vardı elbette. Nasıl olacak? Nasıl alışacağım? Ya da diğerleri bize nasıl alışacak? gibi düşüncelerim oldu. Ama zamanla herkes Borçelik’te kadınların vinç operatörü olmasına alıştı.</p>



<div style="height:20px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2><strong>İŞTE BİR GÜNÜM</strong></h2>



<p>İşime, kimsenin malına ve canına zarar gelmemesini dileyerek, hayırlı işler dileklerimle ve dualarla başlarım. İşe başladığım her gün yeni bir şeyler öğreniyorum ve bu da bana tecrübe katıyor. Her zaman eğlenerek çalışmayı tercih ediyorum. İş arkadaşlarımda artık benim bu hallerime alıştılar. Başlarda hep bir tereddütle yaklaştım ancak tanıştıkça, onlar da beni tanıdıkça artık birbirimize şakalar bile yapar olduk. Bugün tam olarak bu fabrikanın bir parçası olmamın 1. yılı.&nbsp; Zaman çabuk geçti.</p>



<p>Bu bir yılda neler keşfettim? İş makinesi kullanmak insana değişik bir his veriyor, gurur duyuyorum. Etraftan aldığım tepkiler, şaşkın bakışlar beni mutlu ediyor. Mesela araç yüklüyorum şoförler beni alkışlıyor, tebrik ediyor. Doktora gidiyorum&nbsp;<em>ne iş yapıyorsun</em>&nbsp;diyor. “Vinç operatörüyüm” diyorum, çok şaşırıyor, tebrik ediyor. Bazı komşularım ve arkadaşlarım hâlâ inanmıyor.</p>



<p>Demem o ki&nbsp;biz istersek üstesinden geliriz. Kendimize güvenerek alnımızın akıyla her işi her şeyi yapabiliriz. İşin cinsiyeti yoktur. Korkma, kendine güven ve harekete geç! Kadına güç iş yok!</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/kadina-guc-is-yok-buna-vinc-kullanmak-dahil/">Kadına Güç İş Yok, Buna Vinç Kullanmak Dahil</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşitlik İçin 170 Yıl Bekleyemeyiz</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/esitlik-icin-170-yil-bekleyemeyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şule Yücebıyık]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Mar 2017 15:58:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Borusan Eşittir]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Dilde Başlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=909</guid>

					<description><![CDATA[<p>New York’un hatta dünyanın en ünlü meydanı Times Square’de, son yıllarda rastladığım en heyecan verici dev reklam panosundan gözümü alamıyorum. Reklam&#160;Nike’a ait. Tek kelimeden oluşan bir mesajı var: Eşitlik! Michael Jordan tarafından seslendirilen “Eşitlik” reklamında LeBron James, Serena Williams, Kevin Durant gibi sporcular rol alıyor ve “Eşitlik sınır tanımaz” diyorlar. Sadece reklam ile yetinmeyip, küresel [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/esitlik-icin-170-yil-bekleyemeyiz/">Eşitlik İçin 170 Yıl Bekleyemeyiz</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>New York’un hatta dünyanın en ünlü meydanı Times Square’de, son yıllarda rastladığım en heyecan verici dev reklam panosundan gözümü alamıyorum.</p>



<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=43QTjFCPLtI" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Reklam</a>&nbsp;Nike’a ait.</p>



<p>Tek kelimeden oluşan bir mesajı var: Eşitlik!</p>



<p>Michael Jordan tarafından seslendirilen “Eşitlik” reklamında LeBron James, Serena Williams, Kevin Durant gibi sporcular rol alıyor ve “Eşitlik sınır tanımaz” diyorlar.</p>



<p>Sadece reklam ile yetinmeyip, küresel eşitlik için mücadele eden sivil toplum örgütlerine 5,5 milyon dolar bağışlayacağını ilan eden Nike, kalpleri kazanmış durumda.</p>



<p>Eşitlik, ABD Başkanı Trump’un göçmen karşıtı politika ve kadınlara yönelik ayrımcı söylemlerinin de etkisiyle, dünyanın gündeminde bugüne kadar hiç olmadığı kadar yer alıyor.</p>



<p>Birleşmiş Milletler’in iş yaşamında toplumsal cinsiyet eşitliği için kurduğu Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) inisiyatifinin Danışma Kurulu’nda yer alan Borusan’ı temsilen New York’ta katıldığım toplantılarda sürekli eşitlikle ilgili aksiyon alınmasına dair “aciliyet” dile getiriliyor.</p>



<p>Eşitlik için acele etmemiz şart çünkü konu sadece ülkemizde değil küresel iş dünyasında da bir süredir alarm veriyor.</p>



<p>Fortune 500 şirketlerinden sadece yüzde 3’ünün CEO’sunun kadın olması bunun en çarpıcı işaretlerinden biri. Dünya Ekonomik Forumu’nun geçen yıl yaptığı araştırmaya göre ise kadın ve erkek arasındaki ekonomiye katılım ve fırsat eşitsizliği yüzde 59’luk bir oranla, 2008 yılından bu yana en düşük seviyede. Yetkililer bu hızla gidersek, uçurumun kapanıp eşitlikten söz edebilmemizin ancak 2186 yılında mümkün olacağından bahsediyorlar.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Bu hızla gidersek, uçurumun kapanıp eşitlikten söz edebilmemiz ancak 2186 yılında mümkün.</p></blockquote>



