<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Videolar - Borusan Turuncu</title>
	<atom:link href="https://borusanturuncu.com/videolar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://borusanturuncu.com/videolar/</link>
	<description>Yolu Borusan&#039;dan Geçen Hikâyeler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Nov 2024 08:38:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2022/12/cropped-turuncu-blog-06-32x32.png</url>
	<title>Videolar - Borusan Turuncu</title>
	<link>https://borusanturuncu.com/videolar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İki Borusanlı Ödül Almaya Viyana’ya Gider</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/iki-borusanli-odul-almaya-viyanaya-gider/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Borusan Turuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Oct 2019 08:47:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BorusanX]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[Stevie Ödülleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=1861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Turuncu Blog 2019 International Business Awards kapsamında Blog kategorisinde Altın Stevie ödülünü aldı. İki Borusanlının yolu iki hafta önce işte tam da bu sebeple Viyana’ya düştü. Turuncu Blog 100’den fazla hikayeyle 150’den fazla yazarın emeğini temsil ettiği için her ikisi de Borusan adına bu ödülü almaktan çok heyecanlıydı. Bu yazıda Turuncu’nun editörü ve bir yazarımızın [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/iki-borusanli-odul-almaya-viyanaya-gider/">İki Borusanlı Ödül Almaya Viyana’ya Gider</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1024" height="576" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/10/International-Business-Awards-Altin-1280x720-1-1024x576.jpg" alt="İki Borusanlı Ödül Almaya Viyana’ya Gider" class="wp-image-1868" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/10/International-Business-Awards-Altin-1280x720-1-1024x576.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/10/International-Business-Awards-Altin-1280x720-1-300x169.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/10/International-Business-Awards-Altin-1280x720-1-768x432.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/10/International-Business-Awards-Altin-1280x720-1.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Turuncu Blog 2019 International Business Awards kapsamında Blog kategorisinde Altın Stevie ödülünü aldı. İki Borusanlının yolu iki hafta önce işte tam da bu sebeple Viyana’ya düştü. Turuncu Blog 100’den fazla hikayeyle 150’den fazla yazarın emeğini temsil ettiği için her ikisi de Borusan adına bu ödülü almaktan çok heyecanlıydı. Bu yazıda Turuncu’nun editörü ve bir yazarımızın gözünden ödülün sahne arkasını anlattık.</p>



<p><strong>EDİTÖRÜN GÖZÜNDEN</strong></p>



<p><a href="https://borusanturuncu.com/author/merlinozkan/">Merlin Özkan</a></p>



<p>Üç yıl önce içimiz kıpır kıpır bir içerik platformu yaratmak için yola çıktık.</p>



<p>Pek çok soru işareti vardı kafamızda: Ne anlatacağız? Nasıl anlatacağız? Kime anlattıracağız? Diğer mecralardan nasıl ayrışacağız?</p>



<p>Daha önce pek çok içeriğe hem şahsen katkıda bulunmuş, hem de pek çok yazarı yönlendirmiştim. Ama sıfırdan bir içerik platformunu tasarlamak, büyütmek benim için yeni bir deneyimdi. Bilinmezlerle dolu, keşfedilmeyi bekleyen sonsuz olasılık barındıran heyecan verici bir yolculuk bizi bekliyordu.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>İçerik platformu tasarlamak, bilinmezlerle dolu, keşfedilmeyi bekleyen sonsuz olasılığı barındırıyor.</p></blockquote>



<p>Kafamızda işlemesi muhtemel çeşitli teoriler olsa da işin aslı kervan yolda düzüldü. Okuyucu içgörüleri toplama ve analitik verileri ışığında aldığımız kararlarla blog zaman içerisinde ete kemiğe büründü.</p>



<p>İçerik portföyü inovasyon ve girişimcilikten kişisel gelişime, gönüllükten kadının güçlenmesine, uzman tüyolarından liderliğe gezi ve yaşam yazılarına geniş bir yelpazede çeşitlendi. Yazıların yanı sıra podcast ve videolar gibi yeni içerik formatlarına da giriş yaptık.</p>



<p>75 yıllık bir şirket gün ışığına çıkmayı bekleyen, seslerini duyurmak isteyen kahramanların hikayeleriyle dolup taşıyordu. Turuncu bugün geldiği noktada ilham veren, vizyon kazandıran, anlam duygusu aşılayan, heyecanlandıran, şaşırtan, kalplere dokunan hikayelerden gücünü alıyor. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>75 yıllık bir şirket gün ışığına çıkmayı bekleyen hikayelerle dolup taşıyor.</p></blockquote>



<p>Kişisel olan ile işi kesiştiriyoruz. Paylaştığımız meseleler kişisel perspektiflerden kaleme alındığı için Turuncu Blog yazarlarının ve katkıda bulunan kişilerin ruhlarından bir parça taşıyor.</p>



<p>Turuncu, yolu Borusan’dan geçen hikayelerin dijital evi. Hem Borusanlıların hem de konuk yazarları aracılığıyla paydaşlarımızın gözünden dumanı üstünde tadımlık Borusan deneyimleri sunmayı, tohumlarını attığı, yaydığı fikirler ile pozitif değişim sağlamayı amaçlıyor.</p>



<p>Viyana’nın büyülü atmosferinde bu ödülü avucumda sıkı sıkı kavradığımda hem geldiğimiz bu yolculuğu hem de görülmenin, takdir edilmenin coşkusunu kalbimde hissediyordum.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1024" height="683" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/10/48926680422_263b91a4ca_k-1024x683.jpg" alt="İki Borusanlı Ödül Almaya Viyana’ya Gider" class="wp-image-1862" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/10/48926680422_263b91a4ca_k-1024x683.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/10/48926680422_263b91a4ca_k-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/10/48926680422_263b91a4ca_k-768x512.jpg 768w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/10/48926680422_263b91a4ca_k-1536x1025.jpg 1536w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2019/10/48926680422_263b91a4ca_k.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>BLOGGER  GÖZÜNDEN</strong></p>



<p><a href="https://borusanturuncu.com/author/ismail-terzi/">İsmail Terzi</a></p>



<p>Viyana’ya indiğimizde, başkentlere özgü olduğuna inandığım yoğun, basık ve gri bir hava karşılıyor bizi.</p>



<p>Şehirdeki otele doğru ilerlerken taksiciye sesleniyorum;</p>



<p>“Viyana’yı ilk kez ziyaret ediyor olsaydınız, şehri deneyimlemeye nereden başlardınız?”</p>



<p>Taksici uzun zamandır bu soruyu cevaplamak istediğini düşündüren bir hevesle, başlıyor Franz Sacher’in hikayesini anlatmaya;</p>



<p>“Az sonra önünden geçeceğimiz opera binasının hemen yanında Sacher Pastanesi vardır. Orada dünyaca ünlü Sacher Turtası’nı tadarak başlamalısınız. Henüz 16 yaşındayken özel bir mutfakta çıraklık yapan Franz Sacher’in ikonik tatlısıdır. Genç Sacher’in şefi bir gün ağır bir davet öncesinde hasta olunca tatlı işi genç adama düşer ve böylece, biraz da şans eseri, Sacher Turtası doğar. Şimdilerde her gün yaklaşık 4000 dilim turta satıyorlar…”</p>



<p>Açıkçası tatlıyla arası iyi olan biri değilim ki kendimi bu yüzden şanslı sayıyorum. Fakat taksi şoförünün hikayeyi anlatırken duyduğu heyecan ve Franz Sacher’in hikayesi beni öyle etkiliyor ki söz konusu tadı deneyimlemek için sabırsızlanıyorum. Yaklaşık bir saat sonra, sevgili arkadaşım Merlin’le birlikte pastanenin kapısında sıra beklerken, hikayenin gücünü anımsıyorum. En az 15 dakika bekledikten sonra bir masaya alınıyoruz ve turta geliyor. Keşke tadı da hikayesi kadar çarpıcı olsaydı… Merlin ise benimle aynı fikirde olmadığını boş tabağıyla kanıtlıyor. </p>



<p>Günün kalan saatlerinde eski Viyana’nın tarihi sokaklarında adımlıyor ve Mozart ile özdeşleşen şehrin aslında çok yönlü bir sanat merkezi olduğunu gözlemliyoruz. Resim ve heykel atölyeleri, fotoğraf sergileri, müzik evleri birçok köşede karşınıza çıkıyor. Dahası, tarihi dokunun genişliği ve homojenliği Viyana’yla ilgili bir başka gözlemim. Birçok şehirde tarihi yapıları modern dünyanın satır aralarında okumanız gerekirken, Viyana’nın tüm sayfaları Aydınlanma Çağı’ndan kalmış bir kitap hissettiriyor.</p>



<p>Akşam üzeri yaklaşmaya başladığında kısa Viyana turumuzu sonlandırıyor ve Stevie İş Ödülleri 2019’un düzenleneceği otelin yolunu tutuyoruz. Bu yıl 74 ülkeden 4000’i aşkın başvuru alan organizasyonda tüm dünyadan özel şirketler, kamu şirketleri, bireyler ve kâr amacı güden/gütmeyen diğer kuruluşlar yer alıyor. Farklı ülkelerden 250’yi aşkın üst düzey yöneticinin puanlarıyla seçilen ödüller içerisinde, bu yıl blog kategorisinin gold winner (altın kazanan) ödülü Borusan Turuncu’nun oldu.</p>