<h2><strong>SADECE HAK MESELESİ DEĞİL</strong></h2>



<p>Öte yandan, araştırmalar eşitliğin salt insan hakkı olmasının ötesinde bir ekonomik zorunluluk olduğunu üzerine basa basa söylüyor. Ekonomik fırsat eşitliğinin 2025’e dek dünyanın gayri safi milli hasılasında gerçekleştireceği tahmini büyüme, 28 trilyon dolar! Bu rakam Çin ve ABD ekonomilerinin toplam değerine eşit.</p>



<p>Hal böyle olunca, toplumsal cinsiyet eşitliği konusu şirketlerde bir sosyal sorumluluk faaliyeti olarak algılanmaktan, kurumsal iletişim ya da insan kaynakları ekiplerinin hedefi olmaktan çıkıp, bizzat şirket patron ve yöneticilerinin güçlü bir ekonomi yaratmak için sahip çıkmaları gereken bir meseleye dönüşüyor.</p>



<p>Kadınların işgücüne katılımında 144 ülke arasında yapılan araştırmada, 131’inci sırada yer alan Türkiye’nin lider şirketlerinden biri olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusu 2013 yılından bu yana önceliğimiz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Kadınların işgücüne katılımında 144 ülke arasında yapılan araştırmada, Türkiye 131’inci sırada!</p></blockquote>



<p>Bu kapsamda;</p>



<p><em>– Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile işbirliği içinde geliştirdiğimiz Annemin İşi Benim Geleceğim projesiyle, çocuklarının bakımı nedeniyle çalışma fırsatı bulamayan annelere destek amacıyla organize sanayi bölgelerinde, 75 çocuk kapasiteli toplam 10 kreş inşaatına devam ediyoruz.</em></p>



<p><em>-TİSVA ile Afyon ve Gemlik’te kurduğumuz Mikro Kredi şubeleri aracılığı ile 2800 girişimci kadına toplam 5,5 milyon TL sermaye desteği verdik.</em></p>



<p><em>-Bilgi teknolojileri alanına özendirmek amacıyla 200’e yakın kız çocuğumuza kodlama eğitimi verdik.</em></p>



<p><em>-Borusan’ın çalışma ortamlarında mutlak bir cinsiyet eşitliğini gerçekleştirmek için kurduğumuz Borusan Eşittir platformu daha eşitlikçi uygulamalar ve iş kültürü için çalışıyor.</em></p>



<p><em>-İş dilini, cinsiyetçi ve ayrımcı söz ve davranışlardan arındırmak amacıyla hazırladığımız&nbsp;<a href="http://www.borusan.com.tr/Assets/Media/PDF/BorusanEsittir_Rehber.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">rehber</a>&nbsp;ve&nbsp;<a href="https://www.youtube.com/watch?v=c_99U199OJo" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Sevgi Dilde Başlar</a>&nbsp;adlı digital kampanya ile iş dünyasında eşitlikçi dilin savunuculuğunu yapıyoruz.</em></p>



<p>Dünyada ve ülkemizde bu konuya samimiyetle sahip çıkan şirketlerin sayısının arttığını görmek umut verici ama yeterli değil.</p>



<p>Çalışanların “eşitliği” sahiplenmesi, kadınıyla erkeğiyle daha fazla eşitlik için mücadele etmesi, eşit haklar, eşit terfi ve eşit ücret için ısrarcı olması şart. İş deneyimini ve iş-yaşam dengesini eşitlikçi bir şekilde destekleyen uygulamalar için talepkar olması çok önemli.</p>



<p>Bunun dışında, eşitlikle ilgili kurumsal ya da sivil toplum platformlarında çalışmak, farkındalık yaratan kampanyalara destek vermek ve takipçisi olmak, ilham veren başarı hikayelerini paylaşmak, deneyimli çalışanların koçluk ve mentorluk gibi çalışmalarla kurum içinde ve dışında eşitlik bilinci oluşturması çok etkili faaliyetler.</p>



<p>Eşitlik için gereken zihniyet devriminin, önce bizlerin bakış açısındaki değişimle başlayacağı unutulmamalı.</p>



<p>Kadın ve erkeğin hak ve fırsat eşitliğine sahip olduğu bir dünyaya kavuşmak için 170 yıl bekleme şansımız yok.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Kadın ve erkeğin, hak ve fırsat eşitliğine sahip olduğu bir dünyaya kavuşmak için 170 yıl bekleyemeyiz.</p></blockquote>



<p>BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan’ın dile getirdiği gibi;</p>



<p><em>“Cinsiyet eşitliği sadece bir hedef değildir. Cinsiyet eşitliği, yoksulluğu azaltmanın, sürdürülebilir bir kalkınma ve mutlu bir toplum yaratmanın temelidir.”</em></p>



<p><em>Acelemiz var…</em><br></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/esitlik-icin-170-yil-bekleyemeyiz/">Eşitlik İçin 170 Yıl Bekleyemeyiz</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