<iframe loading="lazy" width="700" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/OKzdzCzFC-A?start=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen=""></iframe>



<p>Akşam yemeğiyle birlikte ödül töreni de başlıyor ve ödülün takdimi sırasında otuz saniyelik bir konuşma yapılıyor. İşimden dolayı topluluk önünde konuşmaya alışığım fakat bu kez Borusan Holding’i ve 150’den fazla yazarın emeğini temsil etmek söz konusu olduğundan heyecanla çıkıyorum sahneye. Merlin ödülümüzü alıyor, ben söze başlıyorum;</p>



<p>“Teşekkürler Stevie! Borusan Turuncu hikayelerin gücüne inanıyor ve bugün 150’den fazla yazarın desteğiyle bu ödülü alıyor.”</p>



<p>Söze devam eden Merlin; </p>



<p>“Değişim yaratmak için hikayelerin gücüne inanıyoruz. Desteğiniz için teşekkürler!”</p>



<p>Dönüş yolunda sabahki taksicinin anlattıklarını hatırlıyorum: 16 yaşında bir genç, yaptığı işe ve hikayesine sarılarak bugün tüm dünyayı turtası için sırada beklemeye ikna ediyor. Peki işinde uzman onlarca profesyonelin kolektif hikayesi olan Borusan Turuncu dünyayı nelere ikna edebilir? Umarım önümüzdeki yıllar bana güzel bir cevap verecektir. </p>



<style>.embed-responsive{position:relative;display:none;height:0;padding:0;overflow:hidden}</style>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/iki-borusanli-odul-almaya-viyanaya-gider/">İki Borusanlı Ödül Almaya Viyana’ya Gider</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yoganın İyileştirici Gücü</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/yoganin-iyilestirici-gucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Borusan Turuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2019 07:03:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İyi Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[Wellness & Farkındalık & Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Borusan Spor Kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=1509</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gergin, stresli, aceleci, sürekli meşgul bir zihin&#8230; Hayatımız o denli otomatik pilotta ki ne okuduğumuzu algılamaya ne yediğimizi tatmaya, ne duygularımızın farkına varmaya ne de etrafımızdaki güzelliklere minnet duymaya dikkatimizi vermiyoruz. Yaşıyoruz ama gerçekten yaşıyor muyuz?&#160; Hareketsizlikten hantallaşmış, bilgisayar başında kamburlaşmış, öfkeli, huysuz ve huzursuz insanlarla dolu ofisler. Oysaki hareketten doğar enerji, koşmak gerekir sevdiklerimize, [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/yoganin-iyilestirici-gucu/">Yoganın İyileştirici Gücü</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Gergin, stresli, aceleci, sürekli meşgul bir zihin&#8230; Hayatımız o denli otomatik pilotta ki ne okuduğumuzu algılamaya ne yediğimizi tatmaya, ne duygularımızın farkına varmaya ne de etrafımızdaki güzelliklere minnet duymaya dikkatimizi vermiyoruz. Yaşıyoruz ama gerçekten yaşıyor muyuz?&nbsp;</p>



<p>Hareketsizlikten hantallaşmış, bilgisayar başında kamburlaşmış, öfkeli, huysuz ve huzursuz insanlarla dolu ofisler. Oysaki hareketten doğar enerji, koşmak gerekir sevdiklerimize, sevinçten zıp zıp zıplamak, dolu dolu nefes almak, terlerken içimizde biriken toksik enerjiyi atmak, düştükten sonra kalkmayı öğrenmek, kalbin hızlı hızlı atması, nabzın yükselmesi, yorulup bitkin düştükten sonra bir oh demek gerekir harbiden yaşadığını hissetmek için.</p>



<p>Borusan’da <a href="https://www.borusanspor.com" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Borusan’da spor kulübünün #hareketegeç çağrıları yaptığı bir sırada yolumuz Gül’ün hikayesi ile kesişti. Borusan Mannesman’ın insan kaynaklarında çalışan Gül de boyun ağrılarıyla mücadele ettiği bir dönemde yoga ile tanıştı. Yoganın onun hayatındaki etkisini video’da anlattı. (opens in a new tab)">spor kulübünün</a> #hareketegeç çağrıları yaptığı bir sırada yolumuz Gül’ün hikayesi ile kesişti. Borusan Mannesman’ın insan kaynaklarında çalışan Gül de boyun ağrılarıyla mücadele ettiği bir dönemde yoga ile tanıştı. Yoganın onun hayatındaki etkisini video’da anlattı.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/yoganin-iyilestirici-gucu/">Yoganın İyileştirici Gücü</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Supsan’ın Patileri</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/supsanin-patileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Borusan Turuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jun 2019 12:26:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BorusanX]]></category>
		<category><![CDATA[Fayda]]></category>
		<category><![CDATA[Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllülük]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Supsan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://borusanturuncu.com/?p=1487</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8221;Bir semtin sokak hayvanları sizden kaçmıyorsa orada yaşayın; çünkü komşularınız güzel insanlardır&#8221; diyor Goethe. Evimizde, bahçemizde, iş yerimizde kısacası yaşamımızın bir bölümünde hayvanlara yer vermek hayatımızı zenginleştiriyor, bize huzur, sevgi ve anlayış kazandırıyor.&#160; Borusan şirketlerinden Supsan’da ofis kedileri Dumansu ile başlayan hayvan sevgisi, gönüllülerin girişimiyle bambaşka bir boyuta büründü. Ofis bahçesinde baktıkları sokak hayvanlarının yanı [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/supsanin-patileri/">Supsan’ın Patileri</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<iframe loading="lazy" width="700" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/PFycvKQ4FMA" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen=""></iframe>



<p>&#8221;Bir semtin sokak hayvanları sizden kaçmıyorsa orada yaşayın; çünkü komşularınız güzel insanlardır&#8221; diyor Goethe. Evimizde, bahçemizde, iş yerimizde kısacası yaşamımızın bir bölümünde hayvanlara yer vermek hayatımızı zenginleştiriyor, bize huzur, sevgi ve anlayış kazandırıyor.&nbsp;</p>



<p>Borusan şirketlerinden Supsan’da ofis kedileri Dumansu ile başlayan hayvan sevgisi, gönüllülerin girişimiyle bambaşka bir boyuta büründü. Ofis bahçesinde baktıkları sokak hayvanlarının yanı sıra Supsanlı gönüllülerimiz Ege Fikir Ortaklığı Derneği (EFODER) işbirliği ile İzmir’de Buca Özgür Hayvan Barınağı’ndan engelli kediler sahiplendiler. Bu videoda size onların sıcacık hikayesini getiriyoruz.</p>



<p>Türkiye’de sokaklarda ve barınaklarda yaklaşık 700,000 sokak hayvanı olduğu tahmin ediliyor.&nbsp;</p>



<p>Kalbimizi, yaşam ve çalışma alanımızı sokak hayvanlarına açarak çok daha mutlu olabiliriz.</p>



<p>Supsanlı gönüllülerimiz herkese önemli bir mesaj veriyor: Her ofise en az 1 pati!</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/supsanin-patileri/">Supsan’ın Patileri</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zorluklarla İnatlaşan Mucitle Tanışın: Oğuz Boztaş</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/zorluklarla-inatlasan-mucitle-tanisin-oguz-boztas/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Borusan Turuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Jul 2018 21:03:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijitalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[İnovasyon & Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalıpları Kıranlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şehirler arası yollarda seyahat ederken, pervaneleri nazlı nazlı dönen devasa rüzgar türbinlerini görmüşsünüzdür. Ayçiçeği tarlalarının ardında, yeşilliklerin içinde doğayla bütünleşmiş rüzgar çiftlikleri pastoral bir manzara sunar. Çorlu’daki Balabanlı Rüzgar Santrali de böyle. Sarı kanola çiçekleriyle dolu tarlalar arasında, güneşin ışıl ışıl parladığı, insanın içine huzur veren bir yer. Balabanlı Rüzgar Santrali sarı kanola çiçekleriyle dolu [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/zorluklarla-inatlasan-mucitle-tanisin-oguz-boztas/">Zorluklarla İnatlaşan Mucitle Tanışın: Oğuz Boztaş</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Şehirler arası yollarda seyahat ederken, pervaneleri nazlı nazlı dönen devasa rüzgar türbinlerini görmüşsünüzdür. Ayçiçeği tarlalarının ardında, yeşilliklerin içinde doğayla bütünleşmiş rüzgar çiftlikleri pastoral bir manzara sunar. Çorlu’daki Balabanlı Rüzgar Santrali de böyle. Sarı kanola çiçekleriyle dolu tarlalar arasında, güneşin ışıl ışıl parladığı, insanın içine huzur veren bir yer.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Balabanlı Rüzgar Santrali sarı kanola çiçekleriyle dolu tarlalar arasında, huzur dolu bir yer.</p></blockquote>



<p>Dünyanın gideren artan enerji ihtiyacını, doğaya zarar vermeden yenilenebilir kaynaklardan elde etmek önemli mesele. Böyle bir amaç için çalışmak ise en anlamlı uğraşlardan biri. Borusan EnBW Enerji çalışanı Oğuz Boztaş, Balabanlı’daki bu rüzgar santralinin işletme teknisyeni. İşine tutkuyla bağlı 41 yaşında bir elektrik teknikeri… 6 yıldır Borusan’da çalışıyor ama elektrikle olan ilişkisi aslında çocukluğuna dayanıyor. Pillerle ampulleri çalıştırarak başladığı; teyp motoru, kayış ve kasnağı ile kendi kumandalı arabasını yapması ile devam eden bu elektrik aşkı ileriki yıllarda mesleğine dönüşmüş. İlkokul yıllarında televizyon filmlerinde gördüğü uçak kokpitlerinden etkilenmiş… O yıllarda başlayan uçak mühendisi olma hayali elektriğe olan ilgisini arttırmış. Lise yıllarında mesleki ders kitaplarında gösterilen elektrik kumanda devrelerini güvenlikten ödün vermeden daha az malzeme kullanarak yapmayı başarmış.</p>



<p>Biz çalıştığı şirketlerde birçok ekipmana hayat veren, enerji tasarruflarına yönelik projeler yapan Oğuz’un ismini Borusan EnBW Enerji’nin Balabanlı Rüzgar Santrali’nde yaptığı deşarj cihazıyla duyduk.</p>



<p>Deşarj işlemi her enerji santralinde kullanılan klasik bir işlem. Bununla beraber, Oğuz’un verdiği bilgiye göre, büyük santrallerde bu işlem acil aydınlatma sistemleri ile güvenli bir şekilde gerçekleştirilirken, küçük binalara sahip enerji santrallerinde ilkel ve iş güvenliği açısından tehlike oluşturabilecek şekilde yapılıyor. Deşarj işlemini bu şekilde gerçekleştirmek Oğuz’un içine bir türlü sinmiyordu. İşini kolaylaştırma motivasyonuyla, yaratıcılığıyla, zorluklarla inatlaşmayı seven ruhuyla yeni bir cihaz ortaya çıkardı.<br>Bu sayede onun elektrik aşkını öğrendik; onu yeni cihazlar tasarlamaya iten mucit ruhunu, yeni bir şeyler ortaya çıkarmanın hazzına dair fikirlerini ve hikayesini bizimle paylaştı.</p>



<h2><strong>ELEKTRİK AŞKINA</strong></h2>



<p>6 yıldır Borusan EnBW Enerji’de Balabanlı Rüzgar Santrali’nde İşletme Teknisyeni olarak çalışıyorum. 25 adet rüzgar türbini, şalt tesisi, diğer ana ekipmanlar ve yardımcı tesislerin işletme prosedürleri ve talimatları çerçevesinde emniyetli ve güvenli bir şekilde çalışmasını, SCADA Sistemi üzerinden izleme, kontrol ve analizlerini yapıyorum.<br>İlkokul yıllarımda başlayan elektriğe ilgim ileriki yıllarda öğrenme ve bir şeyler yapmayı sevmemden kaynaklı kat be kat artı. Ortaokul yıllarımda bozuk teyp parçalarından oyuncak arabaya monte ettiğim motor ve kayışlar ile kendi kumandalı arabamı yaptım. İlkokul çağımda televizyondan gördüğüm uçaklara ilgim nedeni ile başka çocuklar pilot olmak isterken, ben onu kendim yapmak istedim. Bu hayalim gerçekleşmemiş olsa da uçak kokpitine benzer kumanda panellerinin olduğu enerji sektöründe çalışıyorum. Hem kullanıyor hem de arızalarını yapıyorum. Bir uçtan diğer uca 12 km’lik 25 türbinli sahada üretilen elektriğin toplandığı 154 bin voltluk şalt sahası ve kumanda binasının işletme operatörlüğünü yapıyorum.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Oğuz 12 km’lik 25 türbinli sahada 154 bin voltluk şalt sahasının işletme operatörlüğünü yapıyor.</p></blockquote>



<p>Ortaokul ve lise yıllarımda birçok küçük çaplı sirenler, ışıklı sistemler, arızalı teyplerle haşır neşir olmayı seviyordum. Lise kitaplarımızdaki bazı elektrik devrelerini daha az malzeme ile emniyetten ödün vermeden yapmayı başardığım oldu. Takdir görürdüm. Birçok çalışmanın yanı sıra kişisel proje olarak mıknatısın gücü ile dönen bir alternatör yapıp elektrik üretmeye çalıştım.<br>20 yılı aşkın süredir çeşitli sektörlerde çalışıyorum. Buralarda eski makinaların modernizasyonundan, kullanım ihtiyacımız olan atölye ekipmanlarından, aydınlatma sistemlerinde lokal aydınlatma ile enerji tasarrufu sağlayan işlere pek çok proje gerçekleştirdim. Ama sanırım beni en çok gururlandıran ise; rüzgar santralimiz için yaptığım bir deşarj cihazı oldu. Çünkü yöneticim haberim olmadan benim adıma ödül komitesine başvuruda bulunmuş. Bu çalışma ile şirketimizin İş’te Fark Yaratan ödülü aldım.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>En çok gururlandığım işim rüzgar santralimiz için yaptığım bir deşarj cihazı oldu.</p></blockquote>



<h2><strong>ZORLUKLARLA İNATLAŞMAK GEREK</strong></h2>



<p>Yapmış olduğum deşarj cihazı hem 48VDC hem 110VDC akü gruplarının deşarj performans testlerinde kullanılabiliyor. Dizayn ederken elektrik devresini iki farklı volta göre tasarladım. Tek cihazla iki farklı voltajdaki akü grubunun deşarj işlemini yerine getirebiliyor. Büyük binaya sahip enerji santrallerinde genelde akü gruplarının performans testleri bina içerisindeki acil aydınlatma sistemleri kullanılarak yapılır. Küçük binaya sahip enerji santrallerinde (rüzgar, akarsu vb.) doğru deşarjı yapabilecek yeterli güçte aydınlatma sistemi olmadığından bu tip tesislerde akü gruplarının performans testleri elektrikli sobalar ya da bir sunta üzerine montajlanmış çok sayıda ampul ile yapılıyor.</p>



<p>Bu şekilde çalışma iş güvenliği riskleri doğuracağı gibi kontrolsüz güç yüklenmesine de neden olur. Akü ile elektrikli soba (ufo, ampul vb.) arasında sistemin güvenliği için koruma devresi de olmayacaktır. Tamamen açık, gelişi güzel bağlantılı, uygunsuz kablo kesitleri ile yapılan çalışma şeklidir. Bu şekilde çalışmak pek içime sinmiyordu. İlk başta bunun daha güvenli bir yolu olup olmadığını internette araştırdım. Hazır alınabilecek bir sistem yoktu açıkçası. Yurtdışında birkaç cihaz buldum ama yeterli teknik yabancı dil bilgim olmadığından doğru mu yanlış mı bilemedim. Aynı zamanda komplike bir ürün olduğundan servis, yedek parça ve bakımı gibi konularda dışa bağımlı olacaktık. Parasal değer olarak da çok çok yüksek bedelde idi. Kendim yapmaya karar verdim.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1200" height="801" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorseloguz.jpg" alt="NASIL İCAT ÇIKARDIM?" class="wp-image-494" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorseloguz.jpg 1200w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorseloguz-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorseloguz-1024x684.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorseloguz-768x513.jpg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></figure>



<h2><strong>NASIL İCAT ÇIKARDIM?</strong></h2>



<p>Bazı sanayi tesislerinde kullanılan ısıtıcılar kullanmaya karar verdim. Ne kadar güçte olacak, kaç tane olacak, koruma devresi için uygun sigorta var mı gibi sorularla hesaplama yaparak belirledim. Akü üretici firmasının belirlediği limit değerlere kadar yapılacak olan deşarj işlemi için voltaj ve akım değerlerini de görebilmem gerekiyordu… ve tüm bu malzemeleri bir araya toplayabileceğim güvenli, uygun dizayn edilmiş bir panoya ihtiyacım vardı. Pano tasarımımı da yaptıktan sonra tüm bu malzemeler için fiyat maliyeti çıkardım. Yöneticim ile paylaştım. Yöneticim fiyatı yüksek bulmuştu. İş güvenliğinden ödün vermemem gerekiyordu. Tek cihazla iki farklı voltajdaki akü gruplarını deşarj edebileceğim devre şeması geliştirdim. Birçok malzeme her ikisi için de kullanılacaktı. Bu maliyetimi büyük ölçüde düşürmüştü. Yöneticimin de onayı ile pano, ısıtıcı, ölçüm ciharlarının imalatını başlattım. Diğer malzemeleri temin ederek santralimizde rutin işleri yaparken fırsat buldukça montaj işlerini yaptım. 1,5 ay kadar sürede tamamladım.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Tek cihazla iki farklı voltajdaki akü gruplarını deşarj edebileceğim devre şeması geliştirdim.</p></blockquote>



<p>Ortaya daha profesyonel, daha güvenli bir cihaz ortaya çıktı. Deşarj işlemini anlatan talimat ve performans kayıtların tutulacağı formlar hazırladım. Tesisimizde bulunan 4 ayrı akü grubu (158 adet akü) ve DC Sistemin bakım, kontrol ve performans testlerini kendimiz yapıyoruz. Yaklaşık 3 yıldır sorunsuz bir şekilde yılda 4 kez bu cihazı kullanıyoruz. Dışa bağlı değiliz, bakım işçilik maliyetimiz yok, daha güvenli ve arızalanması durumunda yine hiçbir ekibe bağımlı değiliz.</p>



<p>Çalışma hayatında genelde tek ya da iki kişi çalışıyoruz. Hal böyle olunca zaman bizim için değerli oluyor. Bu nedenle yapmış olduğum proje ve çalışmalarda iş güvenliği, enerji tasarrufunun yanı sıra işimi nasıl kolaylaştırırım düşüncesi ile de yola çıkıyorum.</p>



<p>Çocukluk yıllarımdan beri içimdeki bir şeyler yapma güdüsü… icat yapma enerjisi… sanırım zorlu sevmekten ileri geliyor. Zorluklarla karşılaştıkça daha beter inatlaşıyorum. Hem kendimi geliştiriyorum hem de iş hayatımı kolaylaştırmış oluyorum.</p>



<hr class="wp-block-separator has-css-opacity"/>



<p class="has-small-font-size"><em>#KalıplarıKıranlar Özel Yazı Serisinde yer alan tüm blog yazıları, Borusan 2017 Faaliyet Raporu kapsamında kaleme alındı. #KalıplarıKıranlar temalı Borusan 2017 Faaliyet Raporu, daha iyiye ulaşmak için sorgulayan, eskiye ve alışılmışa kafa tutan, geleneği bozma ve yeni adımlar atma cesaretini gösteren Borusanlı girişimci, hacker ve maker’ların hikayelerine odaklandı. Faaliyet raporunun tamamına şu linkten ulaşabilirsiniz:&nbsp;<a href="http://faaliyetraporu2017.borusanyatirim.com/home" target="_blank" rel="noreferrer noopener">http://faaliyetraporu2017.borusanyatirim.com/home</a></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/zorluklarla-inatlasan-mucitle-tanisin-oguz-boztas/">Zorluklarla İnatlaşan Mucitle Tanışın: Oğuz Boztaş</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1 Mentor 1 Girişimci, Sıradışı Bir İşbirliği: Hazal İşcan ve Mesut Delen</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/1-mentor-1-girisimci-siradisi-bir-isbirligi-hazal-iscan-ve-mesut-delen/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Borusan Turuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Jun 2018 15:39:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BorusanX]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer & İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalıpları Kıranlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=497</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaratıcılık ve yeni fikirler bazen en beklenmedik yerlerden gelebilir. Mesela ilginç bir ürün fikri geliştirip ticarileştirmek için illaki bir işin kurdu olmanız, sektörleri derinlemesine bilmeniz, güçlü bağlantılar kurmanız gerekmeyebilir. Pekala bir lise öğrencisi, bir kilo domates ve bir mentor sıradışı bir girişimcilik hikayesinin baş kahramanları olabilir. Borusan Asım Kocabıyık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/1-mentor-1-girisimci-siradisi-bir-isbirligi-hazal-iscan-ve-mesut-delen/">1 Mentor 1 Girişimci, Sıradışı Bir İşbirliği: Hazal İşcan ve Mesut Delen</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yaratıcılık ve yeni fikirler bazen en beklenmedik yerlerden gelebilir. Mesela ilginç bir ürün fikri geliştirip ticarileştirmek için illaki bir işin kurdu olmanız, sektörleri derinlemesine bilmeniz, güçlü bağlantılar kurmanız gerekmeyebilir. Pekala bir lise öğrencisi, bir kilo domates ve bir mentor sıradışı bir girişimcilik hikayesinin baş kahramanları olabilir. Borusan Asım Kocabıyık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Mesut Delen (şu anda İstanbul Üniversitesi Elektronik Teknolojileri bölümünde öğrenci) ve Borusan ArGe Araştırmacısı Hazal İşcan, deyim yerindeyse “meyve veren” bir işbirliği gerçekleştirdi.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Bir lise öğrencisi, bir kilo domates ve bir mentor sıradışı bir girişimcilik hikayesinin baş kahramanları olabilir.</p></blockquote>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2><strong>BİR KİLO DOMATES NELERE KADİR?</strong></h2>



<p>3-4 yıl evvel lise öğrencisi Mesut, bir kilo domates almak için semt manavına gider. Sıkış tepiş bir kalabalığın içinde domatesler için uzunca bir süre kuyrukta dikilmek zorunda kalır. Can sıkıntısı içerisinde eve dönüş yolunda, “olacak iş mi bu insanlar sadece meyve almak için neden bu kadar beklesin” diye hayıflanır kendi kendine. Keşke otomatik bir sistem olsaydı da herkes tezgahtan tek tek seçmek yerine, makinadan alıp hızlıca işini halledebilseydi diye düşünür. Ertesi gün okula gittiğinde fikrini birkaç arkadaşıyla paylaşır. Üç arkadaş C Vitamini ismini verdikleri projeyi hayata geçirmeye koyulur.</p>



<p>Üç liseli birçok özel kurumun kapısını çalar. Genç girişimcileri destekleme fikri teknoloji ve ArGe odaklı bir şirket olan Borusan ArGe’yi heyecanlandırır ve sıradışı bir işbirliğinin ilk adımları böylece atılır.</p>



<p>Borusan ArGe’nin teknoloji değerlendirme ve proje geliştirme ekibinde çalışan Hazal İşcan’dan bu işbirliğinin hikayesini dinledik. Borusan ArGe olarak bir projenin hangi aşamalardan geçtiğini, bir ürün geliştirmeye giden yolculuğun hikayesini bizimle paylaştı.</p>



<h2><strong>ÜRÜN FİKRİ PROJELENDİRİLİYOR</strong></h2>



<p>Teknoloji Değerlendirme ve Proje Geliştirme ekibi olarak, sürekli kafalarında projeler uçuşan bu zeki çocuklarla görüştük. Pek çok fikirleri vardı aslında ama C Vitamini projesi diğerlerine göre daha ticarileşebilir bir fikirdi. Onların hayallerini gerçekleştirmelerine yardımcı olabileceğimizi düşündük. Altyapıları teknik meslek lisesi olduğu için ürünü geliştirecek kabiliyet ve yetkinlikleri vardı.</p>



<p>Fikir mevcuttu ama yönlendirme yapmak gerekiyordu. Projenin amacı nedir? Gerçekten bir prototipini yapabilir miyiz? İlk etapta bunlar üzerine konuştuk. Gördük ki meslek lisesi çıkışlı oldukları ve elektronik okudukları için teorinin yanında pratik bilgileri daha fazlaydı. Bizim daha çok proje yönetimi anlamında destek vermemiz gerekiyordu.</p>



<p>Bu projenin ilk prototipini üretmek üzere çalışmaya başladık. Ürünün amacı, faydaları, ne tür komponentlere ihtiyaç duyulduğu, bütçesi… Bir planlama yaptık ve bütçe tahsis ettik.</p>



<p>Tek tek komponentlerden bir donanım tasarladık. Projenin bir de yazılım tarafı vardı. Bunun için gereken bütçe neyse ayarladık ve hangi komponentler gerekiyorsa bunların satın alınmasını sağladık. Bu süreci takip ettik. Sonrasında elektronik tarafını, özellikle de yazılım tarafını yapmışlardı. Şöyle bir ekran görüntüsü olsun, şu komponenti kullanacağız, cihaz şöyle çalışacak konusunda bir fikirleri vardı. Fakat donanım kısmında nasıl bir şekli olacaktı? Gerçekten prototipi yapmak istesek, ne tür malzemeler kullanabileceğimizi düşündük.<br>Sistem şöyle işliyor: Bilirsiniz bazı marketlerde sebze ve meyvenizi alıp kendiniz tartıyorsunuz. Onların hayal ettikleri cihaz bu süreci otomatikleştiriyor. Üzerinde dokunmatik bir ekranı olan ve sekiz bölmeden oluşan bir koni düşünün. Her bir bölmede farklı bir sebze veya meyvenin durduğunu hayal ediyorlar. Kişi ekrandan koninin içinde duran meyve veya sebzelerden birini seçtikten sonra, kaç kilo almak istediğini giriyor. Daha sonra sebze veya meyve bir sepete düşüyor, paketleniyor ve kullanıcı buradan alıyor.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Üzerinde dokunmatik bir ekranı olan ve sekiz bölmeden oluşan bir koni düşünün.</p></blockquote>



<p>Bu sebze meyve otomatıyla, insanlar ürünleri dışarıdan görebiliyor, işlem el değmeden gerçekleşiyor ve böylece sebze meyveler de daha taze ve sağlıklı kalıyor. Bu şekilde işleyen bir sistemin daha kullanışlı ve hızlı olacağını düşündüler.</p>



<p>Prototipin donanım tarafında; kiloyu programa girdikten sonra, kapağın nasıl çalışacağını düşündük. Nasıl bir pistonu olmalı ki kapağı açsın ve geri itsin. Mekanik kısım biraz mühendislik işi gerektiriyordu. Bu konuda da tasarım ekibimizle çalıştık ve onlara uygun olabilecek üç boyutlu çizimler hazırlandı. Mekanik çizim sonrasında, malzemelerini aldık ve ölçtürdük. Tüm prototipi aslında bizim eforumuz olmadan kendileri çıkardılar.</p>



<h2><strong>ÜRÜN TİCARİLEŞİYOR</strong></h2>



<p>İkinci adım, faydalı model ve patent başvurusu yapmak idi. Bunu da ürünü ticarileştirmek için yapıyoruz. Ürün kimlerin işine yarar? Birincisi otomat firmaları ve marketlerle görüşebiliriz. Bu cihazın seri üretimini yapabilir miyiz ve böyle bir şey gerçekten kullanılır mı gibi iki farklı boyuta bakmak gerekiyordu.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Ürünü ticarileştirmek için faydalı model ve paten başvurusu yapılıyor.</p></blockquote>



<p>Mesut ve arkadaşlarıyla beraber hangi firmalarla görüşülebileceğini belirledik. Şu anda faydalı model ve patent süreci devam ediyor. Dokümantasyonu ve başvuruları yaptılar. Başvuru hâlâ inceleme aşamasında. Sonrasında elimizde belge olduktan sonra marketlere gidilmesi ve tanıtımının yapılmasına yönelik olarak prototip üzerinde iyileştirme çalışmaları da yaptılar. Mesela ekran iyi bir yerde durmuyordu, onu daha yukarı aldılar. Ekranın önüne arkasına farklı sayfalar eklediler. Her iki tarafta da iyileştirme çalışmaları oldu.</p>



<h2><strong>KAZANIMLAR</strong></h2>



<p>Lise seviyesindeki bir grup öğrencinin bir ürün fikrini çalışan bir prototipe dönüştürmeleri onlar için en büyük kazanımdı. Hem süreci öğretebilmek, bu imkanı vermek, hem de tasarım anlamında yeteneklerini somutlaştırmaları çok önemliydi. Burada ihtiyaç göz önüne alınarak yola çıkıldı. Artık marketlerde daha fazla paketli ürünler satılıyor. Her şey dijitale dönüyor, satışlar daha küçük alanlarda yapılıyor.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Bir ürün fikrini çalışan bir prototipe dönüştürmeleri onlar için en büyük kazanımdı.</p></blockquote>



<p>Bizim en fazla katkımız ise proje nasıl yürütülür aşamasında oldu. Kapsam nasıl çıkarılır, maliyet yönetimi nasıl yapılır, fikirden ürüne giden süreci daha profesyonel şekilde halletmiş oldular. Bizim açımızdan bir kazanım ise bir lise öğrencisinin beklentisi ne olabilir, onlara nasıl hitap edebiliriz, bu süreci o yaş grubuyla nasıl ilerletebilirizi anlamak oldu. Çünkü iş hayatında olduğu gibi yürümüyor. Örneğin onların bazı beklentileri oluyor, daha hızlı gitmek istiyorlar. Biz sürekli frenleyen taraf olup şunu da eklemelisiniz deyip hem onlara süreci öğretmek, hem de bizim tarafta bilmeyen bir kişiye nasıl aktarırızı anlamış olduk.</p>



<hr class="wp-block-separator has-css-opacity"/>



<p class="has-small-font-size"><em>#KalıplarıKıranlar Özel Yazı Serisinde yer alan tüm blog yazıları, Borusan 2017 Faaliyet Raporu kapsamında kaleme alındı. #KalıplarıKıranlar temalı Borusan 2017 Faaliyet Raporu, daha iyiye ulaşmak için sorgulayan, eskiye ve alışılmışa kafa tutan, geleneği bozma ve yeni adımlar atma cesaretini gösteren Borusanlı girişimci, hacker ve maker’ların hikayelerine odaklandı. Faaliyet raporunun tamamına şu linkten ulaşabilirsiniz:&nbsp;<a href="http://faaliyetraporu2017.borusanyatirim.com/home" target="_blank" rel="noreferrer noopener">http://faaliyetraporu2017.borusanyatirim.com/home</a></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/1-mentor-1-girisimci-siradisi-bir-isbirligi-hazal-iscan-ve-mesut-delen/">1 Mentor 1 Girişimci, Sıradışı Bir İşbirliği: Hazal İşcan ve Mesut Delen</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvansever Girişimci: Osman Yılmaz</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/hayvansever-girisimci-osman-yilmaz-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Borusan Turuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Jun 2018 01:52:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijitalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[İnovasyon & Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalıpları Kıranlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=500</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zeka, robotlar, akıllı fabrikalar, dijital şehirler… Üretim şeklimizden, gezegenimizin kaynaklarını nasıl kullandığımıza, insan iletişimi ve etkileşiminden, iş yapış, çalışma ve yönetim biçimlerine kadar Dünya eşi benzeri görülmemiş ölçekteki bir dönüşümden geçiyor. İnsanlar birbiriyle konuşan, kendi kendine öğrenen makinaların algoritmalarını oluştururken, kolektif geleceğimizi şekillendirecek kodlar tam da bu zamanda yazılıyor. Teknolojinin bir nimet mi yoksa [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/hayvansever-girisimci-osman-yilmaz-2/">Hayvansever Girişimci: Osman Yılmaz</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yapay zeka, robotlar, akıllı fabrikalar, dijital şehirler… Üretim şeklimizden, gezegenimizin kaynaklarını nasıl kullandığımıza, insan iletişimi ve etkileşiminden, iş yapış, çalışma ve yönetim biçimlerine kadar Dünya eşi benzeri görülmemiş ölçekteki bir dönüşümden geçiyor. İnsanlar birbiriyle konuşan, kendi kendine öğrenen makinaların algoritmalarını oluştururken, kolektif geleceğimizi şekillendirecek kodlar tam da bu zamanda yazılıyor.</p>



<p>Teknolojinin bir nimet mi yoksa lanet mi olduğu, dünyanın gelecekte nasıl bir yer olacağı hararetli bir tartışma konusu. Kişisel verilerimizin manipüle edilmesi, otomasyon ve dijitalleşmenin işlerimizi elimizden alacağı, yapay zekanın dünyayı, insanlığı yok edeceğine dair durumlar, senaryolar olası olmakla beraber, teknoloji tek başına ne iyiyi ne kötüyü temsil ediyor. Gerçek şu ki teknolojiyi insanlar üretiyor, makineler insanları taklit ederek onlardan öğreniyor. Dolayısıyla geleceğin ne şekil alacağı bizim elimizde.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Teknolojinin iyiye mi kötüye mi hizmet edeceği bize bağlı</p></blockquote>



<p>21. yüzyılın en önemli becerilerinden biri kuşkusuz girişimcilik ve biz becerilerimizi ne yönde kullanırsak, teknoloji ona hizmet edecek.<br>Osman Yılmaz, bilgisayar mühendisi. Bilişim güvenliğinden mobil uygulamalara kadar çeşitli alanlarda tecrübesi var. 1,5 yıldır Borusan CAT’te mobil uygulamaların geliştirilmesi ve yönetiminde çalışıyor. Borusan’da iyi İK uygulamaları arasında gösterilen pek çok farklı konuda bilgi paylaşımının yapıldığı bir mikro öğrenme uygulamasının yanı sıra çalışanların hayatını kolaylaştıran pek çok dijital uygulamada imzası var. Bununla beraber bir girişimci olarak onu farklı kılan bir yönü daha var. O da becerilerini sokak hayvanları için kullanması. Şu anda beklemede olsa da sokak hayvanlarına fayda sağlayabilecek bir projeye büyük emek vermiş.</p>



<h2><strong>BİR MARTIDAN İLHAM ALMAK</strong></h2>



<p>Bir gün evde oturuyordum. Evimin bahçesinde akşam üzeri ne olduğunu anlayamadığım birtakım sesler duydum. Dışarı çıkıp baktığımda kanadı kırık, duvardan çıkamayan bir martı gördüm. Yanına gittim, almaya çalıştım ama korkmuştu ve saldırıyordu. Belediyeyi ve itfaiyeyi aradım. Kanadı kırık bir martı… Yardımcı olmalarını istiyorum ama kimse sesimi duymadı, kimse gelmedi.</p>



<p>O an keşke mobil bir uygulama olsa, fotoğrafını çekip çevremdeki hayvanseverlerle paylaşabilseydim diye düşündüm. Yardım bulabilseydim, martıyı kurtarabilecektim. Bir de sosyal medyada, kayıp, yaralı hayvanları yakından takip ediyordum. Facebook ve Twitter üzerinden bu tür paylaşımlar yapılıyordu fakat çok fazla bilgi kirliliği vardı. Ayrıca Ankara’dan biri yazıyor mesela ama benim İstanbul’dan faydam dokunmuyor. Yakınımda olsa bir şekilde destek olmaya çalışırdım.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Keşke hayvanseverlerden yardım isteyebileciğim lokasyon bazlı bir mobil bir uygulama olsaydı…</p></blockquote>



<p>Bunu bir sosyal sorumluluk projesine dönüştürmeye karar verdim. Lokasyon bazlı bir mobil uygulama yapayım dedim. Kendi bölgemdeki yaralı veya aç hayvanın fotoğrafını çekeyim. Çevremdeki hayvanseverlere bildirim gitsin ve herkes destek olsun. Sonra oturdum ve altyapısını geliştirdim. Bir nevi ürün çıktı ortaya.</p>



<p>Bir de hayvanlar çok kayboluyordu. Hayvanların kaybolmaması ve kolay bulunması için ne yapılabilir? Düşük maliyetli bir çözüm olmalıydı. Çipler pahalı, insanlar satın alamıyor. Sağlık açısından bir sakıncası var mı emin değilim ama kimileri de hayvanın derisinin altına çip yerleştirmek istemeyebilir. Kulağa küpe de olmasın. Evet buldum… Tasmaya kolayca takılabilen bir QR kod olacaktı. Hem sahipli hayvanların kaybolmasını engelleyelim hem de tüm sokak hayvanlarına bunu takabilelim. Hangi bölgede ne kadar sokak hayvanı var, aşıları var mı, hangi türler hangi bölgelerde yoğunlaşıyor analizini de yapabilelim istedim.</p>



<p>Mesela sokak hayvanlarına işkence yapılıyor. Bunun hangi bölgede olduğunu tespit edelim. Telefondaki mobil uygulamaya QR kod okutarak kolayca bilgi alabiliyoruz sonuçta.</p>



<p>Dünya üzerinde benzer uygulamalar olup olmadığını araştırdım. Benzer bir uygulama bulamayınca, bunu bir startup’a dönüştüreyim dedim ama ticari boyutunu nasıl hayata geçireceğimi düşünmemiştim. Buna kafa yormam gerekirdi. O sırada çalıştığım şirkete bunu üzerine bir firma kurma fikrini götürdüm. Biz sana destek olalım, sen de bizim spin-off firmamız ol şeklinde teklif geldi. Üniversiteler arası Tübitak girişimciliğe de başvurmuştum yüksek lisans yaptığım sırada. Bütün adımları geçerek, finale kaldım. IoT ve giyilebilirler üzerine de onların içerisinden çıkan bir şirket kurdum. Sonrasında yoğun olarak projeme odaklandım. Mobil uygulamanın iki ayağı olacaktı:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Mobil uygulamanın 2 ayağı: Karekod ve lokasyon bazlı bildirim sistemi</p></blockquote>



<p>Birincisi karekod olmadan da çalışan lokasyon bazlı bir bildirim sistemi. Örneğin yaralı bir sokak hayvanı gördünüz. Benim arabam var, senin yok. Ben yakınında olduğum için sana yardımcı olabiliyorum ve yaralı hayvanı veterinere götürebiliyoruz.<br>Sistemin ikinci ayağı da belediye tarafında olacaktı. Ben bir çağrı yaptığımda belediye de bunu görecek. Mevcut durumda çok fazla yanlış ilan da alıyorlar ve inanmıyorlar. Böylece belediyelerle, hayvanseverlerin ve zor durumdaki hayvan dostlarımızın bir iletişim kanalı olacaktı.<br>Sonrasında etiketler sayesinde bu süreci daha da kolaylaştırabiliriz. Tasmalara taktığımız karekodları mobil uygulamadan okuttuğumuzda lokasyonlarını da görebiliyoruz. Direkt veterinere veya çevremdeki hayvanseverlere bildirim olarak gönderebiliyorum.<br>Ek olarak da müşteri ayağı olacaktı. Müşteriden kastım hayvan sahipleri. Evcil hayvanlarının kaybolmaması için onlar da bu QR’ları kullanabilir. Diyelim ki kedi veya köpek buldunuz. Üzerindeki QR kodunu okuttuğun zaman hayvan sahibine bir bildirim gidiyor. Köpeğin bulundu diyor ve harita üzerinde yerini gösteriyor. Okutan da sahibin bilgisine eriştiğinde direkt arama yapabiliyor. Köpeğini buldum sana getirebilirim diyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1200" height="801" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorselhayvansever.jpg" alt="SOKAK HAYVANLARI HEPİMİZİN" class="wp-image-501" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorselhayvansever.jpg 1200w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorselhayvansever-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorselhayvansever-1024x684.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/09/gorselhayvansever-768x513.jpg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></figure>



<h2><strong>SOKAK HAYVANLARI HEPİMİZİN</strong></h2>



<p>Kendi kedimi kaybettim ama bütün sokak hayvanları benim. Besliyorum, seviyorum, bakıyorum. Uygulamayı arkadaşlarımın hayvanları ve mahallemdeki hayvanların üzerinde denedik. Hatta şöyle bir özellik getirdik. Örneğin mahallendeki kedi ve köpekleri besliyorsun. Ama ertesi hafta beslediğin hayvanı bulamıyorsun. Belki biri evine aldı. Bunun takibini yapabilmek için de check-in özelliği ekledik; sosyal medya boyutunu kattık. Sen sokağındaki hayvanı besledikten sonra QR kodunu okuttuğunda, o lokasyondaki hayvanın beslendiğini başkaları da görüyor. Oradaki hayvanın takipçisi olan diğer hayvanseverler de görüyor. Bir hafta sonra başka bir mahallede başkaları tarafından da hayvan beslendiğinde, check-in yapıldığını görüyorsun. Ve onun hayatta olduğunu biliyorsun. Böylece çevrendeki sokak hayvanlarını da takip edebiliyorsun.</p>



<p>Uygulamanın gitmek istediği bir nokta da insanlara ve çocuklara hayvan sevgisini aşılamaktı. Sokağında yaşayan hayvanın aç olup olmadığını bilmiyorsun. İnsanlar sosyal medyada kendi fotoğraflarını çekiyorlar. Sürekli check-in yapıyorlar. Hayvanlarla yaşadığımızı kabul etmek adına çok güzel bir özellik olduğunu düşünüyorum. Çünkü onlarla iç içe yaşıyoruz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Uygulamanın gitmek istediği bir nokta insanlara ve çocuklara hayvan sevgisini aşılamak</p></blockquote>



<p>Belediye sistemine kaydedersek, QR kodunu okuttuğun köpeğin aşısının yapıldığını göreceksin, nerede doğdu, neler yaptı… bunları bilmek daha iyi hissettirebilir. Bir kimlik işlevi görebilirdi ki amacım da buydu aslında.</p>



<p>Maliyeti çok düşük bir ürün olan bu uygulamaya SaveMyPets ismini verdim. Yatırım bulmak için pet fuarlarına gittim ve pek çok şirket ve kişiyle görüştüm. Bununla beraber işin maddi boyutunda sorunlar yaşadım. Tepkileri ölçmek için demo olarak 50- 60 kişiye ücretsiz gönderim yaptık. Kargodan alınmaması gibi sıkıntılar yaşadık. Belki de ücret almamak gibi stratejik bir hata yaptık bu noktada. Reklam faaliyetleriyle tüketiciye pazarlayamadık ve belediyeler tarafında benimsenmesi sağlayamadık. Çok fazla aç ve yaralı hayvan var. Herkes belediyelere bildirim yapacağı için getireceği operasyonel yükle baş edemeyeceklerini düşündüler. Güzel bir platform olabilirdi ama belki de yanlış kişilerle yanlış zamanda bir araya geldik.</p>



<p>Umudumuz kırıldığı için proje şu an beklemede. Umuyorum ki bir gün tekrar hayata geçirebiliriz, doğru zamanda doğru kişilerle.</p>



<hr class="wp-block-separator has-css-opacity"/>



<p class="has-small-font-size"><em>#KalıplarıKıranlar Özel Yazı Serisinde yer alan tüm blog yazıları, Borusan 2017 Faaliyet Raporu kapsamında kaleme alındı. #KalıplarıKıranlar temalı Borusan 2017 Faaliyet Raporu, daha iyiye ulaşmak için sorgulayan, eskiye ve alışılmışa kafa tutan, geleneği bozma ve yeni adımlar atma cesaretini gösteren Borusanlı girişimci, hacker ve maker’ların hikayelerine odaklandı. Faaliyet raporunun tamamına şu linkten ulaşabilirsiniz:&nbsp;<a href="http://faaliyetraporu2017.borusanyatirim.com/home" target="_blank" rel="noreferrer noopener">http://faaliyetraporu2017.borusanyatirim.com/home</a></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/hayvansever-girisimci-osman-yilmaz-2/">Hayvansever Girişimci: Osman Yılmaz</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğrenme Arzusuyla Yola Çıkan Mucit: Ömer Yıldırım</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/ogrenme-arzusuyla-yola-cikan-mucit-omer-yildirim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Borusan Turuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Jun 2018 21:27:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijitalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[İnovasyon & Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalıpları Kıranlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=288</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir şeyi hazır almayı mı yoksa kendiniz yapmayı mı tercih ederseniz? Aslında bir şeyi yapmanın insana daha fazla haz verdiğini gösteren psikolojik bir kavram var: İkea etkisi. İnsanlar gönüllü olarak bir şeyi yapmak için uğraş verirse, mücadele ederse, emek verirse, o şeyi kolayca elde etmekten daha fazla haz alıyor, daha fazla mutluluk duyuyor.Borçelik ArGe Test [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/ogrenme-arzusuyla-yola-cikan-mucit-omer-yildirim/">Öğrenme Arzusuyla Yola Çıkan Mucit: Ömer Yıldırım</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bir şeyi hazır almayı mı yoksa kendiniz yapmayı mı tercih ederseniz? Aslında bir şeyi yapmanın insana daha fazla haz verdiğini gösteren psikolojik bir kavram var: İkea etkisi. İnsanlar gönüllü olarak bir şeyi yapmak için uğraş verirse, mücadele ederse, emek verirse, o şeyi kolayca elde etmekten daha fazla haz alıyor, daha fazla mutluluk duyuyor.<br>Borçelik ArGe Test Merkezi’nin Şef Teknisyeni Ömer Yıldırım da büyük bir tutkuyla, “başımıza icat çıkarma” lafına inat çeşit çeşit test cihazı tasarladı ve bunu yerli imkanlarla yapmanın gururunu yaşıyor. ArGe Test Merkezi’nde pek çok rutin sorumluluğunun yanı sıra, tam tamına 6 adet test cihazının tasarımına imzasını attı. Ömer bir icat çıkarmanın ne denli çetrefil ve girift bir yoldan geçtiğini yorumlarıyla gözler önüne seriyor. Bunun da içsel bir tutkudan ileri geldiğini vurguluyor.</p>



<h4><strong>KONFOR ALANININ DIŞINA ÇIKMAK</strong></h4>



<p>Bazen yaptığımız işi uzun yıllar aynı mekanda aynı metot, aynı ekipmanlar ile yapmak kolay vazgeçilemeyecek bir konfor alanı oluşturur. Sanırım “bu konfor alanı içerisinde çalışmak kendimizi iyi hissetmek ya da işimizi severek yapmamız için yeterli mi?” sorusunun cevabı her çalışan için farklıdır.</p>



<p>Böyle bir konfor alanına sahip olmak yerine zor ama büyük keyif veren bir süreci tercih ederim. Borçelik ARGE Test Merkezi’nde farklı test işlemleri için şu anda aktif olarak kullanılan farklı teknolojik özelliklerde patent ve faydalı model başvurusu yapılmış 6 adet test cihazı tasarladım.</p>



<p>“İcat çıkartma” sözüne inat yassı çelik şekillendirme test cihazı, ince film numune kaplama, temassız ölçüm test cihazı, korozyon kontrol test cihazı, 3&amp;4 nokta eğme test cihazı gibi test cihazlarının tasarım, imalat ve devreye alma süreçlerinin tamamını yerli imkanları kullanarak tamamladık.</p>



<p>Bunlar bir test cihazının bedelini ödeyip satın almak yerine onun çalışma prensibini araştırmak, kullanılan teknolojiyi anlamaya çalışmak, mevcut yapısının yanında ilave ne özellikler eklenebileceğini düşünüp tasarlamak, imalat sürecini ve maliyetini belirlemek gibi oldukça karmaşık ve zorlu süreçler içerse de her adımında yeni bir şeyler öğrenmek, hiç duymadığınız terimleri duymak, yeni insanlar tanımak gibi mutluluk veren etkileri de oldu.</p>



<p>Tasarım aşamasının başından cihazın çalışıp hedeflenen ölçümleri yapmaya başladığı ana kadar geçen süre içerisinde günlük sorumlu olduğunuz işleri aksatmadan devam ettirmek gibi zorluklarla da karşılaşıyorsunuz. Bununla beraber, yaptığınız cihaz hedeflediğiniz gibi çalıştığında duyduğunuz mutluluk hiçbir şeyler kıyaslanamaz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Yaptığınız cihaz hedeflediğiniz gibi çalıştığında duyduğunuz mutluluk hiçbir şeyler kıyaslanamaz.</p></blockquote>



<p>En doğru sonucu elde etmek için birçok noktada birçok insandan yardım ve destek almak zorunda kaldım. Buradaki en önemli noktalardan biri, bilmediğim konularda soru sormaktan hiçbir zaman korkmadım. Karmaşık ve farklı içerikteki konular için en doğru kişiyi bulup gerekli bilgileri edinecek soruları sorup sabır ile cevaplarını bekledim. Yaklaşık 3 yıl içerisinde farklı test ve analiz çalışmalarında kullanılan çok sayıda test cihazı ve analiz sistemini inceledim, yurt dışı fuarlarına katıldım, üniversitelerin laboratuvarlarını ziyaret ettim, çok sayıda öğretim görevlisi ile görüşüp bilgi ve eğitim aldım.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>En önemli nokta: <br>Bilmediğiniz konularda soru sorabilmek</p></blockquote>



<p>Tüm bunların temelinde “tutku” var. Araştırma, öğrenme, deneyimleme ve başarma tutkusu motivasyonun en önemli kaynağı. Tutku, içimizdeki doğal bir enerji… Öğrenme ve gelişim arzusunu, liderlik etmeyi, başkalarına yardımcı olmayı ve sorumluluk almayı beraberinde getiriyor.</p>



<p>ArGe çalışanı olarak bizlerin amacı, göreceli terimler yerine uluslararası normlara uygun ölçüm birimleri ile ifade edilen rakamsal analiz verileri elde etmek. Bu verilerin sağlanmasında kullanılacak test cihazları içinde kendi emeğimiz ve çalışmamızın ürünü cihazların olması Borçelik ARGE adına mutluluk ve gurur kaynağımız oldu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-css-opacity"/>



<p class="has-small-font-size"><em>#KalıplarıKıranlar Özel Yazı Serisinde yer alan tüm blog yazıları, Borusan 2017 Faaliyet Raporu kapsamında kaleme alındı. #KalıplarıKıranlar temalı Borusan 2017 Faaliyet Raporu, daha iyiye ulaşmak için sorgulayan, eskiye ve alışılmışa kafa tutan, geleneği bozma ve yeni adımlar atma cesaretini gösteren Borusanlı girişimci, hacker ve maker’ların hikayelerine odaklandı. Faaliyet raporunun tamamına şu linkten ulaşabilirsiniz:&nbsp;<a href="http://faaliyetraporu2017.borusanyatirim.com/home" target="_blank" rel="noreferrer noopener">http://faaliyetraporu2017.borusanyatirim.com/home</a></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/ogrenme-arzusuyla-yola-cikan-mucit-omer-yildirim/">Öğrenme Arzusuyla Yola Çıkan Mucit: Ömer Yıldırım</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilimi “Cool” Yapan Girişimci: Şule Yücebıyık</title>
		<link>https://borusanturuncu.com/bilimi-cool-yapan-girisimci-sule-yucebiyik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Borusan Turuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Jun 2018 19:09:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İnovasyon & Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalıpları Kıranlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/turuncu/?p=187</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda teknolojinin ve iş modellerinin olağanüstü değişimiyle beraber ortaya çok net bir fotoğraf çıktı. Mevcut eğitim sistemi yeni dünyanın dinamiklerine ayak uyduramıyor, bizi geleceğe taşımıyor. Bu hem özel okullar, hem devlet okulları hem de tüm eğitim dünyası için geçerli. Öğretmenin rolünü salt sonuç ve başarı odaklı bir yaklaşımla ders vermek ve not vermekle sınırlayan [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/bilimi-cool-yapan-girisimci-sule-yucebiyik/">Bilimi “Cool” Yapan Girişimci: Şule Yücebıyık</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Son yıllarda teknolojinin ve iş modellerinin olağanüstü değişimiyle beraber ortaya çok net bir fotoğraf çıktı. Mevcut eğitim sistemi yeni dünyanın dinamiklerine ayak uyduramıyor, bizi geleceğe taşımıyor. Bu hem özel okullar, hem devlet okulları hem de tüm eğitim dünyası için geçerli. Öğretmenin rolünü salt sonuç ve başarı odaklı bir yaklaşımla ders vermek ve not vermekle sınırlayan ezbere dayalı bir eğitim sistemimiz var. Dersi dersten ibaret gören bu sistemde, çocuklar bireysel başarılarıyla değerlendiriliyor; birlikte üretmelerine fırsat verilmiyor. Gün sonunda çocuklara ilham vermeyen, onların yüreklerinde heyecan uyandırmayan, geleceği şekillendirmelerinde onlara esin kaynağı olmayan bir eğitim yapımız var.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Çocukların yüreklerinde heyecan uyandırmayan bir eğitim yapımız var.</p></blockquote>



<p>Nitekim Türkiye’nin uluslararası eğitim değerlendirme testi PISA’da gösterdiği performans da bu durumu gözler önüne seriyor.&nbsp; En son gerçekleştirilen değerlendirme testinde Türkiye 72 ülke arasında 50. sırada yer aldı. Fen bilimleri, matematik ve okuduğunu anlama açısından vahim bir tablo ortaya koyan bu sonuçlar, aslında vahim bir geleceğe işaret ediyor. Günümüz dünyasında artık ne bildiğimiz değil, mevcut bilgileri nasıl hayata geçirebildiğimiz önemli. Tek başına formül ezberlemek bir işe yaramıyor.</p>



<p>Borusan Holding Kurumsal İletişim Direktörü Şule Yücebıyık, tüm bunlar karşısında ben ne yapabilirim diye düşünmeye başlıyor. Yıllar boyu edindiği iletişim ve ikna becerilerini, networkünü bilim için seferber ediyor; liseli öğrencilerde öğrenme ve merak aşkını körüklemek amacıyla Bilim Virüsü platformunu kuruyor.</p>



<p>Tüm bunların yanı sıra teknolojik gelişmeler baş döndürücü hızda gerçekleşirken, eğitim sistemi aynı hızda adapte olamıyor. Dünyanın genel gidişatında da makule olan talep azalıyor. Sosyal medyayla hakikat sonrası çağ yaşanıyor. Çok fazla manipüle edilmiş bilgiyle karşılaşıyoruz. Hakikat, kişisel amaçlar ve çıkarlar doğrultusunda çarpıtılıyor. Ama aslında bir hakikat var. O da bilimin ışığı!</p>



<h4><strong>TEK YOL BİLİM</strong></h4>



<p>Bilimsel düşünce bizi her daim hakikate taşıyacak olan tek yol. Tüm düşüncelerim birleştiğinde, benim çağrımın aslında bilimi yaymak olduğunu gördüm. Aynı zamanda bilimin dünyada da yükselen bir trend olduğunu, evrensel bir bilincin oluştuğunu da belirtmeliyim. Dünyanın çeşitli yerlerinde bu hakikat sonrası çağa karşı en büyük panzehir olarak bilimin kullanıldığını, bilimin tekrar uyanışta olduğunu görüyoruz.</p>



<p>Gençlere nasıl objektif yaklaşım göstermelerini, doğru gözlem yapmalarını sağlayacak, içlerindeki merak duygusu ve keşif arzusuyla birlikte üretmelerini sağlayacak bir sistem kurabilirim? Sorunun en bariz cevabı bilim eğitimi.</p>



<h4><strong>BİLİM VİRÜSÜNÜ BULAŞTIRMAK</strong></h4>



<p>Bu fikirlerimi benim gibi düşünen ve bu durumdan rahatsızlık duyan arkadaşlarıma açtım. Eğitimciler, akademisyenler, bilim insanları, sosyologlar, psikologlar…. Hemen hemen konuştuğum herkes adına eğitim demediğimiz bir öğrenme platformunun içinde olabileceklerini ifade etti. Ulaşabildiğim kişilerin desteğini aldıktan sonra, bunun bana verdiği cesaretle, sözünü ettiğimiz öğrenme platformu için bir program tasarladım.</p>



<p>Okullarda öğretilen fizik, matematik, kimya gibi derslerin ders formatlarından çıkarılıp hayatla buluştuğu, ilham verdiği, merak tetiklediği bir noktada durmayı amaçladık. Bilimi sanat, felsefe, psikolojiyle harmanlayarak öğrencilere farklı bir öğrenme metodu sunmayı amaçladık. Malzeme bilimi, kimya, oyunlaştırma robotik, kodlama, 3D, bitki genetiği gibi alanlarda atölye çalışmaları gerçekleştireceğiz. İnteraktif çalışmalarla gerçekleşecek bu atölyelerde, hedefimiz gençlerin merak duygularını tetiklemenin yanı sıra onlara yapabilirim ve sorgulayabilirim duygusunu vermek. Öğretmene soru soruma korkusu, not korkusu ve baskısı olmaksızın daha derin bir öğrenme amaçlıyoruz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-style-large"><p>Dersi ders formatın çıkarıp, <br>hayatla buluşturmayı amaçladık.</p></blockquote>



<p>Diğer önemli bir hedefimiz de aslında onlardan öğrenmek. Çünkü gençlerin bambaşka bir dünyaları, bambaşka sorgulama teknikleri var. Onların birbirileriyle çalışmalarını sağlamak istiyoruz. Bizim kuşağın en büyük sorunu, birbirimizle çalışmayı başaramıyoruz. Birlikte çalışabilmek önemli yetkinlikler gerektiriyor: Dinlemek, bazen bildiklerini unutmak, bildiklerinden vazgeçmek, yeni şeyler öğrenmeye açık olmak ve birbirinden öğrenmek gibi. Bu programda gençlerin özgürce soru sormalarını ve bu tür yetkinlikler geliştirmelerini istiyoruz.</p>



<p></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" width="1200" height="801" src="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/08/gorselbv.jpg" alt="Bilim Virüsü bir öğrenme platformu" class="wp-image-197" srcset="https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/08/gorselbv.jpg 1200w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/08/gorselbv-300x200.jpg 300w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/08/gorselbv-1024x684.jpg 1024w, https://borusanturuncu.com/wp-content/uploads/2018/08/gorselbv-768x513.jpg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></figure>



<p></p>



<h4><strong>EĞİTİM DEĞİL, ÖĞRENME PLATFORMU</strong></h4>



<p>Bilim Virüsü bir öğrenme platformu. Eğitim ile öğrenmeyi birbirinden ayırmamız gerektiğine inanıyorum. Çünkü eğitim daha tek taraflı iken, öğrenme çok boyutlu işliyor. Örneğin Bilim Virüsü’nde müfredat ve eğitime dair hiçbir söz kullanmıyoruz. Burada öğretmenler değil, atölye liderleri var.</p>



<p>Katılımcıları doğru rol modellerle buluşturmak amaçlarımızdan biri. Bu sebeple işini tutkuyla yapan ve bildiklerini yaymak isteyen, yeni bilgi ve fikirlere açık, gönüllü çalışan atölye liderleri bulduk. Kendi içeriklerini hazırlamaları için serbest bıraktık. Çocukların dünyalarını ve perspektiflerini genişletmek çok önemli olduğu için, atölye liderlerimiz de kendi ders müfredatlarının dışına çıkarak, verdikleri bilgilerin hayatla nasıl buluştuğunu gösterecekler. Örneğin gençler biomimikri ile doğadan nasıl öğrenebileceklerini, matematiğin nasıl evrenin dili olduğunu, tüm yaşamın aslında kimya üzerine kurulu olduğunu öğrenecekler. Psikolojiyle kendimizi anlamayı, yapabilirim meclisiyle özgüvenimizi yeniden inşa etmeyi, sorgulamanın ne kadar önemli olduğunu, birlikte çalışmanın bilgi ve inovasyon üretmede nasıl bir rol oynadığını öğrenecekler.</p>



<h4><strong>BİREYSEL İNİSİYATİFLERİ HAYATA GEÇİRMEK</strong></h4>



<p>Bir davanız olmalı. Çünkü bir davanız olursa içinizden gelen sese kulak verdiğinizde, o çağrıyı duyunca harekete geçmeniz an meselesi. Harekete geçtikten sonra, ben bunun altından kalkabilir miyim düşüncesine kapılabiliyorsunuz. Ben çocuklara nasıl ulaşacağım? Bu içerikleri kim hazırlayacak? Ben bunun altından nasıl kalkacağım? Vaktim nasıl yetecek?</p>



<p>Bu noktada kendinize güveniniz kırılabilir, inancınız çok önemli. Çok zorlandığım zamanlar oldu.&nbsp; İlerde de olacak, bunu görüyorum. Ama yardıma açık olmak, işbirliği yapmak, işbirliği için doğru insanlara ulaşmak, çok önemli. Güvenme ve delege etme sonrasında her şey takım çalışması. Başka hiçbir şekilde olmaz.</p>



<p>Ben Bilim Virüsü platformunun kurucusu olarak sadece fikrimi hayata geçirdim diyebilirim ama geriye kalan her şeyi gerçekten büyük ve tutkulu bir ekip yapıyor. Kendiniz gibi düşünen kişileri bir şekilde yanınıza çekiyorsunuz.</p>



<hr class="wp-block-separator has-css-opacity"/>



<p class="has-small-font-size"><em>#KalıplarıKıranlar Özel Yazı Serisinde yer alan tüm blog yazıları, Borusan 2017 Faaliyet Raporu kapsamında kaleme alındı. #KalıplarıKıranlar temalı Borusan 2017 Faaliyet Raporu, daha iyiye ulaşmak için sorgulayan, eskiye ve alışılmışa kafa tutan, geleneği bozma ve yeni adımlar atma cesaretini gösteren Borusanlı girişimci, hacker ve maker’ların hikayelerine odaklandı. Faaliyet raporunun tamamına şu linkten ulaşabilirsiniz:&nbsp;<a href="http://faaliyetraporu2017.borusanyatirim.com/home" target="_blank" rel="noreferrer noopener">http://faaliyetraporu2017.borusanyatirim.com/home</a></em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com/bilimi-cool-yapan-girisimci-sule-yucebiyik/">Bilimi “Cool” Yapan Girişimci: Şule Yücebıyık</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://borusanturuncu.com">Borusan Turuncu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
